Adı:
Çarpışma
Baskı tarihi:
1 Ocak 2016
Sayfa sayısı:
211
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755708072
Orijinal adı:
Crash
Çeviri:
Nurgül Demirdöven
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Çarpışma
Çarpışma
J.G. Ballard bu dev eserinde teknolojiyle ilişkimizi tahrip ve tahrik ederek bizi bir “araba sevdası” distopyasına taşıyor. Kimi eleştirmenlerin türünün tek örneği olarak gösterdiği, kimilerinin ise mide bulandırıcı bulduğu bu makine-erotizm hezeyanının kahramanları gündelik hayatımızın ürkütücü derecede içinde, haz ve saplantılarının çarpık bağlantıları ise hep kıyısında durduğumuz bir uçurumun altında. İktidar, statü ve cinsellik sembolü olarak otomobilin fetiş nesnesinin ta kendisi haline geldiği satırlarda Ballard, bilimkurgunun yabancılaştırıcılığının karşısına, “Asıl yabancı gezegen dünyamızdır” görüşüne uygun olarak gerçeğin ve mümkün olanın dehşetini koyuyor.

David Cronenberg tarafından filme uyarlandığında büyük yankı uyandıran ve Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü aldığında büyük tartışmalar yaratan Çarpışma distopik edebiyatın en önemli örneklerinden biri.
208 syf.
·Beğendi·8/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye ettiğim YouTube kanalımda Çarpışma kitabını önerip yeraltı edebiyatını anlattım: https://youtu.be/IvPO-pKvUPw

Yapı ve kurgu itibariyle "Trainspotting"e epey benziyor. Fakat araba sevdası distopyası olarak türünün tek örneği diyebilirim.

Ben böyle rahatsız edici böyle betimlemelerin kullanıldığı bir kitap okumamıştım bugüne kadar. Bu rahatsız edicilik bu kitabı hem hiç tavsiye etmememi hem de şiddetle tavsiye etmemi getiriyor. Kitabın neredeyse her sayfasında cinsellik var. Fakat bu konu çağdaş teknoloji ve insanların araba kullanma sapkınlığıyla beraber yoğrulmuş. Ayrıca üstüne bir de "Crash" adlı film çekilmiş.

Kitabı hem hiç beğenmedim, hem de çok beğendim. Dediğim gibi neredeyse her sayfasında cinsel ve "gore" diye nitelendirebileceğimiz iğrenç ögeler var fakat bu konular sosyolojik bir açıdan değerlendirildiğinde toplumu eleştiren bir yapıya da bürünüyor ve distopya dünyasına bir ışık tutuyor diye düşünüyorum.
208 syf.
·2 günde·4/10
Alışık olmadığım bir tür olduğundan olsa gerek okurken fazlasıyla yadırgadım.Kitapta karanlık, rahatsız edici bir atmosfer hakimdi.İçerik bakımından biraz sert, cinsel çağrışımı bol ve karakterlerin takıntılı bir istem duygusu vardı.
Zaman zaman ben nerdeyim ne okuyorum diye düşünmedim değil..Sanırım türe yanlış bir kitapla giriş yaptım.Yada tamamen bana uzak bir kulvar yeraltı edebiyatı.
Tavsiye eder miyim? Türe aşinaysanız ve bu konuda bilgi sahibiyseniz elbette.
Ama ilk defa deniyorsanız benim gibi bu kitapla başlamayın.
208 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Yazardan aşırı derecede rahatsız edici ancak orijinal bir fikre sahip bir roman. Bay Ballard, Catherine adında bir eşi olan bir film yapımcısıdır. Bir gün araba ile bir kaza yapar ve birini öldürür. Ancak bu durumdan rahatsız olacağı yerde aşırı derecede bir cinsel doyuma ulaşır ve artık hep arabaları ve kazaları düşünmektedir. Hastanede Robert Vaughan adında bir adam ile karşılaşır ve sonra tekrar yolları kesişir. Hastane sonrası öldürdüğü adamın eşi olan Helen Remington ile bir ilişkiye girer. Arabalar ve kazalar adamın içindeki cinsel arzuları tetiklemektedir ve Vaughan da buna tüy diker. O da geçmişinde bir kaza yapmıştır ve en büyük hayali Elizabeth Taylor ile beraber bir kaza yapmaktır. Bunun için de Ballard ile tanışır. Aralarında garip bir ilişki oluşur ve buna Catherine, dublör Seagrave, eşi Vera, bayan Renate ve pek çok isim daha katılır. Vaughan ölecektir ama acaba hayalini gerçekleştirebilecek midir? Ballard, Catherine ve diğer insanların akıbeti nasıl olacaktır? Bir solukta okunan biraz rahatsız edici bir roman.
211 syf.
·2 günde·6/10
Kitabı bitirdiğimde ne düşüneceğimi bilemedim. Düşüncelerimin netleşmesi için biraz bekledim. Okuduğum ilk yeraltı edebiyatı örneğiydi. Tuhaf bir evreni vardı. Yaralara ve araba kazalarına dayanan cinsellik benim için rahatsız ediciydi biraz. Yaralara bile bakamayan biri olarak betimlenen yaranlamaları okurken zorlandım bazen. Ne sevdim ne de sevmedim diyemem.
211 syf.
·1 günde·7/10
Önce uyarı: Kitap bir miktar pornografik. Kitabın içeriği için erotik diyemeyiz ancak yazar "çeşitlilik" arz eden erotik sahneleri doğallıkla ve başarıyla betimlemiş. Bu da nahif ruhlar için rahatsız edici oluyor. Belki bir Fransız için yazması-okuması sıradan olan o satırlar, benim gibi bir Orta Doğu mensubu dinozor için birkaç sıklet ağır geldi. Kapalı, ortalama bir ahlak (ahlak elbette çok derin bir kavram, burada "cinsel anlamda toplumumuz genelinde ayıplanan şeyler" anlamında maddeci bir ahlakı kastediyorum) seviyesindeki okurları zorlayacak seviyede bir anlatım yakalanmış. Bu tarz cinsel yoğunluktaki anlatımı en son Pascal Bruckner'in "Hınç Ayları"nda okumuştum sanırım.

Kitabın "Giriş" bölümünde yazarın, romanına dair üç sayfalık arzı mühim. Genellikle kitaptaki asıl metne dair ön metinleri sıpoylır yeme korkusuyla okumam ancak bu kitabın giriş bölümünde yazar kitapta ne yapmaya çalıştığını iyi anlatmış. Hatta üç sayfalık "giriş" başlıklı yazı romanın bütününden daha çok hoşuma gitti diyebilirim.

İkinci uyarı da kitabın genel olarak bilim-kurgu türüne ait oluşu söylentisine dair. Kitaba bilim-kurgu demek, hem bilime hem kurguya hem gerçeğe aykırı. Kitap çılgın bir adamın fantazyalarından başka bir şey değil ve hem yazıldığı dönem hem günümüz koşullarına bakılırsa gerçekdışı/bilim-kurguiçi hiçbir şey göremedim. Kitap bilim-kurgu değil ama yeraltı türüne dahil edilebilir.

Bu iki uyarı dikkate alınıp da okunduğu zaman kurgu ve alt metin anlamında başarılı bir roman okunmuş olabilir. Benim gibi Ballard'ı merak edenler için de iyi bir başlangıç kitabı olabilir. Peki ne anlatılıyor kitapta. Yüzeysel olarak düşünülünce kitaba şöyle bir alternatif isim koysak kitabı özetlemiş kadar oluruz: "Arabada Sevişenler". Kitap büyük oranda otomobilin cinsel bir objeye hatta biraz daha ileriye gidersek süjeye dönüştürülmesi üzerine. Böyle söylendiğinde elbette ucuz bir pornografi düşünülüyor ancak yazar "giriş" başlıklı yazısında meramını ve amacını layıkıyla okuruna anlatabiliyor.

Unutulmaz bir kitap olmayacak ancak okunabilir.
208 syf.
·Beğendi·8/10
Birçok otoriteye göre yeraltı edebiyatının efsanesidir yazarımız. Bence de Bukowski ya da Palahniuk ayarını sayılabilir. Yeraltı edebiyat seviyorsanız kesinlikle kaçırmayın derim.
208 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Korkunun butun sesleri kitabindaki öyküsünü cok begenmistim o yuzden aldim okudum sabredip,ama bana cok sapkinca geldi,bu kitabin bir mrsaj verme olasiligi oldugunu dusunemiyorum neden okiyup bitirdim onu da bilmiyorum...Kitap aklima gelince iyyy diyesim geliyor tavsiye etmem
Geçmiş, bugün ve gelecekle ilgili kavramlarımız gün geçtikçe kendini yenilemeye zorlanıyor. Tıpkı geçmişin, toplumsal ve ruhsal anlamda, Hiroşima’ya ve nükleer çağa yenik düştüğü gibi, gelecek de doymak bilmeyen bugün tarafından yutularak yok oluyor. Geleceği, sanki yalnızca önümüze sunulan çok çeşitli seçeneklerden biriymiş gibi bugüne ekledik. Seçme şansımız artıyor; yaşam biçimleri, geziler, cinsel roller ve kimliklerle ilgili her türlü isteğin, her türlü olabilirliğin anında doyurulduğu,bebeksi bir dünyada yaşıyoruz.
J. G. Ballard
Sayfa 8 - Ayrıntı
Asilerin,
Kaybedenlerin,
Hayalperestlerin,
Küfürbazların,
Günahkârların,
Beyaz zencilerin,
Aşağı tırmananların,
Yola çıkmaktan çekinmeyenlerin,
Uçurumdan atlayanların dili,
Sesi...
"Bizler kocaman bir romanın içinde yaşıyoruz. Özellikle yazar, romanına kurgusal bir içerik bulmaya gitgide daha az gereksinim duyuyor. Kurgu zaten önünde. Yazarın görevi gerçeği icat etmek."
J. G. Ballard
Sayfa 6 - Sel yayıncılık
Hastanede kaldığım kısa süre içinde, tıp mesleğinin insanlardan hıncınızı almak için en iyi yol olduğuna iyiden iyiye inanmıştım.
J. G. Ballard
Sayfa 44 - Sel
Ben, yazarın rolünün, yetkesinin ve dilediğince davranma özgürlüğünün kökten değiştiğine
inanıyorum. Bence artık yazar, bir anlamda hiçbir şey bilmiyor. Ahlâksal bir bakış açısı yok. Okura kendi kafasının içindeki seçenekleri ve imgesel alternatifleri sunuyor. Yazarın rolü, safariye çıkmış ya da laboratuvarda çalışan, bilinmeyen bir yerle ya da denekle karşı karşıya olan bir bilim adamının üstlendiği rolden farklı değil. Bütün yapabileceği, çeşitli varsayımlarda bulunup bunları gerçekler karşısında sınamaktır.
J. G. Ballard
Sayfa 9 - Ayrıntı
20. yüzyılı egemenliği altına alan kâbusun akılla evliliğinden her zamankinden daha belirsiz bir dünya doğdu. İletişim dünyası içinde teknolojinin kötü ruhları ve paranın satın alabileceği düşler kol geziyor. Termonükleer silah sistemleri ve alkolsüz içecek ticareti, reklamcılığın ve uydurma olayların, bilimin ve pornografinin yönettiği ışıltılı bir dünyada varlığını aynı anda sürdürüyor.
Yaşamımız 20. yüzyılın o büyük, ikiz ana temasının egemenliği altında: seks ve paranoya.Geçmiş, bugün ve gelecekle ilgili kavramlarımız gün geçtikçe kendini yenilemeye zorlanıyo

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çarpışma
Baskı tarihi:
1 Ocak 2016
Sayfa sayısı:
211
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755708072
Orijinal adı:
Crash
Çeviri:
Nurgül Demirdöven
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Çarpışma
Çarpışma
J.G. Ballard bu dev eserinde teknolojiyle ilişkimizi tahrip ve tahrik ederek bizi bir “araba sevdası” distopyasına taşıyor. Kimi eleştirmenlerin türünün tek örneği olarak gösterdiği, kimilerinin ise mide bulandırıcı bulduğu bu makine-erotizm hezeyanının kahramanları gündelik hayatımızın ürkütücü derecede içinde, haz ve saplantılarının çarpık bağlantıları ise hep kıyısında durduğumuz bir uçurumun altında. İktidar, statü ve cinsellik sembolü olarak otomobilin fetiş nesnesinin ta kendisi haline geldiği satırlarda Ballard, bilimkurgunun yabancılaştırıcılığının karşısına, “Asıl yabancı gezegen dünyamızdır” görüşüne uygun olarak gerçeğin ve mümkün olanın dehşetini koyuyor.

David Cronenberg tarafından filme uyarlandığında büyük yankı uyandıran ve Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü aldığında büyük tartışmalar yaratan Çarpışma distopik edebiyatın en önemli örneklerinden biri.

Kitabı okuyanlar 61 okur

  • İrem M
  • Mehmet Fırat
  • Merve Susamcı
  • Alişah Er
  • Filiz Kurt
  • İ L K E R
  • Volkan Yalçın
  • Alper Kanık
  • Marina H.
  • Mert Şenbaş

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%4.8 (1)
7
%14.3 (3)
6
%14.3 (3)
5
%0
4
%0
3
%4.8 (1)
2
%0
1
%0