Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 26 dk.
Sayfa Sayısı:
192
Basım Tarihi:
13 Şubat 2024
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
ISBN:
9789751046062
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·192 syf.··
2025 27. kitabı
Geldik Refik Halid'in sürgününü bitiren kitabına: Deli! Kitap birkaç farklı tür metin sunuyor okuruna. İlk yazımız Deli; bir tiyatro oyunu. Yakup Kadri'nin rivayetine göre; Atatürk bir
DeliRefik Halid Karay · İnkılâp Kitabevi · 2024168 okunma
Refik Halit Karay'la Tanışmak Büyük Bir Şans
10/10
·190 syf.··
2023 33. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2023 01:52
Refik Halit Karay'dan okuduğum ilk eser Ayın On Dördü kitabıydı. Yazarın yazım diline ve keskin zekasına hayran olmuştum. Şu anadolu topraklarında Reşat Nuri Güntekin gibi bir başka yazarla daha tanışır mıyım ümidini beslerken Refik Halit'i keşfetmek benim için tarif edilmez bir sevinç:) Dedikten sonra: Eseri her yönüyle harika buldum.Kitapta alıntı olarak paylaşılacak yüzlerce güzel pasajlar vardı. Başta kitaba ismini veren Deli hikayesi Osmanlının son dönemimde gözlerini kapayıp 20 yıl süren bir hastalıktan sonra Cumhuriyet döneminde gözlerini açan Maruf Bey'in yapılan devrimler ve yenilikler karşısın duyduğu şaşkınlığı mizahi bir dille çok eğlenceli bir şekilde ele alıyor. Devamında otobiyografik bir tarzda kendi şahsında Anadolu halkının ilk olarak; bisiklet, petrol lambası, gramafon, sinema, kibrit, otomobil vb. halkın ilginç tepkisini tarihe tanıklık yaparak, mizahi bir dille harika anlatıyor. Kitap; dil zenginliği, akıcı, mizahi ve eğlenceli olmasının yanında tarihi, sosyolojik, siyasi ve ekonomik yönden dolu dolu bir eser.Tanınmasında ve kıymetinin bilinmesinde Reşat Nuri Güntekin e göre çok daha şansız olan Refik Halit umarım bu platform sayesinde daha çok okuyucuyla buluşur. Kitaba puanım 10 üzerinden 10.
DeliRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2011168 okunma
Puan vermedi·190 syf.··
2018 7. kitabı
Bazen deli olmak ister insan özgör gibi uçmak hafifletmek çünkü insanın aklı yerinde oldumu sorumluluk sahipi hep nereye gitse ne yapsa hep pesinde sorumluluk ister ama deli öyle değil deli istediği her şeyi yapar hiçkimseye cevep vermeden yada sorumluluk sahibi olmadan keşfe deli olsaydım
Kültür-Sanat
DeliRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2011168 okunma
Puan vermedi·190 syf.··
2025 66. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2025 16:41
Refik Halid Karay’ın Deli kitabı, Cumhuriyet döneminin ve Atatürk inkılaplarının yeniliklerini hem de insanların bu değişime ayak uydururken yaşadığı şaşkınlıkları hafif mizahla veren bir metin. Kitaptaki “deli” tip, sanki yıllarca ortalıkta görünmemiş biri gibi memlekete dönüyor ve her şeyin nasıl değiştiğine akıl sır erdiremiyor; bu da hem komik hem de düşündürücü bir hava yaratıyor. Eserin en ilginç yanlarından biri de şu: Rivayete göre Atatürk kitabı okuyor, çok beğeniyor. Bu beğeni, Refik Halid’in sürgün yıllarından sonra affedilmesine ve yeniden memlekete dönmesine zemin hazırlıyor. Yani kitap hem edebî olarak seviliyor hem de yazarın hayatında gerçek bir dönüm noktası oluyor. Tarihle ilgilenenler kitabı sevebilir.
Alıntı
DeliRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2011168 okunma
Puan vermedi·190 syf.··
2024 144. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2024 13:24
Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Refik Halid Karay'ın Deli'si oldu. Kitapta ilk olarak ufak bir piyes yer alır. Osmanlı döneminde yaşamış Maruf Bey'in 20 yıl bir hastalık sürecinin bittiği öğrenilir. Kendini Cumhuriyet sonrası değişim ve dönüşümün içinde bulur. Etrafındakiler modern düşünce ve yaşam ile değişimlere ve aykırılıklara uğramıştır. Yeni ve eski düzeni kıyaslamaya girişen adamın iki zıt fikirlerle bocalayışlarını görüyoruz. Sonraki sayfalarda ise Ankara ile ilgili bir yazısı ve Karacaoğlanın kişiliğini anlatan bir deneme yazısı mevcut. 1916'daki Ankara yangınını gözlemleri ve detaylı anlatıma yer vermiştir Refik Halid Karay. Yaşanan felaketin vahim görüntülerini bizlere aktarır. Bilmediğim bir tarihi olayı araştırmama ve öğrenmeme sebep oldu. Aydınlatıcı bir anlatım ve aktarımla yangını ve insanlar üzerinde bıraktığı izleri hassasiyetle kalem almıştır Karay. #kitapalıntısı : Ar nedir? En iyi izahı şudur: Dünyamız, fennin bütün keşiflerine rağmen sis vee pus ile örtülü, boğucu ve sıkıntılıdır. Gökte bir ışık hazinesi mevcut olduğunu bu sizler ardından biraz sezer gibi oluruz; onu göremeyiz. Derken bir rüzgâr darbesi sisi yarar, güneş tepemize ışığını, ruhumuza sıcağını yayar. İşte kasvetli, loş dünyamızın sisini dağıtan nefes, Ar'dır, o güneş de İdeal'dir. İnce sanat bizi İdeal'e kavuşturur; sians* ise her gün çoğalan icatlar ve keşiflerine bu İdeal hasretini ancak artırmaya yarar. İnsanın hem fen, hem sanat çerçevesine girebilen en büyük icadı hangisidir? Evvela bunu bulalım...
Edebiyat
DeliRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2011168 okunma
Deli
Puan vermedi·190 syf.··
2019 12. kitabı
Çok çook eğlendim! Kendine has mizahıyla Refik Halid'i çok sevdim. Osmanlı son demlerinde koskoca maliye veznedarıdır babası. Abisi de darphane müdürü. Kendi deyimiyle altınların gümüşlerin içinde oyunlar oynayarak büyümüş. Ama para tutkusu hiç olmamış. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde muhalif kimliği sebebiyle sürgün yiyemiştir. Ankara yıllarından nefret eder, Anadolu sürgün yıllarını hep kötü anar. Bu kitabında Deli isimli bi tiyatro eseriyle güldürüp düşündürüyor. Osmanlı'nın son demlerini de Cumhuriyetin ilk yıllarını da görmüş biri olarak oldukça dramatik ama komik bi şekilde inkılapları aktarır. Ne hikmet ise onların muhalifi değilmiş :) Tiyatro eserinde 20 yıldır kendinde olmayan birinin döndüğünde neler yaşadığını anlatıyor. En son kaldığı devir ise Meşrutiyet yılları. Eh Cumhuriyet ilan edilmiş, üstüne şapka kanunları, yeni adetler, dans ve spor gelişmeleri eklenince adamcağızın ne yaşadığını az çok tahmin edebiliriz sanırım. Ya da edemeyiz... Zira başka hiçbir dönemde bu 20 yıldaki kadar değişim dönüşüm yaşanmamıştır diye düşünüyorum. Kitap daha sonra yine mizahın hep etkisini sürdüğünü şekilde anılarıyla devam ediyor, icatların kendi hayatındaki etkileriyle son buluyor. Tavsiye ederim okuyunuz. "Hacılıkla hafızlık insanı adından eden bir unvandı. O kadar yerleşirdi ki yüzde bir kişi bu Hacı Bey ve Hacı Efendi'nin isimlerini bilemezdi."
Edebiyat
DeliRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2011168 okunma
Puan vermedi·190 syf.··
2018 49. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2018 15:13
Başta yer alan kısa tiyatro oyunu bana göre mizahi değildi. Yirmi yılın neticesinde bir insanın birden bire bıraktığı hayatın bambaşka haliyle karşılaşması, üstelik değişmenin haricinde onun bildiği hayatın da acımasızca bayağılık olarak görülüyor oluşu olsa olsa trajedidir. Üstelik çok haksız eleştiriler de yapılmış. Refik Halit Karay'ın gerçekten affedilme amacı gözeterek yazdığı çok açık. Diğer yazılarına gelince ufkumu açtı diyebilirim mesela 1916 Ankara yangınını bilmiyordum. Neden tarih kitaplarında o yıllar adım adım verilirken Ankara yangınını yazmamislar araştırıyorum. Yangın mıydı yoksa kundaklama mı? İyice araştırmak gerek. Bazı bazı icatların ülkede karşılanma şekillerinden bahsedilmiş. Anlatımı güzel olmasına rağmen aşırı bulduğum yergilerinin acımasızca olduğunu düşünüyorum . Okunabilir bir kitap en azından insanda başka bilgileri edinme zevki yaratıyor diyebilirim.
Kültür-Sanat
DeliRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2011168 okunma
Puan vermedi·190 syf.·
2025 768. kitabı
"Mevsimin ilk yağmuru iri, badem biçiminde yabancı bir halkın üzerine ağır ağır dökülürken yaşınız kaç olursa olsun ruhunuzu bir öksüz çocuk melali kaplar; yalnızlığınızı açıkta, dağda, çıplak kalmış kadar duyarsınız Refik Halid KarayRefik Halid Karay . "1930 senesinde İstanbul’da geçiyor. Sultan Hamid devrinde bir hastalığa yakalanan Maruf Bey 1930 senesinde iyileşir.Osmanlı döneminde yaşamış Maruf Bey'in 20 yıl bir hastalık sürecinin bittiği öğrenilir. Kendini Cumhuriyet sonrası değişim ve dönüşümün içinde bulur. Aradaki bu 21 sene boyunca gerçekleşen hiçbir şeyi hatırlamaz. Bu yıllar arasında yaşanan büyük değişikliklerden habersiz olan Maruf Bey için doktor, aileyi ikaz ederek “Her şeyi birden söylemeyin, alıştıra alıştıra anlatın. Aksi halde şoka girerek tekrar şuurunu kaybedebilir” der. Bunun için aile, Maruf Bey’i evden dışarı çıkarmamak kararı alır. Evde nekâhet (iyileşme) dönemini atlatması beklenecektir." "Refik Halid, sivri dilli ve üretken birçok yazar gibi ömrünü sürgün yıllarıyla tüketmiştir. Ve aynı zamanda yazmış olduğu her üründe bu sürgün yıllarındaki tanıklıklara başvurmuştur. #Buyurun #OKUYUN DeliDeli
Edebiyat tiyatro senaryo oyun
DeliRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2011168 okunma
9/10
·190 syf.·
2018 22. kitabı
İlk 36 Sayfası piyes. Tiyatro kavramını tam manasıyla idrak etmiş bir kalemle yazılmış. Muazzam bir kurgu ve muazzam bir tebarüz. Dipnot: Eleştiriye kapalı zihinler için üzerine "DANGER" yazılması gereken bir eser.
Kültür-Sanat
DeliRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2011168 okunma
Puan vermedi·
Hadiseler 1930 senesinde İstanbul’da geçiyor. Sultan Hamid devrinde bir hastalığa yakalanan Maruf Bey 1930 senesinde iyileşir. Aradaki bu 21 sene boyunca gerçekleşen hiçbir şeyi hatırlamaz. Bu yıllar
DeliRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2011168 okunma

Yazar Hakkında

Refik Halid KarayYazar · 67 kitap
Bolu Mudurnu'dan İstanbul'a göçen Karakayış ailesinden Maliye Başveznedarı Mehmed Halid Bey'in oğlu olarak 15 Mart 1888’de İstanbul’da doğdu. Galatasaray Sultanisi'nde ve Hukuk Mektebi'nde okudu. Maliye Nezareti'nde (Hazine ve Maliye Bakanlığı) memur olarak çalıştı. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra gazetecilik ile uğraşmaya başladı. 1909 yılında girdiği Tercüman-ı Hakikat gazetesinde mütercimlik ve muhabirlik yaptı. Fecriâtî topluluğuna katıldı ve "Kirpi" imzasıyla mizah dergisi Kalem'e yazılar yazmaya başladı. Yazıları yüzünden 1913'te önce Sinop'a sürüldü. Daha sonra Çorum, Ankara, ve Bilecik'e gönderildi. İstanbul'a dönünce bir süre Robert Kolej'de Türkçe öğretmenliği yaptı. Posta-Telgraf Umum Müdürlüğü'ne atandı. Bu sırada Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na üye oldu, Aydede adlı siyasi mizah dergisini çıkarmaya başladı. İstiklal Savaşı aleyhine yazdığı yazılardan ötürü vatan hainliğiyle suçlandı, Yüzellilikler listesine alındı. Uzun süre yurt dışında, Beyrut ve Halep'te sürgün yaşadı. Mustafa Kemal Atatürk'e yazdığı şiir ve mektuplarla, Yüzellilikler listesindekilerin affedilmesinde önemli rol oynadı. 16 senelik sürgün hayatının ardından 1938 yılının Temmuz ayında yurda döndü. 1948 yılında, Aydede dergisini tekrar yayımlamaya başladı. 18 Temmuz 1965’te İstanbul’da vefat eden Karay, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Türk Edebiyatındaki Yeri Refik Halid, Türk edebiyatında ilk defa Anadolu'yu tanıtan eserleri ile ismini duyurmuş, yergi ve mizah türündeki yazıları ile de üne kavuşmuştur. Gözleme dayanan eserlerinde, tasvirler, portreler ve benzetmeler kullanarak sade, akıcı dili ve güçlü tekniği ile 20. yüzyıl romancıları arasında seçkin bir yere sahip olmuştur. İstanbul'u bütün renk ve çizgileriyle yansıtarak Türkçeyi ustalıkla kullanan Refik Halid, Türk edebiyatına birçok eser kazandırmıştır. Seyit Kemal Karaalioğlu onu şöyle tarif eder: Refik Halit Karay; «Yeni Lisan» akımının tutunmasında önemli payı bulu­nan, konuşma dilini yazılarında büyük bir ustalıkla uygulayan bir yazardır. Hikâyeleriyle romanlarında renkli bir görgü ve gözlem zenginliği göze çarpar. Ro­manlarında, çoğunlukla aile üstünde durur. Hiçbir belli teze bağlanmaksızın, sağlam bir teknikle, başarılı çevre tasvirleri içerisinde nefis bir üslupla olayları anlatır. Ağır fikre, derin çözümlemelere, tezli saplantılara girmeden, «ak rea­lizm» diyebileceğimiz bir görüşle yazardır. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Refik_Hali...