Demir Bebek

Bekir Yıldız
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
72
Basım Tarihi:
Haziran 2010
İlk Yayın Tarihi:
Eylül 1995
Yayınevi:
Everest Yayınları
ISBN:
9789752897113
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·72 syf.·
2022 268. kitabı
Nereden gelirse gelsin, şu otuz yedi yıllık ömründe, fabrikayı ilk kez görüyor ve ilk kez gördüğü yerde çalıştırılıyordu. (S: 8) Başlarken böyle seslenıyor , okuruna Bekir Yıldız Toplumcu halk dilini doğallığını korumuş, usta bir öykücü, güçlü bir romancı olarak çağdaş Türk Edebiyatının en önmlı işinlerindendir.. Aynı zamanda iş için göç etmk zorunda kalan, insanımızın töre, namus vinsyeylerınınyğm yönleriyle ağalık aşiret sistemiyle ilgili anlattığı aslında bu toprakların haka kanayan yaralarındandır.. Bekir Yıldız, bize bizim olanının, anlatımın da insanın yaşadıklarından yansıyan, izleri bıze aktarmayıı yakalamış, güçlü yazarlar kuşağının isimlerinden dir. Bekir Yıldız. Yürüyen, koşan, dönen bir çarkın içinde doğmuşuz. Durmayı seziyoruz. Ama bilmiyoruz. (S: 49) Kitaptan Çocukların bile karnını, küçücük karınlarını doyuramayan dünya." (S:63) Kitaptan Bekir Yıldız 'la tanışmadınz mı? Ozamn onunla tanısmk için doğru yerdesiniz ozamn Buyurun #OKUYUN Efendim
Edebiyat Hikaye Öykü
Demir BebekBekir Yıldız · Everest Yayınları · 2010107 okunma
9/10
·72 syf.··
2018 115. kitabı
Bu kitabı okumak için uzun zaman yeniden basılmasını beklediğimi hatırlıyorum. Elime aldığımda kitabı bir çırpıda bitirdiğimi de... Mahsun Kırmızıgül'ün Güneşi Gördüm filmindeki gurbete göç etmek zorunda olan ailenin çocuklarının, anne babaları evde yokken bebek kardeşlerini yıkamak için çamaşır makinasına attıkları o sahne, Bekir Yıldız'ın bu kitabındaki bir öyküden esinlenilmiş. Kitapta kısa kısa öyküler var. Gurbete giden Türk ailelerinin yaşadığı zorluklar ve hayata bir şekilde tutunmaya çalışırken hayat tarafından itilen garip insanların hikayeleri. Bu kitapta okuyup da çok etkilendiğim bir hikayeden dolayı nerede görkemli bir apartman yahut rezidans görsem o yapının inşaatında çalışan işçilerden birinin Bekir Yıldız'ın anlattığı karakterlerden biri olduğu gelir aklıma. Taşıdığı her bir çimento çuvalı sayesinde bir evi olan insanların bazen o çuvalda taşıyanları nasıl da leblebi gibi ezdiğini hatırlarım. Kitaptaki kısa öykülerin bu kadar akılda kalıcı olmasının sebebi, üzücü ama bir o kadar da hayatın içinden, bizden öyküler olması.
Edebiyat
Demir BebekBekir Yıldız · Everest Yayınları · 2010107 okunma
9/10
·89 syf.··
2022 82. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2022 22:39
Nöbete gelirken getirdiğim üç Bekir Yıldız eseri bitti. Üç hikaye kitabı ve ağırlıklı olarak Almanya'ya giden işçilerimizin durumu, memleket sevdası, özlemi ile Anadolu halkının törelere boyun eğişi, çaresizliği konu edilmiş. İnsan duygularına ağırlık vermiş yazar. Üç kitabıda severek okudum. Bir güne üç ufak kitab gayet iyi oldu, konular birbirine benzesede insan duyguları farklıydı.
Demir BebekBekir Yıldız · Cem Yayınevi · 1995107 okunma
9/10
·87 syf.·
2020 186. kitabı
Bekir Yıldız uzun zamandır okuyacak olduğum yazarlar arasındaydı ama bir türlü denk getiremedim. Okunacak o kadar yazar ve kitap var ki bazılarına hep geç kalacağız. Bekir Yıldız'da öyle bir isim oldu benim için. Osman Şahin bir denemesinde Bekir Yıldız için hikâyelerinde Güneydoğu insanını çok iyi işlediğini belirtmiş ve Toplumcu Gerçekçi yönüne çok güzel bir vurgu yapmıştı. O denemeden sonra Bekir Yıldız'ı biraz daha öne almak istedim ve bugün ilk olarak Demir Bebek kitabıyla başladım. Okuduğum ilk kitaptan Bekir Yıldız'ın birilerinin sırtında yükselen medeniyetin temelini ele aldığını görüyorum ve diğer kitaplarında da bunun yer alacağı da gayet belli. Nedir o temel? Her yükü taşıyan ama yerin dibinde olan, her lüks binanın oluşumunu sağlayan ama kendisi hiç gözükmeyen, her fabrikanın, her makinanın başında olan ama oluşturduğu güzelliklere dışarıdan bakan temeldekiler işçiler, köylüler, kısaca ezilenler. "Çağdaş Medeniyet" ezilenlerin sayesinde ayakta durmaktadır. Ezilen insanların emeklerinin piramididir medeniyet ve ters yüz olmadığı sürece böyle kalmaya devam edecektir. Bu durum bana Brecht'in Tahtatevalli şiirini hatırlatıyor daima "Bir tahterevalli tahtası, sistemin bütünü İki uçlu bir sallanma, birbirine bağlı, Yani alttakiler altta olduğu için, Ve ancak onlar altta kaldıkları sürece Üsttekiler hep üstte. Alttakiler yerinden kalkıp yükselse. Üsttekiler üstte olamaz artık, Demek ki üsttekiler Alttakilerin hep altta kalmasını ister. Ayrıca altta, üstten daha çok İnsan gerek. Denge değişir yoksa. Tahterevalli dedik ya." Bekir Yıldız'ın yoğun bir şekilde ele aldığı diğer konu göçmenlerin yaşadığı sorunlar. Kitaba ismini veren ve ilk öykü olan Demir Bebek Almanya'ya çalışmaya giden dört kişilik köylü ailesini ele alıyor. Merkezde ailenin kız çocuğu Narin var
Demir BebekBekir Yıldız · Cem Yayınevi · 1995107 okunma
10/10
·87 syf.··
Beğendi
·
2023 34. kitabı
Bekir Yıldız harikulade bir öykücü. Kesinlikle okumalısınız. Demir bebek, (elimdeki 1970 li baskısı yeni baskısı var mı bilgim yok) Konusu kısaca Almanya'ya yeni taşınan bir ailenin ilk kez çamaşır makinası görmesi ve evin 6 yaşındaki kızının "alaman bebeleri kardeşine pis demesin" mantığıyla küçük kardeşini çamaşır makinasında parçalanmasına sebebiyet vermesidir. Çok sert bir öykü. Mahsun kırmızıgül'ün Güneşi Gördüm filmini izleyenler çamaşır makinesi sahnesini kimden aldığını öğrenmiş olur. Okuyun pişman olmazsınız Demir Bebek Bekir Yıldız
Hikaye-Öykü
Demir BebekBekir Yıldız · Cem Yayınevi · 1995107 okunma

Yazar Hakkında

Bekir YıldızYazar · 34 kitap
Bekir Yıldız (d. 1933 - ö. 8 Ağustos 1998), Türk öykü ve roman yazarı. 1933 yılında Urfa'da dünyaya geldi. Matbaa'cılık okulunu bitirerek, işçi olarak Almanya'da çalışmaya gitti. Yurda döndüğü zaman, Asya Matbaası'nı açan Bekir Yıldız, hikâyelerinde Güney Doğu insanlarının yaşamlarını anlattı. Hikâyelerinden bazıları senaryolaştırıldı ve filme alındı. May, Halkın Dostları, Yeni a, Yazko Edebiyat dergilerinde görev aldı. Birçok yazısı "Zaman İçinden" adlı kitapta toplanmıştır.1971 yılında Kaçakçı Şahan eseri ile Sait Faik Hikâye Armağanı'nı aldı. 8 Ağustos 1998 yılında geçirdiği kalp krizi sonucunda hayatını kaybetti. Karacaahmet Mezarlığı'nda defnedilmiştir.