Bozkırda Bir Kral Lear

Ivan Turgenyev
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı:
112
Basım Tarihi:
1 Şubat 2000
Yayınevi:
Cumhuriyet Yayınları
Orijinal Adı:
Степной Король Лир
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·112 syf.··
2020 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2020 16:39
Turgenyev... Bende yeri öyle ayrı ki bugün daha anlamlı kitapları okumaya yöneldiysem Turgenyev'in "Babalar ve Oğullar" isimli kitabına borçlu olabilirim. Ortaokuldayken tanışmıştım ve Bazarov karakteri asla unutamadıklarımdan. Bazı kitaplar hayatlarımızın mihenk taşı olur ya benim içinde Turgenyev ve Tolstoy'un kalemleri bu anlamı taşıyor. Kitaba gelecek olursak Türkiye de çok rastladığımız miras konusu ele alınmış. Ama hikaye içerisinde hikaye olarak yer alıyor. Bir arkadaş grubunun William Shakespeare eserlerinde yer alan karakterleri tartışırken içlerinden biri ben Kral Lear adında birini tanıdım diyerek bahsetmeye başlar ve uzun bir öykü yolculuğuna çıkarız."İnsan kendi dirseğini ısıramaz." diye bir cümle geçiyor üzerine oldukça düşündüğüm bir cümle oldu. Ya ısırırsa? O zaman ne olur peki? İnsanın kendi zehri mi akar vücuduna? Turgenyev ne yazsa okurum siz henüz tanışmadıysanız öne çekmenizi tavsiye ederim. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Bozkırda Bir Kral LearIvan Turgenyev · Cumhuriyet Yayınları · 2000305 okunma
7/10
·112 syf.··
2026 2. kitabı
Okurken ve bitirdiğimde hissettiğim şeylerden en önemlileri; yapılan haksızlık, ani kararların verdiği pişmanlıklar, çıkarcılık ve belki bilinçli seçilen yalnızlık oldu. Çok kısa bir kitap olduğu için karakterler özelinde detaylı betimlemelere iç görüye sahip olamayacağınızı düşünebilirsiniz ama kitabın ilerleyen kısımlarında, aniden kendinizi olayın merkezinde bulabiliyorsunuz. Tavsiye ederim.
Bozkırda Bir Kral LearIvan Turgenyev · Cumhuriyet Yayınları · 2000305 okunma
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Martin Petroviç Harlov, Rusya kırsalında yaşayan bir çiftlik sahibidir. Bir gün, ölümünün yaklaştığı kuruntusuna kapılır. Bunun üzerine mal varlığını henüz hayatttayken iki kızı arasında pay edip onlara devretmeye karar verir. Karşılığında ise kızlarının kendisine minnet duymasını bekler. Ancak işler umduğu gibi gitmez. Harlov'u, Shakespeare'in Kral Lear'ını andıran trajik bir son beklemektedir.
Bozkırda Bir Kral LearIvan Turgenyev · Cumhuriyet Yayınları · 2000305 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2021 35. kitabı
Ivan Turgenyev'in "Bozkırda Bir Kral Lear" adlı öyküsü, Shakespeare'in aynı adlı tragedyasının Rus steplerine uyarlanmış bir versiyonudur. Öykü, ölmekte olan bir toprak ağasının, malvarlığını kızları arasında bölüştürmesiyle başlayan trajik olayları anlatıyor. Turgenyev, öyküsünde aile ilişkilerini, insan hırsını ve ihaneti güçlü bir şekilde ele alıyor. Öyküdeki karakterler, insan psikolojisinin derinliklerine inen, gerçekçi ve etkileyici portreler çiziyor. Pavel Petroviç, öykünün ana karakteridir. Ölmekte olan bir toprak ağası olan Pavel Petroviç, malvarlığını kızları arasında bölüştürmeye karar verir. Ancak bu karar, kızları arasındaki kıskançlığı ve rekabeti körükler. Arina Petrovna, Pavel Petroviç'in ilk karısı ve büyük kızıdır. Arina Petrovna, hırslı ve açgözlü bir kadındır. Babasının malvarlığını almak için kız kardeşini kıskançlığa sürükler. Barbara Petrovna, Pavel Petroviç'in ikinci karısı ve küçük kızıdır. Barbara Petrovna, dürüst ve iyi kalpli bir kadındır. Babasının malvarlığını almak için çaba göstermez. Vasily Borisoviç, Arina Petrovna'nın kocası ve Pavel Petroviç'in damadıdır. Vasily Borisoviç, hırslı ve fırsatçı bir adamdır. Babasının malvarlığını ele geçirmek için Arina Petrovna ile işbirliği yapar. "Bozkırda Bir Kral Lear", dünya edebiyatının en önemli klasiklerinden biridir. Turgenyev, öyküsünde insan psikolojisini derinlemesine inceleyerek, evrensel bir trajedi yaratıyor. Öykü, güçlü karakterleri, çarpıcı olay örgüsü ve etkileyici anlatımı ile okuyucuyu etkisi altına alıyor.
Bozkırda Bir Kral LearIvan Turgenyev · Cumhuriyet Yayınları · 2000305 okunma
9/10
·112 syf.··
2020 269. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2020 15:05
Kitap, Suvenir Biçkov'un Martin Petroviç HARLOV'a hitaben " seni çırılçıplak kara atacaklar" sözüyle kıvılcımlanan Süreçteki serencamının oldukça başarılı ama bizde hak ettiği değeri bulamamış etrafımızda görebileceğiniz bir Turgenyev hikayesi. "Bir köpeğin koklayıp bir yanda bıraktığı kuru ekmek kabuğunu alıp hadi ye bakalım diyerek önüne atılmasına" GURURU neden olan HARLOV'un büsbütün çıldırmasının, yapılan iyiliğe karşılık kıymetbilir Ana Natalya Nikolayevna İvanovna'nın , yılan tiynetli çıfıt damat Viladimir Vasilyeviç Slötkin'in, vefasız, budala kızlar Ana ve Evlampiya'nın babalarına yaptığı haksızlığın 15'indeki bir delikanlı Dimitri Simeonoviç ağzından anlatılan GURUR'un serüveni Sonunu siz okuyun. Son bir soru; mutluluğu ya da mutsuzluğun ne kadarını hakettik ?
Bozkırda Bir Kral LearIvan Turgenyev · Cumhuriyet Yayınları · 2000305 okunma
8/10
·112 syf.·
Beğendi
·
2019 2. kitabı
Bir arkadaşımın Turgenyev ne yazsa okurum önerisi üzerine elime aldığım bozkırda bir kral lear hikayesi başlarda pek sürükleyici değilse de hikaye oturdukça soluksuz ve büyük bir merakla ilerledi.
Bozkırda Bir Kral LearIvan Turgenyev · Cumhuriyet Yayınları · 2000305 okunma
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
Turgenyev'in güzel bir öyküsü ölüm korkusu ile malını mülkünü kızlarına bırakan Harlov'un evlatları tarafından yüz üstü bırakılmasını konu alıyor kitap. Kısa ve akıcı bir üslupla yazılmış bir çırpıda bitti kitapla kalalım...
Bozkırda Bir Kral LearIvan Turgenyev · Cumhuriyet Yayınları · 2000305 okunma
#1001kitap~~~
10/10
·196 syf.··
2020 335. kitabı
"Bozkırda Bir Kral Lear" 1gun dost meclisinde Shakespeare'e onun tiplerine, ne kadar derinlikli ve inandırıcı 1 biçimde insani "Özün" derinliklerinden çıkardıklarına, özellikle onların yaşamsal gerçeklikleri, siradanlikları karşısında herkesin karşılaştığı Shakespeare oyunlarından bahsederken anlatıcılardan 1i ben "Kral Lear" tanıdım der ve anlatmaya başlar... Tüm malını mülkü kızlarına paylaştıran Martin Petroviç Harlov' un adım adım tüm servetiyle imtihaninin anlatildigi kısa ama derinliği büyük güzel 1 hikayeydi. Kitabın en etkileyici bölümü adamın "in-cin-dim" sözüydü benim için. Malının mülkünün değerinin olmadığının ama yaptığın 1 iyiliğin hiç unutulmadığının en güzel örneği bu hikaye olsa gerek çok etkileyiciydi kesinlikle tavsiyemdir. Ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasındadır... Kitaptaki diğer uzun öykü Asya, Almanya'da yaşayan Rus 2 kardeş ve anlatıcının olduğu unutulmayan 1aşk hikayesiydi bu uzun öyküyü de çok severek okudum... "...Ama mutluluk, doyup bikincaya kadar mutluluk... işte istediğim, bana eziyet eden şey buydu... ....) bazen belanın geldiğini görür insan - ama kaçamaz; ve neden kimse bütün doğruları söylemez?... Mutluluğun yarini yoktur; dünü de yoktur; o geçmişi hatırlamaz, geleceği de düşünmez; onun şimdisi vardır - 1gun de değil 1anı... Turgenyev'in yazdığı bu 2 uzun öykü yazarın hayatından izler taşımaktadır, kesinlikle tavsiyemdir...
Bozkırda Bir Kral LearIvan Turgenyev · Kırmızı Kedi Yayınları · 2018305 okunma
Puan vermedi·196 syf.··
2021 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 20:07
Kitap, Turgenyev ‘in 2 adet öyküsünden oluşuyor. İlki, kitaba adını veren “Bozırda Bir Kral Lear”. İlk 121 sayfasını bu öykü oluşturuyor. Konusu; daha hayattayken mal varlığını kızları arasında bölüştüren Martin Petroviç Harlov’un sonrasında başına gelenler. Shakespeare’in ‘Kral Lear’ eserindekine benzer hadiseler vuku buluyor kısaca. İngiltere, Rusya ya da Türkiye aslında insan davranışları, beklentileri, korkuları benzer. Yozgatlı yaşlı bir adamı yoldan çevirip konunun başını söyleyin o size sonunu söylesin Shakespeare okumadan. İkinci öykü “Asya” 71 sayfa. Kahramanımız N. Almanya’da yurttaşı Gagin ve kardeşi Asya ile tanışması ve sonrasındaki bir aşk öyküsünü konu ediniyor. Şahsen ikinci öyküyü daha çok sevdim.
Bozkırda Bir Kral LearIvan Turgenyev · Kırmızı Kedi Yayınları · 2018305 okunma
9/10
·513 syf.··
2024 223. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2024 04:21
Turgenyev’in Bozkırda Bir Kral Lear adlı uzun hikayesi, hem bir aile dramı hem de toplumsal eleştiri niteliği taşıyan önemli bir eserdir. Eser, Shakespeare’in ünlü tragedyası Kral Lear ile tematik bir paralellik kurar; ancak Turgenyev, kendi dönemine özgü sorunları ve Rus taşrasındaki yaşamı merkeze alarak farklı bir bakış açısı sunar. Turgenyev, Hem bu öykü hem de diğer öyküleri çok etkileyiciydi. Rus toplumunun ve köylü insanların hayatını çok iyi anlatıyor, uzun hikayeler olması da okurken ayrı bir keyif veriyor. Her öyküde farklı hayatlar, acılar, hüzünler ve mutluluklar okuyoruz, çoğunlukla köyde yaşayan insanların hayatları ve yaşamları etrafında şekilleniyor. Turgenyev’in bu kitabı öykülerden oluşan üçüncü kitabı. Birinci cildi, ikinci cildi ve bu kitabı okudum. İletişim Yayınları’nın bu toplu öyküleri gerçekten çok iyi derlemişler, tüm öyküleri bir araya getirmişler ve üç cilt halinde yayınlamışlar. #turgenyev #iletişimyayınları
2024 Okuma Raporları
Bozkırda Bir Kral Lear (Öyküler Cilt 3)Ivan Turgenyev · İletişim Yayınevi · 2020305 okunma

Yazar Hakkında

Ivan TurgenyevYazar · 57 kitap
Ivan Sergeyeviç Turgenyev, 9 Kasım 1818 tarihinde Orel şehrinde varlıklı bir ailede doğmuştur. Annesi Varvara Petrovna Lutovina, babası Süvari albayı Sergei Nikoleviç Turgenyev’dir. Aile 1827'de Moskova'ya taşınır. Babası 1836 yılında vefat eder. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, özel okullarda eğitim görüp, özel öğretmenlerden dersler alır. Henüz bir çocukken; Almanca, İngilizce ve Fransızca'yı anadili gibi konuşmaya başlar. Yüksek öğrenimi için önce Moskova’ya oradan da St. Petersburg’a geçen İvan, Rus dili ve edebiyatı eğitimini kendi ülkesinde tamamladıktan sonra Almanya’ya gider ve 1838-1841 yılları arasında Berlin Üniversitesi’nde felsefe okur. Daha sonra St. Petersburg’a geri dönüp iki yıl kadar bir devlet kurumunda çalışır. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, Fransa’da tanıştığı “Gustave Flaubert” ile sıkı bir dostluk kurarak, daha sonraki yıllarda gerçekçilik akımının öncülerinden biri olmuştur. Ivan, ilk olarak 1850 yılında “Lüzumsuz bir Adamın Günlüğü” adını verdiği novellasıyla, ölümünden birkaç gün önce zihninden geçenleri not defterine aktaran bir yazarın hikâyesini anlatarak, yakın çevresine adını duyurur. Şöhretini ise 1852 yılında “Bir Avcının Notları” ile pekiştirir. İvan gençlik yıllarında özel eğitiminden geri kalan zamanları avcılıkla geçirmiştir. Yapıtlarındaki ince duygulu karakter çizimleri, lirik-müziksel dil onu Rus gerçekçiliğinin temsilcisi yapmakla kalmaz, dünya edebiyatının büyükleri arasına da sokar. Turgenyev, eserlerinde serflik ilişkilerinin insana aykırılığını, feodal-aristokrat Rusya'nın yıkılışını, yeni burjuva-demokratik güçlerin yükselişini gerçekçi biçimde yansıtmıştır. Batıyla Doğu arasında kendini sıkışmış hisseden yazarın Çarlık Dönemi’nin Rus entelektüellerini irdelediği “Asilzade Yuvası" adlı romanı 1859 yılında yayınlanır. 1859 yılında annesi de ölünce, geriye kalan topraklar serfler ( toprak ağası adına çalışan köylü) arasında dağıtılırken Turgenyev’e de tüm hayatını rahatça idame ettirebileceği yüklü bir miras kalmıştır. Böylece dünyevi sorunlardan kurtulan yazar başyapıtı, “Babalar ve Oğullar” üzerinde çalışmaya başlar. Gençliğinde köylü kızlara duyduğu ilgiyi ve bu ilişkilerden doğan bir gayrı meşru kızını saymazsak Turgenyev hiç evlenmemiş, babalığını üstlendiği bir çocuk sahibi olmamıştır. Özel hayatı, gönül maceraları pek bilinmeyen Turgenyev’in otuzlu yaşlarda tanıştığı Pauline Viardot ise umutsuz bir aşk macerası olarak yaşamına damga vurmuştur. Altı farklı dili konuşabilen, iyi bir piyanist ve şarkıcı olan sevgilisi evli olduğu için bu çiftin yarı fiziksel, yarı duygusal beraberliği kısa süreli ilişkiler şeklinde uzun yıllar devam eder. Bozkırda Bir Kral Lear (1870), Ham Toprak (1877) gibi eserleri eleştirmenlerden beklediği tepkiyi alamadı ve kendini mutsuz hisseden Turgenyev, son kez ülkesini terk edip hayatının son dönemini bir türlü vazgeçemediği kadının, Pauline Viardot’nun yakınlarında, Paris’te geçirdi. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, 3 Eylül 1883 tarihinde Fransa'da Paris yakınlarındaki Bougival kasabasında öldü. Ölmeden önceki arzusu uyarınca naaşı Rusya'ya getirildi ve Belinski'nin mezarının yanına gömüldü.