Öncelikle belirtmek gerekir ki, kitap Darwin’in “Evrim Teorisi"nden ziyade, Darwin’i ve onun hayatını inceliyor.
Tabi Darwin ve ailesinin hayatını incelerken onun bütün hayatı boyunca yazdığı tüm makale ve kitaplarını, beş yıl boyunca gezdiği bütün dünya halklarını, coğrafyayı, doğayı ve türleri de anlatıyor kitap.
Anlatıldığı veya zannedildiği gibi, Darwin tanrı, din, karşıtı, ateist birisi değildir. Çünkü papazlık yapmasa da kendisi de bir papazdır. Fakat araştırmaları, öldükten sonra bir hayatın olduğu yönünde bilgiler vermemektedir. Buna rağmen kendisi, insanların inançlarına saygısızlık yapmamak için, araştırma sonuçlarının din ile ters düşen kısımlarına vurgu yapmaktan kaçınmaktadır. Kaldı ki çok sevdiği ve değer verdiği eşi de son derece dindar biri olduğundan araştırma sonuçları İncil ve inançlarla ters düştükçe, onda mide krampları başlıyor, haftalarca yataklara düşüyor.
Zira cahille, yobazla, tabularla, taassupla kavga ihtimali haklı olarak onu korkutuyor.
O kadar korkutuyor ki, yirmi yıl boyunca araştırmalarını şifreli kasalarda saklıyor ve yayınlayamıyor. Oysa ömrünü bilime vermiş hiçbir bilim insanı bu güne kadar dini konular hakkında ahkam kesmezken, dinden geçinen insanların bilime, araştırmaya dayalı tüm konularda, ileri geri konuşmaları, fikir beyan etmeleri, bilime olduğu kadar herhalde dine de saygısızlık olsa gerek.
Bütün ömrünü araştırmaya, bilime adamış olan Darwin, dünyanın sonu ve kabir hakkında kesin yargılardan uzak dururken, bir haham, papaz veya bir köy imamının antropoloji, astronomi, zooloji, tıp ve daha birçok bilim dalı ile ilgili konularda kesin ifadelerde buluma güç ve cesaretini, Tanrı adına konuşma hakkını nereden aldıklarını ben hep merak etmişimdir.
Bütün Orta Çağ bilim insanları gibi, Darwin’de araştırma ve bilim için sarf ettiği