Fransız istihbarat örgütünden General Bourgeaud, Kuzey Kore ile ilgili bir takım menfaatleri için, üst düzey bir Kuzey Kore devlet görevlisini kendi safına çekmek istemektedir. Bu doğrultuda da bir bayan istihbarat çalışanını görevlendirmek ister. Bu noktada Constance adlı bir bayan casus olarak seçilerek, evli, sıradan bir hayat süren bir kadın olarak göreve başlar. Sonrası Paris’ten Pyongyang’a kadar sürecek olan süreç ise, tam bir muammadır.
Fransız Edebiyatı’ndan Echenoz’un bu eserinde, okumaya başladığınız gibi, hikayeye orta yerinden dalıveriyorsunuz. O kadar seri ilerleyen olaylarda, adından da anlaşıldığı üzere, casusluk yaparken buluyorsunuz kendinizi. Yalnız; göze fazla gelen, okuyucuyu yoran betimlemeleri de çok fazlaydı. Şahane kurgusunda o kadar ayrıntıya girmişti ki yazar; casusun ruj, oje marka ve numarasından, metrodaki reklam panosuna kadar, çok fazla ve gereksiz detay vardı. Üstelik mekan ve karakter bolluğuyla da, kesinlikle rahat bir dönemde not alınarak okunacak kitaplardan. Bunun yanında, kimi zaman insanlara, yönetime, sisteme karşı mizahla karışık, kurgu içinde keskin eleştiriler yapıyor yazar. Sadece sistemi değil, insanları da haklı olarak eleştiriyor. Elinin değdiği yeri kurutan insanın eleştirisine sonuna kadar hak veriyorsunuz okurken. Tekrar tekrar okunacak, düşündüren, edebi bir eser. Şiddetle tavsiyemdir.
#Casus
^
^
#alıntı
İnsanlar ömür boyu sık sık kafamızı bozarlar, oysa öldüklerinde yerlerinin dolduramayacağı ortaya çıkar.
^
Biraz uzakta dönüp duran tedirgin edici büyük sazan iktidarı sıkı sıkı elinde tutuyormuş gibi: çevresindeki küçükler camlara yakın duruyor.
^
^
@helikopter_yayinevi #jeanechenoz #fransızedebiyatı #bloghemsire #bookstagram #edebiyat