Toplu Eserleri 2

Alef

Jorge Luis Borges
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 22 dk.
Sayfa Sayısı:
154
Basım Tarihi:
2007
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 1949
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Orijinal Adı:
El Aleph
Orijinal Dil:
İspanyolca
Orijinal Ülke:
İspanya
ISBN:
9789754707090
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·196 syf.··
2025 52. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2025 20:14
AlefAlef, Jorge Luis BorgesJorge Luis Borges 'in zihinsel bir labirent gibi işleyen dehasının en çarpıcı örneklerinden biri. Kitabı okurken, onun evreni sıkıştırıp birkaç sayfada anlatma yeteneğine hayran kalmamak elde değil. Özellikle “Alef” öyküsü, sonsuzluğu ve evrenin bütünlüğünü tek bir noktada görme fikri oldukça etkileyici. Borges’in üslubu, yoğun ama asla boğucu değil. Evrenin, zamanın ya da insan bilincinin sınırlarını sorgulamak isteyenlere tavsiye ederim. Kitapla kalın...
AlefJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2018934 okunma
Görmenin laneti ve bilmenin baş döndürücü ağırlığı...
Puan vermedi
Alef kitabında Borges, insan aklının en temel çelişkisini kurcalar: Her şeyi bilme arzusu ile bilginin insanı felç eden fazlalığı arasındaki gerilim. Alef’te GÖRMEK, ANLAMAK DEĞİLDİR. Aksine, her şeyi aynı anda görmek anlamı imkânsızlaştırır. Çünkü anlam, seçerek kurulur. Borges’in asıl sorusu ise: Eğer hiçbir şeyi dışarıda bırakmazsak, gerçekten bir şeye bakmış olur muyuz? Hikâyedeki anlatıcı, Alef’i gördüğü anda Tanrısal bir bakışa yaklaşır; fakat bu bakış onu yüceltmez, yalnızlaştırır. Yazarımız, Tanrı’ya yaklaşan insanın kaçınılmaz kaderini ima eder: İnsan, Tanrı’nın görüşüne sahip olduğunda bile insan kalamaz. Borges okuru yine; zamanı sabit çizgisinin dışına taşıyan, belleği durmadan yeniden yazan, tek bir Ben'in yetmediği zihinsel bir oyunun içine çeker. Bu çok kışkırtıcı değil mi? Alef’in bodrumda, sıradan bir evde bulunması ise tesadüf değil. Borges burada kutsalı göklere değil, gündeliğin en sıkışık, ücra köşesine yerleştirmiş. Sonsuzluk, görkemli değil; tozlu, dar bir merdivenin altındadır. Ve sevgili Odin'im Borges, zihnimize bir darbe indirir. Anlatıcı, Alef’i gördüğünü iddia eder ama sonunda onun gerçekliğini sorgular. Okuru önce Tanrısal bir deneyime tanık olduğunu düşündürürken bir anda perdeleri açar, bunun yalnızca kurgusal bir oyun olduğunu gösterir. Ve sanki sahneye çıkıp bağırır: Gerçeklik, anlatıldığı sürece vardır. Alef, insanın bilme arzusunun doruğa ulaştığında nasıl kendi anlamını yok ettiğini gösteren sessiz ama sarsıcı bir kitap.
1000Kitap
AlefJorge Luis Borges · Can Yayınları · 2025934 okunma
Puan vermedi·196 syf.··
2022 1. kitabı
İşten atılması ona pek çok Latin Amerika ülkesini gezme imkânı sunar. Borges pek çok farklı konuda seminerler vererek para kazanır. Bu dönemde ülkesindeki baskıcı rejim, annesi ve kız kardeşinin hapse girmesine sebep olur. 1949’da ikinci önemli kitabı Alef (El Alef) basılır. 17 öykülük Alef, eleştirmenlerce Borges’in en iyi eseri olarak görülür. Esere adını veren Alef, İbranicenin ilk harfidir (Arapçadaki Elif). 1944’te tanıştığı ve birkaç yıl arkadaşlık ettiği hatta kitaba adını veren öykü Alef’i ithaf ettiği Estela Canto’nun kitaba etkisi çoktur.
AlefJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2018934 okunma
Borges - Alef
7/10
·196 syf.··
2024 65. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2024 17:53
Alef bir öykü kitabı değil, bir bilinç karmaşası ve mitolojik bir labirent. Ancak bu labirentte kaybolmak, hem kitabın sunduğu büyüleyici dilin cazibesi hem de içerdiği yoğun anlamlar nedeniyle bir okur için keyifli olduğu kadar yorucu bir deneyim. Metinleri okurken, zaman zaman kendimi Borges’in zihni kadar geniş bir bilgi dünyasına sahip olmadığım için yetersiz hissettim. Öykülerde karşıma çıkan her mitolojik ve tarihi karakter, her felsefi göndermede duraklamam gerekti. Borges’in satır aralarında sakladığı bilgi, o kadar yoğun ve katmanlıydı ki, bir sayfayı anlamak için günlerimi vermem gerekmiş gibi hissettim. Hikayeleri anlamak için derin bir felsefi ve tarihsel bilgiye sahip olmak gerektiği açık, bu da beni defalarca araştırmaya ve düşünmeye itti; ama yine de eksik kalmanın verdiği bir huzursuzluk vardı. Buna rağmen, Borges’in dili inanılmaz etkileyiciydi. Yetersiz kaldığım yerlerde bile, sözcüklerin ahengi, cümlelerin güzelliği beni hikâyelerin içinde tutmaya devam etti. Borges, kelimeleri yalnızca birer ifade aracı olarak değil, aynı zamanda estetik birer nesne olarak da kullanıyor. Bu yüzden, anlamadığım bir gönderme bile, kendi içinde bir anlam yaratıyordu. Kitabı bitirdiğimde, anlamadığım onca şey olmasına rağmen, Borges’in yarattığı dünyanın derinliğinde kaybolmuş olmanın zevkini hissettim. Bu yüzden, belki de Borges’i tam olarak anlamak gerekmiyor; anlayamayacağını da kabullenmek gerekiyor.
AlefJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2018934 okunma
Puan vermedi·196 syf.··
2018 13. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2018 20:15
Borges okumalarima devam etmekteyim.Sıradaki kitabim Alef oldu.Çift dikiş yaptım resmen kitabi okurken.Sevgili yazarımızın yazdıklarının felsefi içeriğini irdelemek o derinliğe inmek pek te kolay olmuyor.Bir hikaye bitip diğerine geçtiğimde dersini anlamayan öğrenciler gibi öylece kalakaliyorum.Araştırmalar yaptım biraz Borges hakkında.Bir kac röportajını izledim .Ve kitaplarının ilk sayfalarinda bulunan James Woodall 'in önsözü benim ilgimi daha cok çekti. Alef kitabındaki hikayelerin cevirmenleri Tomris Uyar,Fatih Özgüven, Fatma Akerson ve Pedal Bayaz Charum. Alef evrendeki bütün noktaları içeren tek bir noktadır. Bir tek nokta evrendeki bütün noktaları nasıl icerebilir? Okudugum araştırmalarda kitaptaki Zahir adli hikayeden çıkarım yaparak bu soruyu açıklayabilmisler. Merak edenler bu ve buna benzer felsefik sorularin cevabini ister kitabın derinliklerinde ister internette bulabilirler.Benden Alef hakkında başka ne anlatmami bekliyorsunuz.Ben bisey anlamadim ki.Eeee neden okudun o zaman diyeceksiniz. Okumadan da anlayıp anlayamayacagimi bilemezdim.
Edebiyat
AlefJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2018934 okunma
10/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2018 117. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2018 15:24
Borges'in en güzel eserlerinden biri... Zaten böyle masalsı öyküleriyle çaldı kalbimi, hınzır. Alçaklığın Evrensel Tarihi kadar sevdim, hatta daha fazla. Birden fazla favorim var ama bu kez isim de vereceğim; Asterion'un Evi, Labirentinde Ölen Kral İbni Hakan El-Buhari, İki Kral ve İki Labirent, Eşikteki Adam ve kitaba ismini veren Alef. Hepsi çok güzeldi ama bunlar daha da güzeldi. Mutlaka okuyun derim, yıldızlı tavsiyemdir. =)
AlefJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2018934 okunma
9/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2017 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2017 00:00
inanılmaz bir anlatım inanılmaz bir dil nasıl söylemek gerekir bilmiyorum bu adamı tanımlamak için. bence gerçekten değeri gereğince bilinememiş bir yazar olduğunu düşünüyorum herkesi Borges in hayal dünyasına davet ediyorum :)
AlefJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2018934 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 80. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 00:00
“Kelimeler , yerinden edilmiş, kırpılmış, başkalarına ait kelimeler, zamanın ve asırların ona bıraktığı yegane sadakaydı.” Borges - Alef - Ölümsüz öyküsü Alef, Emrah İmre’nin İspanyolca aslından çevirisiyle Can Modern diziden yeni yayımlandı. @sirinetik ‘Borges’e hangi kitabından başlamalıyım?’ sorularında Alef’in adı sık geçiyor. Artık okuduğuma göre cevaplayabilirim:) Alef’le başlamayın. Alef için gedikli bir Borges okuru olunmalı bence, en azından biraz edebiyatına aşinalık iyi olacaktır. Borges edebiyatıyla ilgili daha önce de yazdım, çok da yazılıyor zaten yine de adettendir deyip kısaca yazayım. Sonsuzluk, döngü ve ayna motifleriyle bir labirentin içinde dolaştırır okuru. Mekanın labirentli olmasından bahsetmiyorum sadece, felsefi düzlemde bir labirent. Öykülerine genelde ‘birinden dinlemiştim’ vb. rivayetiyle başlar. Bu çerçeve öykü tekniğiyle sözlü geleneği devam ettirir, gerçeklik etkisi de yaratır. Fantastik bir öykü de okusanız gerçek kişiler ve uydurma kişiler birliktedir, hayali kitaplar ve yerler de gerçek gibidir. Tabii bazen öyküleri deneme gibi gelebiliyor. Binbir Gece Masalları’nı, İlahi Komedya’yı çok sever, mitoloji ve felsefeyi de. Öykülerinde izlekleri açıkça görülür. Doğu mistisizmine de yer verir. Ve Alef’teki öykülerde tüm bunları gözlemleyebiliyoruz. Ölümsüzlük, sonsuzluk temalarının baskın olduğu tarihi ve felsefi öyküler. Borges okurluğuyla iligili bir anket yaptım, ilk sonuçları son görselde paylaştım, anket devam ediyor. Başlangıç için öneri de yazdım, buraya ekleyeyim: Kum Kitabı - Yedi Gece - Brodie Raporu - Alçaklığın Evrensel Tarihi. İlk okumada anlaşamayabilirsiniz bence bu çok standart bir Borges’le tanışma tepkisi, tanısanız seveceksiniz:)
AlefJorge Luis Borges · Can Yayınları · 2025934 okunma
Puan vermedi·196 syf.··
2020 20. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2020 02:53
Borges öykülerini okurken, kendimi bir labirentin içinde kayıp odalarda buluyorum, oradan çıkmam için kelimelerdeki şifreleri, şifrelerdeki gizli hikayeleri, atıfları, insanları bulmam gerekiyor gibi hissediyorum. Zamanın sonsuzluğundan, ölüm ve ölümsüzlük temalarından, Tanrı dan yani insanın içsel sorgulamalarinin ürünü kısa ama devasa öykülerden oluşan bu kitapta kelimeler su gibi akıyor oykuler birbirine paralel birbirinden beslenmiş, ilham alınmış gibi ama yollarda taşlar, taşların altında sorular var, her yol yeni bir yola açılıyor tıpkı oykulerinde olduğu gibi. Doğaüstü metafizik durumlar gökyüzü ve yer yüzü herseyin bir tersi ve bir düzü var tıpkı Zahir'deki paranın iki yüzü gibi görünen ve görünmeyen okuduğumuz ve aslında onların altında aranan bir gizem, belki bir arayış. Tanrıyı, evreni bir şeyi arıyor Borges, okumanın yazmadan önemli ve önce olması gereken bir eylem olduğunu ifade ederken bütün öykülerinin arasına sıkışmış bir sürü kitaptan anlıyoruz bunu. Çok okumuş Borges ilerde kalıtsal bir rahatsizlikla gözleri görmez oluncaya kadar. Bazı öykülerinde Onu tamamen anlamak ve çözebilmek için kırk fırın ekmek yemem gerekiyor sanırım. Aklımda kalan öykülerinden bazılarından kısa kısa bahsetmek istiyorum Ölümsüz adlı öyküsünde şu cümleden anlaşılacağı gibi ."hele içlerinde biri vardı ki ayağa kalktığını hiç görmedim göğsüne bir kuş yuva yapmıştı " ölümsüzlüğün çok da önemli ve gerekli olmadığını ve insan yaşamında büyük bir tek düzeliğe anlamsizliga neden olduğunu vurguluyor yani aradığı ölümsüzlük değil aslında yazarın. Bir diğer öykü" Asterion un evi" öyküsünde kendisi mitolojideki minatorus ile özdeşleştirmis olduğunu görüyoruz. Thesus un onu öldürmesine kadar labirente bekleyişini labirentin özelliklerini okuyoruz öyküde. Asterion bir başka
Edebiyat
AlefJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2018934 okunma
Alef
8/10
·196 syf.··
2020 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2020 13:20
Alef-Jorge Luis Borges ️”Borges okumadıysan kendini balkondan atabilirsin,” diyen arkadaşlarım mevcuttu. Şaka bir yana Borges’i çok merak ediyordum ve Alef kitabı ile bu merakımı bir nebze olsun sonlandırdım. Kitapta 10’dan fazla öykü mevcuttu. Tabii hepsi değilse de birçoğu ‘büyülü gerçeklik’ akımıyla bezenmiş. Tam bilemiyorum bu kitaba özgü olabilir ama doğu-batı motifleri bir hayli fazla idi. Kahvemi içip namıdiğer Kör Deha’nın öykülerini mütealaa ederken çok fazla imgelem gücümü kullandım. Öykülerin bazıları 2-3 bazıları ise 8-10 sayfa uzunluğunda kurulmuş. İlerleyen kısımlarda yılan yutan mağaraadamlarından varlığı meçhul insanlara kadar normal dışı karakterlere rastladık. Bazı öykülerini çok sevsem de bazılarını pek sevemedim. Ama yazara devam edeceğim o kesin. Bir videosunda Borges’e Nobel Ödülü hakkında ne düşünüyorsunuz diye soruluyor. “Kendi eserlerimi pek beğenmiyorum, ayrıca her yıl bana verilecek diyorlar ama olmuyor. Bu her yıl keyif alınan bir geleneğe dönüştü diyebilirim. Ödül bana verilirse hata olur ama iştahla ödülü kabul ederim,” diye cevaplıyor. Not: Alef kitabını @ademir0163 ile birlikte okudum, kendisine teşekkürlerimi sunuyorum.
AlefJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2018934 okunma

Yazar Hakkında

Jorge Luis BorgesYazar · 40 kitap
Jorge Francisco Isidoro Luis Borges Acevedo veya bilinen adıyla Jorge Luis Borges (d. 24 Ağustos 1899 - ö. 14 Haziran 1986), Arjantinli öykü ve deneme yazarı, şair ve çevirmen. Büyülü gerçekçilik akımının önde gelen isimlerindendir ve gerçeküstücülük konusunda yazdığı denemeleri ile ünlüdür. Borges, 24 Ağustos 1899 tarihinde Buenos Aires'te doğdu. Babasının annesi İngiliz olduğu ve evde iki lisan birden konuşulduğu için daha çocukken her iki lisanı da çok güzel konuşabiliyordu. Oğluna satranç tahtasında Zeno'nun paradoksunu öğreten Jorge Guillermo Borges avukat ve psikoloji öğretmeniydi. Evlerinde Borges'in muhayyilesini sürekli olarak işgal edecek bir bahçe ve kütüphane vardı. Babasının görme yetisinin azalması üzerine, aile tedavi için I. Dünya Savaşı'ndan önce (1914) Cenevre'ye taşındı. Burada kaldıkları süre boyunca Borges Calvin Koleji'ne devam ederek, Lâtince, Fransızca ve Almanca öğrendi. Sembolizm akımının örneklerinden Verlaine, Rimbaud ve Mallarmé'in eserleriyle bu sırada tanıştı. Schopenhauer'a olan sevgisi ve Walt Whitman'ı keşfetmesi de Cenevre'deyken başladı. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ailesiyle birlikte İspanya'ya taşındı. Borges artık yazar olmaya karar vermişti, babasına 1870'lerde geçen bir roman yazmaya yardım ediyordu. Birkaç edebi gruba girme çalışmasından sonra, kendine akıl hocası buldu: Endülüslü şair Rafael Cansinos-Asséns. Onun etkisiyle kendisini "ultraistler" grubundan saymaya başladı ama kısa zamanda aidiyet hissinden sıkılarak kimseye bağlı olmadan birşeyler yapmaya çalıştı. Denemelerle ve şiirle pasifizm, anarşi, Rus devrimi gibi bâzı şeyleri övdüğü, genel düşüncelerini dile getirdiği iki kitap yazdı. Ama sonra yazdıklarından utanarak, her iki kitabı da İspanya'dan ayrılmadan önce imha etti. 1921'de ailesiyle Buenos Aires'e geri dönmesinden sonra, babasının arkadaşı Macedonio Fernandéz'in düşüncelerinden etkilenmesi, düşüncenin yeni yollarına yönelmesine neden oldu. Fernandez'in düşünceleri Schopenhauer, Berkeley ve Hume'ün bir yansıması idi. Edebi stili ekzantrik ve düşünce tarzı karmaşıktı. Borges'e en büyük etkisi her şeye kuşkuculukla bakmasını sağlamasıdır. 1923'te ilk kitabı olan Buenos Aires Tutkusu (Ferver de Buenos Aires)'i çıkardı. 1924-1933 arası Borges için oldukça heyecan verici bir zamandı. Bu dönemde pek çok yazısı ve şiiri basıldı. Luna de Enfrente 1925'te, San Martin Defteri (Cuaderno San Martin) 1929'da basıldı. 1933-1934 yıllarında Critica'da Alçaklığın Evrensel Tarihi (Historia universal de la infamia) yayımlandı. Bu öykü dizisi, önceden basılmış bâzı hikâyelerden alınan karakterler ve fikirler üzerine yeniden hikâye yazmakla oluşmuştu. Gerçeği ve hikâyeyi harmanladığı bu hikâyeler gerçeküstü bir otantizm taşıyorlardı. Daha sonraları bu tarz "büyülü gerçekçilik"in ilk örneklerinden sayılacaktı. Ama onun asıl kariyeri 1935'te yazdığı "Borges stili"nin ilk örneği denilen, hayâli bir romanı eleştirdiği Al-Motasim'e Bir Bakış isimli öyküsüdür. 1936'da denemelerini topladığı "Sonsuzluğun Tarihi Historia de la Eternidad" basıldı. Bu sırada maddi sıkıntılar çekiyordu, bu nedenle 1937'de Belediye Kütüphânesi'nde çalışmaya başladı. Kütüphânedeki işi hafif olan yazar, iş günlerinin kalanını klâsikleri okuyarak ve modern edebiyatın uluslar arası örneklerini İspanyolca'ya çevirerek geçirmiştir. Virginia Woolf'un ve William Faulkner'ın kitapları İspanyolcaya ilk kez bu dönemde Borges tarafından kazandırılmıştır. Yaratıcılığını kaybetmekten korkan Borges, eşşiz bir eser yazmak istedi ve Pierre Menard, Don Quixote'un Yazarı'nı kaleme aldı. Ardından da Tlön, Uqbar, Orbis Tertius geldi. Her iki hikâye Victoria Ocampo'nun Sur edebiyat dergisinde yayınlandı. Bunların başarısının verdiği motivasyonla Babil Kütüphanesi'nin çalışmalarına başladı. 1941'de bu öykülerin toplandığı Yolları Çatallanan Bahçe basıldı. Aynı hikâyeler toparlanarak Artifices'e eklendi ve ve 1944'de Ficciones adıyla yeniden basıldı. 1942'de "Bustos Domecq" takma adı altında Adolfo Bioy Casares ile birlikte polisiye hikâyeler dizisi olan Don İsidro İçin Altı Problem'i yazdılar. Felsefe, gerçekler, fantazi ve gizemleri harmanladığı bu yeni öykülerin yanında, El Hogar'da anti-semitizmi, faşizmi ve nazizmi eşeltiren politik makaleler de yazıyordu. Bu makalelerle oldukça tanındı. 1946'da Juan Peron'un iktidara gelişiyle, kütüphânedeki işinden atıldı. Bu işten atılma onun için bir tür kurtuluş olmuştu, çünkü hem Arjantin'den Uruguay'a kadar pek çok yeri gezip, Budizm'den Blake'e kadar pek çok konuda seminerler veriyor, hem de iyi para kazanıyordu. Ama ailesi Peron'un baskıcı rejiminde zor günler geçirdi, annesi ve kız kardeşi hapse girdi. 1949'da ikinci önemli kısa hikâyeler kitabı Alef (El Alef)basıldı. 1955'de Peron devrilince Borges hayâlindeki meslek olan Arjantin Ulusal Kütüphânesi Müdürlüğü'ne getirildi. Ailesinden gelen hastalık nedeniyle görme bozukluğu çeken Borges bu dönemde görme yetisini tamamen kaybetti. "Bana aynı anda hem 800,000 kitabı hem de karanlığı veren Tanrı'nın muhteşem ironisi" diyerek bu gerçeği kabullenmiştir. (Umberto Eco unutulmaz romanı Gülün Adı'nda yer alan ana karakterlerden kör kütüphaneciyi Borges'ten esinlenerek oluşturmuştur.) 1956'da Buenos Aires Üniversitesi'nde İngiliz ve Amerikan edebiyatı profesörlüğüne atandı ve 12 yıl bu görevi yürüttü. 1961'de Samuel Beckett'le birlikte Uluslararası Yayımcılar Ödülü'nü (Formentor Ödülü) kazandı. Bu ödül ona gecikmiş bir uluslararası ün kazandırdı. Gözlerinin görmeyişini şiire yönelerek telâfi etmeye çalıştı. 1970'li yıllarda ABD'de çeşitli üniversitelerde dersler verdi. 1973'te Peron geri dönünce, görevinden istifa etti. Ders vererek ve yolculuk yaparak geçirdiği zamanın meyvesi 1975'te basılan toplama hikâyelerin olduğu Kum Kitabı (El libro de arena) oldu. Dünya gezilerinin sonucu ona eşlik eden Maria Kodama'nın resimlerini çektiği yazılarını ise kendi yazdığı Atlas(1984)'la sonuçlandı. Zannedilenin aksine, Nobel ödülünü alamadan 87 yaşında, 14 Haziran 1986'da Cenevre'de karaciğer kanserinden hayatını kaybetti.