Ali Teoman, 48 yıllık ömrüne birçok eser sığdıran, mimarlık fakültesi mezunu, entelektüel, çok yönlü bir yazar. Onun öyküyle başlayan edebiyat yolcuğu ilginç bir olayla devam eder.
Ali Teoman, 1991 yılında Nurten Ay adında bir kadınla anlaşarak “Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı” adlı öyküsünü onun imzasıyla Haldun Taner Öykü yarışmasına gönderiyor ve yarışmayı kazanıyor. Yazar, oynadığı bu oyunu tam 16 yıl sürdürüyor. 2006 yılında geçirdiği ciddi rahatsızlık sonrası gerçeği Murat Yalçın’a açıklıyor ve o da kitaplık dergisinde durumu anlatıyor.(Her şey Kusursuz Bir Fars Atmosferi İçinde Cereyan Etti, kitaplık dergisi.)
Eşikte, yazarın 90’lı yıllarda başlayıp 2008’de yayımlanan ilk romanı. Eser, daha sonra da Fransızca yayımlanıyor.
59 bölümden( 25. bölüm boş) oluşan roman, “Bu kitabı er ya da geç mutlaka yazacağını biliyordun.” cümlesi ile açılıyor. Yazmanın eşiğinde olan tuhaf bir adam, isimsiz bir zarf alır ve sonrasında başka bir şehirde yaşayan sevgilisinin evine gider. Sevdiği kız ölmüştür. Adam, kapıcıya kızın erkek kardeşi olduğunu söyleyerek onun evine girer ve kızın mektuplarını, günlüklerini karıştırır, notlar alır. Kızın günlüklerinde onun hayatına, aşklarına, duygularına dair pek çok şey vardır.
Aşk, gizem, cinsellik içeren kitapta bir ayraç açılıp deneme tadında felsefik bir bölüm de yer alır ve roman Ali Teoman’a yakışan bir sürpriz sonla biter.
Eser, aslında benim anlattığım gibi anlaşılır bir olay örgüsüne sahip değil. Romanın yapı unsurları olan olay, yer, zaman ve kişiler belirsiz. Okur, kitabı okuduğunda birçok farklı çıkarımda bulunabilir, boşlukları doldurmak için uğraşabilir ve eseri anlamakta güçlük çekebilir. (Hatta beyni yanabilir) Tüm bunlara rağmen geç kaldığımı düşündüğüm yazarı, çok yetenekli bulduğumu itiraf etmeliyim. Ali Teoman