"Dur, söyleme o son sözü.Bırak bir umut kalsın yüreğimde
Elvedasız ve yalnız."
Işığın yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor üstad.
Çok özlüyoruz.
Mekanın cennet olsun.
ElvedasızAytunç Altındal · Destek Yayınları · 2018158 okunma
“Elvedasız yayınlandığı zaman muhtemelen yurdumda, Türkiye'de olmayacağım. Bari gidişim Elvedasız olsun istedim. Yeniden dönmek, yeniden sevdiğim yurduma ve sevdiklerime kavuşmak arzusu ve dileği içimden hiç çıkmasın diye. Bu nedenle Elvedasız'ı, Elem'i, Ayrılığı ve Özlem'i tatmış olanlara armağan ediyorum. Söylemiştim, şiir ayrılıktır. Bir gün canımızdan çok sevdiklerimize yeniden kavuşabilmek dileğiyle veda ediyorum. Şiir kavuşmaktır, unutmayın.
Ve Elvedasız'daki şiirlerimle anımsayın beni.”
“Önsöz Yerine” diyerek son sözünü kurşun gibi sıkmış tam yüreğin üstüne sevgili Aytunç. Onu maalesef çok geç tanıdım. Ve yüreğime koydum, artık oradasın Elvedasız elvedanla! Bu yürek seni geç ama tam zamanında sevdi sevgili Aytunç.
Maalesef şiire kıymet az, üzülerek söylüyorum.Ve çoğunun aynı kitapları okuduğu onun dışındaki alıntılara bakmaya bile tenezzül etmediği bir platformda incelemelere de değer az veriliyor. Üzülerek yazdım çünkü tanınmamış kitapların incelemeleri de boynu bükük kalıyor. Sevgili Aytunç dizelerine inceleme yazmayı bir borç bildim.
Şiirlerini üç bölüme ayırmış ve öyle güzel hissettirmiş ki; elemi, ayrılığı ve özlemi. Elem Faslı’nda elemi, Ayrılık Faslı’nda ayrılığı, Özlem Faslı’nda da özlemi yürekten hissettirmiş. Özellikle özlemi çok derinden hissettim.
Sevgili Aytunç’u tanımak, şu şiirlerine hislerimi kendisine anlatmak isterdim. Yakın zamanda ayrılmış aramızdan.
Mekanın cennet olsun sevgili Aytunç…
Şiirlerinin mekanı kalbimdir bundan böyle hissetmen dileğiyle….
Etkilendiğim birçok dize arasından seçip bazılarını profilimde paylaştım, onlardan bazılarını burada da paylaşacağım:
“dur söyleme o son sözü
bırak bir umut kalsın yüreğimde
Elvedasız
ve
yalnız.” (sayfa 13)
“bir selam bırak öyle git
büyük olmalı ayrılıklar, büyük,
çok büyük
heyecanlı
Şairin kitabıyla bir tesadüf sonucu tanıştım. Kitabın adı ilgimi çekince 80 sayfalık ince bir kitabı okumamın herhangi bir kayıp olmadığını düşünerek başladım okumaya. Bitirdiğim zamansa “iyi ki okumuşum” dedim. Kitap şairin altıncı şiir kitabıymış. Diğerlerini de araştırıp okumayı planlıyorum. Şairin ön sözü benim incelememin son sözü olsun. “Şiir ayrılıktır. Bir gün canımızdan çok sevdiklerimize yeniden kavuşabilmek dileğiyle veda ediyorum. Şiir kavuşmaktır, unutmayın. Ve Elvedasız'daki şiirlerimle anımsayın beni.” İyi okumalar.
Eser, yazarın genel olarak felsefi, teolojik ve politik düşüncelerini derinlemesine işleyen bir yapıt. Elvedasız"**, Aytunç Altındal'ın özgün düşünce dünyasını yansıtan, sorgulayıcı ve derinlikli bir eseridir. Özellikle mistisizm, tarih ve felsefe ile ilgilenenler için ilgi çekici bir kitaptır.
Şiirlerdeki imgeler ve metaforlar, okuyucunun hayal dünyasını zenginleştirmektedir.
Şairi bu kitabıyla tanıdım, çok beğendim.
Şimdiye kadar rast gelmemiş olmama üzüldüm.
Şiirleri çok güzel,kitabı okurken hiç bitsin istemedim.
Var olsun kalemi.
Aytunç Altındal’ın bu yönünü hiç bilmezdim. Şiirler yazmasından bahsediyorum. Kitabını Elem Faslı, Ayrılık Faslı ve Özlem Faslı olarak 3 bölüme ayırdığını görüyoruz. Burada tam 54 şiir bizleri bekliyor. Şiirlerin genel anlamda tutku, içtenlik, coşku, kavga, samimiyet, direniş, güldürü, felsefe, din, barış gibi konuların bir genellemesi olduğunu belirterek başlıyor Altındal. Aslında benzer tanımlamalar yaparken Dolmabahçe’de Beşiktaş’ın Galatasaray’ı 3-0 yenmesidir diye de tanım yapıyor ama ben Galatasaraylı olduğum için hocama burada biraz naz yapacağım. Gökyüzünden beni seyrediyorsa belki biraz gülümser bana.
Bu şiir kitabı üstelik yazarın altıncı şiir kitabıymış. Yani bundan önce tam 5 şiir kitabı daha yazmış. Burada da eski şiirleriyle beraber hiç yayımlamadıklarını da yayımlamış, yabancı dilde olanları da baskıya eklemeyi ihmal etmemiş. Onun bu şair yönünü hiç görmediğim için epey şaşırarak okudum diyebilirim.
Şiir kültürüm benim çok eksik. Yani şiir benim çok yakın olmadığım değil, çok fazla içinde olamadığım bir alan. Bu yüzden de bir şiir kesiti almakta çoğu kez zorlanıyorum. Bunun yerine o şiirin içinden cümle gibi bir satır alıyorum ve bunları daha çok yapıyorum. Bunun normal olup olmadığından emin değilim ama bütün şiire hakim olamam ki. Şu söz tek başına da yeterince güzel değil mi?
“Gökyüzü, gelip gözlerine girmiş.”
Çabucak biterken tadı damağımızda kalacak bir kitap olmuş diyebilirim. Hepimize iyi okumalar dilerim..
ElvedasızAytunç Altındal · Sarmal · 1996158 okunma
"Ve şiir bazen sırdır, anlatılamayanı gizler. "
Genelde " Bilinmeyen Hitler" " Türkiye ve Ortodokslar" vb. kitaplarıyla gazeteci ve araştırmacı yönünü bildiğim bir yazardı. Daha sonra böyle bir şiir kitabı olduğunu öğrendim ve temin ettim.
Kitap üç bölümden oluşuyor:
1. Bölüm: Elem Faslı
2. Bölüm: Ayrılık Faslı
3. Bölüm: Özlem Faslı
Ana başlıklar görüldüğü üzere aşk ilişkilerinde kopuş aşamalarını yansıtıyor. Şiirlerde ana başlığa uygun şekilde temalara dağılıyor. Aytunç Altındal, serbest müstezat tarzında şiirler yazıyor. "Atlant" ,"Gül Kırgını", "Söyle", "İzler" " Demiyorsan" ,"Tutuk", "Biraz" "O" ve "Şifreli Gece Kuşları" şiirleri kendi adıma biraz daha öne çıkan şiirlerdi. Keyifli okumalar...
Şeirlərlə bağlı ilk tanışlığı onları əzbərləməklə baş verən biri olaraq şeirlərə qarşı önyarqısı olan biriyəm, ya da biri idim. Şeirlər oxuduqca isə onlara münasibətim dəyişməyə başladı. Onları vaxtımı alan kimi yox, kinder sürprizi olaraq görməyə başladım. Çünki arada sevimli, xoş və ya doğma gələn sürprizlər olur...
Dediklərim bu kitaba aiddir.
ElvedasızAytunç Altındal · Sarmal · 1996158 okunma
Aytunç Altındal (gerçek adı: Osman Aytun Altındal; d. 12 Ocak 1945, Bakırköy, İstanbul - ö. 18 Kasım 2013), tarih ve politika alanında faaliyet gösteren Çerkez asıllı Türk gazeteci, yazar ve araştırmacı. Dinler, felsefe, gizli örgütler ve sair konularda birçok makale ve kitap yazmıştır.
İlkokulu İstanbul'da, ortaokulu Diyarbakır'da (1956) bitirdi. Haydarpaşa, Kabataş ve Pendik liselerinde okuyarak liseyi tamamladı.
Aytunç Altındal'ın babası Cavit Altındal, Beşiktaş kulübünde futbol oynamış aynı zamanda Haysiyet Divanı Başkanlığı yapmıştır. Annesi Fatma hanım ise ev hanımı. Aytunç Altındal, 4 kardeş içinde en küçük olanıdır.
Aytunç Altındal 1973 yılında Partizan adlı şiir kitabı nedeniyle 7.5 yıl hapse mahkum oldu ve yurtdışına kaçtı. 1975 yılında İsviçre'de "Marksist Yaklaşımla Türkiye'de Kadın" adlı kitabı çıkardı. 1977'de Havass ve1984'de Süreç yayınlarını kurdu. 1982'ye kadar Süreç dergisini yönetti. Daha sonra 1989'da Zürich'te Modus Vivendi Yayınevi ve Sanat Galerisini yönetti. Yine 1989 yılında Rusya'da Kültür Danışmanlığı görevini yaptı. 1992'de İngiltere Edinburg'da ki International Academy For European and Christian Studies kuruluşunda Project Academic Board (Akademik Proje İdari Heyeti) üyeliğine seçildi. Aynı yıl İngiltere'de yayınlanan Three Faces Of Jesus(Üç İsa) adlı kitabı dünya basınında geniş yankı buldu. Daha sonra 1993'de Rusça'ya çevrildi.
1993'te International Society For The Study Of European Ideas (Uluslararası Avrupa Düşünce Çalışmaları Topluluğu) Bilimsel Kuruluna üye oldu. Aynı yıl Avusturya'nın Graz şehrindeki Karl- Franz Üniversitesi tarafından düzenlenen European Seculer Legacy (Avrupa'nın Laik Vasiyeti)adlı uluslararası konferansta Oturum ve Bölüm Başkanlığına seçildi.
1995'te merkezi New York'ta bulunan Carnagie Council On Ethics And International Affairs örgütüne davet edilen, ilk ve tek Türk Konuşmacı oldu.
Aynı sene, New York'ta Birleşmiş Milletler bağlantılı Global Forum Of Spiritual And Parliamentary Leaders Or Human Survival (İnsan Yaşamından Sorumlu Ruhani ve Siyasi Liderler Global Forumu)'nda Uluslararası Danışman üyesi oldu.
Ünlü Fizikçi Isaac Newton'un bugüne kadar hiç bilinmeyen bir kitabını da yayınlayan Altındal, Uğur Mumcu'nun "Sakıncasız" adlı eserinin de yapımcılığını üstlendi.
Şiir dışında deneme ve inceleme türlerinde eserler verdi. 1964'ten başlayarak Haber, Akşam, Cumhuriyet, Yeni Halkçı, Ulus, Yenigün gibi gazetelerde yazılar yazdı. Çeviri yaptı. Dokuz çeviri kitabı yayımlandı. Yedi kitabı yasaklandı. Fransa ve İsviçre'de bazı yazıları yayımlandı. Şiirleri Sanat Edebiyat, Varlık, Süreç, Bilim-Sanat gibi dergilerde yayımlandı. Bazı şiirleri Amerika ve İzlanda dergilerinde yer aldı.
18 Kasım 2013'te İstanbul'da ölmüştür.[2] 19 Kasım 2013 günü Üsküdar-Karaca Ahmet- Şakirin Camii’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verilmiştir.