Afrika Dansı

Sevim Burak
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 16 dk.
Sayfa Sayısı:
80
Basım Tarihi:
Mart 2018
İlk Yayın Tarihi:
30 Ekim 1982
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750810442
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·80 syf.·
2020 132. kitabı
29 Haziran 1931: Sevim Burak: “SİZ BÜYÜTMÜŞSÜNÜZ BÖYLE KALP DOĞUŞTAN OLMAZ"Türkiye Yahudilerinden çıkıp geniş toplumda ünlenmiş, Türkiye edebiyatına damgasını vurmuş olan Sevim Burak’ı yeterince tanımıyor, onu bir sonraki nesillere anlatamıyoruz. Deneysel tarzı ve bilinç akışını ustaca kullanışıyla bilinen Sevim Burak kimdir? Edebiyatında ve hayatındaki amacını açıklarken Burak şöyle diyor: “Yaşamla aramdaki bağları koparmak; imgesel bir yaşam yaratmak yeniden. Günün her saatinde bunu düşünüyorum.” Burak'ın hem bir kadın hem de Yahudi kökenli bir birey olarak topluma entegre olamaması, toplum tarafından kendine yönelen normalleştirme pratiklerini reddetmesi, onun öykülerinde dilin içerikle olan beraberliğindeki "semiotic" çıkışlarla kendini göstermektedir. Kimi zaman cümlelerin ya da paragrafların tire(-)' ve 'eğik çizgi (/)'lerle ayrılması biçiminde ortaya çıkmakta, Türk kültürü içinde yer bulamamaya ve ataerkil yapı içinde özgürleşememeye karşılık gelen bir isyan biçiminde öyküleri tehditkar metinler haline getirmektedir. Burak'ın öyküleri içinde yaşadığı toplumsal düzene çeşitli açılardan bir saldırı biçimindedir. (Seher Özkök, Yaşama Teğelli Öyküler, 8-9) Sevim Burak Türk edebiyatında okuduğum en özgün kalemlerden biri olmakla beraber en aykırı edebiyatçı sıfatını da tek başına üstleniyor benim açımdan. "Sahibini Sesi" kitabı ile tanıştım Sevim Burak ile lakin ilk incelemeyi Afrika Dansı için yapacağım. Brn edebiyat dünyasında körelmemek için her zaman uyanık bir zihne, her zaman araştırmacı bir zihne sahip olunması gerektiğini savunurum. Herkes bir başkasının tavsiyesi üzerine kitaplar okuyabilir. Bu yönlendirilmiş okumalara eğer bizi yönlendiren kişiye bir sempati besliyorsak pozitif bir sonuç alacak şekilde bir bilinçaltı hazırlığı ile başlarız. Bu da bizim
Afrika DansıSevim Burak · Yapı Kredi Yayınları · 2018224 okunma
O yosunlar arasına saklanmış kalbinizi görelim!
10/10
·80 syf.··
2020 145. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2020 19:50
Nam-ı Diğer “Aykırı Kadın” Sevim Burak okuma etkinliği( #75373657 ) “BANA BAKTIĞINIZDA HER ŞEY DEĞİŞİYOR/ İ N A N I N K İ H E R Ş E Y S İ Z E B A Ğ L I” Minicik bir kitap okudum ama bana yansıması bundan çok daha fazla olacak eminim. Bilinmeyen bir dünyaya geldikten sonra tanık olduğumuz değişiklikler.. hayatlarımızı yöneten çılgınlığın yıkıcı akışı.. bütün bunlarla kendi iç sınırlarını anlama süreci.. Kırılgan bir kadının, kırılgan ruhları yok etme, ve yeniden canlandırma gücü.. satırlar arasında duygulanma, aynı zamanda sarıp sarmalama, okşama gücü.. “Foto Febüs” öyküsünde değindiği “ayna” konusu bana duygularının aynası manzara, iç hissinin metaforik bir senaryosu gibi geldi.. Orada şöyle diyordu “...derin bir ayna gibi... gözleri kör eden bir ayna olurdu bu ayna gerçekten olsaydı...” Etkinlik dahilinde okuduğum diğer iki kitabıyla belki bu kadar değil ama, bu kitabıyla kimsenin görmesini izin vermediğimiz bazı iplere dokunuyor Sevim Burak. Okumaya alışkın olduğumuz tarzların aksine tüm farklılığıyla unutulmaz bir okuma deneyimi olup çıkıveriyor. Okuma sırasında düşünceler tahmin ettiğimizden daha derine işliyor. Yaşadıkları yetenekli kalemine yansıyan Sevim Burak, maalesef az bilinen bir yazar. Boğucu bir toplumun kurbanı belki biraz da .. Tüm aykırılığıyla kadın figürünü temsil ettiği için okunmalı, çünkü hayatın güzelliğini ve acısını gösteriyor, kenetlenmek için güzel bir liman. Burada iş bize düşüyor. Kökü kendimizde olan yazarları göz ardı etmeye devam edersek kaybolup gidecek tüm bu yaşananlar. Keşfetmek için bu kadar geç kaldığım, kendine has uslubuyla fazlaca sıradışı bir kalem kendisi... (Bkz; #77813628 ) Ne kadar geç kaldığımı düşünsem de nihayet okuyabildiğim için mutluyum.. Birbirinden değerli okurlarla gerçekleşmekte olan bu etkinliğin,
Edebiyat
Afrika DansıSevim Burak · Yapı Kredi Yayınları · 2018224 okunma
Değişik ve biçemsel
Puan vermedi·80 syf.··
2021 34. kitabı
1983 yılında kalbine yenik düşen, edebiyatımızın aykırı sesi Sevim Burak'tan #fordmach1 #yanıksaraylar #sahibininsesi #everestmylord #iştebaşiştegövdeiştekanatlar 'dan sonra Afrika Dansı. (Arka kapaktan ) Bir instagram dostunun tavsiyesiyle son anda listeme ekleyip netten ucuza edindiğim bu kısa (70 sayfa) kitabı 1 saatten az bir sürede bitirmiş bulunuyor fakat bir o kadar süredir de ne yazacağımı düşünüyorum. Zira pek çok anlatım şiirimsi ama değil, büyük harflerle olası hikayeye dokunan tek sözcükler sıralanmış, pek çok sayfa iki dakikada okunuyor ve siz bir bilmece gibi kurgu arıyorsunuz. Biçem arayışı deseniz, kelime veya tümceleri alt alta veya çapraz yazmakla vurgu yapılmışsa eğer yazarı tebrik etmek lazım, bunu başarmış. Nazım Hikmet 'ın basamaklı şiirleri yada Bilge Karasu 'nun ardı ardına gelen tümcelerle iki hikaye anlatma denemesi burada da var ve daha neler neler... Son nokta ise; ünlü şarkıcı (muhtemelen) #ümmügülsüm 'ün şiir formunda sadece seslerden oluşan anlatımı ile konulmuş . Peki; okuduğum kitaptan kalan tortu nedir? Kitaba ismini veren hikayede, doktorların 'gitme' uyarısına aldırmadan Afrika'ya seyahat eden (Nijerya) hasta bir kadının hastanede ameliyat oluşu ve çevresindeki tüm güzelliklere tezat, doktorlar ve makinelerini yermesi ile ıstırabı, beni Tolstoy'un meşhur hastane hikayesi #ivanilyiçinölümü kadar etkiledi doğrusu. ÇOK DEĞİŞİK anlatım arayanlara, biçem meraklılarına önerilir...
Şiir
Afrika DansıSevim Burak · Yapı Kredi Yayınları · 2018224 okunma
2/10
·80 syf.··
2020 33. kitabı
Eğer bir gün Afrika Dansı'nı okumak isterseniz, öncesinden muhakkak bir okuma kılavuzu edinin. Klasiğin dışında bir yazım tarzı olan Sevim Budak'ı bu kitapla tanımak hem çok kolay hem de çok zor. Kitapta toplam 11 hikâye var. Bazı hikayelerde iç içe iki farklı konu anlatılıyor, bazı hikayeler sadece isimlerden oluşuyor, bazıları ise tek sayfalık. İlginç ve karmaşık. Okurken anlamaya çalışmak için kendimi çok zorladım. Bazı yerleri hiç anlamadım. Yarım bırakacaktım lakin masamda yarım bıraktığım halihazırda bir kaç kitap olduğunu hatırlayınca bitirmek istedim ve sonunda bitirdim. Yazarın yazdıklarında normal bir ömrün normal günlerinde yaşanan normal olayları anlattığını düşünüyorsunuz lakin derinlere dalınca bir gizem karşınıza çıkıyor. Sonra bu gizemi çözmek için daha derinlere dalıyorsunuz. Girdap içinde girdap gibi. Boğulacak oluyorsunuz. Kitabı bitirince 'Bu neydi şimdi?' demekten alıkoyamıyorsunuz kendinizi.
Edebiyat
Afrika DansıSevim Burak · Yapı Kredi Yayınları · 2018224 okunma
10/10
·80 syf.·
2020 6. kitabı
Alışılmışın oldukça dışında, zorlayıcı ama bir o kadar da güzel.. her okuyucuya hitap etmeyebilir, hele okuma alışkanlığı henüz oturmamış okuyucuların bu kitaba biraz zaman vermesinde fayda olduğunu düşünüyorum.
Kültür-Sanat
Afrika DansıSevim Burak · Yapı Kredi Yayınları · 2018224 okunma
Puan vermedi·77 syf.··
Beğendi
·
2024 80. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2024 01:17
Merhaba. Bu ay okuduğum kitaplardan biri de yine Sevim Burak'ın bir eseri Afrika Dansı oldu. Merakla okuduğum fakat çokça da zorlandığım bir kitap oldu. Üslubuna aşina olmayanların yazardan ilk tercihi kesinlikle bu kitap olmamalı. Okudukça zevk alsam da anlamlandırmakta zorlandığım öyküler oldu. Hem yazımın hem mantık kurallarının dışına çıkmakta beis görmeyen, alışılmışın ötesinde yazan bir yazar Sevim Burak. Öykülerin yazımında kullandığı büyük, küçük harf uyumu düzeninin savrukluğu göze çarpan ilk izlenimlerden. Sonrasında tre (-) ve (/) eğik çizgi kullanımının diyaloglar içinde sık kullanımını görüyoruz. Ve bence en zirve olan da ters türs bir nizamda ilerlenilmesiydi. Bu yazım farklılığı, bu sapmalar zorlayıcıydı çünkü anlamaya çalışıyoruz karışık bir bulmacayı çözer gibi. İlk bakışta anlam verilmiyor hatta. Sonradan tekrar tekrar okuyarak anlaşılır kılmaya çalışıyorsun. Acayip stresliydi. Tekrarlanan cümlelerinde pek çok kez yer aldığı sıradışı bir anlatım sunuyor biz okuyucuya Sevim Burak. En beğendiğim öykü Bir Gece Yemeği oldu. Anlatıcı bir kişi, yaşanan iki olayı arka arkaya anlatması acayip bir zekâ göstergesiydi bence. Keza ikisini de karıştırmamamız içinde biri büyük harfle yazılmış bir diğeri ise küçük harf ile yazılmıştı. Enfesti. #kitapalıntısı : kötüye yorumlamayın beni sakın/bilirsiniz hastahaneleri/bir kişi öldü mü bir kurtuluş/iki kişi öldü mü iki kurtuluş/tabii ama bunu kötü anlamda söylemiyorum/belki de üzülürsünüz emin değilim/benim yorumum bu/nasıl dünyada meseleler hala çözülmemiş havada kalmış yorum bekliyorsa/bende bekliyorum.
Edebiyat Öykü Hikaye
Afrika DansıSevim Burak · Yapı Kredi Yayınları · 2018224 okunma
7/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2017 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2017 00:00
Kitap diğer okuduğum kitaplar ve öyküler arasında çok ayrık/aykırı bir yere oturdu okumamı bitirmemişken bile. Hatta ilk defa böyle bir tarzda öykü kitabıyla baş başa kaldığımı söyleye bilirim. Kitabı okurken kendime bir çok kez acaba ben salak mıyım? diye sorduğumu saklamayacağım sizden, ama yine de benim için güzel bir tecrübeydi, kitabı bir kez daha okuyacağım galiba :)
Afrika DansıSevim Burak · Yapı Kredi Yayınları · 2018224 okunma
8/10
·80 syf.··
2020 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2020 18:43
Anlaşılması zor bir eser yazan Sevim Burak, edebiyatımızda minör edebiyatın temsilcidir. Öykülerinin dili değişikti. Noktalama işaretlerini kullanımı daha farklıydı. Kelimelerinde nice simgeler gizli ve her yazdığı cümlenin bir alt metni vardı. Diğer kitaplarını da listeme ekledim.
Afrika DansıSevim Burak · Yapı Kredi Yayınları · 2018224 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2025 32. kitabı
İki kez üst üste Sevim Burak okudum. Açıkçası ne diyeceğimi tam olarak bilmiyorum. Eleştirel açıdan -özellikle günümüz döneminde- sevilmeyecek, hatta kimileri tarafından linç edilecek türden bir yazar. Popüler olmaması, bu açıdan iyi bir şey. Aksi takdirde yerden yere vurulabilirdi. Kendisi ilk eserini 1965 yılında yazıyor ve sert eleştirilere maruz kalıyor. Uzun yıllar yazmıyor, hatta yazarlığı bırakmayı düşünüyor. Daha sonra kendi stilini geliştirip, özgün eserler vermeye devam ediyor. Bu yönüyle takdir edilmesi gerekiyor. Bugün kaç tane yazarımız kendi stilini oluşturmaya çalışmış? Bu eser, diğer okuduğum eseri gibi yoğun ve fazla yorucu. Kendisi hakkında tam olarak bir şey söyleyemiyorum, okursanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Sadece ilginç ve yorucu olduğunu bilin. Farklı türden eserler okumayı seviyorsanız bu yazarı okuyabilirsiniz ancak kolay olduğunu sanmayın, eserleri genel olarak kısa olmasına rağmen ciddi anlamda baş döndürüyor. Birkaç alıntı paylaşmak isterdim ama anlamsız görüneceğinden dolayı eklemiyorum.
Edebiyat
Afrika DansıSevim Burak · Yapı Kredi Yayınları · 2018224 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
AFRİKA DANSI Eveet, Sevim Burak kalemiyle ben de sonunda tanıştım ve tanıştığıma son derece memnun oldum. Sevim Burak kitabına Sevim Burakvari bir yorum yazmak istedim ilkin ama sonra vaz geçtim. Sonra vaz geçtiğim için kendime kızdım. Kolaycılığa ne çabuk alıştım ya da neden beceremiyorum diye sordum kendime. Sonra denemeye karar verdim yeniden. DÜŞÜNDÜM/VERDİM KARARI Kararı verdiğimi düşündüm DÜŞÜNDÜM/KARARI VERMEK? YA ALMAK? DÜŞÜNDÜM VERMEYİ-ALMAYI Almak-vermek- karar ERKENMİŞ GEÇSE VAZGEÇİŞ Afrika kültürünü, dans çeşitlerini bilmem. Ama sevim Burak kaleminin yoğun biçimciliğinin görsel ritminin dansı andırdığı şüphe götürmez. Okumakta çok zorlandım. Zorlanmamda birçok etken var tabii ama yine de SAYIKLAR BİR DİLDE yazılmış metinlerin –SÜNGÜ’YE DE AYRICA BİR SELAM OLSUN, O KİTAP DA OKUNMAYI BEKLİYOR-henüz net olarak adlandıramadığım bir büyüsü var. ZORU sevenlere, ANLAMAMAYI sorun etmeyenlere tavsiye edilir. 10.08.2022
Afrika DansıSevim Burak · Yapı Kredi Yayınları · 2018224 okunma

Yazar Hakkında

Sevim BurakYazar · 9 kitap
26 Haziran 1931’de İstanbul, Ortaköy’de dünyaya geldi. Babası bir gemi kaptanı olan Mehmet Seyfullah Burak; annesi 1910’lı yıllarda Bulgaristan’dan göçmüş Yahudi asıllı bir ailenin kızı olan ev hanımı Aysel Kudret Hanım (Marie Mandil)’dır[1]. Ailenin ikinci çocuğudur. İlkokula 1938 yılında babasının görevi nedeniyle bulundukları Çanakkale’de başladı. İlköğrenimini Kuzguncuk’taki Suleyman Şefik Paşa Nakkaştepe 45. İlkokulu’nda tamamladı; 21 yaşına kadar yaşadığı Kuzguncuk, hikâyelerinde azınlık kültürünün yaşlı insanlarına ağırlık vermesinde etkili oldu. Ortaokulu Alman Lisesi’nde tamamladıktan sonra okul hayatına son verdi. Annesini 17 yaşında iken kaybetti. İlk evliliğini 18 yaşında, keman sanatçısı Orhan Borar ile yaptı (1949). 1950’de Olgunlaşma Enstitüsü’nde mankenliğe başladı. Dönemin Amerikan Büyükelçisi Mc Ghee’nin öncülüğünde düzenlenen kültür etkinlikleri kapsamında Amerika’ya giderek, orada defilelere çıktı.[3] Amerika dönüşünde kendine ait bir modaevi ve atölye açtı. Orhan Borar ile evliliğinden oğlu Karaca Borar dünyaya geldi (1955). Bu evliliği sırasında romancı Peyami Safa ile bir aşk yaşayan sanatçının öykü dünyasının şekillenmesinde bu ilişki etkili oldu;eserlerinde kahramanları da bu ilişkiye benzeyen yasak aşklar yaşadı[1]. 1958 yılında ilk eşinden boşandı. Bu dönemde amatör hikayeler yazmaya başladı. İkinci evliliğini ressam Ömer Uluç'la yaptı; bu evlilikten Elfe Uluç adındaki kızı dünyaya geldi. 1960 ihtilalinden sonra bozulan ekonomi nedeniyle işyerini kapattı ve tamamen hikâye yazarlığı üstüne yoğunlaştı. İlk hikâye kitabı "Yanık Saraylar"ı 1965'te yayımladı. Kapalı ve alışılmadık biçimsel üslubu nedeniyle kitap çok tartışıldı. Sait Faik Ödülü’ne aday oldu ancak ödülü alamadı[4]. Kitabının aforoz edildiğini düşünen Burak, bu kitaptan sonra on yedi yıl boyunca edebiyat piyasasından çekildi[2]. Bu süre içinde “Mach 1” adını verdiği romanı üzerinde çalıştı. Yazar, çocukluğunda geçirdiği kalp romatizması tekrarladığı için 1970'li yıllarda bir tedavi sürecine girdi; ancak eşinin Nijerya’ya atanması üzerine olması gereken kalp kapakçığı ameliyatını geciktirerek 1976’da Nijerya’ya gitti ve bir buçuk yıl orada yaşadı. Bu dönem dışında tüm yaşamını İstanbul’da geçirdi. 1980 yılında İstanbul’da bir ameliyat geçiren Sevim Burak, ameliyata girerken aldığı karar sonucu Ömer Uluç’tan ayrıldı[4]. Yeniden yazılarını yayımlamaya başlayan sanatçı, 1982 yılında "Sahibinin Sesi" adlı oyunu yayımladı. Aynı yıl “Palyaço Ruşen” isimli öyküsüyle Sabahattin Ali Öykü yarışmasına katıldıysa da hak ettiğini düşündüğü bu ödülü alamadı ve tepki olarak hikayelerini yayımlanacak antolojiden çekti [4]. 1983’te "Afrika Dansı" adlı öykü kitabı yayımlandı. Çok farklı teknikler denediği bu kitap, edebiyat dünyasında büyük tartışmalara neden oldu[4]. Aynı yıl "Everest My Lord (İşte Baş, İşte Gövde, İşte Kanatlar)” adlı kitabını yazdı ve romanını yazmayı sürdürdü. Yeni bir kalp ameliyatı geçirmek üzere yattığı Haseki Hastanesi'nde 31 Aralık 1983 günü ameliyat edilemeden hayatını kaybetti. 5 Ocak 1984 günü Kuzguncuk Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Nakkaştepe Mezarlığı’na defnedildi. “Everest My Lord (İşte Baş, İşte Gövde, İşte Kanatlar)” (1984) adlı oyunu ve son öykü kitabı "Palyaço Ruşen" (1993) ölümünden sonra yayımlandı. Ayrıca oğluna yazdığı mektuplar “Mach I’dan Mektuplar” adıyla kitaplaştırıldı (1990). Öyküleri bilinç akışı tekniğinin yetkin örnekleri olarak kabul edilir. Genellikle kadın sorunlarını anlattığı yapıtlarında şiirsel bir dil kullanmıştır.