Ağ Dəvə

Elçin
Yazar:
Elçin
Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
423
Basım Tarihi:
25 Aralık 1985
Yayınevi:
Yazıçı Nəşriyyatı
Orijinal Adı:
Ağ Dəvə
Ülke:
Azerbaycan
Dil:
Azerbaycanca
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İnsan her yerde insan işte...
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 15:56
Elçin, Azerbaycan edebiyatının yazarlarından olan İlyas Efendiyev'in oğludur. Yazar olarak babasını geçebilen nadir kalem ustalarındandır bana göre. Babası kurgusal eserlerin ustasıysa, Elçin hem kurgu, hem duygu yoğunluğunu ustalıkla harmanlayabilen ustalardandır. Onun eserleri insanı o dönemin içine alır, karakterlerin duygu dünyasını okura iliklerine kadar hissettirir. Ak deve, son zamanlarda okuduğum ve okurken en fazla duygu yoğunluğu yaşadığım eserdir diyebilirim. Profesör Dr. Ali Duymaz Azerbaycan dilinin zarafetini koruyarak tercüme etmiştir, bu da romana ayrı bir lezzet katmış. 1940-1950 yıllarında Baküde bir mahallede geçen olayları Aliekber (Ələkbər) adlı çocuğun gözüyle okuyoruz. Aliekber ve arkadaşları küçük mahallede mutlu hayat yaşarken birden acımasız savaşın mağdurlarına dönüşüyorlar. Mahalledeki genç, orta yaşlı tüm erkekler savaşa gidiyor ve nerdeyse hepsinden üçken mektup - kara haber gelir. Geride kalan sakinler yaşam mücadelesi vermektedir. Mahalleye bomba düşmez, silah sesi duyulmaz. Ama savaş, görünmeyen bir ağırlık gibi herkesin hayatına çöker. Özellikle çocukların dünyasında, geri dönülmez bir kırılma yaratır. Aliekber, bir çocukta var olabilen en güzel, en saf ve en özel duyguları taşır. O, henüz dünyanın sertliğini tam anlamıyla tanımayan; küçük şeylerle mutlu olabilen, arkadaşlığı, paylaşmayı ve sevgiyi en yalın hâliyle yaşayan bir çocuktur. Mahalledeki oyunlar, basit sevinçler ve gündelik hayat onun dünyasını doldururken, savaşın gölgesi bu saf dünyanın üzerine çökmeye başlar. Önceleri anlam veremediği ayrılıklar, geri dönmeyen babalar, eksilen sesler ve suskunlaşan mahalle… Tüm bunlar, onun iç dünyasında derin bir dönüşüm başlatır. Kahkahalar azalır, bekleyişler uzar. Altı oğlunu savaşa göndermiş Hanım teyze, genç eşini yolcu etmiş
Edebiyat
Ak DeveElçin · Ötüken Neşriyat · 2000366 okunma
Ak Deve
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
Savaşın insan psikolojisinde bıraktığı travmalar...Yarım kalan hayatlar...Bir çocuğun,Ali Ekber'in yüreğinden dökülen sımsıcak insanlar....Elçin'in güçlü karaterlerinde ustaca yarattığı psikolojik derinlik ,ruhunuza ve belleğinize kazınıyor.Elçin okumaya devam...
Edebiyat
Ak DeveElçin · Ötüken Neşriyat · 2000366 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2020 22. kitabı
"Sen benim hayatimdin" kitabın okuduğum ilk cumlesiydi. Dedim ki: bir kitap bu cümleyle başlıyorsa güzel olmalı.  Sonra ki satırlarda bu cümlenin bir mezar taşında yazdığından bahsediyordu yazar. Dedim ki:  bu kitap çok guzel olmalı.  Ve yanıltmadı beni  "Elcin". Küçük bir çocuğun gözünden hepimizin annesi, babası, komşu teyzesi, mahallenin delisi vs anlatılmış ve savaşın çaresizliği acimasizligi... Mutlaka okuyun.
Ak DeveElçin · Ötüken Neşriyat · 2000366 okunma
Romandaki Zaman ve Mekân Unsurları Bakımından Bir İnceleme
9/10
·288 syf.·
Beğendi
·
2023 14. kitabı
Zaman: Yazar, aktüel zaman ve geçmiş zaman olmak üzere iki temel zaman dilimi kullanır. Bu iki zaman dilimi arasında geniş bir mesafe vardır. İki zaman dilimi de birbirinden kopuktur. Hikâyelerin anlatıldığı zaman ile hikâyelerin yaşandığı zaman arasında kırk yıl vardır: "Onları kırk yıl sonra ilk defa görüyordum ama altısını da tek tek tanıdım. Saçları ağarmış ve dökülmüş, yüzleri kırış kırış olmuş bu yaşlı adamlar 'onlar'dı. Cafer, Adil, Abdülali, Koca, Cebrail ve Ağarahim idi." Yazar, romanda kesin tarihlere yer verir. 1935 yılından bahseder. 1935 yılı yazarın doğum yılıdır. Yine 1941 yılından bahseder. Bu yıl, savaşın en hararetli dönemidir. Yazar 1944 yılına da romanında yer verir: "Bir defasında, 1944 yılının sıcak ve kurak güz günlerinden biriydi. Hanım teyze her zamanki gibi dik adımlarıyla sokağımızdan geçiyordu..." Romanın baş kısmı aktüel zaman ile başlar fakat yazar, sonraki bölümlerde sürekli olarak çocukluk anılarını anlatır. Bu açıdan romanda "geriye dönüş tekniği" kullandığı görülür. Aynı zamanda geçmiş zaman hikâyelerinin içerisinde de geriye dönüş tekniği mevcuttur: "Bir defasında babam avludaki çardağın altına oturup çay içerken tekrar tekrar uzaklara baktı, bir müddet hiç konuşmadı, sonra bana dedi k: 'Bir vakit gelecek, göreceksin ki ihtiyarlamışsın... Yılların nasıl geçtiğini hiç anlamayacaksın...' O zaman babamın söylediği bu sözler bana çok uzak ve dumanlı bir gelecekten haber veriyordu..." Yazar; romanda yer alan karakterleri anlatırken de geriye dönüş tekniğini kullanır, onların geçmişine değinir: "Anam, şimdi Şevket'in yaşadığı o iki odalı evde önceleri ziftçi Mirzagil'in yaşadığını, sonra ziftçi Mirzagil'in Merdekan köyüne göçtüğünü, bu evi de falan paraya Şevket'e sattıklarını anlatıyordu..." Yazar, çocukluk anılarının hâricinde iki yılını
Roman
Ak DeveElçin · Ötüken Neşriyat · 2000366 okunma
9/10
·288 syf.·
2015 462. kitabı
Ak Deve, Azerbaycan edebiyatının mühim kalemlerinden birisi olan Elçin’in bir romanı. Bakü’nün bir kenar mahallesinin II. Dünya Savaşı yıllarındaki ahvalini anlatıyor. Elçin, bu romanında çok usta bir anlatıcı olarak beğeni kazanıyor. Romanın kahramanı Aliekber adlı bir çocuk. Tabii o yıllarda bir çocuk çünkü romanda gelecekle geçmiş arasında gidiş gelişler var. Dolayısıyla aynı Aliekber karşımıza yıllar sonrasının önemli bir yazarı olarak da çıkıyor. Bu nedenle Elçin Efendiyev’in hayatı göz önünde tutulduğunda romanda otobiyografik esintiler de olduğu söylenebilir. Gerçi, Elçin savaşın sonlarında doğmuştur ama iyi bir gözlemci olarak o yılları iyi kurgulamıştır. Romanın dili akıcı. Her ne kadar karakter sayısı fazla olsa bile –ki bir mahalleyi anlattığı için bu çok doğal- herkesi yeterince tanıtıp, anlatabilen; okurun zihnine yerleştirebilen bir roman. Konusu itibarıyla Cengiz Aytmatov eserlerini, mahalle romanı olması hasebiyle de Necip Mahfuz’un Midak Sokağını hatırlatıyor. Hatta Şevket karakteriyle Hamide hayli benzeşiyor. Karşılıksız aşklar, ölümler de aynı şekilde. Elçin, bir trajedi çıkardığı Koca ile Adile’nin aşkını harikulade bir şekilde anlatmış. Mahalle kurgusu çok başarılı. Hanım Teyze karakteri ise bir efsane adeta. Savaşa gidenler, kalanlar ve bir yolunu bulup gitmeyenler… Hepsi gayet iyi anlatılmış. Savaşın sıradan insanların hayatını nasıl alt üst ettiğini, acıları, hasreti, açılığı, yokluğu ve ölümü hissediyorsunuz. Ak Deve ise ölümün sembolü kitapta. Balakerim’in anlattığı ve Küçük Aliekber’in hayal dünyasında tebarüz eden bir masal kahramanı. Hüzünlü ve başarılı bir roman Ak Deve.
Ak DeveElçin · Ötüken Neşriyat · 2000366 okunma
Sabırla Taşınan Yazgı
10/10
·288 syf.··
2025 4. kitabı
Ak Deve, sabrın, bekleyişin ve insanın yazgısıyla olan sessiz mücadelesinin hikâyesidir. Bozkırın ortasında ağır adımlarla ilerleyen ak deve, hem yükü hem kaderi taşır; insanla doğa arasında kurulan kadim bağın simgesine dönüşür. Romanda yoksulluk, umut ve dayanma gücü sade ama derin bir dille anlatılır. Ak Deve, acele etmeyenlerin, susarak direnenlerin ve hayata ağır ama onurlu yürüyenlerin kitabıdır.
Ak DeveElçin · Ötüken Neşriyat · 2000366 okunma
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2020 22:30
Ak Deve... önüne gittiği her eve ölüm getireceği ve Aliekber'in hayalinde ölümün adı olan Ak Deve.. Ve bir gün bütün insanların evinin önünden geçecek olan Ak Deve..
Ak DeveElçin · Ötüken Neşriyat · 2000366 okunma
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2017 35. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2017 10:12
"Kabir taşları üstünde hiç bir vakit manasız söz olmuyor, en sıradan bir söz, en ilkel bir düşünce bile kabir taşları üzerinde anlam kazanıyor, dünyanın en tesirli sözü ve fikri oluyor. Çünkü mezarlıklar dünyanın en anlamlı yerleridir." Sıcacık bir mahalle hayatını anlatırken savaşın gelip çatmasıyla gözlere yerleşen keder samimi bir üslupla anlatılmış. Yer yer gülümsedim yer yer gözlerim doldu. Kendimi kitabın içindeki mahallelilerden birisiymişim gibi hissettim; okumadım adeta içinde yaşadım.
Ak DeveElçin · Ötüken Neşriyat · 2000366 okunma
O Zamanlar Azerbaycan
8/10
·288 syf.··
2024 2. kitabı
Ak Deve, Azerbaycan romanlarından biridir. Eserde kullanılan "Ak Deve " imgesi ölümü simgeler. Azerbaycan milletinin toplum yapısını, kültürünü, yaşam tarzlarına değinilmiş. Folklorik unsurlar ak deve üzerinden oluşturulmuştur. Aliekber'in anlatamadıklarını ak deve tamamlamış, söğüt ağacının sesi savaş başlayınca son bulmuş ve insanlardaki mahalle kültürü adım adım kaybolarak mahalle tamamen sessizliğe bürünmüştür.
1000k
Ak DeveElçin · Ötüken Neşriyat · 2000366 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2023 110. kitabı
Bu kitabı 19'da kız kardeşime hediye etmiştim. O dönem bende okumamıştım. Sadece arkasında Azerbaycan ve ikinci dünya savaşı diyince Dağcı'nın kitapları aklıma gelmişti. Lise dönemi o kitapları okuduğumda Kırım'a karşı büyük bi ilgi oluşturmuştu bende. Şimdi yine bi Türk ülkesi yine ikinci dünya savaşı olunca iyidir dedim. Lisede Dağcı kitapları okuyunca büyük Rus düşmanı olmuştum tabi. Bu kitapta savaşın kendinden daha çok tiksiniyo insan ya da büyüdükçe şahıslardan çok olayın kendinden tiksiniliyo bilemem. Kitap ikinci dünya savaşından biraz öncesi ve savaş döneminden bahsediyor. Böyle diyince insan büyük acılar, göz yaşları, dramlar hayal ediyor. O çıkmazdalık hissi geliyor insanın aklına ama kitapta o çıkmazı hissetmedim hiç. Gerçekten üzüldüğüm hatta belki hassas bi dönemime denk geldiğinden kimseninde olmadığı zamanlarda bazı sayfalarda bi iki damlacık ağlamışta olabilirim ama kitap bende bi bulut hissi oluşturdu. Yetişkinlerin buluta bakışı gibi değil bir çocuğun buluta bakışı bulutu hissedişi gibi... Zaten baş kahraman çocukluk döneminden bahsediyo büyük oranda. O çocukça zihni, hissi öyle güzel aktarıyo ki yumuşak bi tebessüm oluşuyor yüzde istemsiz. Betimlemeler, duygu, konu geçişi öyle güzeldi ki... Bu yazara kesinlikle devam etmem gerekiyor. İleride kaleme alacağım kitabı bende böyle yazmak istediğime karar verdim. Peyami Safa, Nazan Bekiroğlu gibi yazarlara aşık olsam da onlar gibi yazmadığımı biliyordum. Tam olarak böyle yazıyorum bende galiba. Aliekber yani baş kahramanın annesi ve babası arasında ki ilişki bir birlerine yaklaşım biçimi çok hoşuma gitti. Tabi o gelenek gibi yaşamalıyım demedim herkesin yaşam biçimi kendine göre ama aralarında ki o sıkı ve güzel bağ o kadar güzel bi biçimde yansıtılmış ki. O dut ağacı, dut ağacının etrafında
Ak DeveElçin · Ötüken Neşriyat · 2000366 okunma

Yazar Hakkında

ElçinYazar · 14 kitap
Hikâye ve roman yazarı, devlet adamı. 13 Mayıs 1943, Bakü / Azerbaycan doğumlu. Tam adı Elçin İlyasoğlu Efendiyev. Eserlerinde kısaca Elçin adını kullandı. Babası İlyas Efendiyev de (1914 - 3 Ekim 1996) Azerbaycan’ın ünlü yazarlarındandı. Elçin, ortaöğrenimini Bakü’de yaptıktan sonra Azerbaycan Devlet Üniversitesinin Dil ve Edebiyat Fakültesinde öğrenim gördü. Bilim kurulunun kararıyla Azerbaycan İlimler Akademisi Nizami Dil ve Edebiyat Enstitüsüne asistan olarak kabul edildi. 1968’de Sovyet Yazarlar Birliğine üye olan yazar, Azerbaycan Yazıcılar İttifakının yönetim kurulu sekreterliğinde, Edebiyat ve İncesanat (güzel sanatlar) gazetesinin redaksiyon heyetinde görev aldı. Ülke dışındaki Azerbaycanlılarla kültürel ilişkileri yürüten Vatan Cemiyetinin başkanı oldu. 1993’ten itibaren Azerbaycan hükümetinde Başbakan Yardımcılığı görevini yürüttü. İlk hikâyesi 1959’da yayımlandı. 1970’te “Azerbaycan Bedii Nesri Edebî Tenkitte” adlı tez çalışmasıyla Òloloji (dil ve edebiyat) doktoru oldu. Aynı zamanda Bakü Devlet Üniversitesinde edebiyat nazariyeleri profesörü olarak dersler veren Elçin’in hikâye ve romanları Rusça Almanca, İngilizce, Fransızca, Macarca, Arapça, İspanyolca, Farsça ve Türkiye Türkçesinde olmak üzere dünyanın belli başlı dillerinde yayımlandı. Kendisi de diğer dillerden çeşitli eserleri anadiline çevirdi. Farklı üslubu ve gerçeküstücü unsurlara yer vermesiyle tanınmış olup birçok ödül kazanmıştır. Azerbaycan hikâye ve romancılığı hakkındaki tenkit yazısı Drujba Narodov (halkların dostluğu) dergisince 1973 yılının “En güzel makalesi” seçildi. Hikâyeleri 1982’de Sovyet Yazarlar Birliği ve Nedelya haftalık dergisinin, 1983’te Literaturnaya Gazeta’nın ve 1977 ile 1984’te Smena dergisinin ödüllerine layık görüldü. Şuşa Dağlarını Duman Bürüdü (1994), Ölüm Hükmü (1996), Mahmut ile Meryem ve Ak Deve adlı eserleri Ötüken Yayınları arasında Türkiye’de basıldı. Tiren, Picasso, La Tour (1968) isimli ilginç hikâyesi Türk Edebiyatı dergisinde yayımlandı (Haziran 1991, sayı: 212). Elçin, günümüz Azerbaycan edebiyatının önde gelen isimlerinden olup, hikâye, eleştiri, senaryo, tiyatro yazarı olarak büyük ün kazanmıştır. 2003 yılında Fatih Üniversitesi tarafından kendisine Onur Ödülü verildi.