Adı:
Falaka
Baskı tarihi:
19 Haziran 2015
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944238434
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sıradışı Yayıncılık
160 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle Ahmet Rasim'in çocukluğundan, eğitim hayatından kısaca bahsetmek gerekiyor. Çünkü Falaka eserinde anlattıkları kendi çocukluk anılarından başka bir şey değil. Ahmet Rasim 1865'te İstanbul'da doğmuş. Babası memurluk görevi sebebiyle sık sık şehir değiştiren bir adam. Rivayet odur ki: Posta ve telgraf memuru olması sebebiyle çok dolaşan baba, her gittiği şehirde başka bir kadınla evlenirmiş, şehirden ayrılırken de evlendiği kadınları terkedermiş... Baba Bahâeddin İstanbul'a geldiğinde Nevber Hanım'la evlenmiş, ancak bir sü­re sonra Tekirdağ'a tayin edilince karı­sını ve henüz anne karnındaki doğmamış çocuğunu bırakıp İstanbul'dan ayrılmış. Tekirdağ'da başka biriyle evlenmiş. Bu yüzden Nevber Hanım çocu­ğunu güç şartlar altında büyütmek zo­runda kalmış...

Ahmet Rasim yoksulluk içinde, baba şefkatinden mahrum kalsa da annesi, siyahî sütninesi ve kalfası olmak üzere, üç kadın tarafından ilgiyle büyütülmüş. Eniştesinin himayesinde mahalle mekteplerinde eğitimine başlayıp, dört beş okul dolaştıktan sonra 1876'da Darüşşafaka'ya yazılan Ahmet Rasim bu okulu birincilikle bitirmiş.

Falaka eserinin içerisinde, Ahmet Rasim'in okula başladığı ilk günden, Darüşşafaka'dan mezun olduğu güne kadar yaşadığı anılarını okuyoruz aslında. "Cız, Öö, kaka, havhav, maaav, umacı, hırsız, pat olursun, uf olursun, cadı, hortlak, peri, dev..." kelimeleri kullanılarak çocuk üzerinde yaratılan korku dünyasının tasviriyle başlıyor Ahmet Rasim hikayeyi anlatmaya. Eserde üzerinde durulan temel korku ise "Hoca" korkusu. Eli sopalı mektep hocalarının, çocuk üzerinde oluşturduğu baskı anlatılıyor. Bu korku hakkında Mehmet Akif Ersoy, Asım şiirinde şöyle der:

"Daha mektepte çocuktuk bizi yıldırdı hayat,
Oysa hiç korku nedir bilmeyecektik heyhat!
Neslim ürkekmiş evet, yoktu ki ürkütmeyeni,
"Yürü oğlum!" diye teşci edecek yerde beni,
Diktiler karşıma bir kapkara müstakbel ki,
Öyle korkunç olamaz hortlasa devler belki!.."

Ahmet Rasim bu eli sopalı, kara cübbeli müstakbel hocaların çocuk üzerindeki olumsuz etkilerini hikaye içerisinde okura aktardıktan sonra, hikayenin son bölümlerinde, gerek hoca, gerek ailesi tarafından şiddete maruz kalan çocukların psikolojik yıpranmaları ve davranış bozuklukları üzerinde duruyor. O dönemin, özellikle mahalle mekteplerindeki eğitim yapısını görmek için oldukça kıymetli bir eser olduğunu düşünüyorum.

Ahmet Rasim henüz annesinin karnındayken terkedip giden baba Bahâeddin'in (adama deli oldum) ve çocuğa şiddet uygulayan insan azmanlarının hını mını hınt olsun...

İyi okumalar...
116 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Muallaim Naci'nin "Ömerin Çocukluğu" eserinden sonra çocukluğumu özler oldum.Demek istediğim şimdi ki çocukların yaşadığı çocuklukla bizimkiler bir mi? Arada dağlar kadar fark var.

Çocukluk dönemi başkadır. Hele ki doya doya yaşanmış bir çocukluk unutulur mu hiç? İlkokula giderken o ilk sıraya oturduğumuzda ki heyecan,sonra karne alınırken büyükler tarafından verilen harçlıklar ve başımızın okşanması ve dizlerin çamura değmemesi ve dizlerin yara bere olmaması bunlar olmadan çocukluk olur mu?

Çocuğuyla ilgilenmeyen onu elindeki tablete vb. gibi cihazlara teslim eden aileler kendi çocukluğunuzu neden kendi çocuklarınıza yaşatmıyorsunuz?

Rus edebiyatını çok seviyorum. Yazarlar kendi kültürlerini ve tarihlerini çok iyi kaleme alıyorlar. Kendi Edebiyatımızda ki klasikleri okudukça kendi kültürümü ve tarihimi daha iyi tanıyorum. Çünkü geçmişini bilmeyen birey geleceğe nasıl aydınlık bir şekilde bakabilir. Bu yüzden edebiyatımızın klasikleri bizim için birer hazine niteliğindedir.

Falaka, Ahmet Rasim'in kendi çocukluk anılarını kaleme aldığı dönemin eğitim sisteminin anlatıldığı bir eser. Beni en çok gülümseten yerler yazarın çocukluk endişelerini özellikle okulda ki Falaka cezası korkusunu tatlı bir üslupla anlatması oldu.

Türk Klasikleri okudukça sanki keşfedilmemiş yerleri keşfediyorum gibi veya bir define bulmuş gibi mesut oluyorum. Özellikle eğitim sisteminin üzerinde durması sistemin nasıl geliştiğini ve her sistem de mutlaka çürük tarafların olduğunu anlatarak bir eğitimcinin nasıl olmasını gerektiğine dikkat çekmiş.
160 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Çocukken yokluktan okuyamadığım kitaplardan bir tanesi daha. Bu hikayeyi iyi ki çocukken okumamışım dememek isterdim doğrusu. Çocuk dünyasında eski zamanlarda falakalar ile cezalandırılmayı hayal etmek bile işkencenin ta kendisi olurdu herhalde.
116 syf.
·Beğendi·10/10
Osmanlı’da çocuk olmak ne demekti? Çocuklar nasıl yetiştirilir, nasıl okula başlar ve nasıl bir eğitim alırlardı? 
.
.
Biyografi niteliğinde bir eser. Ahmet Rasim çocukluğundan ilk gençlik yıllarına uzanan hatıralar eşliğinde bu sorulara cevap vermiş. O zamanlar çocuk olmak gerçekten zormuş. Yazarın çocukluğunu yaşadığı pek söylenemez. Evden okula, okuldan eve bir hayatı var. Oyun oynamak, hoplayıp zıplamak sadece sözden ibaret. Bir çocuk için bunların yasak olması ne demek? Düşünmesi bile çok kötü.
.
.
Türk klasikleri içinde en sevdiğim kitaplardan biri oldu Falaka. Kesinlikle alıp okuyun arkadaşlar.
#parlakmeltemkitapligi
116 syf.
·Puan vermedi
Osmanlı’da nasıl çocuk olunacağı, okula başlayan çocuğa nasıl yaklaşılır gibi soruların cevapları işte tam da bu eserde. Osmanlı’da aminci alayı, ilahiler ve besmele ile okula başlamak ve bunu da Pazartesi ve Perşembe günleri yapmak çok önemliymiş. Günümüzde kaç çocuk böyle okula başlıyor sorusunu da kendime sormuş oldum. Diğer yandan okula başlamak bu kadar önemliyse cezalar neden bu kadar zalimce demeden de geçemedim. Anı türünün güzel örneklerinden biri, okuyacaklara tavsiye edilecek eserler arasında.
160 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Bana öyle geliyor ki ismi Ahmet olan yazarlık rütbesine erişiyor. Ahmet Mithat'tan sonra Ahmet Rasim'de çok iyi anlatmış. (Burada Ahmet Mithat'ın da bu kitaptan yazdığı değil ismi Ahmet olana örnek verme 'Ahmet Mithat, Ahmet Haşim, Ahmet Rasim' şeklinde devam anlatılmıştır)
Kendine has hikayeleri ve anlatımları sebebiyle çok beğendiğim yazarı sizlerinde okuması dileğimle ..
160 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Ahmet Rasim'in çocukluk yıllarının bütününü kapsayan anıların bulunduğu bu kitap:iyi bir gözlemci olduğu bilinen Ahmet Rasim'in o dönemin mahalle mektepleri, yaramazliklari, bu yıllardaki hayatı, falaka korkusu ve yatılı okul yıllarını aktarması gayet iyiydi.
...çocuk ne kadar küçük olursa olsun, kendisini döven eli, kendisini azarlayan dili ruhunda gelişmekte olan onuru için pek ağır bulur ve bu ele, dile karşı gizli bir düşmanlık beslemeye başlar.
Ahmet Rasim
Sayfa 105 - karanfil

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Falaka
Baskı tarihi:
19 Haziran 2015
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944238434
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sıradışı Yayıncılık

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 4 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0