Mahmut Yesari eserlerinde toplumsal sorunları ve bireyin sorunlarını işler. Bunların dışında güçlü,usta bir mizahçıdır.Mizah hakkında çok güzel bir tanımı bulunur : “Yazıda tuhaflık yapmak ,ukalalıktan çok zor.Çeşit çeşit mizah var ve hepsi de tehlikeli.Yerinde kullanılmamış bir kelime,yanlış bir tabir bayağılaştırıyor.”Bu tanım çok güçlü bir tanımdır.Resmen Aziz Nesin’in kaleminin ayrıntılarını anlatır.Aziz Nesin,iç içe insan davranışlarını,aksayan sistemin doğurduklarını,toplumsal sorunları, politik sebeplerle insanın geri bırakılışını , eğitimsizliği, insanın hor görülmesini eleştirel bir dille anlatırken,saçma gibi yansıyan her şey,birbiriyle çelişik olan olaylar üzerine kuruludur.
Sabahattin Ali,Rıfat Ilgaz ve Aziz Nesin. Üç yazardan birinin adı geçince aklıma gelen ilk şey Marko Paşa ve bu dergide yazdıklarından dolayı başlarına gelenler olur.
Aziz Nesin,gülen bir düşüncedir. Güldürürken nedenlerini düşündürür.
Aziz Nesin “halk için mizah yazıyorum “ der.Yazar trajikomik durumları ele alır.Bu trajikomik durumlarsa çelişkilerle, sorunlarla ortaya çıkan durumlardır.Durum yahut karakter komedisi değildir.Karakterinde,durumunda bir tersinleme yaratır.Nesin ‘in mizahının imzası budur.Yani güçlü olan birinin güçsüz yanlarını yazar.Gerçekçi biçimde değindiği sorunlar bulunur;bu sorunların çatışmışları onun kendine has mizahını doğuran ayrıntılardandır.Masal ve halk hikayesinden yararlanarak atmosferi ve anlatım biçiminin özünü kurar.Yazarın mizahı kusura güldürmek değildir,bu kusurun neden ve nasılına güldürmektir. Yazdıklarıyla baskının,susmanın toplumu nereye götüreceğinin de altını çizer.
Yazımın başında Yesari’nin bir tanısını paylaştım.İşte.Nesin ‘in kaleminin tüm ayrıntıları bu tahlili,içerir hatta fazlasını.
Her insanın içinde az da olsa bir delilik