Ağır Ölüm

Nancy Huston
Çevirmen:
Aylin Yengin
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 31 dk.
Sayfa Sayısı:
336
Basım Tarihi:
Mart 2003
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
Dolce Agonia
ISBN:
9789750702518
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2024 41. kitabı
Bir Noel Yemeği… 13 Farklı karakter,şair yazar Sean Farrell’in evinde bir araya gelirse,gecenin sonuna doğru sohbet koyulaşırsa ortaya ne çıkar… Ne mi çıkar?Tüm sırlar,iç dünyaların kuytu köşeleri,geçmişin ağırlığı,yaşanmışlığın yorgunluğu… Peki yemeğin hazırlanma sürecinden tatlı bölümüne kadar ne olur? Her bir karakterin ölümünün nasıl olacağı yaratıcı tarafından dile getirilir… #nacyhusten kaleminden bambaşka bir kurgu… Yazardan üç kitap okuyup favorim #meleğinizi olsa dahi bu kitabını da çooook beğendim… Kendimi o masada oturanlardan biri gibi hissedip her bir karakterin akibetine ve geçmişte yaşadığı acı deneyimlerine şahit olup,şimdiki zamanda onların iç dünyalarına sızıp ne düşündüklerini,ne hissettiklerini,hayata karşı takındıkları felsefelerini algılayıp keyifli bir kitap okumanın hazzını yaşadım… Yazarın elimde #fayhatları kaldı…Çok sevdiğim yazarlardan biri olan #nancyhusten tüm kitaplarını gönül huzuruyla tavsiye ederim…
Ağır ÖlümNancy Huston · Can Yayınları · 200363 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2024 14. kitabı
21. yüzyılda insanların yaşadığı günlük trajediler üzerine kurgusu çok iyi tasarlanmış bir kitap. Fakat anlatımı için iyi şeyler yazmak mümkün değil. Olayların, kişilerin çokluğu ve anlatımda sürekli değişmesi okuyucuyu ister istemez bunaltıyor. Bağlantıları yakalamak okuyucu için çok zor.
Ağır ÖlümNancy Huston · Can Yayınları · 200363 okunma
10/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2021 164. kitabı
#ağırölüm bireysel sorunlar üzerinden çağın sorunlarına değinen bir roman. Aşk, boşanma, ebeveynlik, yaşlılık, yakının kaybı, Vietnam savaşı, Sovyet Rusya’da yaşam, antisemitizm, kölelik, ırkçılık, homofobi, kadın ve erkeğe biçilen roller vesaire. Yeni bir bin yılın eşiğinde geride bırakılan bin yıla bakış. Çağrışımsal anlatım var, bir kelime bir olay bir koku karakterlerin iç dünyalarına yönelmelerine ve geçmişi hatırlamalarına neden oluyor. İmgelerin her karakter üzerinde etkisi farklı ve bu çağrışımlarla mutlu anlarda kendini hatırlatmak üzere pusuya yatmış o acı anılar gün yüzüne çıkıyor. Zaten Eski Ahitte geçen şu cümle ile başlıyor hikaye: “Işık Olsun!” 12 yetişkin ve bir bebek Şükran yemeği için bir araya geliyor, Son Akşam Yemeğine gönderme yapan bu yemek kurgunun merkezi. Anlatım iki bölümlü ilerliyor, alaycı kibirli bir Tanrının okurlara doğrudan hitap ettiği bölümler ve tanrısal anlatıcının karakterlerin sohbetlerini, iç dünyalarını aktardığı bölümler. Tanrı bölüm sonlarında araya giriyor ve bir karakterin nasıl öldüğünü anlatıyor. Oldukça ilginç, keyifli ve fantastik olanın gerçekçiliği. Yaşamın sonu öğrenildiğinde, gelebilecek olan o büyük acılar ne kadar önemsiz hissi okuru yokluyor. 12 yetişikin + 1 bebek (ilgilisi için detay) 12 karakter bireysel özellikleriyle 12 Olimposlu’ya denk geliyor. Zeka, güzellik, ateşi sevme, kibir gibi özelliklerle. 12 Olimposlu tanrı, modern Tanrının karışında denilebilir. 12 kozmik düzeni simgeleyen sayı, 13 ise olumsuzu simgeleyen bir sayı, düzenin bozulmazı, ölüm, mutsuzluk gibi anlamlarından dolayı bir çok kültürde uğursuz sayılır. Mısır mitolojisinde yaşam 12 basamaklı bir merdiven ile sembolize edilir. #nancyhuston oldukça akıcı, keyifli bir hikayede bir çok konuya değinmiş. Sarkastik Tanrısıyla, değindiği
Ağır ÖlümNancy Huston · Sel Yayıncılık · 202163 okunma
Puan vermedi·260 syf.··
2022 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2022 19:43
Nancy Huston 'dan okudugum ikinci kitap Ağır Ölüm. Huston 'in en sevdiğim tarafı konuları kurgulama biçimi. Düz, kuru bir kurgusu yok. Insanı kitabın içine çekip alan bir kurgu bu. Bu romanında anlatıcı Tanrı. Tanrısal anlatıcı değil. Gerçekten Tanrı. Özellikle her bölümün basında karakterlerin gelecekte başına nelerin geleceğini anlattığı bölümler hem ironik hem de heyecan verici. Dolayısıyla karakterler ile ilgili her şeye hakim. Geçmişlerinden geleceklerine kadar... Romanın konusuna kısaca değinecek olursak,hepsi de orta yaşın üzerinde kadınlı erkekli bir topluluk Şükran günü yemeği için arkadaşları Sean Farrell'in evinde toplanırlar. Tam on iki kisi. İsa'nin Son Yemeği gibi. Bu arkadaş grubunun içinde museviler,siyahiler ,gizli eşcinseller, şairler, yazarlar, akademisyenler, fırıncı, avukat,doktor gibi farklı mesleklerden kişiler vardır. Olaylar aktarılırken bu kişiler hem kendi kendilerine iç monolog şeklinde hem de birbirleriyle konuşurlar. Bazen tam olmasa da bilincakisi gibi bir karakter konuşurken diğer karakterin monologuna şahit oluruz. Bu açıdan dikkat gerektiren bir okuması var. Ancak bu gözünüzü korkutmasın oldukça sürükleyici bir roman. Yine metinlerarasilik gibi farklı yöntemleri de kullanmış yazar. Tema olarak daha önce okudugum Fay Hatlarında olduğu gibi Yahudi soykırımı, ırkçılık, orta yaş bunalımı, ensest,ilgisiz ebeveynler,uyuşturucu gibi pek çok konuya değinmiş. Farklı kurgular okumayı sevenlere öneririm.
Ağır ÖlümNancy Huston · Sel Yayıncılık · 202163 okunma
10/10
·260 syf.··
2024 31. kitabı
Bu kitap doyurur, hatta hazmetmek için biraz zaman da ister. “Son Akşam Yemeği” tablosu gibi… Bir masanın etrafında on iki kişi (bir de varlığını bize arada gösteren on bir aylık bir bebek). Şükran günü için bir araya gelmiş, yaşları geçkin bir arkadaş grubu. (Burada “dost” demekten özellikle kaçındım. Hikaye boyu tüm samimiyetlerinin arkasında çok keskin sınırlar var çünkü.) Sadece içlerinden birisi henüz çok genç, Chloe, minik bebeğin annesi, masada eşinin dışında kimsenin tanımadığı kadın. (Ve hatta eşinin bile tanımadığı.) Kasım ayının oldukça soğuk bir cuma akşamı. Kar bastırdı bastıracak. Masada çok şey konuşulacak. Ama bizi en çok konuşulmayalar ilgilendirecek. Zihinden geçen “gerçek” düşünceler, birden hortlayan anlılar, travmalar, sorgulayışlar. En ilgi çekici yanı da her bölümün sonunda Tanrı bir konuşmacı olarak araya girecek. Bize masada oturan herkesin ölüm şekillerini anlatacak tek tek. Zamanda ileri geri sıçrarken çok güzel satırlar okuyacağız. Artık asla genç olamayacak olmanın yasını tutmak bana çok hüzünlü geliyor.
Ağır ÖlümNancy Huston · Sel Yayıncılık · 202163 okunma
Puan vermedi·260 syf.··
2021 15. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2021 17:08
“...şimdi yaşasaydı yirmi beşinde olacaktı ama ölmüş olduğuna göre artık daima yirmi üç yaşında olacak, bu onun yazgısının değişmez kavisi, sıfırdan yirmi üçe, anne babasının daha uzun yaşam kavislerinin içlerinden geçip onları aşmak yerine, aralarında sıkışıp kalmış küçük bir eğri.” ••• Ağır Ölüm, kitapçıda gezerken yeni çıkanlar bölümüne bakarken gözüme ilk çarpan kitaplardan biriydi. Okumaya başladığımda kitaba dair belli bir beklentim yoktu ve sadece heyecanla okumak istiyordum. Fakat beklentilerimin çok üstünde bir okuma yapmış oldum, adeta bir dizi izler gibi hiç durmadan okudum kitabı ki bu uzun süredir yaptığım bir şey değildi, genelde kitapları yavaş yavaş okumayı tercih ederim. Ancak Ağır Ölüm’ü okurken elimden bırakmak istemedim ve bir bölüm daha diye diye kitabı bitirdim. Kitabı bu kadar övdüğüme göre konusundan da bahsedeyim; birbirinden farklı hayatlarıyla, küllenmiş ilişkileriyle, tazeleyici umutlarıyla ve orta yaş buhranlarıyla geçmişten süregelen arkadaşlıklarıyla 12 kişinin buluştuğu bir Şükran günü yemeğini anlatıyor kitap. Ve sarkastik biçimde bu Şükran yemeğinde buluşan arkadaşların kaderleriyle ilgili son sözü söyleyen bir Tanrı da var bu yemekte. Nancy Huston bu eşsiz karakterleriyle gündelikmiş gibi görünen sohbetlerin ardına gizlenen sırları ve derin yaraları ince ince işleyip okuyucunun gözlemleme yeteneğine bırakmış. Aynı zamanda dile getirilemeyen korkuları dile getirme görevini de Tanrı’ya bırakmış. Kısacası yazar, Ağır Ölüm’de çağımızın trajedilerini “Son Akşam Yemeği” tablosu alegorisiyle bir insanlık komedisi biçiminde eşsiz bir şekilde anlatmış.
Ağır ÖlümNancy Huston · Sel Yayıncılık · 202163 okunma
10/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2022 134. kitabı
Nancy Huston özel bir kalem.Hayranım ona.Üç kitabında da farklı tarzda insanı şaşırtıp büyülemeyi başarmış.Zihninde çok fazla ve renkli kıvrım olduğunu düşündüğüm bir yazar.Ağır Ölüm kapağından anlaşılacağı gibi "Son Akşam Yemeği"tablosundan esinlenerek yazılmış.Kitapta şükran günü yemeğinde bir araya gelmiş üst orta sınıftan on iki insan ve bir bebeğin hem o gece yaşadıklarını hem de araya "Tanrı"nın girdiği bölümlerle ölüm şekillerini okuyoruz.Nasıl orijinal bir metindi!Yazar müthiş bir gözlemci.Kitabın akışında her karaktere ayırdığı bölümler var ve hepsinin hikâyesi ,sırları okuyucuya aktarılırken dünya tarihinin de minik bir panoramasını sunuyor yazar bize.Vietnam'dan Çernobil'e,Odessa'dan toplama kamplarına tarihin kirli birçok yönünü hatırlatıyor bize.Konukların geçmiş travmalarını okurken bazılarının da yaşattığı travmaları öğreniyoruz,bazı şeyler çok ağır geliyor bize.Savaştan ırkçılığa,Yahudilerden zencilere,tacizden enseste,bastırılmış cinsel yönelimlere ,ebeveynliğe değinen rengarenk bir eser.Klasik anlatı değil oldukça özgün bir eser.Her sayfayı merak ve hayranlıkla çevirdim.Yazar öyle güzel bir şekilde anlatmış ki sanki o sofrada ben de vardım,oturup onlarla yemek yemişim gibi hissettim.Çok ama çok severek okudum.
Ağır ÖlümNancy Huston · Sel Yayıncılık · 202163 okunma
Facia
3/10
·260 syf.··
2023 31. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2023 23:14
Açıkçası benim için son derece sıkıcı bir kitaptı. Olaylar akmıyor, bir yavanlık var. Resmen bitsin diye okudum. Yarıda da bırakmak istemedim belki sonu güzel bağlanır diye ama gerçekten içimi o kadar bunalttı ki sonu güzel bittiyse bile benim için hiçbir anlam ifade etmedi. Tam 1 zaman kaybıydı benim için.
1000k
Ağır ÖlümNancy Huston · Sel Yayıncılık · 202163 okunma
Puan vermedi·260 syf.·
2024 69. kitabı
Melankoli içeren kitapla karşınızdayım ve bu aralar hep bu moodayım. İnsan belli dönemlerde gittiği yola uygun kitapları seçiyor ya da klasik olacak ama kitap gelip seni buluyor. Ağır Ölüm'de, bir Şükran günü yemeğinde toplanmış,orta yaş ve üzeri oniki arkadaşın tek bir akşamı üzerinden,post modern bir anlatımla her bir karakterin kendi küçük dünyasını aralara serperek,karakterlerin geçmiş ve geleceğini tanrının seslendirişiyle izliyoruz.İzliyoruz diyorum çünkü bir tiyatro oyunu kıvamında anlatım ile gerek Şükran günü akşamı gerekse karakterlerin gelecekte bir an nasıl ölüme teslim olacaklarını görüyor gibi oluyoruz. (Zaten Nancy Huston bir oyun yazarı, o yüzden romanı hayalimizde izleyebilmemiz şaşırtıcı değil.)Da Vinci'nin Son Akşam Yemeği tablosu canlanıyor.Karakterlerden bir adam bu Şükran gününden beş yıl sonra metro yolculuğunda bir kaza kurşunu ile can verecekken,beriki kadın bu Şükran gününde hasta olan oğlunu değil de diğer büyük oğlunu amansızca ölüme teslim edeceğinden habersiz.Tıpkı bizler gibi. İşte bu gerçekliğin dibinde yaşamıyormuşum gibi biraz da romanda okumam için ya ben onu aldım ya da o beni buldu.Yaklaşık bir yıldır,derinlerde taşıdığım kaybımla birlikte ve çevremdeki kayıplara maruz kalarak ve de her biri için empati havuzunda boğulduğum,kimilerine göre "aman sende amma abarttın"hisleriyle görmezden gelinip,dinlenmeyerek;acaba şu gelecekte ne halde olacağımı sorgulayarak,özellikle geceleri tetikte nefes alıyorum.Ama kötüyüm sanılmasın,tam da bu sebeple belki de varlığımdan ve bana verilenlerden azami verim almaya çalıştığım bir dönem yaşıyorum. Sürekli hatırlamaya çalışıyorum:Nefes al Fisun,bak bu an;işte sevdiğin maviler,gör;işte sevdiğin müzikler,dinle;işte Zafer'in(Erkek Kardeşim) kokulu ensesi,öp, kokla;buradasın şimdilik.Kitapla Kalın.!
Ağır ÖlümNancy Huston · Sel Yayıncılık · 202163 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Nancy HustonYazar · 4 kitap
1953'te Kanada'da Calgary'de doğdu. 1981'de ilk romanı Les Variations Goldberg (Goldberg Çeşitlemeleri) yayımlandı. 1985'te çıkan Histoire d'Omaya (Omaya'nın Hikâyesi) ve 1989'da çıkan Trois fois septembre (Üç Kere Eylül) adlı Fransızca romanlarının ardından, 1993'te ilk kez İngilizceyi kullanarak yazdığı ve anavatanı Kanada'da geçen Plainsong adlı romanını daha sonra kendisi Cantique des plaines (Ovaların İlahisi) adıyla Fransızcaya çevirdi. Hayatını halen Paris'te sürdüren roman ve deneme yazarı Nancy Huston, aynı zamanda müzisyendir, flüt ve klavsen çalmaktadır.