Dini Anlama Kılavuzu

·
Okunma
·
Beğeni
·
1172
Gösterim
Adı:
Dini Anlama Kılavuzu
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
224
Format:
Ciltli
ISBN:
9786052300466
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Otto Yayınları
Baskılar:
Dini Anlama Kılavuzu
Dini Anlama Kılavuzu
Din, insanı hayatın gerçekleriyle yüzleştirir ve bunun gereği olarak da ona hayatında olmaması gerekenleri kaldırıp atma cesareti verir. Allah'ın insana verdiği bu hakkın kullanılması onu gerçek makamına, eşref-i mahlukat seviyesine ulaştırır.

Değişen dünya ve içinde bulunduğumuz teknoloji çağı yeni problemleri de beraberinde getirmekte, bu problemler, diğer alanlarda olduğu gibi dinî alanda da kendini göstermektedir. Bu kitap, din ile ilgili kafası karışan, cevap arayan, sorular soran insanlara akılcı çözümler sunmayı hedeflemektedir. Bu kitap, sorgulayan ve inanç için kapı aralayan bireylerin üzerinde durduğu konulara dinin doğasından hareketle cevaplar vermektedir.
224 syf.
·8/10
Es-Selam..
Şaban Ali DÜZGÜN.
Ankara İlahiyat Fakültesi Kelam Ana Bilim Dalı Başkanı
Farklı bir İlahiyatçı.
Katılmadığım benimsemediğim görüşleri olsa da her daim takdir ettiğim bir hocamız.
Ki kelam dalı en favori alanımdır da diyebilirim bu noktada.
Hocamız dini konuları felsefi ve sosyolojinin arka planında akılcı bir anlayış ile yorumluyor diyebilirim.
Tabi sahih kaynakları da ihmal etmiyor.
''Ahlak eşittir din, din eşittir akıl'' söylemi ile 3 kavramın birbiri ile ilintili olduğunu ve islamda asl olanın daha doğrusu islamın özünün ''İyi İnsan Projesi'' olduğunu savunuyor.
Bu noktada şunu da vurgulamak istiyorum, hocamız dinin asıl kaynaklarına dokunmadan dilimizin değişmesi gereğini bizlere beyan ediyor ki katılıyorum.
Salt anlamda sınıflara derslere girdiğimde emin olun şunu yaparsanız cennete girersiniz bunu yaparsanız cehenneme girersiniz ifadeleri artık etkinliğini kaybetti.
Öğrencilerimiz günümüz globalleşen dünyada farklı dil ve söylem istiyorlar.
Örneğin;
Bakın çocuklar israf haramdır dediğimde ilgilerini çekmiyor ama günümüzde israfa yönelik bir de batıda minimalizm diye bir felsefi akım çıkmış bu da dolaylı yoldan aynı kapıya çıkıyor ifadeleri kullandığımızda emin olun daha etkili oluyor:))
ve diyorum ki size ödev;
İslamdaki israf ile felsefi akım olan minimalizm arasındaki benzerlikleri tespit edin...
Velhasıl dinimiz değil dilimizin değişme gerek ki Allah Resulu kelimelerle en güzel bir şekilde hitap etmiştir çevresine...

Kitaba gelince;
Öncelikle şu belirtmem elzem ki bunu eseri okumadan dini anlamda bir alt yapı olması gereğini savunuyorum ki kitabımız yoğun ve ağır,kavramlar soyut.
Ve akaid,nübüvvet, ahiret,muamelat,Nüzul-u İsa,Ukubat,Ahlak vs.Kuranı konularına hakim olmadan bu tarz eserlerin kafa karşıklığını da sebep olabileceğini özellikle belirtmek istiyorum.
Benim bu kitaptan çıkardığım ,kendime alındığım en can alıcı nokta ise;
İmanın da bir ahlakı vardır.
İnsanın yapması gereken imanını sağlam bir bilgi zeminine yaslaması ve bu ilke çerçevesinde -sahih- kaynaklar ile hareket etmesidir. NOKTA

Nihayetinde hocamız;
Değişen dünya ve içinde bulunduğumuz çağın her alanda etkili olduğu gibi dini alanda da kendini gösterdiği ifade ediyor.
Ve ateizmden tutun deizme kadar, Maturididen tutun Nietzsche nin görüşlerine kadar geniş bir yelpazede farklı cevaplar isteyen ,arayan veya kendi ifadesiyle dini konularda kafa karışıklığı yaşayan ve bu bağlamda akılcı çözümler isteyenlere şiddetle tavsiye edilir diyebilirim:)))

NOT:
-İlahiyat,İslami İlimler,DKAB Öğrenci ve Mezunları mutlaka kitaplığınızda bulunsun derim ve hocamızı takip edin.


- Maturidi...kendi öz alimimiz ve her kesimin bir an önce tanışmasını ve okumasını özellikle istirham ediyorum...

Selametle kalın keyifli okumalar:))))
224 syf.
Öncelikle; incelemem, “kısa olsun” derken, olası yanlış anlaşılmalara karşı tam ve doğru ifade edebilmek için biraz uzadı; ama değinmeden geçemedim, lütfen kusura bakmayın.

Okumaya ve hayatı öğretildiği gibi değil de “olduğu gibi” ve “gücüm yettiğince” anlamaya çalıştığım zamandan beri hayatın ve insanın bir parçası olarak “din” olgusunu da “İslam” dinini de anlamaya çalıştım. İncelememi de bu çerçevede yazdım.

Tüm açıklığı ile itiraf etmeliyim ki, “Dini Anlama Kılavuzu” adı bana Türkiye’de ve dünyada ivme kazanan din merakı karşısında, “avlamayı bilen” bir kişinin popüler bir seçimi diye önce “pek itici” geldi. Ancak bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine okudukça; ilk önce kendisi için sorular sorarak hayatı ve dini, dolu dolu ve bilgiyle sorgulayan bir uzman zihin ile karşı karşıya olduğumu görmem beni hayli heyecanlandırdı. Zira kendimin, kimseyle kavga etmek istemeksizin samimi sorgulamalarım sonucu yaptığım tespitlere bu kadar uygun bir eserle karşılaşmam bir harika oldu. Bu eserle, yazarın kişisel kariyerini hak ettiğini ve okuyucu üzerinden çağımıza başarılı bir katkıda bulunduğunu gözlemliyorum.

Diğer yandan bir ilahiyatçının; toplumun, gündelik de olsa gerçek sorunlarına, bir filozof gibi gerçek anlamda ve derinlemesine bir katkıda bulunabildiğini görüyorsunuz. Bir anlamda her çağda ihtiyaç duyulan teorik-pratik bütünlüğünü ilahiyat üzerinden de yakalayabiliyorsunuz.

Kitapta, din olarak kastedilen, ilahi kitapları olan, semavi dinler olarak bilinen ve Kur’an’da tek olarak kabul edilen Allah’a çağrıdır. İslam ise, Hz Muhammed ile birlikte, bu çağrıya kulak verip teslimiyet gösterme halini ifade edip dinin son formudur. Bu vurgu beraberinde de kitapta “İslam” yerine hep “Din” kelimesi kullanılmaktadır. Şeriat ise, dinin ibadet, davranış ve zamana göre değişebilecek yaşamı organize eden hükümler olarak belirtilerek, genel hüküm mantığı hariç isabetli olarak kitaptan ayrı tutulmuştur. Ve “Tanrı” denirken yer yer “ilah” anlamında kullanılsa da, esas “Allah” kastedilmiş ve Tanrı kelimesi ile nitelenenin apaçık şekilde “Allah” olduğundan ötürü, “Tanrı” kelimesinin kullanımında herhangi bir sakınca görülmemiştir. Tanrı, tanrı veya Allah kelimelerinin kullanımında çok hassas olanların, kitapta bu kelimelerinin kullanımına hiç takılmamalarını öneririm zira başka çok şey kaçırmış olurlar. Hem yazarın, “Allah” ve tanrı kelimelerinin kullanımında hassas olunan noktalara ters bir yaklaşımı ve kullanımı da görülmemektedir. Yazar, “din” kelimesinin Kur’an’daki kullanımından hareket ederek, “Tanrı” kelimesini belirteç olarak kullanmakta ve “Belirteç; ay, güneş gibi tek olan, kendisinden iki tane olmayan için kullanılır.” diyerek, “Tanrı” kelimesinin kullanımına dilbilgisi kuralları bakımından objektif bir açıklık da getirmektedir.

Kitabı okuyunca ayrıca, bütün somut olumlu örneklerine rağmen, tarihte ve bulunduğumuz bu coğrafyada yaşanan dinin bile, toplumların ve insanın doğası gereği yozlaşmaya açık olması bakımından “doğru anlaşılmaya”, daha doğrusu “doğru anlaşılıp durmaya” ne kadar muhtaç olduğunu bir kere daha anlıyorsunuz.

Özellikle, ayetlerde geçen ve IŞİDe varan radikal oluşumlarca da dillendirilen, “Fitne ortada kalkıp din Allah'ın oluncaya kadar savaşın!”, deizm, ateizm vb. gibi içte ve dışta çok tartışmalı konuları meal yazacak kadar Arapçaya vâkıf ve çağın felsefik-gündelik sorunlarına yakın birisi olarak ele alışı, çok mantıklıca anlamlara ulaşmaya sebep olduğundan, günümüz okurlarına da, entelijansiyasına da ve hatta uzmanlarına da hatırı sayılır bir katkı sağlıyor.

ÖZETLE kitabı; dinin, ezbere klişelerle, doğru bile olsa kulaktan dolma bilgilerle kâh yerildiği veya kâh övüldüğü değerlendirmelerden öte, Doğu veya Batı düşmanlığına varan yericilik ve görmezlikten gelmelerden uzak, filozofça, mantıkla bezenmiş, ilahiyat bilgisiyle dolu ve akılla ele alındığı dopdolu bir eser okumak isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim.

Son olarak; alıntılarımı, kendimi mecbur hissederek bir hayli geniş tuttum; Çünkü, hem eserdeki güzelliklerin fazlalığından not etmeye de mecbur kaldım. Diyebilirim ki, Cemil Meriç’ten beri bu kadar not tuttuğumu hatırlamıyorum. Alıntılarımın esaslı bir özet olabileceğini belirtmem yanında alıntılar hoşuna gidenler, esas eseri okumalılar. Çünkü, alıntılarda her ne kadar dikkat etmiş olsam da, kitaptaki “bağlamlar”la birlikte anlamın da, tespitlerin de çok daha zengin olduğu anlaşılıyor.
224 syf.
Şaban Ali DÜZGÜN / Dinî Anlama Kılavuzu - Otto Yayınları (224 Sayfa)

Kitap, Felsefe, Sosyolojik tahlilleri arka planında Kur'an'ın insan ve Toplum bakışına dair değerli tahliller içeriyor.
Modern dünyanın, Tanrı tasavvuru hakkında önemli değerlendirmeler içeriyor.

Nebevi halkanın (Adem (a. s.), Muhammed (a.s.)kadar tüm Peygamberlerin misyonunun, aynı nehirden akan su olduğu mesajın aynılığı vurgusu Ehli kitap Tanrı tasavvuruna dair Kur'an tenkitinin dikkate taşınması,
Son Nebinin mesajının ehli kitap açısından değerine dair bakış.
İnsanı ve toplumsal sorunlarda insanın iradesinin yeryüzüne yansımasının önemi Kur'an'ın toplumsal yasalarına dair güzel tahliller ve Kur'an'ın sunduğu hayat nizami değerine dair güzel içeriğe sahip bağlamın kitabın tamamının okunması gerektirdiğini hatırlatırım.
Her açıdan değerli bir perspektif
sunuyor Yerelden evrensele Kur'an Mesajının değerine, evrensel çağrısına dikkat çeken bir eser. Kur’an’ın temel hedefinin insana her anlamda "yaşanabilir" bir dünya kurulması olduğunu (dünyada, ahirete iman edenlere vaad edilenin) bir benzerinin yani dünyada bir cennetin kurulması ilâh'ı rehberin (zikir'in) temel amacı / hedefidır.
< Kur'an'ın insanlarla buluşturduğu ufkun ana amacı; insanı barış, onur hakkaniyet ve adaletin hükmünü icra ettiği zaman ve mekanin şahidi yapmaktır.
Bu yeni ufukta Kur'an, güçlü bir biçimde yeniden doğma özelliğinde olan geçmiş düşünce ve ideallerin esaretinden insanı kurtarıp, onu "kendi elleriyle" kuracağı bir dünyanın aktif öznesi olmaya çağırmaktadır.
Ruhu ve yüreğiyle kendi var edeceği dünyanın öznesi olmaya. >

- Dinî Anlama Kılavuzu -
224 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Kur'an'la yoğurulmuş bir zihinden çıkan felsefi ve hikmet dolu bir kitap daha. Bu kitabı okumak zaman kaybı olmayacak aksine bir kazanım olacak.
Kitap ufkumu açtı, bazı sorularıma cevaplar sundu, yeni sorular keşfetmeme neden oldu. Şaban Ali Düzgün'ün okuduğum her kitabından memnuniyetle ayrıldım.
224 syf.
·21 günde·8/10
Din anlayışında aklı ön planda tutan, dine karşı yapılan eleştirilere mantıklı ve bilimsel cevaplar vermeye çalışan ancak ilerleyen sayfalarda kendi içinde tekrara düşen güzel, ufuk açıcı bir kitap.
بسم الله الرحمن الرحيم
إِنَّ اللّهَ لاَ يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتَّى يُغَيِّرُواْ مَا بِأَنْفُسِهِم
‘’İnsanlar kendi iç dünyalarını değiştirmeden
Allah onların durumunu değiştirmez.’’

Ra’d, 11
Akla vurgu, hurafeleri ret ve otoriteyi sorgulama iradesi;
çoğu zaman dindarlara itici gelse de,
hem dindarlık hem de insanlık için en güvenilir yol budur.
Rahman'ın kulları; dürüst, kendine saygılı ve hayatı bilinçle yaşayan insanlardır. Köle değil, hürdürler. Rahman'a kulluğu zorlamayla değil, kendi hür iradeleriyle tercih ederler. Bu yüzden Allah'a kulluk pasif değil, son derece dinamik, yaratıcı ve olumlu bir edimdir.
Ateizm ve Agnostisizmin tarihi,
gözünün önündeki varlığa ilişkin doğru dürüst yargılar
geliştiremeyen insanın tarihidir aslında.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dini Anlama Kılavuzu
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
224
Format:
Ciltli
ISBN:
9786052300466
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Otto Yayınları
Baskılar:
Dini Anlama Kılavuzu
Dini Anlama Kılavuzu
Din, insanı hayatın gerçekleriyle yüzleştirir ve bunun gereği olarak da ona hayatında olmaması gerekenleri kaldırıp atma cesareti verir. Allah'ın insana verdiği bu hakkın kullanılması onu gerçek makamına, eşref-i mahlukat seviyesine ulaştırır.

Değişen dünya ve içinde bulunduğumuz teknoloji çağı yeni problemleri de beraberinde getirmekte, bu problemler, diğer alanlarda olduğu gibi dinî alanda da kendini göstermektedir. Bu kitap, din ile ilgili kafası karışan, cevap arayan, sorular soran insanlara akılcı çözümler sunmayı hedeflemektedir. Bu kitap, sorgulayan ve inanç için kapı aralayan bireylerin üzerinde durduğu konulara dinin doğasından hareketle cevaplar vermektedir.

Kitabı okuyanlar 65 okur

  • Mucahit

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0