Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·432 syf.··
2023 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2023 09:54
Cosmos belgeselini izledikten sonra; değişen bakış açımı ve bu zamana kadar ufkumu en çok açan şeyden biri olmasından dolayı okudum bu kitabı. Uzayı, evreni merak edenler okumalı ya da belgeselini izlemeli.
Edebiyat
CosmosCarl Sagan · Random House USA Inc · 20207,1bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2025 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2025 21:32
Carl Sagan, kitabında "bilimsel bilgiyi "geniş bir okuyucu kitlesine sunmayı amaçlayan bir baş yapıt yaratmış. Kitabı İngilizce aslından .Epug olarak okudum. Linki de aşağı bırakıyorum :) Gelelim Kitaba; Kitap, evrenin doğasını, insanların evrendeki yerini ve bilimsel keşiflerin tarihini gayet açık bir dille anlatıyor. Yazar, yıldızların oluşumundan, gezegenlerin dinamiklerine, yaşamın evrimine ve insanlığın geleceğine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Kitap ayrıca bilimin felsefi ve kültürel etkilerine değinmiş ve bilginin insanlık üzerindeki dönüştürücü gücünü çok iyi anlatıyor. Yazar kitabında, bilim tarihindeki önemli şahsiyetlere mesela, Kopernik, Newton gibi bilim adamlarına yer verirken, bilimin dinle olan etkileşimini de analiz ediyor. Yazarı kitabında şunu çok iyi yapmış, bilgiyi sadece bir veri olarak sunmamış bize, merak ve hayranlık duygusu ile öne çıkarmış. Şunu hissettim , yazarın derin ve berrak anlatımı ile evrenin büyüklüğü karşısında etkilendim, düşündüm ve sorguladım. Kitabın en güçlü yönü, karmaşık bilimsel konuları anlaşılır bir şekilde açıklayabilmesi ve okuyucuda derin bir keşif arzusu uyandırmasıdır AMA :) *Benim takıldığım bir kaç konu var* 1- Mesela, yıldızların doğumu, yaşamı ve ölümü. Temel fizik yasalarına göre; Yazar; bir yıldızın çekirdeklerinde hidrojenin helyuma dönüşmesiyle başlayan nükleer füzyon süreçlerini, karmaşık matematiksel denklemlerden ve fiziksel detaylardan arındırarak anlatmış demiş ki “Bizler, yıldızların maddesinden yapılmışız.” :)))))) bana çok basit geldi bu karmaşık ve hayranlıkla ilgilendiğim Nükleer füzyon bu kadar basit anlatılınca bir canım sıkılmadı değil :)
1000Kitap
CosmosCarl Sagan · Random House USA Inc · 20207,1bin okunma
Evrenin Kalbine Açılan Kapı
9/10
·432 syf.··
2025 9. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2025 02:17
"İnsan, evrende kendine dair bir iz arar; Cosmoz ise o izi bulmaya cesaret edenlerin kitabı." Cosmoz, ilk sayfasından itibaren beni hem düşünsel hem de duygusal bir yolculuğa çıkardı. Bu kitap sadece evrenin sırlarını ya da varoluşun temel sorularını ele alan bir bilim kurgu değil. Aynı zamanda insanın iç dünyasındaki boşlukları, umutları ve sonsuzluk arzusunu felsefi bir dille işleyen bir anlatı. Yazar, dili öyle dikkatli ve özenli kullanmış ki, zaman zaman bir bilim insanının laboratuvarında, zaman zaman da bir mistiğin kalbinde hissettim kendimi. Yer yer zorlayıcı kavramlarla karşılaştım, ama bu bile kitaba olan ilgimi artırdı. Çünkü Cosmoz, kolay okunup geçilecek bir eser değil; sindirilerek okunması gereken, her bölümünde kendini yeniden keşfettiren bir kitap. Karakterlerin evrende yolculuk yaparken içsel dönüşümleri beni en çok etkileyen unsurlardan biri oldu. Özellikle Ana karakterin “ben kimim?” sorusuyla başlayan içsel arayışı, aslında her birimizin modern dünyada yaşadığı kimlik ve aidiyet bunalımına bir ayna tutuyor. Bazı bölümlerde altını çizmeden geçemedim. Şu cümle mesela: “Zaman sadece yıldızlar için bir ölçüydü; insanlar içinse çoğu zaman bir özlemin adıdır.” Bu satır beni uzun süre düşündürdü. Kitabın sonu ise beklentilerimin çok dışında ama bir o kadar da tatmin ediciydi. Her şeyin açıklığa kavuştuğu ama yine de birkaç bilinmezin korunduğu o final bölümü, okurda yeni sorular doğuruyor. Yani Cosmoz, bitince bitmeyen kitaplardan. Kısacası, eğer evrene, insana ve bilinmeze dair derinlemesine bir anlatı arıyorsanız, Cosmoz sizi bekliyor. Bu kitap, raflarda sadece bir roman olarak durmamalı; zihnimizde ve kalbimizde de bir iz bırakmalı. Carl SaganCarl Sagan
CosmosCarl Sagan · Random House USA Inc · 20207,1bin okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
134 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2024 22:47
Kendi video serisinin kitap hali.. çok güzel ve bilimsel verilerle donatılmış harika bir eser .. Carl Sagan video serilerini izlemenizi tavsiye ederim.
CosmosCarl Sagan · Random House USA Inc · 20207,1bin okunma
Neden Olmasın?
Puan vermedi·432 syf.·
2022 22. kitabı
kosmos kitabını okurken aklıma geldide; madem dünya kendi ekseni etrafında 1670 km hızla dönüyor. dönerken atmosferde bişi sürtüp neden enerji üretilmesin?
CosmosCarl Sagan · Random House USA Inc · 20207,1bin okunma
Puan vermedi
Kitabın dili son derece sade, şiirsel ve etkileyicidir. Bilimsel kavramlar, hiçbir teknik altyapı gerektirmeden anlaşılabilir hâle getirilir. Sagan’ın anlatımı öğretici olduğu kadar duygusaldır; okur yalnızca öğrenmez, aynı zamanda hayranlık duyar ve düşünür. Özellikle evrenin ölçeğini anlattığı bölümlerde, insanın günlük kaygılarının ne kadar küçük olduğu hissi güçlü biçimde verilir. Bu yönüyle Cosmos, okuyucuda hem entelektüel hem de varoluşsal bir etki bırakır.
Duygu ve Düşünce
CosmosCarl Sagan · Random House USA Inc · 20207,1bin okunma
1/10
·432 syf.··
2024 10. kitabı
Herkes için anlaşılabilir olması için serbest bir anlatımla yazılmış o yüzden konu çok dağılıyor evren hakkında daha derli toplu bir kitap okumayı tercih ederim üstelik güncel değil
CosmosCarl Sagan · Random House USA Inc · 20207,1bin okunma
Puan vermedi·432 syf.·
2013 4. kitabı
Astronom Dr. Carl Sagan, ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Kamu Yayın İstasyonlarında yayınlanan bu 13 saatlik dizinin sunucusu ve anlatıcısıdır. Dr. Sagan, evreni geniş bir kitleye hitap edecek şekilde, Dünya'yı bir referans noktası olarak kullanarak, bilim dışı insanların anlayabileceği terimlerle konuşarak, eski çağların öncülerinin uzayın keşfini Dünya'nın keşfiyle ilişkilendirerek anlatıyor. ve İskenderiye Kütüphanesi gibi Dünya efsanelerini uzayla ilgili gelecekteki olayların metaforları olarak göstererek. Dr. Sagan'ın en sevdiği konular arasında yaşamın kökenleri, Mars'ta yaşam arayışları, Venüs'ün atmosferinin cehennemi bileşimi ve küresel kirlilik nedeniyle benzer bir etkinin Dünya'da da meydana geleceğine dair uyarı ve "sera etkisi", yıldızların yaşamı, yıldızlararası yolculuk ve ışık hızına ulaşmanın etkileri, insanoğlunun teknolojik olarak kendini yok etme tehlikesi, radyo teknolojisi kullanılarak derin uzayda akıllı yaşamın araştırılması.
CosmosCarl Sagan · Random House USA Inc · 20207,1bin okunma
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2021 27. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2021 10:00
Bilinende sınır vardır, bilinmeyende sınır yoktur. – T. H. Huxley Gözlenebilir evrenin yarıçapı son tahminlere göre ortalama 90 milyar ışık yılıdır. Evrenin yaşı ise 13,7 milyar ışık yılı olarak tahmin edilmektedir. Peki 13,7 milyar yıl önce doğan evren nasıl 90 milyar ışık yılı yarıçapında olabilir? Bunun nedeninin evrenin genişlemesi ve genişleme hızı ile alakalı oldugunu söyleyebiliriz. Işık hızı şu an sahip olduğumuz teknolojiler ile biz insanlar için kavranabilir ve deneyimlenebilir bir hız değildir ve sadece teoriktir. Astronomide uzaklık anlatımlarını ifade etmek için kullanılır ve ışık saniyede ortalama 300.000 km hızla ilerler. Başka bir deyişle böyle bir hıza sahip olabilseydik yerküremizin çevresini saniyede yedi kez dolaşabilirdik. Ya da güneşe doğru seyahat etseydik 8 dakika sonra güneşe ulaşabilirdik. Sahip olduğumuz gerçekçi teknolojilerle aynı seyahatleri gerçekleştirseydik, örneğin dünyamızın çevresinde kendi aracımızla dolaşmak isteseydik, saatte 100 km hızla tam 17 gün boyunca hiç durmadan araç sürmemiz gerekirdi. Ya da bir uçakla ortalama olarak 2 gün boyunca uçmamız gerekirdi. Biz insanlar olarak bazılarımız hiç şehir, ülke ve hatta sokak bile değiştirmeden yaşamlarımızı tamamlıyoruz. Dolayısı ile evren gibi sonsuzluk tanımı yaptığımız bir yapıyı algılamak gerçekten çok kolay görünmüyor. Bu algının oluşması için bilimsel, felsefik ve evrimsel pek çok bilginin zihnimizde harmanlanmış olması gerekiyor. Kozmos ölçeğinde insanoğlunun uzay ile tecrübelerini ve temaslarını göz önünde bulundurursak henüz yolun çok başındayız. Bugüne kadar mevcut teknolojilerimizle sadece uydumuz Ay’a ayak basabildik. Dünyamızdan aya ulaşabildiğimiz mesafe ortalama 384 bin km dir. Yeni hedefimiz Mars ise dünyamıza yörünge hareketlerimize göre ortalama 55 milyon km
Kozmos - Evrenin ve Yaşamın SırlarıCarl Sagan · Altın Kitaplar · 20227,1bin okunma
Evren Kendini Bizimle İzliyor...
10/10
·375 syf.··
1998 3. kitabı
·
375 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 1998 00:00
"Bu kitabı okurken gökyüzüne bakmadım; insanın o bitmek bilmeyen karanlığına baktım. ​Sagan bana sadece yıldızları anlatmadı, beni kendimden utandırdı. Devâsa bir evrenin kalbinde, mikroskobik kavgalarla ömür tüketen bir tür olmanın o ağır mahcubiyeti... 'Biz yerküre adına konuşuyoruz' diyor Sagan. Ama sesimiz bayrakların hışırtısından, sınırların soğukluğundan ve ideolojilerin gürültüsünden duyulmuyor. Sahi, 'insan' nerede? ​Beyin kabuğumuz; o muazzam korteks... Muhakeme, merhamet ve sevgiyle örülü. Demek ki biz sadece sağ kalmak için kodlanmamışız; biz, birbirimizi anlamak için tasarlanmışız. ​Şunu anladım: Kozmos kadim, ama bilinç henüz bir bebek. Ve biz o kırılgan bilincin tek koruyucusuyuz. Sagan bilimi romantikleştirmiyor; aksine, insanı o devasa boşluğun ortasında yapayalnız ama onurlu bir konuma yerleştiriyor. Bize şunu fısıldıyor: 'Bu sınırsızlıkta anlamlı olmanın tek yolu, birbirinize zarar vermemeyi öğrenmeniz.' ​Artık biliyorum; insan olmak bir imtiyaz değil, Kozmos’a karşı ödenmesi gereken bir borçtur. Bir yükümlülüktür. Çünkü evren, kendini benim gözlerimden izliyor ve ben, ona ne gösterdiğimden sorumluyum."
KozmosCarl Sagan · Altın Kitaplar Yayınevi · 19827,1bin okunma

Yazar Hakkında

Carl SaganYazar · 14 kitap
Carl Edward Sagan, 9 Kasım 1934'te New York'da doğdu. Çok küçük yaşlarda başlayan astronomi ilgisi, ailesi tarafından da desteklenince giderek büyüyen bir tutku halini aldı ve tüm dünyanın tanıdığı bir astronom haline geldi. Küçük yaşlarda astronomi ile uğraşırken, "nasıl hayatını kazanacaksın" sorusu karşısında boynu bükük kalıyordu. Liseye giderken bu iş için para ödendiğini öğrenince çok sevinmişti. Ancak bu sevinç, para kazanacağı için değil, geçinmek için başka bir iş yapmak zorunda kalmadan tüm gün astronomi ile ilgilenebileceği içindi. Carl Sagan'ın en önemli özelliği tüm fiziksel ve matematiksel yanıyla karmaşık bir olgu olan evreni en sıradan bir insana bile tüm açıklığıyla anlatabilme becerisidir. Bu becerisini yazınsal ortamda da sürdürünce, Pulitzer ödüllü bir bilimci oldu. 62 yıllık yaşantısında yaptığı üst düzey bilimsel çalışmaların yanında çok iyi bir bilim yazarı olduğunu da yazdığı ya da editörlüğünü yaptığı 20'den fazla kitap ile gösterdi. Sagan'ın bilimsel merakı ona lisans seviyesinde, Chicago Üniversitesi'nden dört farklı dalda diploma almasını sağladı. Bunlar içinde en önemlileri tabii ki, fizik ile astronomi ve astrofizik diplomalarıydı. Carl Sagan öldüğünde, 1968'de girdiği Cornell Üniversitesi'nde,  David Duncan Kürsüsü profesörü ve aynı üniversitedeki Gezegen Araştırmaları Laboratuvarı’nın da müdürüydü. Güneş Sistemi'nin araştırılması ile ilgili çalışmaları, bugünkü bilgilerimizin temelini oluşturmuştur. Daha önceleri Venüs'ün yaşanabilir bir yer olduğu sanılırken Sagan tam tersini iddia etmiş ve Venüs'ün cehennem gibi bir yer olduğunu söylemiştir. Sonra Mariner'ler ile bu kanıtlanmıştır. Sera etkisini ilk olarak tanımlayan ve Venüs'ün sıcaklığının buradan kaynaklandığını ortaya atan da Carl Sagan'dır. Ayrıca evrende yaşamın var olabilmesi için karbon kökenli elementlerin olması gerektiğini de önermiş ve Satürn'ün en büyük uydusu Titan'ın böyle uygun bir yer olduğunu söylemiştir. Pioneer uzay araçları sayesinde Titan'ın atmosferindeki karbon ve metan elementleri ispatlanmıştır. Sagan'ın bu ileri görüşlülüğü ve üst düzey bilimsel çalışmaları bunlarla sınırlı kalmamaktaydı. O hayatı boyunca Dünya dışında bir uygarlıkla iletişim kurulabilmesinin yollarını aradı. Bunun için birçok araştırmacıyla ortak çalışarak SETI projesini güçlendirdi ve hep destek oldu. Yalnızca bir uygarlığı aramakla değil aynı zamanda Dünya'daki yaşamın kökenini aramakla da ilgilenmiş ve bu konuda kitaplar yazmıştır. Dünya'daki yaşamın kökeni ve Dünya dışında bir yaşamın oluşabilmesi ile ilgili yaptığı çalışmalar yeni bir bilim dalını oluşturmuştur: Astrobiyoloji... Carl Sagan 600'den fazla bilimsel makale ve yazı yazmıştır. Bunların yanında Icarus adlı bilimsel yayın yapan bir derginin 12 yıl boyunca editörlüğünü üstlenmiştir. Ayrıca Dünya'nın en büyük Güneş Sistemi araştırmaları grubu olan Gezegen Araştırmaları Derneği'nin kuruculuğunu ve ölene kadar da yöneticiliğini yapmıştır. Tabii ki, Carl Sagan'ın bilimsel katkıları sadece bunlarla bitmiyordu. NASA'nın Güneş Sistemi'nin araştırılması için gerçekleştirdiği tüm projelerde üst düzeyde görev almış hatta Mariner2, Mariner9, Viking, Voyager, Pioneer ve Galileo uydularının tasarımını ve yöneticiliğini yapmıştır. Yine kendisinin tasarladığı bir altın plak da bu uzay araçlarına yerleştirilmiştir. Bu plak ile Sagan, uzay aracının başka bir uygarlık tarafından bulunması halinde Dünya'yı ve insanoğlunu tanıtmayı hedeflemekteydi. Bugün Carl Sagan 'in idaresinde gerçekleştirilmiş olan Voyager'lar Güneş Sistemi'nin dışına çıkmış ve başka yıldız sistemlerine doğru yol almaktadır. Belki de o altın plaklar hedeflerine ulaşacaklardır. Ancak Carl Sagan, yaptığı bu bilimsel çalışmaların çok ötesinde bir bilim adamıydı. Her şeyden önce o kendisini, bilimin gerçeklerini halka aktarmakla yükümlü saymış bir insandı. Hayatındaki en önemli amaçlarından biri popüler bilimi halka, halkın anlayabileceği gibi anlatmaktı. Carl Sagan yazdığı kitaplar, yazılar ve yaptığı televizyon dizisi ile bunu fazlasıyla başarmış bir bilim adamıdır. Yazının başında da söylendiği gibi Dünya üzerinde bunu başarmış pek az sayıda bilim adamından biridir. Carl Sagan'ı ülkemizde daha da popüler kılan ise 1997 yılında gösterime giren Contact (Mesaj) isimli filmdir. Çok önceden yazmış olduğu bir romandan uyarlanan bu filmde Dünya dışında bir uygarlıkla kurulan bağlantı ve bunun çevresinde gelişen olaylar anlatılmaktaydı. Carl Sagan'ın başarılı romanlarından bir diğeri olan Cennetin Ejderleri ise Pulitzer ödülü almasını sağlamıştır. Carl Sagan Contact filmini görmeyi çok istemiştir ancak filmin son halini göremeden 20 Aralık 1996'da hayata veda etmiştir. Yaşasaydı astronomi bilimine çok büyük katkılar yapacağından hiç kuşku yok. Ancak arkasında bıraktığı eserleriyle bile bir çok genç astronomu peşinden sürüklemeyi şimdiden başarmış bir bilim adamıdır, Carl Sagan. Sanırım Carl Sagan'ı, en iyi eşi Ann Druyan'ın şu sözleri anlatmaktadır: "Carl hiç bir zaman inanmak istemedi, o her zaman bilmek istedi."