Bir Hatırat

Çapulcular

William Faulkner
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 15 dk.
Sayfa Sayısı:
256
Basım Tarihi:
12 Temmuz 2024
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
The Reivers - A Reminiscence
ISBN:
9789750863509
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·256 syf.··
2024 123. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2024 15:42
“Good Godalmighty” “Kadiri mutlak güzel tanrım” Kitap ağır ağır “yol” alıp sonuna doğru her şey yoğun, yokuş aşağı “hızlıca” bitti. Çalınan (ödünç alınan) bir araba , onunla takas edilen bir at , bir genelev , bir kodes, bir yarış , planlar planlar işte hepsi bu kitapta Şaşırtıcı akıcı, Faulkner işi ama kolay okunan bir kitap
ÇapulcularWilliam Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 202429 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2024 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2024 15:02
Çapulcular ~ William Faulkner Çünkü bazı şeyler, hayatın bazı katı gerçekleri kaç yaşına gelirsen gel unutulmaz. Merhaba sevgili kitap severler sizlere Faulkner’dan mizahi bir dille kaleme alınmış bir büyüme hikayesinin anlatıldığı romanı #çapulcular ‘ı tanıtmak istiyorum. Yazardan şu zamana kadar dört tane kitap okudum ve bu romanı daha önceki romanlarına hiç benzemiyor. Çok daha kolay ve akıcı olduğunun garantisini verebilirim. Ama Faulkner’ın değişmeyen bir gerçeği yine bir yol hikayesi olması Yazara 1962 Pulitzer ödülü kazandıran roman1905 yılında Mississippi’nin Jefferson kasabasında yaşayan 11 yaşındaki Lucius Priest’in gözünden anlatıyor. Roman, Lucius, aile arabalarının bekçisi Boon ve siyahi hizmetkar Ned’in , bir araba çalma macerası ile başlayor ve bu üçlünün Memphis’e doğru yolculukları sırasında birçok eğlenceli ve düşündürücü olayla karşılaşmasıyla devam ediyor. Bu yolculukta karşılaştıkları zorluklar ve tuhaf karakterler, hikayeye mizahi bir boyut katmış. Boon bir genelevde aşkı ararken, Ned arabayı bir atla takas eder. Peki eve nasıl geri dönecekler ? Bu üç çapulcunun kaderlerini etkileyecek bir de at yarışı var ki bu yarış hikayeyi dolu dizgin sürükler hale getiriyor. Olaylar Lucius’un masumiyetini kaybetmesiyle ve hayata dair önemli dersler öğrenmesiyle son buluyor. Faulkner’ın karmaşık anlatım tarzının aksine bu kitabı daha sade ve akıcıydı ancak yazarın edebi becerilerini derinlemesine yansıttığı sürükleyici bir kitaptı. Yine Faulkner ve ben yine çok beğendim Herkese keyifli okumalar dilerim, sevgiyle
Roman-Edebiyat
ÇapulcularWilliam Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 202429 okunma
Çapulcular
Puan vermedi·256 syf.··
2025 34. kitabı
Faulkner bu romanda dilini şaşırtıcı derecede yumuşak ve mizahi kullanmış. Okurken bazen gerçekten kahkaha attım, bazen de Lucius’un saf sorularına içim burkuldu. Yine de hikâyenin altında Faulkner’ın Güney’e, geleneklere ve değişen zamana dair ince gözlemleri hep hissediliyor. Özellikle otomobilin romanda bir sembol gibi öne çıkması hoşuma gitti; eski ile yeni arasındaki geçişi çok şık bir şekilde temsil ediyor. 10/10
ÇapulcularWilliam Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 202429 okunma

Yazar Hakkında

William FaulknerYazar · 31 kitap
Amerikan Modernist yazarların babası sayılan Faulkner, rakip gördüğü Ernest Hemingway'den farklı olarak, uzun ve karmaşık anlatımları benimsemiştir. Uyguladığı teknikler arasında bilinç akışı tekniği ve çoğul anlatı (multiple narration) teknikleri bulunur. 1930'larda Avrupa'daki deneysel geleneği izleyen ilk Amerikan yazarıdır. 25 Eylül 1897'de Mississippi'de doğan Faulkner, buradaki Güney geleneğinden oldukça etkilendiği bir çocukluk geçirdi. Daha sonra hayatının büyük bir bölümünü geçirdiği Oxford'daki Lafayette kasabasına taşındılar. Eserlerinde bahsettiği "Jefferson" Oxford'u, "Yoknapatawpha kasabası" ise Lafayette'i temsil eder. Büyük-büyük babası William Clark Falkner Konfederasyon ordusunda görev yapmış, tren yolu yaptırmış ve adını Tippah kasabası yakınındaki Falkner şehrine verdirmiş Mississippi'nin önemli karakterlerinden biridir. Aile soyadları Falkner olmasına rağmen, büyük ihtimalle görevli memurun hatası sonucu Faulkner olmuştur. Liseyi terkettikten sonra bir işte tutunamayıp "wastrel" (defolu mal) olarak anılmaya başlanmıştır. 1918'de, iki ailenin Faulkner'ın ev geçindiremeyeceğine karar verip ayırdıkları nişanlısı Estella Oldham'ın zengin ve yaşlıca olan Cornell Franklin'le evlenip Çin'e yerleşmesiyle büyük bir üzüntü yaşamış ve Yale öğrencisi olan Oxford'dan arkadaşı Phil Stone'un yanına, New Haven'a gitmiştir. Burada katiplik yapmış, Phil Stone'un onun için hazırladığı okuma programıyla klasikleri ve çağdaş yazarları okumuş, bu sayede Melville, Cervantes, Dostoyevski ve Conrad'ın eserlerine büyük hayranlığı oluşmuştur. Daha sonra Toronto'da yardımcı pilotluk yapıp Oxford'a geri dönen yazar bu sefer Mississippi Üniversitesi'ne girmiş, burada "Marionettes" adlı bir grup kurup aynı adı taşıyan bir oyun yazmaya çalışmış fakat başaramamış ve 1921'de okulu bırakıp New York'a gitmiştir. Burada bir kitapçıda çalışmış ve Sheerwood Anderson'ın ileride eşi olacak olan Elizabeth Prall'la tanışıp arkadaşlık kurmuştur. Aynı yılın Aralık ayında Oxford'a geri dönmüş ve bu sefer de üniversitede postane müdürü olarak çalışmaya başlamıştır. 1924'de The Marble Faun(Mermer Tanrıça) adlı şiir kitabını basmıştır. 1925'de New Orleans'a gidip arkadaşı olan Elizabeth Prall sayesinde Sherwood Anderson'ın "çırağı" olmuş ve onun yönlendirmeleriyle Birinci Dünya Savaşı sonunda entellektüellerde ve toplumda görülen sıkıntı ve büyük üzüntüyü benimseyip, yine Anderson'ın yönlendirmesiyle 1926'da Soldier's Pay'i yazmıştır. 1929'a dek olan yazılarında şeytani özellikler taşıyan karanlık kötü kadın karakterler görülürken, 1928'de Estella'nın boşanıp dönmesi ve William Faulkner'ın onunla evlenmesiyle bu kadın modeli değişmiştir. 1929'da Sartoris'i yazmıştır. Bu eserinin önemli özelliği, Faulkner'ın ünlü Yoknapatawpha kasabası sembolünü ilk kullandığı kitabı olmasıdır. Aynı yıl ünlü eseri The Sound and the Fury'yi (Ses ve Öfke) yazmış ve büyük bir başarı kazanmıştır. 1930'da ise As I Lay Dying'de (Döşeğimde Ölürken) 40 mil ötedeki Jefferson'a gömülmek istediğini söyleyen Addie Bundren'in cenazesinin ailesi tarafında buraya götürülmesi anlatılır. Paraya sıkıştığı bir dönemde, sırf satış yapması için 1931'de yayımlanan Sanctuary'yi (Kutsal Sığınak) yazar fakat beklediği kadar büyük satışı sağlayamaz. Daha sonra devam eden maddi sıkıntıları yüzünden ara ara Hollywood'da senaryo yazarlığı yapar. 1932'de ise Light in August'u (Ağustos Işığı) yazar. Bu eserde, Lena Grave, Joe Christmas ve Peder Hightower'ın geçmişe saptantılı hikayeleri birçok anlatıcı kullanılarak anlatılır. 1936'da Absalom! Absalom!'u yazar. Faulkner eserlerinde genel olarak Güney kültürünün çöküşü ve bozuluşunu, ve aile sevgisi ve gururunun yok oluşunu ele alır. 1949 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandıktan sonra, 1955'de Pulitzer Ödülü'nü alan Faulkner, 1962'de bir kalp krizi sonucu ölmüştür.