Celil Oker, Çıplak Ceset isimli polisiye kitabıyla ilk kez, bizleri Remzi Ünal ile buluşturuyor.
“-Remzi Ünal… Remzi Ünal’la mı görüşüyorum?
-Evet, Remzi Ünal” dedim. Remzi Ünal… Şu, Hava Kuvvetleri’nden müstafi, THY’den kovulma, kendine saygısı olan hiçbir “frequent flyer”ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf charter şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator’un Cessna’sını bile adam gibi indirmekten âciz eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel detektif Remzi Ünal…"
Özel dedektifimiz Remzi Ünal, arkadaşının gazeteye verdiği ilandan sonra bir telefon alır. Reklam bir işe yaramıştır, Remzi Ünal teklifi değerlendirir. Uçak biletini alır ve İstanbul'dan Tarsus'a iş teklifini yapan Yusuf Bey ile görüşmeye gider. Görüşme olumlu sonuçlanır ve dedektifimiz Yusuf Bey'in yeğeninin ortadan kaybolmasını araştırmaya başlar.
Not: Remzi Ünal'a hayranlığım romanın sonunda gerçekleşti diyebilirim. Agatha Christie hayranıyım ve polisiye türünü kraliçe diyeceğim yazarımla tanışınca sevdim. Remzi Ünal'ı romanın sonunda Agatha Christie'nin romanlarındaki Mösyö Poirot'a has bir tarzda gri hücrelerini kullanıp olayı takır takır anlatmaya başladığı an dedim işte bu; favori dedektiflerimin arasına hoş geldin.
İncelemenin devamı FAZLASIYLA SPOİLER içerir.
!!!
Remzi Ünal, kayıp olan İbo'yu ararken konunun önemli olduğunu düşünmüyordu; ya bir kız meselesiydi ya da gençliğin verdiği rahatlıktan, ilgi çekmekten kaynaklanan bir kaybolma meselesiydi. Fakat romanda olayların gelişmesiyle amcası Yusuf Bey'in dedektifimizden sakladığı sırlar gün yüzüne çıkınca olay kafasında yeniden şekilleniyor ve yeni bir hal alıyor. Yusuf Bey'in acil iletilmesini istediği bir paket var ve bu paket Remzi Ünal ile beraber teslim edilecek. Dedektifimiz araştırmaların arasında paketi götürmeyi
Yazardan okuduğum ikinci kitap.
Betimlemeler sıkmıyor, bir polisiye kitabına göre kıvamında bırakılmış.
Kitabın sonuna kadar orta tempoda gizemi korumuş.
Kitabı bitirmeden sır perdesi aralanmiyor.
Uyuşturucu ticareti etrafında dönen kurgu, çok heyecanlandirmasa da sıkmıyor.
Karakterlere ait tanımlamalar dozunda yapılmış.
Kafa dağıtmak için türü sevenlere tavsiye ederim.
Türk dedektiflik öyküsü olarak destek vermek gerekli. Biraz basit ve kısa ama okunmaya değer . İcinde cinayet, uyuşturucu kadın, entrika, adanalı tüccar, manken, öğrenci vb. tüm soslar var. Yazarın diğer kitaplarını da okumaya karar verdim
Eğlenceli bir polisiyeydi. Birkaç saatte okunup bitirilecek bir kitaptı. Polisiye yönü çok güçlü sayılmaz ama baş karakter dedektif Remzi için okunur. Serinin devamını da okuyacağım.
Özel dedektif, eski THY pilotu Remzi'ye uçuş esnasında gelen bir aramayla başlıyor kitap. Mersinli Yusuf'tu arayan. Kaybolduğu yeğeni İbo'yu bulması için yardım istiyor ve bir paketi de Orhan'a vermesini istiyor aynı zamanda.
Remzi paketi vermeye Orhan'ın yanına gidince Orhan'ın çıplak ve öldürülmüş olduğunu görüyor.
Kitapta uyuşturucu ticareti, poloraid fotoğrafların gizemi ve Boğaziçi Üniversitesinde dönen sırlar geçiyor.
Celil Ökerin okuduğum ilk kitabı, ve Remzi Ünal serisinin 1. Kitabı. Keşke ama keşke daha önce tanışsaydım celil öker ve karakteri remzi ünalla.. okuduğum üniversitede hocaydı cemil öker, keşke o zamanlar kitaplarını alıp, okuyup ve karşısına çıkıp iki kelâm edebilseydim kendisiyle... Ama maalesef bu fırsatı değerlendiremedim..
Kitaba gelicek olursak, türk polisiye efsanesi olan Remzi Ünal karakterinin çıkış kitabı olan çıplak ceset'te eski thy pilotu, yeni çıkan yasayla ise özel dedektif remzi ünal. Tarsustan iş adamı yusuf sarı kaybolan yeğenini bulması için remzi ünalı tutar ve olaylar başlar.
Kitap, Celil Oker'in ilk okuduğum ilk kitabı. Belki en kısa olanı. Klişelere kaçmamış ve yerel unsurlarla harmanlanmış güzel bir novella diyebilirim. Bir sahaftan 7 kitabını birden aldım. Nasipse diğerlerini de okumayı düşünüyorum. Sanırım külliyatını da edinirim.
ÇIPLAK CESET
CELİL OKER
144 SAYFA
İnsanların yaptıklarını ya da yapmadıklarını, yapacaklarını ya da yapmayacaklarını yargılamayı çok uzun süreler önce bırakmıştım.
Eski pilot, şimdilerde özel dedektif Remzi Ünal, bir telefon alır bir gün Tarsus'tan. Arayan Yuuf Sarı isimli bir kumaş tüccarıdır. Boğaziçi Üniversitesi'nde öğrenci olan yeğeni İbrahim Sarı'dan 1 haftadır haber alamadığını ve onu bulmasını istemektedir. Remzi Ünal bu olayın basit bir kız meselesinden kaynaklandığını düşünür en başta, kayıp delikanlı ya sevgilisi ile vakit geçirmek için ortadan kaybolmuştur bir süreliğine ya da kırık kalbini tamir etmek için kendi kabuğuna çekilmiştir.
İşi kabul eden dedektifimiz önce Tarsus'a gider ayrıntıları öğrenmek ve Yusuf Sarı ile yüzyüze görüşmek için. İstanbul'a dönerken yine aynı düşünmektedir, bu bir kız meselesidir ve çok uğramasına gerek kalmadan ortaya çıkacaktır İbrahim. Bu arada Yusuf Sarı, İstanbul'daki ortağına bir paket götürmesini rica eder Remzi Ünal'dan.
Boğaziçi Üniversitesi'nde ufak bir soruşturma ile başlar işe. Eline bir kaç adres geçer bu ufak araştırma sonunda. Ardından Tarsus'tan getirdiği paketi teslim etmek üzere Yusuf Sarı'nın ortağını ziyarete gider veeeee olaylar ard arda gelişir.
Kanlı bir cinayet, uyuşturucu ticareti, şantaj, tehdit telefonları. Peki İbrahim bu olayların neresinde?
Yeni bir kalemle tanışma kitabım oldu Çıplak Ceset. Bu tanışmaya sevgili Çiğdem Deniz Eröksüz aracılık etti. Kendisine tekrar teşekkür etmek istiyorum Gayet akıcı ve sade bir dili var yazarın. İlginç bir karakter Remzi Ünal, oldukça zeki ve dikkatli. Dedektifimizin yer aldığı bir dizi kitabında ilki bu eser. Ben severek okudum, bu tarz okumayı seven ve tanışmak isteyen dostlara tavsiyemdir.
Yazar hakkında da kısa bir bilgi vereyim izninizle. 1952
Çıplak CesetCelil Oker · Altın Kitaplar · 2021799 okunma
İlk Celil Oker kitabımdi. Dolayısıyla Remzi Ünal kaarakteriyle ilk karşılaşmamız oldu. Bir kayıp vakasından uyuşturucu ticaretine, şantaja ve sonra da cinayete ilerledik... Ama uyuşturucu olayının kapanması vasattı... Sonunu tahmin ettim mi bir yerden sonra edebildim son bölümde şok yaşamadım. Neyse belki serinin ilk kitabı diye olabilir. Seriyi okumaya devam edeceğim. Önceden Türk polisiye kitaplarından uzak duruyordum nedeni vasat buluyordum Ahmet Ümit sayesinde yenmiştim umarım Celil Oker'de beni şaşırtır.
Bir polisiyesever olarak yerli polisiye okumaya karar verdiğim şu günlerde ufak bir araştırma sonucu ulaştım yazara. Zira Ahmet Ümit'ten başka popüler yerli polisiye yazarı bilinmiyor toplumumuzda. Oysa ki Celil Oker Dedektif Remzi Ünal karekterini 1999 yılında bu kitapla birlikte ortaya çıkarmış ve seri olarak devam ettirmiş. Genelde yerli polisiye kitaplarının başrolünde görmeye alıştığımız komiser, başkomiser yerine de gerçek bir dedektif var seride. Hemde geçmişte pilot olan THY'den ihraç bir dedektif..
Kitabın konusuna gelecek olursak; uzun bir süre Boğaziçi Üniversitesi'nde okuyan yeğenine ulaşamayan Tarsus'lu bir kumaş tüccarı, yeğenini bulması için gazetede reklamını bulduğu yerli dedektifimizden yardım ister. Bu işi almak için Tarsus'a giden dedektifimize İstanbul dönüşünde bir de paket verir ve o paketi de ortağına götürmesini ister. İstanbul'a dönüp araştırmalara başlayan Remzi Ünal için olaylar tahmin ettiğinden çok farklı ilerlemeye başlar. Ama Remzi Ünal işin peşini bırakmaz. Sonuna kadar gitmeye kararlıdır.
Yazarın dili gayet akıcı ve sıcak. Kitap çok hızlı akıyor ve bitiyor. Olay kurgusu çok karmaşık değil. Ama tadında, klasik eski usul bir polisiye. Farklı bir tat bıraktı bende. Bu yüzden seriye devam etmeye karar verdim. Hatta farklı yerli polisiye yazarları da okuma isteği doldu içime. Tavsiye ediyorum.
1952 yılında Kayseri'de doğan yazar, ortaokulu Talas Amerikan Ortaokulu'nda tamamladı. Ardından Tarsus Amerikan Koleji'ni bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne devam eden Oker 1979 senesindeki mezuniyetinin ardından çevirmenlik, gazetecilik ve ansiklopedi yazarlığı yaptı. Bu işlerin ardından 1983'te reklam yazarlığına başladı. Markom ve Merkez Ajans isimli şirketlerde çalıştı.
Uzun süre reklamcılıkla ilgilendikten sonra 1998 yılında Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1999 yılının Nisan ayında ilk romanı Çıplak Ceset'i yayınladı. Aynı senenin Ekim ayında ise Kramponlu Ceset çıktı. Oğlak Yayınları tarafından basılan bu eseri ile Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Birinciliği'ni kazandı. Her iki romanın kahramanı olan eski pilot, yeni dedektif Remzi Ünal'ın maceralarını anlattığı beş roman daha yazdı. Oker'in son Remzi Ünal macerası 2010 yılında Turkuvaz Kitap tarafından basılan Yenik ve Yalnız'dır. Oker ayrıca, 2004 yılında Murathan Mungan, Pınar Kür, Faruk Ulay ve Elif Şafak ile birlikte Beşpeşe isimli bir roman yazdı. Beşpeşe yazarların birbirlerinin ardından, birinin bıraktığı yerden diğerinin devam ederek oluşturdukları bir romandır.
Bilgi Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık teknikleri dersi verdi. Sevtap Oker'le evliydi. Yazarın Ali ve Can isimli iki oğlu vardır.