Can Pazarı

Curzio Malaparte
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 29 dk.
Sayfa Sayısı:
158
Basım Tarihi:
1971
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Orijinal Adı:
La pelle
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Napoli
Puan vermedi
Yıl 1987 aylardan Mayıs... Napoli caddeleri ıssız,hayat belirtisi yok bir yer dışında,tüm şehir orada çünkü. Yer San Paolo stadyumu. Napoli, tarihinin ilk şampiyonluğu için sahada, stat tıklım tıklım insanlar üst üste, giremeyenler stadın çevresinde ve yine üst üste. Maç biter ve tabii Maradonanın takımı şampiyon olur,muhteşem bücür tüm İtalyaya kafa tutuyor. Yoksul bir o kadar da çılgın şehre kim daha çok yakışabilirdi ki... Ülkenin dışlanmış güneyinden şımarık,zengin kuzeyine karşı tarihte az rastlanır bir zafer. Maradona olmadan tabi ki düşünülemeyecek bir başkaldırı. Şehir zaten çılgındır ama bu zaferle daha da çıldırır,kutlamalar haftalarca devam eder,öyle ki mezarlarında yatan ölülerin bile sevince katıldığı rivayet edilir. Mezar taşları maviye boyanır. 3 yıl sonra Dünya Kupası yarı final maçı İtalya-Arjantin arasında yer yine San Paolo Stadı. Napoliler stattalar ve kendi milli takımlarını değil Arjantini destekliyorlar,daha doğrusu Maradonayı...Arjantin galip gelir,yine tabiki Maradonanın sayesinde. İtalyanlar yıllarca pişmanlık duyarlar bu maçı bu statta oynadıkları için. Napoli böyle bir kent işte,sevgisinin bir sınırı yok. Arjantinli 2020 de ölür,Napoli kulübünün açıklaması şöyle "söylecek söz bulamadık" üzüntüsünün de bir sınırı yok bu kentin. Stadın ismi artık Diego Armando Maradona'dır. Napoli merakım bu bücür sayesindedir ve Malaparte'ın bu kitabında Napoli ile ilgili yazdığı satırlar ilgimi ilanı aşk seviyesine kadar yükseltmiştir. Ölmemek için yapılan mücadele onurlu bir mücadeleydi,yaşamak için olansa insana her türlü onursuzluğu yaptırabilirdi diyor Malaparte. Savaşırken onurunu kaybetmemiştir Napoli ama savaş bittikten sonra bir dilim ekmek için her şeyi yapabilirdi. Açlık yüzünden. Kadınlar hatta çocuklar satıldı bu can pazarında. Napolinin savaş
Can PazarıCurzio Malaparte · Varlık Yayınları · 197160 okunma
7/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2017 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2017 10:21
#spoiler# Nedir "can pazarı" Can "ettir" diyor Malaparte..deneyin kolunuza bir cimcik atın hemen ,şu an ..deneyin deneyin ..çekinmeyin...ışte acınızın olduğu yerdir canınız ...can pazarı "et pazarı "dır diyor Malaparte..etinizi satılığa çıkarttığınız pazar... Çok acı bir kitap tutuyorsunuz elinizde ..ikinci dünya savaşının son dönemlerinde almanları püskürten ıtalyanlar ,amerikalı müttefiklerinin eline geçiyor ..malaparte sık sık yenilmiş halk -kazanalar denklemini kurmaya çalışıyor ..başka bir ulusun cesetlerinden alınmış üniformasını sırtına geçirmesiyle başlıyor roman .. Çok farklı bir yazımı var ..çok farklı bir dünya bakışına sahip Malaparte ..bazı sayfalarda şiir gibi anlatıyor doğayı, ıtalya sokaklarını ,tarihini ,vezuvü ,pompei yi .. Çok donanımlı bir yazar olduğu net...ama o da savaşta aklını koruyamayanlardan ..öyle bir hikaye anlatıyor ki size .. Nerde gerçek ,nerede hayal karistiriyorsunuz..daha doğrusu o gerçekleri kendi merceginden o kadar farklı sunuyorki. .bu kadar da değildir demekten kendinizi alamıyorsunuz .. Birkaç yıl sonra dönüp tekrar okuyacağım dediğim kitaplar arasına.kaldırıyorum "can pazarını " altını çizdiğim satırlar su an bile gözümün önünden geçiyor . "Bu gün kahramanlık taslayarak "yaşasın amerika ,yaşasın rusya diye bağıranlar dün "yaşasın almanya diye bağırarak kahramanlık taslayanlardır." "Gerçek kahramanlar ölürler gerçek kahramanlar çoktan ölüp gittiler..." Nokta. ..
Can PazarıCurzio Malaparte · Can Yayınları · 201660 okunma
Can Pazarı
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2019 39. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2019 13:54
Kitap bana göre iyiydi. Her kitabın insana birşeyler kattığına inanırım bazen bazı kitaplar kimi insanlar tarafından beğenilmiyor yada çok beğeniliyor olabiliyor. Bendeki durum ortalamanın üstü olsada bazı bölümlerinde Italya'nın kurtarıcısı olarak gösterilen Amerika'nın kitabın başından sonuna kadar yazarın yere göğe sığdıramaması beni biraz kötü anlamda etkiledi. Ve köpeğinin kayıp olup bulma çabaları sırasında yaşadığı dehşet beni çok etkiledi. Kitabın devam niteliği taşıdığını da söylemeliyim zaman zaman ilk kitap olan kaput'a göndermeler yapıyor yazar ama ben okurken eksikliğini hissetmedim. Okuduğum kitabı oğlum tarafından hediye olarak aldığım için ilk kitabı alma ihtiyacıda hissetmedim kendimde. Kitap okunmaya değer ama tabiki bu kitap size ne kadar hitap eder bilemiyorum. Eğer benim gibi düşünüyorsanız yani her kitabı okuyabilirim ben kitap ayırt etmem kimini severim kimini çok severim sevmediğim kitap nadir olur derseniz okuyun bence size de çok şeyler katabilir.
Tarih
Can PazarıCurzio Malaparte · Can Yayınları · 201660 okunma
Savaş kötü şey
7/10
·420 syf.··
2019 49. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2019 00:33
2. Dünya Savaşı'nın,1943 Eylül'ünden, 1944 Mayıs'ina kadar olan sürecinin İtalya'nın gözünden anlatıldığı bir kitap Can Pazarı . Savaşa Almanya ile girdikten sonra nazilerden ayrılan İtalya bir yandan iç savaş ile mücadele ederken, diğer yandan da sözde kurtarıcı müttefiklerle mücadele ediyor. Müttefiklerin kente girmesi ile birlikte bir veba salgını başlıyor kentte. Tabii ki salgını başlatan Amerikan-ingiliz askerleri. O güne kadar savaştıkları, birbirlerini öldürdükleri İtalyanlara karşı, belli ki onlar kendilerini kurtarıcı olarak görmemişler. Yetmemiş fosfor bombası atarak kenti dümdüz etmişler. Bu arada roman İtalya'nın güney kenti Napoli 'de geçiyor. Kentte yiyecek sıkıntısı başgösterince, bir lokma ekmek için babalar kızlarını satmışlar müttefik askerlerine. Çocuklar sokak ortasında öldürülmüş, ve daha nice igrenclikler, pespayelikler. İtalyanlar şunu soruyorlar kendilerine. Biz bu savaşı kaç kere kaybettik? Evet, Almanlarla birlikte savaşıp kaybettiler. Bir de üstüne ikinci kez müttefikler ülkelerine özgürlük için geldiklerinde kaybettiler. İkinci kaybediste, öyle bir kıyım var ki ortada, hem ahlaki hem insan bedeni olarak. Zaten romanın adının da ten pazarı olarak adlandirilmasinin daha doğru olduğunu belirtiyor çevirmen. Buna rağmen yazarın anlatımında öyle bir Amerikan seviciligi var ki, şaştım kaldım açıkçası. Sanki müttefiklerin açtığı tahribatı unutur gibi zaman zaman. Son olarak, yani başlarında uyuyan dev Vezuv'un laneti tuz biber oluyor napoli'lere. 1944 martında tarihte son kez çıldırmış Vezüv. Can ve mal kayıpları bir kez daha vurmuş İtalyan'lari. Vezuv'le ilgili güzel bir belgesel izlemek isteyen şu linke bir göz atabilir. youtu.be/8N91B55hqhE Savaş kötü bir şey, hem de çok kötü bir şey arkadaşlar. Sonuçları ortada. Buna rağmen savaş
Edebiyat
Can PazarıCurzio Malaparte · Can Yayınları · 201660 okunma
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2018 134. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2018 21:39
Kitabı çok sevdim. Bay Malaparte oldukça ilginç bir insanmış; önce Fransız sonra İtalyan ordusunda o cephe senin bu cephe benim savaşmış durmuş. Gazi ünvanını alarak fiziksel direnişi bıraktıktan sonra da yazmaya başlamış. Savaşın acımasızlığını anlattığı "Kaputt" ile sesini büyük kitlelere duyurmuş, "Can Pazarı"ndaki anlatılarıyla da edebiyat dünyasındaki yerini sağlamlaştırmış. Öykü gibi düzenlenmiş anlatılardan oluşan bu kitabın orijinali 500 sayfa civarındaymış ancak çevirmen Yaşar Nabi, en canlı olanları derlediklerini belirtmiş önsözde. Napoli'yi, savaşın ardından yaşananları, Amerikan askerlerinin İtalya'da nasıl kabul gördüklerini en gerçekçi anılarla birinci ağızdan dinlemek isteyenler için bulunmaz nimet. Yıldızlı tavsiyemdir. =)
Can PazarıCurzio Malaparte · Can Yayınları · 201660 okunma
Bu kitaba çok merak ederek başlamıştım. Ama 20-30 sayfa okuduktan sonra kitaptan zevk alamamaya başladım. Yabancı kelimeler ve alttaki açıklamaların fazlalığı hem kitaptan soğumama neden oldu hem de bence akıcılığı büyük oranda zedelemiş. Belki tekrar bir şans verilmesi gereken bir kitaptır ama araya uzunca bir süre girecekmiş gibi duruyor.
Can PazarıCurzio Malaparte · Can Yayınları · 201660 okunma
8/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2020 720. kitabı
* İkinci Dünya Savaşı yıllarının çetin yaşamı arasında odakta İtalya, Napoli vardır. ** Faşist lider Mussolini yönetimin düşmesinin ardından ittifak güçleri Napoli kentine gelişi ile beraber akıl almaz ahlaksızlıklar baş gösterir. *** Kitap İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru sefaletin, acımasızlığın, dehşetin, toplumsal yaşamın panaromasını çiziyor. **** Napoli'nin savaşla birlikte toplumsal yozlaşmaya ve etik değerlerin yıkılmasına tanıklık ederiz. ***** Çocuk fuhuşu, iç savaş , açlık, bir savaşın getirdiği bütün toplumsal düşüşler en ince ve yalın haliyle yer alır. ****** Sağlam bir mide ve Psikolojiyle okunmasını tavsiye ederim. Savaşın karanlık ve galip-mağlup yüzü...
Can PazarıCurzio Malaparte · Can Yayınları · 201660 okunma
7/10
·424 syf.··
2020 233. kitabı
İşgalci Almanya ile kurtarıcı A.B.D. ve İngiltere arasinda kalmış zavallı bir halk, Napoli halkı. Açlık, sefalet, veba, bit tifüsü, üç kuruşa kendini satan insanlar.Gömmeye yetiştirilemeyen ölüler.Bir savaşı kazananla kaybeden arasındaki kaygan sınır.
Can PazarıCurzio Malaparte · Can Yayınları · 201660 okunma

Yazar Hakkında

Curzio MalaparteYazar · 5 kitap
Faşizm döneminin ve II. Dünya Savaşı sonrasının en güçlü ve en çok tartışılmış İtalyan yazarlarındandır. Toskana bölgesinde Alman bir baba ile İtalyan bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. I. Dünya Savaşı'na gönüllü olarak orduya katılıdı; Fransa Cephesi'nde Garibaldi'nin Birlikleri'nde yer aldı. Savaştan sonra gazeteciliğe başladı. 1924'te Roma'da La Conquista dello Stato adlı dergiyi kurdu. 1926'da Massimo Bontempelli ile birlikte 900 dergisini çıkarmaya başladı. Üç ayda bir yayımlanan ve dönemin önde gelen kozmopolit edebiyat dergilerinden olan 900'ün yayın kurulunda James Joyce ve İlya Ehrenburg gibi yabancı yazarlar da yer alıyordu. Malaparte daha sonra La fiera letteraria dergisinin yayın yönetmeninden biri ve Torino'da yayımlanan La Stampa dergisinin yayın yönetmeni oldu. Faşist görüşleri benimseyen Malaparte, Gabriele D'Annunzio'dan sonra partinin en güçlü yazarı oldu. Siyasal görüşlerini 1937'de yayımlamaya başladığı edebiyat dergisi Prospettive'de ve faşistlerin çıkardığı dergiler için yazdığı makalelerde dile getirdi. Avventure di un capitano di Sventura (1927; Talihsiz Yüzbaşının Serüvenleri), Sodoma e Gomorra (1931; Sodom ve Gomorra) veSangue (1937; Kan, 1955) adlı ilk edebiyat yapıtları da faşist eğilimler taşıyordu. Faşist Parti'ye üye olup ünlü Roma Yürüyüşü'ne katılmış olmasına rağmen, yazılarının çoğu içerdiği eleştirel ton nedeniyle Mussolini tarafından sansür edildi. 1931'de Fransızca yayımlanan, iktidarı ele geçirme yöntemlerini ve şiddeti tartıştığı Technique du coup d'état (İtalyanca bas. Tecnica del colpo di stato, 1948; Darbe-i Hükümet Sanatı, 1963/Hükümet Darbesi Tekniği, 1969) adlı kitabı geniş yankılar uyandırdı. Hitler ve Mussolini'yi eleştirdiği bu kitap nedeniyle Lipari adasına sürgüne gönderdi. Malaparte 1940'larda faşizmi reddetti ve partiden atıldı. II. Dünya Savaşı sırasında Alman ordusuyla beraber hem Yugoslavya hem de Rusya cephelerini gazeteci kimliğiyle izledi. Eleştirel dili nedeniyle cephenin ön safhalarından uzak tutulan yazar, Napoli'nin müttefik ordular tarafından işgali sırasında ise Mussolini'nin faşist birliklerine karşı kurulan İtalyan Kurtuluş Ordusu'nda irtibat subayı olarak çalıştı. Malaparte'nin Rusya Cephesi'nden yolladığı yazılar Il Volga nasce in Europa (1943; Volga Avrupa'dan Doğar, 1967, 1990) adıyla yayımlandı. Malaparte sonraki yıllarda tutkulu ve parlak üsluplarıyla dikkat çeken gerçekçi savaş romanları Kaputt (1944; Kaputt, 1969, 1990) ve La pelle (1949; Can Pazarı, 1950, 1971) ile uluslararası ün kazandı. Bu romanlarda, savaşın Napoli halkına getirdiği acı ve sefaleti dehşet verici ve gerçeküstücü bir anlatımla dile getirdi. Malaparte bir yandan makale, roman ve öykü türlerinden yazmayı sürdürürken, bir yandan da üç gerçekçi oyun kaleme aldı; Marcel Proust'un yaşamını konu alan ve 1948'de sahnelenen Du Côté de chez Proust (1951; Proust'un Semtinden), Karl Marx'ın yaşamını konu alan ve 1949'da sahnelenen Das Kapital (Kapital), Rus işgali altında Viyana'daki yaşamı anlatan ve 1954'te sahneye konan Anche le donne hanno perso la guerra (Kadınlar da Savaşı Yitirdi, 1965). Ayrıca Il Cristo proibito (1951; Yasak İsa) adlı filmin senaryosunu yazdı ve Racconti italiani (1957; İtalyan Öyküleri) adlı bir öykü kitabı yayımladı. Le Bonhomme Lénine (1932) siyasi bir denemedir. Bütün yapıtları 1957-71 arasında basıldı.