Adı:
Dubrovski
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Urartu Yayınları
Baskılar:
Dubrovski
Dubrovski
Dubrovski
Dubrovski
Dubrovski
104 syf.
·8/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye edeceğim YouTube kanalımda en sevdiğim 5 Puşkin alıntısını yorumladım:
https://youtu.be/Ni2VuOJ3D34

Puşkin'in zengin ve fakir iki derebeyi nesli arasındaki hak kavgasını anlattığı eseridir.

Puşkin ve Dostoyevski gibi isimler eserlerinde genellikle "rütbe sırası" yerine "akıl sırası" fikrini ön plana çıkararak rütbe hiyerarşisini eleştirmeye ve aslında akıl hiyerarşisi gibi bir sistemin olması gerektiğini önermeye, Rus derebeylerine yalakalık yapan bürokrasiyi, polisleri ve hukuk sistemini yine aykırı bir şekilde alaya almaya ve otokrasinin herhangi bir toplumda ne kadar tehlikeli olabileceğini anlatmaya çabalar.

Dindar kisvesinde halkın içinde gezen adamların köy halkını soyup soğana çevirmelerini, hukuk adamı kisvesinde halka adalet dağıttığını söyleyen adamların derebeylerine yaptıkları yalakalıkla haksız davalar elde etmesini fakat tüm bunlara rağmen ülkesini seven halkların içinde her zaman direniş ve gerçek adaleti arama duygusunun bulunduğunu, epik bir romantisizmle anlatır.

#direnkistenevka hashtaginde birleşen, kalbi Rus milliyetçiliğiyle dolu az sayıdaki Rus köylülerinin zenginliğe, soyluluğa, nicel saygınlıklara, yargıçların korkutulmasına ve satın alınmasına, her türlü yasa ve kararnamenin çarpık çurpuk yorumlanmasına, hiçbir hakka sahip olmadan Kistenevka'nın 3-5 ağacının kesilmesine karşı aldıkları tavır ile Puşkin'in halk ayaklanması konusunu ilk kez Dubrovski eserinde işlediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Puşkin okumak isteyenler için Büyük Petro'nun Arabı, Byelkin'in Öyküleri ve Goryuhino Köyü Tarihi ile birlikte yerinde olacak başlangıç eserlerindendir.

Yaklaşık 190 yıl önce yazılmış bu eserle beraber şu an Elon Musk'ın Falcon Heavy resitalini izliyorum. Puşkin, ilerisi için siyasi yönde pek çok doğru tahminde bulunmuş fakat uzay ve astronomi konuları bu Rusların öngörülerinde hiç yok, ondan 2 puan kırdım.
148 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Aleksandr Puşkin de genç yaşında (karısının onurunu korumak için bir düello sonucu) ölmüş yazarlardandır. Yaşadığı dönemde siyasal içerikli şiirleri yüzünden sürgüne de gönderilmiştir. Nedense bu özellikleri ve yazdıkları ile de aklımıza Sabahattin Ali'yi getiriyor.

Eserde Çarlık Rusyası zamanları, hırslı derebeyleri ve ilişkileri, köylülerin mal gibi alınıp satıldığı, adaletin rüşvetle güçlülerin elinde olduğu gözler önüne seriliyor. 1 saatte okursunuz, okuyun.

https://i.hizliresim.com/r5nppm.jpg
144 syf.
·7 günde·7/10
Kitapta; Çarlık Rusyasın da eskiden araları çok iyi olan iki derebeyi Troyekurov ve Andrey Dobrovskinin aralarının bozulması ve ardından gelişen olayları konu alıyor.

Aralarının açılmasıyla birlikte derebeylerin en zengini Troyekurov elindeki gücü kullanarak zar zor derebeyliğini koruyan Andrey Dobrovskinin toprakların da haksız hak iddia ediyor ve Dobrovskinin tüm topraklarını elinden alıyor. Bunlara dayanamayan zavallı Andrey Dobrovski de ölüyor.

Asıl hikaye bundan sonra başlıyor, Ölmeden önce Andrey Dobrovski oğlu Dobrovskiye, her şeyi anlatıyor. Dobrovski de intikam almak için eşkiya oluyor.Daha sonra hasmının kızına aşık oluyor daha fazla anlatmayayım.

Genel olarak bakacak olursak Puşkinin ara ara bizle konuşmasını, birde olayları fazla uzatmamasını beğendim.
Beni zorlayan kısımlara bakacak olursak da Rusyadaki bir ismin farklı isimlerle de ifade edilmesi kitabı okurken kafa karıştırıyor. Rus edebiyatı okuyanlar bilir.
104 syf.
·30 günde·Beğendi·9/10
Puşkin için "başlangıçların başlangıcı " denirmiş. Ölümünden sonra bir çok yazarı yapıtlarıyla etkilemiş.
Kitapta anlatılanlar olabilecek tarzdadır ve belki de o dönemler olmuş bir olaydır.
Anlatımı anlaşılırdır. Konusu insanlıktan alınmış, öz veriyle bir araya getirilmiş kelimelerdir.
104 syf.
·Beğendi·8/10
Byelkin öyküleriyle birlikte bu roman denemesine de İş Bankası'nın Puşkin'in tüm öykülerini topladığı kitabında denk geldim. Dubrovski, öyle sanıyorum ki şairliğiyle ve öykücülüğüyle tanıdığımız bir yazarı, romancı kategorisinde de sayabileceğimiz bir eser.

19.yy'ın başlarında iki soylu Rus derebeyi ailelerini konu alıyor. Bu ailelerden biri diğerinden daha güçlü kaba kuvveti savunan bir aile iken diğeri ise fazla güçlü olmamasına karşın onuruyla bölgede, o aileyle bir tutulabilecek bir aile konumunda. Kitapta bu iki aileler ve bunların çocukları arasında olan olaylar güzel bir aşk ilişkisi içerisinde verilmiş. O zamanın derebeylerinin zevklerine, kadınlara davranışlarına ve en önemlisi de gücün getirdiği yozlaşmaya tanık olabiliyoruz.

Roman o kadar akıcıydı ki nerdeyse 1 gecede bitirdim. Ancak söylemek istediğim birşey varsa o da sonunun biraz yavan olduğudur. Sanki birileri Puşkin'e hadi bitirde gidelim. Çabuk ol deyip aceleye getirmişler sonunu. Ve tabi hikayenin mutlu sona ulaşmaması var tabi. Ama biz Realist okurlar olmaya çalıştığımız için pek önemsemiyoruz bunu. Onun dışında gerçekten tavsiye ederim. İyi okumalar.
104 syf.
·Beğendi·10/10
Sefillerden sonra Okuduğum 2.kitapdı bana edebiyati kitaplari sevdiren kesinlikle bu kitaptır eğer bu kitaptan bu kadar etkilenmeseydim asla bir daha kitap yüzü gormezdim bu kitabi okudugum da 11-12 yasindaydim kitabin sonuda muhtesem bitiyor tipki Sabahattin Ali gibi Puskin'ede doyamadik 40 yasinda hayatini kaybeymesine ragmen rus edebiyatinin kurucularindan ve efsanelerinden senin yerin daima bende ayrı olacak Alexandır Puskin
104 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Hikaye tam anlamıyla bir Robin Hood'culuk hikayesi. Hikayeyi bu yöne sokan Baba Dubrovski'nin gururu ve Kirila Petroviç'in aşırı kibri ve kendini beğenmişliğidir. Baba Dubrovski'nin yerini oğul Dubrosvki'nin almasıyla Robin Hood sahneye inmiş olur ve asıl hikayede buradan itibaren başlar. Bir kahraman bulunan her hikayede olduğu gibi burada da bir gönül macerası görüyoruz ama bu macera mutlu sonla bitenlerden değildir. Cüneyt Arkın filmi gibi bir hikaye özetle. Hani Cüneyt abinin ailesine kötülük eder kötü adam, katleder ailesini hatta o da ormanlarda yaşar çetesiyle birlikte kötülerin karşısındadır iyilerin yanındadır her zaman. Bunlarla uğraşırken bir de en büyük düşmanının kızına kaptırır gönlünü ya işte böyle bir hikaye. O zamanların senaristleri belki de çok sevmişlerdir Puşkin'i kim bilir. Beğendim ya da beğenmedim diyemiyorum kitap için. Okudum çok bir şey kazanmadım siz okumazsanız çok şey kaybedeceğinizi düşünmüyorum.
104 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Rus şair Puşkin'in bir romanı. Derebeyleri dönemi, zengin ve güçlü olan bir beyin diğerlerine istediğini yaptırmasını konu ediniyor. Parası ve gücü olduğu için hakimi de savcısı da emrinde hazır, kapı kulu gibi bekliyor. Bundan dolayı ufak bir yanlış anlaşılmadan dolayı arkadaşının bütün mal varlığını haksız yere ele geçirir. Çünkü istediğini yapan yozlaşmış devlet memurları var. Tabii bu olaya dayanamayan baba Dubrovski ölür. Oğul Dubrovski ise babasının intikamı ile haydutluğa başlar ve tam babasının ölmesine sebep olan kişiye bunu ödetecekken kızına aşık olur.
http://kitapokurum.blogspot.com/...uskin-dubrovski.html
104 syf.
·34 günde·Beğendi·9/10
İnsana yüce gönüllülük ve başka erdemli duyguları uyandırma noktasında etkileyici bir hikaye.Serbülent insanlara toplumların gerçekten gereksinimi var.
148 syf.
·Beğendi·7/10
Kitap bir zamanların Rus sosyolojisine ışık tutuyor. Toprak sahiplerinin, köylülerin de sahibi olduğu bir dönemde yok yere husumete giren iki toprak sahibinin çatışması arasında köylülerin kaderinin belirlendiği bir dönemde. Dubrovski ise Schiller'in Haydutlar oyunundaki kahraman gibi, soylu kökenden olmasına karşın ezilen sınıfların lideri bir isyancı, bir haydut oluşunun hikayesi.
Dubrovski romantik bir kahraman olma özelliği gösteriyor. Köylülerin derebeylerine ayaklanmak için soylu bir lidere ihtiyaç duyuyor olmaları, aslında ayaklanmalarının bir özgürlük talebinden ziyade kendi efendilerini seçme arzusu olduğunu gösteriyor.
Aynı zamanda bir aşk hikayesi de roman boyunca devam ediyor.
Hukukun ne kadar aldatıcı bir kurum olduğu ve egemen sınıfların bir aleti olmaktan öte gidemediği de romanda çarpıcı şekilde aktarılıyor.
Puşkin'in yazdığı her cümle gibi Dubrovski de muhakkak okunmaya değer bir roman.
Büyük kısmı 18. yüzyıl Fransız yazarlarının eserleriyle dolu devasa bir kütüphane verilmişti kızın emrine. ... ve Maşa, doğal bir şekilde, her tür eseri bir kenara bırakıp romanda karar kıldı.
"Tabancaya gelince, ünvanım dolayısıyla benden özür dilenmesini bekleyemeyeceğim haraketlere katlanmak niyetinde olmadığım için her zaman tabancamı taşırım yanımda."
Köylülere ve adamlarına karşı sert ve keyfince davranırdı. Ama bunlar yine de kendisine bağlıydılar: Efendilerinin zenginliği ile, ünüyle övünürler, sırası gelince de onun güçlü
korumasına güvenerek komşularına çeşitli kötülükler etmekten çekinmezlerdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dubrovski
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Urartu Yayınları
Baskılar:
Dubrovski
Dubrovski
Dubrovski
Dubrovski
Dubrovski

Kitabı okuyanlar 142 okur

  • cankat sessiz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0