Giriş Yap

Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk

8.110 üzerinden
3.223 Puan · 433 İnceleme
Roman, Kanuni Sultan Süleyman döneminden başlayıp Tanzimat dönemine kadar geçen dört yüz elli yıllık serüveni, romanda olan herhangi bir karakter değil de L&M kitabının kendi anlatması kitaba özgüllük katmıştır. Olumsuz düşündüğüm yanı ise romanın kurgusu çok zayıf ve çok fazla bilgi yoğunluğu var. Herhangi bir tarihi bilgi sayfalarca anlatılmış. Bu da kitabın okurken oldukça yavaş ilerlemesine neden oluyor. Ama bütünüyle bakıldığında, o döneme ait birçok şeyi ve divan edebiyatını yakından tanıyabiliyorsunuz
Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk
8.1/10 · 17,2bin okunma
·
Reklam
·
Reklamlar hakkında
416 syf.
·
Puan vermedi
Kadim, Babil medeniyetinin uzay araştırmalarının şifresini saklayan rahibin tesadüfen fuzuli ye rastlaması ve fuzuli nin bu şifreleri Leyla ile Mecnun eserine saklaması şeklinde başlayan eser daha sonra allegorik bir yapıya bürünüyor. Leyla ile Mecnun kitabı, anlatmaya başlıyor bütün hikayeyi, kronolojik olarak Kanuni döneminden başlayan yolculuk Tanzimat dönemine kadar uzanıyor, Osmanlı edebiyatının önemli şairlerinin eline geçen kitap ve kitabın içindeki şifrenin peşinde olan BC üyelerinin maceraları güzel bir dille anlatılıyor. Nabi, Nefi, Nedim, Baki, Atai, Namık Kemal ve daha bir çok yazarı bu serüvenin içinde görünce çok mutlu oldum. Bir zamanlar dünya medeniyeti olan Osmanlı'nın nasıl zaman içinde kendi değerlerini Avrupa karşında yok ettiğini, insanlarımızın kendi değerlerimizi geleneğimizi hiçe sayarak yoğun bir kültürel dezenformasyona girdiğini, Leyla ile Mecnun kitabından öğreniyoruz. Divan edebiyatına özel bir ilginiz varsa heyecanla okuyacağınız bir kitap.
416 syf.
·
13 günde okudu
·
Puan vermedi
Okuduğum en enteresan ve aynı zamanda da en akıcı kitaplardan biri. İçeriğinde yok yok... Fuzuli'den Nabi'ye, Sultan Süleyman'dan ll. Selim'e ve daha nice üsdad ve hükümdardan kesitler barındıran Leyla ile Mecnun'un aşk hikayesi. Ama düşündüğünüzden çok farkı. Bence ben size ipucu vermeyim. Siz okuyun.
456 syf.
·
3 günde okudu
·
8/10 puan
Yıllar önce bir alimden ders almaya gelen kardeşe, alim sormuş; "sen hiç aşık oldun mu?" hayır deyince vermemiş. Ne için? Çünkü ilim aşkta başlar, gerisi ilim değil, sadece kuru bilgi. Aşk olmadan hiçbir şey olmaz. Olsa ya zehir olur, ya eksik olur. Ama insanlar bu kavramı karıştırır oldu, böylesine güzel bir kelimeyi, her türlü arzuların önüne koydular. Oysa ne kıymetliydi, söylemesi bile bir vakar ileydi.. Herkesin dilinde dolanır oldu. Unutulur oldu aşklar. İnsanların gönlünde oyuncak oldu. Kendileri de bilmezler ki, hergün başka birinde bulduklarını sanarlar aşkın. Böyle bir yaram mı var? Hayır. Lakin çağımın insanları çok yaralı, kendilerini yaralıyorlar. Bu yaraları sarmak için, tekrar tekrar inciniyorlar. Edebiyata girmek istemeden devam etmek geçiyor içimden, ama biliyorum ki ne kadar uzun olursa, okunması bir o kadar az olacak. Bu yüzden burada bitiriyorum sözlerimi.. Bu satırlardan sonra incelemeyi siz yapın, kendi yüreğinize sorun, "kitabı kendime öneriyor muyum, yoksa sıkılır mıyım bu mevzulardan? " buraya kadar okuduğun için teşekkür ederim:)umarım kitabı okumana vesile olmuşumdur.
Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk
8.1/10 · 17,2bin okunma
·
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
44
437 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.17