Benim Delilerim

·
Okunma
·
Beğeni
·
811
Gösterim
Adı:
Benim Delilerim
Baskı tarihi:
Nisan 1999
Sayfa sayısı:
324
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754180077
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Adam Yayınları
Baskılar:
Benim Delilerim
Benim Delilerim
Aziz Nesin'in, yaşadıklarından ve tanıdıklarından yola çıkarak kaleme aldığı Benim Delilerim, "deliler" üstüne bilgilendirmeyle başlıyor:
Eskiden tımarhane denilen yerlere şimdi 'Ruh ve Akıl Hastalıkları Hastanesi' deniliyor. 'Tımar' Farsça bir sözcüktür. Anlamı, bakım demektir. Hasta insana bakım, hayvana bakım, bahçeye ve toprağa bakım, tımardır. Son yüzyılda 'tımar' insanlardan çok hayvanlar için kullanılıyor. Örneğin binek ve yük hayvanlarıyla sağmal hayvanları kaşağılama, gübreleme, yıkayıp arıtma anlamına tımar etmek kullanılır. Ara sıra bahçenin, toprağın tımarı da sözkonusu olur. Yarayı tımar etmek sözü de geçerlidir. Öyleyse 'tımarhane', hastane, sayrılarevi demekse de dilimizde salt delilerevi, deli bakımevi olarak kullanılmıştır. Tımarhanelere daha önceleri 'şifahane' ya da 'dar-ı şifa' denilirmiş. O da iyileştirmeevi anlamına geliyor.
374 syf.
·15 günde·Beğendi·7/10
Öyle büyük bir zevkle okudum ki kitabı anlatamam. Zaman zaman güldüm, zaman zaman buruldum, kimi zaman kızdım... Ama en çok meraklandım. İsmini gizlediği, koruduğu ifşa etmediği nice deliyi merak ettim. O ünlü şairleri, ressamları bilmek istedim. Dönemle ilgili bilgi sahibi olsam rahatça tanıyabileceğim kanısındayım.
#kitabın sonunda 2.ciltten bahsediyor. Basılmış bir devamı var mı?
374 syf.
·33 günde·10/10
Aziz Nesin’in okuduğum “Benim Delilerim” adlı kitabında Aziz Nesin kendisine gelen mektupları ve hayatındaki delilerin hikayelerini yazmış. Deliliğin çeşitleri ve insanın nasıl delirdiğini güzel bir şekilde anlatmış bize. Kitabı okuduktan sonra belki sizde bir tür deli olabilirsiniz. Bunu anlamanız için kitabı okumanız lazım.
374 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Aziz Nesin hayatının çeşitli evrelerinde tanıştığı, ilişki kurduğu kişilerde gözlemlediği delilikleri son derece akıcı ve etkileyici bir üslupla yazmış. Kendisini de bu delilerden ayırmamış tabii ki. Kitabı okurken ülkemizin 1940 lı yıllarından bu yana yaşadığı çalkantılı dönemlere ve olaylara da şahitlik ediyorsunuz. Otobiyografik bir kitap gibi görünse de bu yönüyle meraklılarına hitap edecek çok güzel bir eser olduğunu düşünüyorum.
"Dün gece saat 9 suları, uykuya dalmadan düşümde ne gördüm biliyor musun ? hani 1959 sonlarında ben sana ilk defa Akşam gazetesine gelmiştim.gelmeden de sana telefon edip geleyim mi diye sormuştumda , sen niçin geleceksin demiştin, yani isteksizdin, ben de seni çok görmek istiyordum.senin yanına geldiğimde ,sen küçük siyah bir masada oturuyordun da , bana Gelincik sigarası vermiştin, sigaradan bir tane de sen almıştın, ben de kibrit çıkarırken , sen, bende de var falan demiştin...fakat ben sana karşı utangaç olduğumdan - yani öyle olduğumdan - konuşamamıştım da , bilmediğim bir nedenle gözlerim sulanmıştı. sen gidip içerden şapirografla yazılı, daha basılmamış bir yazını getirdindi de , ben okumak istediğimde okutmamıştın...yanından ayrılırken de bana darılmamamı söylemiştin.İŞTE O GÜN ÜZERİNDE ÜTÜSÜZ KAHVERENGİ BİR GİYSİ VARDI.AYAKKABILARIN DA KAHVERENGİYDİ.AYRICA ÜSTÜNDE CEKET YOKTU DA , BEBE YAKALI KALIN KIŞLIK KAZAĞIN VARDI.İŞTE DÜN GECE YATARKEN O PANTOLONUNU GÖRDÜM.BİR DİZİ ESKİYİP ERİMİŞ...HAYROLSUN DİYE İÇ GEÇİRDİM.."

(Mektubun yazım tarihi 1980 )
Aziz Nesin
Sayfa 32 - Nesin Yayınevi - 12. baskı
Bir gece uygulamasından sonra, sabahleyin subayları toplamış, o geceki askeri uygulamanın eleştirisini yapıyordu.
Gece yürüyüşleri üzerinde tartışılırken bir subaya birden,
- Niçin insanlar geceleyin korkar? diye sordu. Yanıt yok.
Sorusunu şu biçimde yineledi: İnsan niçin gündüz korkmadığı biyerde geceleyin korkar? Verilen yanıtı beğenmemiş olacak ki başkalarına da sordu. Sonunda sorusunu kendisi yanıtladı: Çünkü, geceleri karanlıktır. Karanlıkta insanlar görmez. Görmeyince çevresinde neler olduğunu bilmez.
Korkunun nedeni bilgisizliktir. İnsan bilmediği şeyden korkar; bilirse korkmaz. Bilgisizlik korkmak demektir.
Aziz Nesin
Sayfa 161 - Nesin Yayınevi
"Çığlık içimde düğüm
Çığlık gözümde yaş
Bekle çocuğum
Yeni bir dünya için
Verdiğim bu savaş"
YOLCULAR BİR BİR

Kıyıda köpük
kumsalda güneş sarı
güzel yüzlü çocuk
gökte göçen gün
sabah yıldızında bir göz
ufuktan geçen gemi
söğüt dalında deniz
dümende çıplak başlı biri
yolcular bir bir
yürüyen sabah yıldızı
denizde söğüt dalı
uykuda yolcular bir
dümende çıplak başlı denizci
günde kaybolan sarı
yolcular bir denizci bir
bütün gece yürümüş gemi
uçsuz bucaksız
şimdi gün
gök sarı
deniz mavi
yolcular bir bir
göçüyor gönülde sonsuz
kumsalda güzel çocuk
gölge yatsı
gece serin
kumsalda çocuk uyumakta
denizde söğüt dalı
dümende şimdi
rüyada
yolcular bir bir

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Benim Delilerim
Baskı tarihi:
Nisan 1999
Sayfa sayısı:
324
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754180077
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Adam Yayınları
Baskılar:
Benim Delilerim
Benim Delilerim
Aziz Nesin'in, yaşadıklarından ve tanıdıklarından yola çıkarak kaleme aldığı Benim Delilerim, "deliler" üstüne bilgilendirmeyle başlıyor:
Eskiden tımarhane denilen yerlere şimdi 'Ruh ve Akıl Hastalıkları Hastanesi' deniliyor. 'Tımar' Farsça bir sözcüktür. Anlamı, bakım demektir. Hasta insana bakım, hayvana bakım, bahçeye ve toprağa bakım, tımardır. Son yüzyılda 'tımar' insanlardan çok hayvanlar için kullanılıyor. Örneğin binek ve yük hayvanlarıyla sağmal hayvanları kaşağılama, gübreleme, yıkayıp arıtma anlamına tımar etmek kullanılır. Ara sıra bahçenin, toprağın tımarı da sözkonusu olur. Yarayı tımar etmek sözü de geçerlidir. Öyleyse 'tımarhane', hastane, sayrılarevi demekse de dilimizde salt delilerevi, deli bakımevi olarak kullanılmıştır. Tımarhanelere daha önceleri 'şifahane' ya da 'dar-ı şifa' denilirmiş. O da iyileştirmeevi anlamına geliyor.

Kitabı okuyanlar 51 okur

  • Yavuz Öz
  • Devran

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0