Eski Aşk Geceleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.644
Gösterim
Adı:
Eski Aşk Geceleri
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059485579
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ema Kitap
Baskılar:
Eski Aşk Geceleri
Eski Aşk Geceleri
Eski Aşk Geceleri
Mehmet RAUF, İstanbul' da doğmuş ve küçük yaşta edebiyatla ilgilenmeye başlamıştır. Bahriye okuluna gitmiş, İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir. Yakından takip ettiği Halit Ziya' nın eserlerine ve realizm akımına ilgi duymuştur. 1896 yılından itibaren Servet-i Fünûn' da yazmaya başlamıştır. Roman, hikâye ve tiyatro türünde eserler vermiştir. Psikolojik tahlillere büyük önem vermiştir. Bu yüzden eserlerinde kahraman sayısı azdır. Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır. Zaman zaman şiirler de yazmıştır.
170 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Kısa kısa eski aşkları anlatan bir kitap akıcı...Bazı bölümlerde gözlerim doldu,bazilarin da yuh artık dedim...Kısacacasi okumaya değer...Iyi okumalar
170 syf.
·Beğendi·8/10
Kitabın adıyla giriş yaptığımız ilk bölümde büyük bir serzeniş içerisinde bulunuyoruz. Hemen akabinde ise Hamdi Bey’in başrolde olduğu Bekar Zevki başlıklı kısma giriyoruz.
Burada bir konuyu oldukça açacağım, belki saçma gelecek belki de mantıklı. Size kalmış. Eski Türk Hikâyeciliğinde bir durum var ki dillere destan. Erkeğin, sevdiği kadının ayaklarına tapması ve ayak üzerinden yapılan betimlemeler. Bunun büyük bir ayak fetişi mi olduğu yoksa kıyafetlerinde görünen tek etli açık kısım orası olduğu için mi özellikle belirtildiği konusunda ise halen emin değilim. Diğeri ise, erkeğin istediği kadınla olabilmesi (yahut kadının sürekli aldatması vardır) ve istediği kadınla istediği pisliği yaparken; kadının başını yerden kaldırmayıp evde oturmak zorunda oluşu. Bana ‘Batan’ kısımsa kadının oturuşu kalkışı değil; erkeğin yahut bireyin bu kadar rahat olması. Sonuçta bir sevdiğin var (cinsiyet kesinlikle fark ETMEZ) ve sen ona Sadık olmak zorundasın. Bu tezatlığı aşmak şuana kadar okuduğum hiçbir klasikte, hiçbir yazara nasip olmamış. Buna 200den fazla eseri olan Ahmet Mithat da dâhil!
“Nasıl? Bahtiyar Mı?, İlk Peki (ki bu hikayede Trip atma meselesinin -tohumuna mı desek yoksa kökenine mi desek- içine giriyoruz.) ve hemen ardından En Hoş Macera adında kitabın en detaylı hikayesine giriş yapıyoruz.
Hep Yalan, Bayram Hediyesi, Cumbadan Cumbaya, Bir Hücum Bir Teslim, Baba Kalbi(ki bu çok acıklıdır), Eski Mektup, Unutmaya ve Unutulmaya Mahkum, Papaz Büyüsü (ki burada Zeki Çakılakan yani Osmanlıcadan çeviren beyefendiye teşekkür etmek gerek. Yazarın bir hatasını öyle güzel hesaplamış ki, helal olsun. Kısaca şöyle diyelim, eltiden yengeyi buluyor. Muazzam beceri ve bu yazarın kendi hatası olmasına rağmen düzeltiyor. Muhteşem), Ana Evlat, Ortaklar, Törpü Altında, İstimdat Mı? Derken kitabımızı tamamlıyoruz.
Şimdi tüm bu gereksiz kısmı geçtikten sonra kitabın ana temasını ve özelliklerini verelim. Kitap, Rauf’un bilindiği gibi son eseri. Bunun yanında Gece Hikayeleri ve Müsameretname (aynı zamanda Türk Geliyor şeklinde alıntısını da paylaştığım) yazarı Emin Nihad Bey yahut diğer adıyla Mehmet Emin’in Müsameretname adlı eserinde kullanılan ‘Öykü İçinde Öykü’ tekniğini (ki o dönem çok beğenilmiştir) kullanmıştır. Bunun yanında betimlemeler, Fransız hikayeciliği izleri, yerli hayattan izler gibi çok farklı konularda başarılı olsa da neden yalnızca ‘Eylül’ kitabı meşhur buna da değinelim.
Magazin Öykücülüğü diye bir kavram vardır o dönemde. Edebiyat-ı Cedide yahut bilinen adıyla Servet-i Fünun döneminde. Yani herkes şuan çoğu Youtuber’in (doğru mu yazdım ve güzel bir benzetme mi oldu bilmem ama aklıma gelen en iyi seçenek) yaptığı gibi tanınmak ve ünlü olmak amacı güdünce çok aceleyle yazmıştır eserlerini. Bu aceleciliğe rağmen iyi bir malzeme çıkarttığına şahit olduktan sonra bir de kendi özgünlüğünde ve rahatça yazsaydı kim bilir neler yazardı diye de düşünmeden edemiyorum. Neyse kafanız şişti, bu kadar yeter (aslında yazacak bir şey kalmadı) diyerek veda edelim. Kendinize iyi bakın, esen kalın. Keyifli okumalar..
“...öyle korkunç kuşkuyla kendimi yiyip bitiriyorum ki, tahmin edemezsin. Kıskançlıktan deli gibiyim. Kimi zaman, onun tatlı sözlerine aldanıp, kaygılarımı haksız görüyorum. Sonra, bu sersemlikten dolayı kendime lanet ediyorum. Kısacası, öyle kötü, perişan bir haldeyim ki, bana acırsın.”
“ Ruhunuz, sonsuz bir aşk atılışıyla şişkin, bedeniniz en derin çalkantıyla kabarmış, veda eder çıkardınız.öpücüklerin aşk ve birleşmek kokularıyla sarhoş, dudakların ateşli dokunuşlarıyla sımsıcak, çırpınmalarla dopdolu, kendinizi sokakta bulurdunuz. Sabah ezanı okunurdu. Bekçiler, son sopalarının yankılanan ezgileriyle dolaşırdı. Uzak mahallelerden, son havlamalar yansırdı. Daha gün doğmamış olurdu. “
“ Aşk, her yerde aynı şeydir. Yani hem kolay, hem güçtür. Memlekete göre de değil, kişiye göre değişir. Yani kadınına, erkeğine göre...”
“ Evet, ah bu buluşmalar, bu aşk geceleri! Gecenin karanlık kucağında, korku ve tehlikeler içinde titreye titreye sizi bir kapıda bekleyen sevgiliye kavuşurdunuz. Sessiz bir hayal gibi, onun yol göstericiliğiyle merdivenlerden çıkar, aralıklardan geçer; sonunda kadın kokusuyla sarhoş, aşkı heyecanıyla titreyen, kavuşma sevinciyle coşup taşan bir halde, bir odaya girerdiniz. “
"Kadın yüreği, gizi bilinmez bir kilitle korunur....
Aşkta başarı kazanmanın gizi, özellikle çekiciliktedir;güçte, beceri de, parlaklıkta değil... "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eski Aşk Geceleri
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059485579
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ema Kitap
Baskılar:
Eski Aşk Geceleri
Eski Aşk Geceleri
Eski Aşk Geceleri
Mehmet RAUF, İstanbul' da doğmuş ve küçük yaşta edebiyatla ilgilenmeye başlamıştır. Bahriye okuluna gitmiş, İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir. Yakından takip ettiği Halit Ziya' nın eserlerine ve realizm akımına ilgi duymuştur. 1896 yılından itibaren Servet-i Fünûn' da yazmaya başlamıştır. Roman, hikâye ve tiyatro türünde eserler vermiştir. Psikolojik tahlillere büyük önem vermiştir. Bu yüzden eserlerinde kahraman sayısı azdır. Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır. Zaman zaman şiirler de yazmıştır.

Kitabı okuyanlar 69 okur

  • Ayşen Buse Baykan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%6.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0