Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·326 syf.··
2021 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2021 05:37
Bu kitabın bende bıraktığı en derin iz; Afife'nin bitmeyen hüznü oldu. Ayrıca erkek karakterimizin geçirdiği ömrün son derece boş ve tatsız olduğunu düşünmekle beraber, böyle bir yaşamı kendi isteğiyle sürdürdüğünü gördüm. Yazarin ustalığını konuşturduğu satırları okumak oldukça keyifliydi. Çalıkuşu ile kalbime taht kurmuş olan Reşat Nuri'nin bu eserini de tavsiye ediyor ve çıkarılacak dersler olduğuna inanıyorum. Ayrıca yansıttığı dönem açısından da büyük bir öneme sahip ve akıcı bir kitap.
Ateş GecesiReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 19881,243 okunma
8/10
·326 syf.··
Beğendi
·
2021 41. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2021 03:44
Zaman ve mevsimlerinde birçok şeyleri asıl zannettim. Fakat uzun bir koşuda birdenbire soluğu kesilenler gibi, daima yolumun yarısında dindim ve bütün öteki koşucuların hareketi bana "boş bir yorgunluk ve nafilelik gibi göründü".
1000Kitap
Ateş GecesiReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 19881,243 okunma
Kadınlara karşı acımasızca bir tutum hissettiriyor
9/10
·326 syf.··
Beğendi
·
2025 38. kitabı
Reşat Nuri Güntekin Ateş Gecesi Romantik-Dram 328 Sayfa Puanım 9 (ünkü Afife'nin mutlu bir sonu olmadığı için 10'luk değildi.) Milas'ta Kilise Mahallesi adında bir mahalleye sürgün edilen mühendislik öğrencisi Murat Kemal, Varvar Dudu denen bir kadının misafirhanesinde kalmaya başlıyor ve bu süreçte, yaklaşık 100 sayfa boyunca mahallede yaşayan genç kızları etkilemeye çalışmasını, onları parmağında oynatışını okuyor ve okudukça sinir oluyoruz. Zampara, Murat Kemal için cuk oturmuş bir tabir. Hovarda, aklı bir karış havada, sürgün içinde popülerliğini günden güne yükselten Murat Kemal'in esas hikayesi Ateş Gecesi diye tabir edilen bir kilise ayininde Afife'yi görmesiyle başlıyor. Afife, genç yaşında evlenmiş kocası ve çocuğundan ayrı abisi Selim ve ablasıyla Milas'taki köşlerinde yaşamakta olan 24 yaşında bir kadın. Başlarda merak olarak başlayan ilgi zamanla Murat Kemal'in kalbinde aşka dönüşüyor gibi görünse de bence ortada aşkın izi hiç olmadı. (Okuyucular olarak kandırıldık a doslar.) Kitap genel olarak yazarın anlatımı dolayısıyla mükemmel fakat kadınlara değer verilmediğini hissettiriyor. Tek beğenmediğim nokta buydu. Reşat Nuri Güntekin'in anlatımı ile hikaye tam anlamıyla geçmişe bir yolculuk gibiydi fakat Afife'nin dramatik yaşamı ve Murat Kemal'in ona son kısımda nahif davranışları olmasına rağmen kötü zihniyete sahip olması vs hiç hoşuma gitmedi. Arzu Ateş Gecesi Reşat Nuri Güntekin
1000Kitap
Ateş GecesiReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 19881,243 okunma
5/10
·326 syf.··
2024 60. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2024 01:06
Kitap iki bölümden oluşuyor. Kitabın çoğunluğunu oluşturan ilk bölümde Aydın Milas’a sürgüne giden Kemal Murat’ın orada yaşadıkları ve ateş gecesinde gördüğü Afife’ye olan aşkı, ikinci bölümde sürgünden on sene sonrası anlatılıyor. Aşkın ilk anı, gelişimi, acısı ve sonrası anlatılırken erkeğin kadından isteyecek bir şeyinin kalmaması boyutuna gelmesinin nedeni ibretlik ve düşündürücüydü.
Edebiyat
Ateş GecesiReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 19881,243 okunma
8/10
·256 syf.··
2025 25. kitabı
·
181 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 11:07
Bence roman boyunca hissedilen en güçlü duygu çaresizliktir. Aşk vardır ama kavuşma yoktur. İnanç vardır ama umut kırılgandır. İnsanlar birbirini sever ama dünya buna izin vermez. Ve bazı aşklar yaşanmak için değil, olgunlaşmak içindir.
Ateş GecesiReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20251,243 okunma
Bizim için artık yarın yok!
9/10
·325 syf.··
2023 101. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2023 00:00
Kitabın ismi başkarakterlerin tanıştığı ateş üzerinden atlamalı nevruz, hıdrellez benzeri bir akşamdan geliyor. Kavuştuklarını sandığımız gece de bombalarla ateşlenen bir başka gece... Başkarakterimiz 17 18 yaşında mühendislik öğrencisi, Milas'a sürgün edilen Murat Kemal. Kitabın büyük kısmında bu sürgünde yaşananlar, kaymakam, doktor Selim ve kardeşleri, pansiyon sahibi Varvar Dudu, kilise mahallesinin kızları Rina, Mariyanti, Stematula, Eleniça ve diğerlerinin Kemal'in hayatındaki etkileri anlatılıyor. Ikinci kahramanımız Afife, doktor Selim'in kardeşi evli ve çocuklu 24 yaşında Giritli bir kadın... Ikinci bölümü ilk kısmın beşte biri neredeyse, sürgünden 10 sene sonra, Afife ve Kemalin tekrar karşılaşmaları... Sürpriz bozan eklememek için daha fazlasını yazmamalıyım. Kitap üzerinde konuşulacak çok detay içeriyor. Edebî açıdan Reşat Nuri için ne söyleyebilirim ki zaten? Anlamadığım nedir bu kadın karakterlerle alıp veremediği?
Türk Edebiyatı
Ateş GecesiReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20211,243 okunma
Puan vermedi·326 syf.··
2021 2. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2021 20:05
Sürükleyici ve merak uyandıran bir kitap olmasının yanı sıra oldukça şaşırtıcı bir hikayeye sahipti. Kitaba başlarken saf duygular ile bezenmiş bir aşk hikayesi okuyacağımı sanıyordum. Kitap boyunca aşktan ziyade dürtülerin izinden giden ve hatta intikam ateşinin eline düşen bir saplantının varlığını hissettim. Kötü değildi, aksine pembe bulutlar ile bezenmiş peri masalı hikayelerine göre çok daha gerçekçi idi. Duyguların yıllar içinde nasıl evrilebileceğini ve bir kişinin kendi içinde kaç farklı kişiye bölünebileceğini oldukça güzel yansıtmış Reşat Nuri Güntekin. Vizyon katan ve bilhassa genç iken okunması gereken bir kitap.
Ateş GecesiReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20211,243 okunma
Afife hanım
Puan vermedi·325 syf.·
2025 11. kitabı
Ateş Gecesi açıkçası betimleme olarak çok iyi kabul edebileceğimiz bir roman.Kitabın çoğu Afifeyi betimleyerek yazılmış..Kendi döneminden birkaç olaylardan bahsedip dönemin az da olsa durumunu yansıtmış.Ama dediğim gibi çok az. Okunabilir bir kitap..ama beklentimin biraz altında oldu açıkçası..
1000Kitap
Ateş GecesiReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20211,243 okunma
Puan vermedi·325 syf.··
2025 32. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2025 17:39
Ateş Gecesi Ateş Gecesi; 2. Abdülhamit döneminde Milas’a sürgün gönderilen Kemal Murat’ın yaşadıklarını konu alır. Kemal, neden sürgün edildiğini bilmeden kendini Milas’da bulur. Kendisini karşılayan Milas Kaymakamı da bu genç yaşta sürgün edilen çocuğa çok şaşırtmıştır. Kemal’i Rumların olduğu mahallede yaşayan ihtiyar Matmazel Varvar'ın yanına kiracı verir. Zamanla mahalledeki herkesin sevgisini kazanan Murat, kızların da dikkatini çeker. Mahallenin kızları tarafından ufak çekişmeler başlar ve Murat’ın peşinden ayrılmazlar. Bu ilgiden oldukça memnun olan Murat, kızlardan bazılarına ilgi duymasına rağmen katıldığı Ateş Gecesi’nde Afife’yi görür. Sonradan Afife’nin, Doktor’un evli kardeşi olduğunu öğrense de ilgisiz kalamaz… Yine de bu hoşlanmaya karşı Murat, ailesinin varlıklı olması nedeniyle henüz kendi kişiliğini oturtamamış genç bir delikanlıdır. Afife ise mutsuz bir evliliği olmasına rağmen evli bir kadındır… Ateş Gecesi Romanı ikinci dünya savaşının devam ettiği yıllarda yazılmıştır. Buna rağmen toplumsal konulardan uzak, sosyal şartlar ele alınmadan tamamı ile aşk konuludur. Bu özellikleri ile dahi birçok okur tarafından fazlası ile sevilmiştir.
Ateş GecesiReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20211,243 okunma
Puan vermedi·326 syf.·
2019 121. kitabı
Kitap Milas'a sürgüne gönderilen Murat Kemal'in ağzından aktarılıyor. Spoi vermeyeceğim. Sadece bir de Afife'miz var ama yaklaşık yüz sayfa sonra dahil oluyor. Murat Kemal'in hayatı, düşünceleri ve kitabın sonunda da yaşamının son halini öğreniyoruz. Anlatım tarzı açısından güzel bir kitap. Ama diğer kitaplarından küçük bir farkı var, okuyunca anlaşılacaktır.
Ateş GecesiReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20211,243 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Reşat Nuri GüntekinYazar · 37 kitap
Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889;, İstanbul - 7 Aralık 1956; Londra), Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yeşil Geceve Anadolu Notları gibi önemli eserlere imza atmış romancı, öykücü ve oyun yazarıdır. Hayatı 1889'da İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası, askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dır. Reşide adlı kız kardeşi çok genç yaşta hayatını kaybetti, tek çocuk olarak büyüdü. Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilköğrenimine Çanakkale'de başladı. Çocukluk yıllarında dinlediği Fatma Aliye Hanım’ın Udi isimli romanı hayatına iz bırakıp,sanata heveslendiren eserleri arasına girdi. Babasının Çanakkale’deki evlerinde zengin bir kütüphanesinin olması onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç oldu. İzmir'deki Frerler okulunda bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gördü. Yükseköğrenimini Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 1912'de tamamladı. Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu. 1927'ye kadar Bursa ve İstanbul’da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. Görev aldığı okulların bazıları Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir. 1927’de Erenköy Lisesi’nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlendi. Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla hikâye yazma hevesi duymaktaydı . Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazarı olmak için uğraştı. Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı. Başlangıçta “Eski Ahbap” (1917) gibi uzun hikayeler, “Hançer”(1920) ve “Eski Rüya” (1922) gibi sahne eserleri, “Gizli El” (1924) gibi romanlar yazan, tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayınlayan sanatçı “Çalıkuşu” adlı romanının 1922’de Vakit Gazetesi’nde tefrika edilmesiyle şöhrete kavuştu. Güntekin, 1931'de maarif müfettişi oldu ve bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu’yu baştan başa dolaşmasına neden olan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. 1941’de tek çocuğu olan kızı Ela dünyaya geldi. 1947'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Güntekin daha sonra müfettişlik görevine geri döndü ve 1950'deBirleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı. Güntekin'e Akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavisi için Londra'ya gitti ve orada hastalığına yenik düşerek öldü. 13 Aralık 1956 günü, Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü. Levent’te oturduğu sokağa “Çalıkuşu” ismi, Kadıköy’de ve İzmir’de bir ilköğretim okuluna ve Fatih'te bir tiyatro sahnesine Reşat Nuri Güntekin ismi verilmiştir. Eserleri Hakkında Bilgiler Yazar, öykü, roman ve oyunlarıyla edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir. Kahramanları genelde tek yönlüdür. Olay kahramanlarını çevreyle birlikte verir. Anadolu insanını iyi tanıdığını eserlerinden anlaşılır. Bazı eserlerinde genç cumhuriyetin toplumsal ideallerini işlemiştir. Reşat Nuri Güntekin eserlerine konuşma dilinin zenginliğini zorlanmadan yansıtır. Çalışma Yöntemi Hakkında Bütün romanlarının tiyatro halinde senaryoları olduğunu söyleyen Reşat Nuri, Hikmet Feridun'la yaptığı bir konuşmada çalışma yöntemlerini şöyle açıklar: "Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu verir. Bu bazen bir vak'a olur, beni alâkadar eden bir vak'a.. Fakat çok kere pek alakadar olduğum insan tipi. (Şu vak'ayı veya şu insanı, şu tipi yazayım) derim. Bu suretle eserin iki adımı atılmış olur. Mevzuu pek iptidai bir şekilde fikrime gelir. Hiçbir zaman hemen derhal bu mevzunun planını yapıp da yazmağa başladığım vaki değildir. Bulduğum mevzuu zihnimde bir köşeye atarım. Onun francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senelerin geçtiği de vakidir. Bu müddet zarfında mevzua bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını tayyederim, atarım, çıkarırım. Vakaları retuş ederim. Tipleri develope ederim (geliştiririm).. Yazma işine başladığım zaman da çok muntazam çalışırım. Romanın sonunu nasıl bitireceğimi tayin etmeden yazıya başlamam. Evvela umumi bir şema yaparım. Fakat eser henüz definitif (kesin, belirli) olmamıştır. Ortada şahıslar vardır, vakalar vardır, eserin ana hatları vardır. Fakat yazmaya başladıktan sonra şahıslar ekseriyetle hüviyetlerini değiştirirler, evvelce hiç düşünmediğim vak'alar, yeni şahıslar gelir. (Muhit dergisi, 1933; anan: Muzaffer Uyguner, Reşat Nuri Güntekin, Ağustos 1967) Kişilerine sevgiyle sokulan bir romancıdır Reşat Nuri. Genellikle onların gerçek yaşamlarındaki en belirgin özelliklerini yitirmeden yansıtmaya çalışır. Gözlem yeteneği yaşama çok geniş bir perspektiften bakma imkânını sağladığı için romanları geçiş dönemi yaşayan ülkemizden "insan manzaraları" çizme başarısına ulaşmıştır."