Der Trafikant

Robert Seethaler
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 15 dk.
Sayfa Sayısı:
256
Basım Tarihi:
1 Ocak 2013
İlk Yayın Tarihi:
Ağustos 2012
Yayınevi:
‎Kein & Aber
Orijinal Adı:
Der Trafikant
ISBN:
9783036959092
Dil:
Almanca
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Siz Hiç Tütüncü Çırağı Oldunuz mu ?
Puan vermedi·195 syf.·
2025 70. kitabı
Her şey, aslında başka bir kitabın peşindeyken oldu. Telegram'da, PDF'ler arasında gezinirken, ismi gözüme ilişti: "Tütüncü Çırağı". O anda, kalbimde bir kapı açıldı. Sanki bir anahtar, çoktur kullanmadığım bir kilide denk gelmişti. İnsan, sevdikleri hayattayken, onlarla yeni anılar biriktirmenin telaşındadır. Geleceğe odaklanır. Ama o sevdiğiniz insan bir gün gidiverdiğinde, bir daha yeni anı biriktiremeyeceğinizi anladığınızda ne yaparsınız? Geriye kalan tek şey, geçmişin tozlu raflarına saklanmış o küçük, altın değerindeki anlardır. Onları tekrar tekrar avuçlar, ıssız dünyanda bir yere pinekleyip hıçkıra hıçkıra ağlarsın, çünkü bilirsin ki bir daha geri gelmeyecek.. İşte "Tütüncü Çırağı" ismi, beni tam o anlardan birine, 7 yaşımdaki Esra'ya götürdü. Okula başlamamıştım daha. O yaz, evimizin caddeye bakan, babamın envai çeşit gülle dolu bahçesindeydim. Kırmızılar, pembeler, rengarenk... Herkes geçerken o güllere bakardı. O gün de babam güllerle uğraşıyordu. Derken, çok sevdiğimiz Tülin Abla geldi. Korkusuz, tuttuğunu koparan, erkeksi gücüyle bilinen bir kadındı. Babama bir şey uzattı. Ben küçücüktüm, anlamıyordum. Babam, "Ver Tülin Abla, ben içeyim," dedi. Tülin Abla, "Halim, Esra Güllü'ye söylemesin," diye fısıldadı. Babam döndü, bana gülen gözlerle baktı ve o unutulmaz cümleyi söyledi: "Korkma, benim çırak söylemez." Meğerse Tülin Abla, babama sarma tütün sigarası sarmış. Babam onu içecekmiş ve annem duymasın diye bir "çırak", yani küçük sırdaş arıyormuş. Ben olmuştum o çırak. O an, "tütüncü çırağı" kelimesi, babamın gül bahçesinde, güneşin altında, masum bir sır olarak yüreğime kazınmıştı. Yıllar sonra, şimdi, bu kitabın adını görünce, o güne, o güllere, o sıcaklığa ve babamın sesine (beş yıl oldu babamın sesini duymayalı) gittim.Kitabı, o anının
1000Kitap
Tütüncü ÇırağıRobert Seethaler · Jaguar Kitap · 20211,711 okunma
Puan vermedi·195 syf.··
2024 107. kitabı
Kitabın kapağına bakınca purolu görselli bir kitaptan 2. Dünya Savaşı’nı anlatacağı aklımın ucundan geçmezdi doğrusu... Genel anlamda benim beğendiğim bir kitap oldu. Ama bu kitaptan derinlemesine 2. Dünya Savaşı’nı beklemeyin hayal kırıklığı yaşarsınız. Yüzeysel kalmış. Filmi daha güzeldi. Normalde kitaplardaki anlatımı filmlerden daha çok severim ama bunda tam tersi oldu. Nazilerin bir şehrin tüm düzenini nasıl alaşağı ettiğini görebiliyor ve hissedebiliyorsunuz. Kitapta en çok hoşuma giden ise Franz ve annesinin mektuplaşmaları oldu. Mektupları okuyucunca 20. yüzyıl ortalarında aile ve insan ilişkilerin ne kadar samimi ve güzel olduğuna şahit oluyorsunuz. Günümüzde internetten dolayı artık bu tür bir samimiyet ortamı kalmadı. Freud ile Franz’ın arasındaki geçen bu diyaloğunu çok beğendim: “Benim geldiğim yerde insanlar odun işçiliğinden ve tatilcilerin ceplerinin nasıl boşaltılacağından anlarlar belki ama aşktan hiç mi hiç anlamazlar!” “Bu alışılmadık bir durum değil. Zira aşktan kimse bir şey anlamaz.” “Siz bile mi?” “Özellikle de ben!” “İyi ama o zaman neden insanlar sürekli ve her yerde aşık olurlar?” “Genç adam,” dedi Freud. Sonra durdu. “Balıklama atlaması için insanın suyu anlaması gerekmez!” Beklentinizi çok yüksek tutmamakla birlikte okuyabilirsiniz.
Tütüncü ÇırağıRobert Seethaler · Jaguar Kitap · 20211,711 okunma
8/10
·195 syf.··
Beğendi
·
2025 184. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 16:28
Franz’ın hikâyesi bence tamamen “hayat seni bir anda büyümeye zorladığında ne olur?” sorusunun etrafında dönüyor. Köyden çıkıp Viyana’ya geldiğinde tam anlamıyla boş bir sayfa: ne siyaseti biliyor, ne aşkı biliyor, ne şehir yaşamını. O tütüncü dükkânı onun için hem bir sığınak oluyor hem de onu gerçek dünyanın ortasına fırlatıyor. Özellikle Otto’nun (tütüncü) karakteri,Onu çok sevdim. Sert, sessiz, kurallarına bağlı ama özünde çok vicdanlı bir adam. Roman boyunca Otto, Franz’a babalık yapıyor ama bunu öyle büyük büyük laflarla değil, davranışlarıyla yapıyor. Ve sonra Otto’nun Nazi baskısına direndiği için götürülmesi. İşte orada Seethaler, “iyi olmak yetmez, bazen dünyanın kötülüğü seni yine de yakalar” mesajını veriyor. Freud’la olan sahneler ise bence romanın kalbi. Freud zaten yaşlı, Viyana'da baskı altındaki bir Yahudi. Ama buna rağmen Franz’a satır aralarında hayatın acılarını kabullenme cesaretini öğretiyor. Danışman gibi değil, sanki aynı yükü omuzlayan bir yol arkadaşı gibi. Ve en çok içimi acıtan şey: Franz’ın bütün bu kaosun içinde kendi masumiyetini korumaya çalışması. Ama o final… Otto yok, Freud sürgüne gidiyor, şehir çöküyor ve Franz artık tamamen kendi başına. O tütün gazetesini çiviye asmaktan vazgeçmemesi, küçük bir çocuk inadı gibi görünse de aslında bir direniş biçimi. “Ben hâlâ varım” deme şekli. Sonra, onu almaya geldiklerinde, yani kaçınılmaz sona. Franz’ın gerçek anlamda büyümesi tam da o an. Korkuyla yüzleştiği, ama kendini inkâr etmediği an. Bu yüzden romanın ağırlığı çok uzun süre insanın üstünde kalıyor. Kitabı bitirince aklımda en çok kalan şey, hikâyenin aslında kocaman olaylara rağmen “sessiz” bir roman oluşuydu. Filmi de güzel bir uyarlama, izlenir mi? Kesinlikle. Ama kitabın o sakin sakin akıp sonra içine oturan dokusu, Franz’la
Tütüncü ÇırağıRobert Seethaler · Jaguar Kitap · 20211,711 okunma
Puan vermedi·218 syf.··
2021 13. kitabı
Göl kıyısında küçük bir kasabada annesiyle birlikte yaşayan on yedi yaşındaki Franz, annesinin isteği üzerine Viyana’ya tanıdık bir tütüncü olan Otto Trsnjek’in yanında çırak olarak işe başlar ve kısa sürede işi öğrenir. Kısa sürede diyorum ama kitabı okurken Franz ile birlikte sanki ben de o rutubetli, havasız, loş ışıklı ve eskimiş tezgahların olduğu tütüncü dükkanında işi öğrenmeye çalışıyordum. Sürekli yapılan rutin işleri zamanla kavrıyor, sürekli gelen müşterilerin ne istediğini, hangi tütünü içtiklerini ezberliyordum. Bazen de dışardaki tezgahın başında sabahtan akşama kadar gazete okuyordum. Otto’ya göre gazete okuma işi önemli bir olaymış. Franz ile birlikte dışardaki tezgahın başında gazete okurken müşteri olarak yaşlı bir adam gelir ve hemen dikkatimizi çeker. Gerçi daha çok yaşlı adamın dikkatini biz çektik ama olsun. Bu adam’ın Profesör Sigmund Freud olduğunu sonradan öğrenen Franz, insanların sıkıntılarını gidermek, zengin etmek ya da hayatta bir yolunu bulmak için para ödediklerini, bunu yaparken de profesör’ün sadece koltuğunda oturup onları dinlediğini sonradan öğrendi. Tütüncü Çırağı Franz’da yolunu bulmak, hayatındaki eksikliğin ne olduğunu bilmek istiyordu. O sırada bunlar yaşanırken Viyana’ya gamalı haçlar, Führer posterleri, Gestapo da gelip yerleşti. Çok fazla şey anlatmak istemiyorum o yüzden kısacası beni kesinlikle çok etkiledi. Bu benzetmeyi kolay kolay bir kitapta yapmam ama bu kitabı okurken film izliyor gibi olayları yaşıyordum.
Edebiyat
Tütüncü ÇırağıRobert Seethaler · Jaguar Kitap · 20211,711 okunma
Tütüncü Çırağı - Hakkında
7/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
157 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2025 07:47
Tütüncü Çırağı, sade ama derin bir anlatımla 1930’lar Avusturyası’nın toplumsal ve siyasi çalkantıları arasında bir gencin büyüme hikayesini ele alıyor. Roman, 17 yaşındaki Franz Huchel’in, annesinin isteğiyle taşradaki sakin köyünden Viyana’ya, bir tütün dükkanında çıraklık yapmak üzere gitmesiyle başlıyor. 1937 yılı, Nazi Almanyası’nın Avusturya’yı ilhak etmeye hazırlandığı bir dönem. Franz, bu kaotik şehirde hem kendi kimliğini hem de dünyayı anlamaya çalışıyor. Kitap, Franz’ın masumiyetten olgunluğa geçişini, aşk, kayıp ve varoluşsal sorgulamalar üzerinden işliyor. Tütün dükkanının sahibi Otto Trsnjek, Franz’a sadece mesleği değil, hayatı da öğretirken; dükkanın müdavimlerinden, ünlü psikanalist Sigmund Freud ile kurulan beklenmedik dostluk, romanın duygusal ve felsefi derinliğini artırıyor. Freud’un Franz’a verdiği öğütler, özellikle rüyaların ve bilinçaltının gücü üzerine diyaloglar, romana entelektüel bir boyut katıyor. Kitabın en çarpıcı yönlerinden biri, Seethaler’in minimal ama etkileyici üslubu. Gereksiz süslemelerden uzak, her kelimenin özenle seçildiği bir anlatım, okuru hikayenin içine çekiyor. Ancak roman, bazı okurlar için fazla yalın veya temposu düşük bulunabilir. Hikaye, aksiyondan çok içsel bir yolculuğa odaklanıyor ve bu, sabırlı bir okuma gerektiriyor. Kitabı okumaya çok sık ara verdim. Belli dönemlerde elime alıp tekrar okumayı bıraktım ve bu süre yıllara dağıldı. Kitabı bitirmem yıllar alsa da aklımın köşesinde kalmayacağını bilmek mutluluk verici. İyi okumalar dilerim... Tütüncü Çırağı Robert Seethaler
Edebiyat
Tütüncü ÇırağıRobert Seethaler · Jaguar Kitap · 20211,711 okunma
10/10
·195 syf.··
Beğendi
·
2025 130. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2025 00:04
İnsanın içine işliyor her satırı. Güzel, akıcı bir o kadar da sürükleyici. Kitabın en güzel alıntısını buraya bırakıp, okumanıza vesile olmasını temenni ediyorum. Keyifli okumalar. Sevgili Anne, Artık uzun bir zamandır burada, şehirdeyim; gerçeği söylemek gerekirse, her şeye giderek yabancılaşıyorum. Ama belki de hayatın kendisi böyledir: İnsan daha doğduğu andan itibaren, her geçen gün, artık kendini tanıyamaz hale gelene kadar kendinden bir parça uzaklaşıyordur. Bu gerçekten böyle olabilir mi? Cevabını merakla bekliyor, seni selamlıyorum. 57. Syf.
Tütüncü ÇırağıRobert Seethaler · Jaguar Kitap · 20211,711 okunma
10/10
·195 syf.··
Beğendi
·
2022 115. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2022 16:02
“Sahi kaç veda kaldırabilir insan... Tahmin ettiğinden çok daha fazlasını belki de. ” Diyor kitabında Robert Seethaler Tütüncü Çırağı Her şey Franz’ın annesinin isteği üzerine Viyana’ya tütüncü olan Otto Trsnjek’in yanında işe başlamasıyla başlıyor. Müşterileri olan Profesör Sigmund Freud ile dostluk kurmuş olan Franz ın dünyasına konuk olduğumuz kitapta sanki Franz ile her anı yaşıyor hissine kapılıyorsunuz. Dönemin bir diğer olayı da Gestapo’nun Viyana’ya gelişi ve sonrasında yaşananlar oluyor. Naçizane herkese tavsiyemdir. Keyifli okumalar dilerim. Oktay Değirmenci ye değerli çevirisi için teşekkürler.
Edebiyat
Tütüncü ÇırağıRobert Seethaler · Jaguar Kitap · 20211,711 okunma
10/10
·218 syf.··
Beğendi
·
2020 104. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2020 15:01
Kalbimde kocaman bir boşluk oluşturan beni hırpalayan, sarsan bir kitap daha.. 17 yaşındaki Franz, babasını hiç tanıyamamış, küçük bir kasabada annesi ile yaşıyor. Gittikçe zorlaşan hayatları, yaşadıkları maddi sıkıntılar sonucunda annesi tarafından Viyana'da bir tütün dükkânı olan tanıdığın yanına gönderiliyor. Ve Franz'ın ilk defa tattığı yalnızlık ve garip bir özgürlük duygusu ile hikâye başlıyor.. Viyana 'ya gidişi ile adım attığı bu kocaman ve yeni dünya da yeni tanıştığı insanlar, ( Sigmund Freud ile dostlukları, sohbetleri kitapta en keyif aldığım bölümleri oluşturdu. )ilk aşk, ilk sevişme, ilk ayrılık... Ikinci Dünya Savaşının hemen öncesinde şaşırmış insanların içinde, uzak olduğu hiç bilmediği siyasetin, savaşın tam ortasında duran bu genç; her şeyi sorgulayıp kendine bir yer bulmaya çabalayıp duruyor. Birbirine "Çok yaşa Hitler !" diyerek selâm verenlere, Yahudilere yapılan eziyetlere şaşkınlık ile bakan Franz'ın, kimlik edinmeye çalıştığı yeni dünyasında hissettiği öfke, boşluk, yalnızlık, hiçlik ve dik duruşu muazzamdı. Altını çizerken sayfaları yırttığım iki alıntı; " Insan kalsa da gitse de asıl olan vedalardı. " " Tecrübe, yeni dünyaların kapısını aralar." Deneyimlemenizi ben çok isterim...
Tütüncü ÇırağıRobert Seethaler · Jaguar Kitap · 20211,711 okunma
9/10
·195 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 02:04
Sahi kaç veda kaldırabilir insan? Hikaye, 17 yaşındaki Franz’ın annesinin isteğiyle küçük kasabasından çıkıp Viyana’ya, tütün satıcısı Otto’nun yanına çırak olarak gönderilmesiyle başlıyor. Franz, o küçük dünyasından çıkıp büyük şehre adım attığında hayatı tanımaya başlıyor. Ve bu süreçte yolu Sigmund Freud ile kesişiyor. Yaş farkına rağmen aralarındaki o derin dostluk, Freud’un hayat ve ilişkiler üzerine Franz’a rehberlik edişi okurken içimi ısıtan en güzel detaylardan oldu. Bir gün Franz, Anezka adında bir kıza aşık oluyor ve biz kitap boyunca bu aşkın karşılık bulup bulmayacağının izini sürüyoruz Arka planda ise Nazilerin, Gestapo’nun gölgesi o döneme hakim. Ve Franz’ın hayatındaki önemli figürler birer birer eksilmeye başlıyor. Bu sırada annesiyle kartpostallar aracılığıyla haberleşmeye, bağını koparmamaya çalışıyor. Otto’nun o korumacı tavrı, annesiyle olan mektuplaşmaları beni o kadar etkiledi ki… Kitabı okurken Franz’ın zihinsel ve duygusal olarak büyümesine tanık oluyoruz. Yazarın duru, sade ama bir o kadar da derin bir anlatımı var. Kitabın sonu ise öyle pat diye biten cinsten değildi, sonrasını biraz okuyucunun hayal gücüne bırakan, düşündüren ama kesinlikle tatmin eden bir finaldi Kalbimin en özel köşesine kurulan bir kitap oldu. Yazarın kalemiyle tanıştığım için çok mutluyum, diğer kitaplarını da okuyacağım. Franz’ın hikayesini deneyimlemenizi çok isterim. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar!
Tütüncü ÇırağıRobert Seethaler · Jaguar Kitap · 20211,711 okunma
Ölüm Hayatın Yuvasıdır!
Puan vermedi·195 syf.··
2025 190. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 14:23
Robert Seethaler Tütüncü Çırağı adlı romanında küçük bir kasabada yetişen Franz adlı bir gencin hikayesini sade ve doğal bir dille anlatım sağlamaktadır. Bu anlatımı sağlaraken bazen ilahi bazen gözlem bazen de kahraman bakış açısına inerek kitabın kurgusunu ve iç hikayesini tamamlamış ancak sonuna gelindiğinde eksik bir şey kalmış hissi vermektedir. Bu bağlamda Robert Seethaler belki de okuycuya kitabı zihninde tamamlama veya yaşatma imkanı sunmuş olabilir. İçerik olarak hikaye babasız büyüyen bir çocuğun hem duygusal hem de bedensel erilleşmesi olarak bile okunabilir. Bu okumanın detaylarını da kahramanımızın Sigmund Freud ile tanışıp kurduğu arkadaşlık ilişkisi ve kahramanımızın tütün ustası olan Otto üzerinden anlatımını sağlayabiliriz. Bu açıdan kayıpla başlayan bir hikayenin sonunda kendi beden yitikliğiyle bitmesi bir nevi döngünün tamamlanması hissi de uyadırıyor. Özellikle Robert Seethaler anlatım dönemi düşünüldüğünde ikinci dünya savaşının etkilerinin insanın sadece eylemsel hayatında değil, psikolojik hayatında da kurduğu etki tepki sekansları okuyucunun zihninde savaşın yıkıcı ve olumsuz gücününde açığa çıkmasını sağlaıyor. Bu ikil bağlamın ölçütü kullanıldığında hayatta kalmanın sadece bedensel bir form değil aynı zamanda zihinsel bir çeper gerçekliğinin de de gerekliği anlatım olarak sunulmuştur. Tütüncü Çırağı bir yerinde Franz'ın aşk hikayesinde değinildğinde Anezka'nın Franz üzerindeki hem eylemsel hem metafiziksel hem de akli derecelendirmeleri göz önünde tutulduğunda 'aşk' kavramanın birey varlığındaki tutum, davranış, tercih ve çelişkilerininde ayrık gibi gözüken tüm olasılıkları aslında çatı bir kavram olarak nasıl birleştiğini de görmekteyiz. Bu çatı kavramdan harektele Franz'ın Sigmund Freud'u ile aşk-rüya dinamiklerinde genç-yaşlı iklimindeki tecrübesel denklemi bağıntsında; aşkın hem
Duygu ve Düşünce
Tütüncü ÇırağıRobert Seethaler · Jaguar Kitap · 20211,711 okunma

Yazar Hakkında

Robert SeethalerYazar · 5 kitap
Robert Seethaler, 1966'da Viyana'da dünyaya geldi. Ödüllü bir oyuncu ve yazar olan Seethaler, Der Trafikant romanı ile dünya çapında üne sahip oldu. Son romanı Ein Ganzes Leben (Bütün Bir Ömür) ile satış rekorları kırdı, Man Booker International'ın da aralarında buluduğu birçok ödüle aday gösterildi. Hayatını Berlin ve Viyana arasında sürdürüyor.