Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2019 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2019 17:01
Öncelikle Ahmet Rasim'in çocukluğundan, eğitim hayatından kısaca bahsetmek gerekiyor. Çünkü Falaka eserinde anlattıkları kendi çocukluk anılarından başka bir şey değil. Ahmet Rasim 1865'te İstanbul'da doğmuş. Babası memurluk görevi sebebiyle sık sık şehir değiştiren bir adam. Rivayet odur ki: Posta ve telgraf memuru olması sebebiyle çok dolaşan baba, her gittiği şehirde başka bir kadınla evlenirmiş, şehirden ayrılırken de evlendiği kadınları terkedermiş... Baba Bahâeddin İstanbul'a geldiğinde Nevber Hanım'la evlenmiş, ancak bir sü­re sonra Tekirdağ'a tayin edilince karı­sını ve henüz anne karnındaki doğmamış çocuğunu bırakıp İstanbul'dan ayrılmış. Tekirdağ'da başka biriyle evlenmiş. Bu yüzden Nevber Hanım çocu­ğunu güç şartlar altında büyütmek zo­runda kalmış... Ahmet Rasim yoksulluk içinde, baba şefkatinden mahrum kalsa da annesi, siyahî sütninesi ve kalfası olmak üzere, üç kadın tarafından ilgiyle büyütülmüş. Eniştesinin himayesinde mahalle mekteplerinde eğitimine başlayıp, dört beş okul dolaştıktan sonra 1876'da Darüşşafaka'ya yazılan Ahmet Rasim bu okulu birincilikle bitirmiş. Falaka eserinin içerisinde, Ahmet Rasim'in okula başladığı ilk günden, Darüşşafaka'dan mezun olduğu güne kadar yaşadığı anılarını okuyoruz aslında. "Cız, Öö, kaka, havhav, maaav, umacı, hırsız, pat olursun, uf olursun, cadı, hortlak, peri, dev..." kelimeleri kullanılarak çocuk üzerinde yaratılan korku dünyasının tasviriyle başlıyor Ahmet Rasim hikayeyi anlatmaya. Eserde üzerinde durulan temel korku ise "Hoca" korkusu. Eli sopalı mektep hocalarının, çocuk üzerinde oluşturduğu baskı anlatılıyor. Bu korku hakkında Mehmet Akif Ersoy, Asım şiirinde şöyle der: "Daha mektepte çocuktuk bizi yıldırdı hayat, Oysa hiç korku nedir bilmeyecektik heyhat! Neslim ürkekmiş evet, yoktu ki ürkütmeyeni, "Yürü
FalakaAhmet Rasim · Nesil Yayınları · 20134,397 okunma
FALAKA - Dikkat spoiler içerebilir!
10/10
·160 syf.··
2020 57. kitabı
·
80 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2020 21:04
Falaka Türk edebiyatında Ahmet Rasim'in erken dönem eğitimin hayatı ve çocukluk izlenimlerinin yer aldığı anı tarzında bir eseridir. Kitapta ağırlıklı olarak sevgi beslemesi gereken hocalarına karşı duyduğu korkuya yer verilmektedir. 1927 yılında yazılan bu eser Osmanlı dönemi eğitim sistemi ve zamanın İstanbul yaşama tarzı hakkında bilgiler vermektedir. Ayrıca millî eğitim 100 temel eser arasındadır. Sade bir üslupla yazılan eser kolaylıkla okunabilecek tarzdadır. Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
FalakaAhmet Rasim · Nesil Yayınları · 20134,397 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2016 117. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2016 00:00
Çocukken yokluktan okuyamadığım kitaplardan bir tanesi daha. Bu hikayeyi iyi ki çocukken okumamışım dememek isterdim doğrusu. Çocuk dünyasında eski zamanlarda falakalar ile cezalandırılmayı hayal etmek bile işkencenin ta kendisi olurdu herhalde.
FalakaAhmet Rasim · Nesil Yayınları · 20134,397 okunma
6/10
·160 syf.··
2020 276. kitabı
Çocukluğumda okuduğum bir kitaptı. Bu kitabı okurken, Ahmet Rasim'in ilk çocukluk ve gençlik hatıralarıyla karşılaşırız. Öykünün yanında, anı türünse özellikler taşıyan bir kitaptır. Yalın, samimi ve duygusal bir yazı dili var. Dönemin toplum yapısı ve eğitim sistemiyle ilgili anekdotlar da vermektedir Ahmet Rasim... Geçmişteki ilginç uygulamalar ve eğitim sisteminde "korku"nun ana unsur tutulması, bir sorgulatıyor.
Kitap
FalakaAhmet Rasim · Nesil Yayınları · 20134,397 okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 216. kitabı
Eski zamanın katı disiplinini anlatır bu hikaye Yazarın çok güzel bir anlatımı var Çocukların da çok severek okuyacağı kitaplardan biri bu bence İyi okumalar Varolun
Edebiyat
FalakaAhmet Rasim · Nesil Yayınları · 20134,397 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2018 237. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2018 01:35
Ahmet Rasim'in çocukluk yıllarının bütününü kapsayan anıların bulunduğu bu kitap:iyi bir gözlemci olduğu bilinen Ahmet Rasim'in o dönemin mahalle mektepleri, yaramazliklari, bu yıllardaki hayatı, falaka korkusu ve yatılı okul yıllarını aktarması gayet iyiydi.
FalakaAhmet Rasim · Nesil Yayınları · 20134,397 okunma
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2016 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2016 00:00
Bana öyle geliyor ki ismi Ahmet olan yazarlık rütbesine erişiyor. Ahmet Mithat'tan sonra Ahmet Rasim'de çok iyi anlatmış. (Burada Ahmet Mithat'ın da bu kitaptan yazdığı değil ismi Ahmet olana örnek verme 'Ahmet Mithat, Ahmet Haşim, Ahmet Rasim' şeklinde devam anlatılmıştır) Kendine has hikayeleri ve anlatımları sebebiyle çok beğendiğim yazarı sizlerinde okuması dileğimle ..
FalakaAhmet Rasim · Nesil Yayınları · 20134,397 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2014 33. kitabı
Eskilerden bir anı Okurken bi garip olmustum
Edebiyat
FalakaAhmet Rasim · Nesil Yayınları · 20134,397 okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2026 2. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 17:34
Ahmet Rasim’in Falaka adlı eseri, yazarın çocukluk yıllarına dayanan otobiyografik nitelikte bir anlatıdır. Eser, dönemin mahalle mekteplerinde uygulanan eğitim anlayışını, bireysel bir hatıradan yola çıkarak toplumsal bir eleştiriye dönüştürür. Bu yönüyle Falaka, yalnızca geçmişi anlatan bir anı kitabı değil, eğitim kavramının nasıl şekillendiğini sorgulayan güçlü bir metindir. Eserde, küçük bir çocuğun gözünden aktarılan eğitim ortamı; korku, baskı ve şiddet üzerine kuruludur. Falaka başta olmak üzere uygulanan cezalar, öğretmenin otoritesini pekiştiren bir araç olarak sunulur. Ahmet Rasim, yaşadıklarını süslemeye ya da dramatize etmeye çalışmadan, sade ve samimi bir dille aktarır. Bu yalın anlatım, okurun metinle kurduğu bağı güçlendirir ve anlatılanların etkisini daha da artırır. Her ne kadar eserde anlatılan öğretmen figürü günümüz eğitim anlayışını temsil etmese de, Falaka’nın asıl dikkat çekici yönü burada ortaya çıkar. Eser, öğrenmeyi temsil eden kişiyle şiddetin ve korkunun bağdaştırılmasının, çocuklar üzerinde nasıl derin ve kalıcı sonuçlara yol açabileceğini açıkça gösterir. Öğretmenin bir rehber ve güven kaynağı olmaktan çıkıp korkulan bir figüre dönüşmesi, öğrenme sürecini de doğal ve sağlıklı bir yapıdan uzaklaştırır. Ahmet Rasim’in satırlarında asıl hissedilen acı, fiziksel cezadan çok ruhsal tahribattır. Korkuyla öğrenmeye zorlanan çocuk, bilgiyi sevgiyle değil kaygıyla tanır; okul, merakın değil endişenin mekânı hâline gelir. Bu durum, bireyin eğitimle kurduğu ilişkiyi zedelerken aynı zamanda kişilik gelişimini de olumsuz yönde etkiler. Sonuç olarak Falaka, geçmişte kalmış bir eğitim anlayışını anlatıyor gibi görünse de, günümüz okuru için hâlâ güçlü bir uyarı niteliği taşır. Ahmet Rasim, kendi çocukluğundan yola çıkarak bize şunu hatırlatır:
FalakaAhmet Rasim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,397 okunma
Eğitim kisvesi adı altında çocuklara ızdırap çektirmek.
9/10
·116 syf.··
2023 98. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2023 20:53
Sevgili okurlar, Falaka, Ahmet Rasim'in çocukluk anılarını anlattığı 1927 yılında yayımlanan bir kitaptır. Yazar bu kitapta, ezberini doğru düzgün yapamayan, sınıfta durduk yere konuşan ve kurallara itaat etmeyen çocukların falakadan geçtiğini anlatıyor. Derseniz ki sadece falaka mı tüm mesele tabii ki de değil. Çocuk önce mektebe gider orada bir güzel dayak yer. Biraz soluklanmak için eve giden çocuğun, aile büyükleri, hocanın kaldığı yerden dayağa devam eder. Günün sonunda çocuğun haddi bildirilmiş ve terbiye edilmiş olur. En azından o dönemin insanları bu düşünceye sahiptir. Özetle Ahmet Rasim, o dönemi müthiş derecede iyi tasvir etmiş. Özellikle de bir çocuğun bakış açısı ile mektep hayatının ne derece zor olduğunu biz okuyuculara sunuyor. Bana kalırsa bu kitap, o dönemin eğitim sistemini kavramak adına mutlaka okunması gerekenler listesinde.
Kurgu
FalakaAhmet Rasim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,397 okunma

Yazar Hakkında

Ahmet RasimYazar · 34 kitap
Kendine özgü bir üslupla kaleme aldığı eserleri geniş bir okur kitlesi tarafından okunan, mutlakiyet, meşrutiyet ve cumhuriyet dönemlerine tanıklık etmiş bir yazardır. 50 yılı bulan yazı hayatında farklı edebi türlerde ve çok sayıda eser verdi. Dönemin İstanbul hayatının ayrıntıları üzerinde durduğu fıkralarıyla tanındı.3.ve 4. Dönem TBMM'de İstanbul milletvekili olarak yer aldı. Tanınmış bestekar Osman Nihat Akın'ın dedesidir. Darüşşafaka mezunudur. Muharrirlik, Yazarlık, Bestekârlık, Posta Telgraf İdaresi Memurluğu, Tercümanı Hakikat, Saadet, İkdam, Sabah, Malumat, Servet, Tanin, Hak ve Tasvir-i Efkar gazeteleri yazarlıkları, Güneş, Gülsen, Sebat, Say ve Servet-i Fünun, Resimli Gazete, Musavvar ve Malumat dergileri yazarlıkları, TBMM III. ve IV. Dönem İstanbul Milletvekilliği ve III. Dönem Kütüphane Encümeni Reisliği yapmıştır. Evli ve altı çocuk babasıdır. Yaşamı 1864'te İstanbul'da Fatih'in Sarıgüzel mahallesinde dünyaya geldi. Babası Menteşeoğulları'ndan Kıbrıslı Bahaeddin Efendi, annesi Nevbahar Hanım'dır. Babası kendisi doğmadan evvel ailesini terk ettiği için Nevbahar Hanım onu tek başına yetiştirdi. 1875 yılında başladığı Darüşşafaka'da edebiyatla tanıştı. Bu okulda bestekâr Mehmet Zekai Dede'den müzik dersleri de aldı. Kendi çabasıyla Fransızca öğrendi. Eğitimini 1883 yılında birincilikle bitirdi. Okulu bitirdikten sonra diğer Darüşşafaka mezunları gibi Posta ve Telgraf Nezareti'nde memur oldu. Bu kurumda kısa bir süre kâtiplik yaptı. Memuriyet hayatının ilk aylarında Sadberk Hanım ile evlendi; 1902'de eşinin ölümüne kadar süren bu evlilikten dört oğlu, iki kızı oldu. Memuriyet hayatını benimsemeyen ve hayatını yazar olarak kazanmak isteyen Ahmet Rasim'in ilk yazısı Ahmet Mithat Efendi'nin Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yayımlandı. Bu, 'Yolcu' başlıklı bir tercüme yazı idi. Ardından dönemin ünlü gazetecisi Baba Tahir vasıtasıyla Ceride-i Havadis'te fenni konularla ilgili yazı ve tercümeler yayımlamaya başladı. Bir süre Mekteb-i Behrami adlı okulda ve Komonto Musevi okulunda öğretmenlik yaptı. Ahmet Mithat'tan gördüğü teşvik sayesinde 1885'ten sonra kendisini tamamen gazeteciliğe verdi. Yayın hayatına 1891'de başlayan Servet-i Fünun dergisinde fen konularındaki yazılarının yanında, tefrik halinde romanlarını da çıkarma imkanı buldu. Leyal-i Izdırap, Meşak-ı Hayat ve Afife burada yayınlandı. Ancak Servet-i Fünun yazarlarının genel edebi çizgisini benimsemedi. O, Ahmet Cevdet Paşa ve Ahmet Mithat Efendi'nin doğu ve batı edebiyatının olumlu yanlarını sentez haline getirmeyi amaçlayan edebi anlayışını benimsemişti. 1908'de Hüseyin Rahmi ile birlikte 37 sayı süren 'Boşboğaz ile Güllâbi' adlı bir mizah gazetesi çıkaran Ahmet Rasim, gazeteciliği Malumat, Sabah, Sebat, Güneş, Maarif, Resimli Gazete, Mecmuai Ebüzziya, Türk Yurdu, Yeni Mecmua, Resimli Ay, İkdam, Boşboğaz, Basiret, Tasvir-i Efkar, Vakit, Akşam, Cumhuriyet gazete ve dergilerindeki yazılarıyla sürdürdü. Bunun yanında Gülşen, Sebât, Hamiyyet, Şafak, Servet, Tanin, Envâr-ı Zekâ, Maarif, Resimli Gazete, Hazine-i Fünun, Mektep, Pul, Fen ve Edep, İrtika, Surâ-yı Ümmet, Donanma, Resimli Kitap, Musavver, Muhit gibi dergilere gerçek adıyla, Hanımlara Mahsus Malumât'ta ise 'Leyla Feride" adını kullanarak yazılar göndermiştir. 1898'de Alman İmparatoru II. Wilhelm'in Suriye gezisi sırasında Malumat gazetesi tarafından Suriye'ye, 1916'da da Sabah gazetesince harp muhabiri olarak Romanya cephesine gönderildi. Bu arada okullar için yazdığı tarih, dil bilgisi, imlâ ve aritmetik gibi çeşitli konulardaki eserlerini kitap halinde bastırdı. Menâkıb-ı İslâm adlı kitabı dolayısıyla II. Abdülhamit'ten Mecidi nişanı aldı. Şiir, hikaye ve roman alanlarında eserler verdiyse de onu günümüze ulaştıran "Şehir Mektupları", "Eşkâl-i Zaman", "Cidd-ü Mizah", "Gülüp Ağladıklarım" gibi inceleme, araştırma ve gözleme dayanan yazıları oldu. Müzik alanında da eserler veren sanatçı, besteleri de kendisine ait olan pek çok şarkı sözü yazdı. Yakın dostu müzisyen Tatyos Efendi'nin bestelediği uşşak makamındaki 'Bu akşam gün batarken / Sakın geç kalma, erken gel' dizeleri ile başlayan güftesi günümüze kadar gelen eserlerindendir. 1927'de Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'in referansıyla İstanbul milletvekili oldu ve TBMM'nin üçüncü ve dördüncü dönemlerinde milletvekilliği yaptı. Ancak sağlık sorunları yüzünden meclis oturumlarına bile katılmadı. 1932'de Heybeliada'daki evinde hayatını yitirdi, Heybeliada'daki Abbaspaşa Mezarlığı'na gömüldü. İstanbul Fatih Karagümrük'te 1938-1939 öğretim yılında kurulan Karagümrük Ortaokulu'nun adı 1965-1966'da Ahmet Rasim Ortaokulu olarak değiştirilmiştir. Okul 1988-1989'dan itibaren Ahmet Rasim Lisesi adını almıştır.