Gecenin Dibi

Ryu Murakami
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 7 dk.
Sayfa Sayısı:
216
Basım Tarihi:
Kasım 2017
İlk Yayın Tarihi:
28 Mart 2006
Yayınevi:
Ot Kitap
Orijinal Adı:
İn za Misosupu
Orijinal Dil:
Japonca
Orijinal Ülke:
Japonya
ISBN:
9786059738033
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·216 syf.·
Beğendi
·
2022 105. kitabı
Kitabın ismi aslında "In the Miso Soup". Kulağa daha hoş gelmesi açısından Miso Çorbasından daha iyi bir seçim "Gecenin Dibi". Fakat öyle de kalsa belki daha farklı olurdu. Ryu Murakaminin dilini ve tarzını gerçekten sevdim. Sanki bol aksiyonlu, gerilimli, psikolojik bir bir film izliyor gibiydim. Donuk bir dili de yoktu onu da eklemek istiyorum, gayet akıcı ve sürükleyici. Hatta fazlasıyla merak uyandırıcı. Hikayemize gelecek olursak ana karakterimiz Kenji, Japonya'da turist rehberi olarak çalışır ve yolları gizemli bir Amerikalı olan Frankle çakışır. İki farklı kültürün teması adına gayet iyi bir senaryo ve işleniş. Okurken yaşanan her şeyi net bir şekilde zihninizde canlandırabiliyorsunuz ve bu gerçekten ürpertici bir şey. Yer yer ağzımda kan tadıyla gezdim sandım. Hâlâ da var içimde o ürperti ve tiksinti. Düşüncelerimi tam toparlayamıyorum galiba. Şuan için garip ve güzeldi diyebiliyorum.
Gecenin DibiRyu Murakami · Ot Kitap · 2017370 okunma
8/10
·216 syf.··
2023 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2023 00:00
Kenci, 20 yaşında, mükemmel olmayan İngilizcesiyle yetişkin eğlencesi türünden gezi rehberliği, turist rehberliği, yapan bir genç. Televizyonda bir kızın vahşice öldürüldüğü haberleri yayınlanırken, Frank adlı bir Amerikalı, Kenci'nin ona rehberlik etmesini ister. Fakat Kenci, bir süre sonra Frank'de bir gariplik sezer. *SPOILER İÇERİR* Kenci'nin Frank'ın yüz ifadelerini dikkatle incelemesi hoşuma gitti, yüz ifadelerindeki değişimler ayrı bir gerginlik kattı. Antipati beslediğim bir karakter Kenci'nin Maki'yi yermesine kadar yoktu, Kenci'nin düşünceleri bana mantıklı gelince Maki'ye karşı bir antipati besledim, fakat buna antipati denir mi pek emin değilim. Birilerinin yaralanması, ölmesi, uzuvların kesilmesi başta beni pek etkilemedi. Bunun sebebinin aniden olması ve yazarın gerilim öncesini uzun tutması olduğunu düşünüyordum. Ama sonradan ben de Kenci gibi olayın şokundan çıkamadığımın farkına vardım. Kanlı saldırı sonrası Kenci'nin ikilemini, çaresizliğini çok net hissettim. Kendimi onun yerine koydum, "Ben olsaydım ne yapardım?" diye sordum kendime ve uzun bir süre üstüne düşündüm. Kenci'nin bardaki kişilerin karakter analizini yaptığı sırada kendimi polisiye romanında hissettim ve "Dedektif olsaydı nasıl olurdu?" diye düşünmekten kendimi alamadım. Japon bir yazarın Tanrı inancı ve diğer ülkelerle iletişim, siyaset konusunda eleştiri yaptığını ilk kez okudum. Japon toplum anlayışı hakkında okuduğum kitap dışında okuduğum kitapların çoğu geleneksel ve kültürel Japonya'yı eşsiz betimlemelerle anlatıyordu. Frank'in insanların kendileri ve birbirleriyle çeliştiğini söyleyerek verdiği örnekler mantıklı geldi. Başta sadece "Kendini geliştirmemiş, küçükken aile sorunları yaşayıp (Aslında bu benim düşüncem değil, genel olarak toplum önyargısı) terk edilmiş ve
Roman
Gecenin DibiRyu Murakami · Ot Kitap · 2017370 okunma
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2019 35. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2019 01:53
Kenci 20 yaşında. Kendisi için oldukça tehlikeli bir işe sahip: turistlere eğlence rehberliği yapmak. Sorun tam olarak ‘eğlence’ kısmında saklı. Sunduğu hizmet Tokyo’nun karanlık sokaklarını kapsıyor. Turistler onu dergiye verdiği bir reklam aracılığıyla buluyor, genelde 2-3 gün sürüyor bu turlar. Pek çok insan tanıyor Kenci, bu işi 2 yıldır yapmasına rağmen; ancak son müşterisi Frank, gördüğü tüm müşterilerden farklı. Onda bir şeyler seziyor, yanındayken soğukluğunu damarlarında hissediyor. Ama bir türlü Frank’in garip isteklerine hayır diyemiyor. Buna şeytan tüyü mü diyorlar? Yoksa şeytanın beden değiştirmiş hali mi? . Her sayfada gerilimi hissediyoruz. Öldürülen liseli bir kızın katili olabilir mi yanındaki Frank? Gerçekten bahsettiği gibi Amerika’dan mı geliyor bu yabancı? Peki ona neden karşı çıkamıyor? . Olayların çözüldüğü noktada dahi sürpriz bir şeyler bekliyorsunuz~ Oldukça kanlı, karanlık ve soğuk bir hikaye. Ancak yazar sadece size gerilim vaat etmiyor. Seks işçiliğinden, toplumdaki çözülmeden de analizler sunuyor. En çok da içselleştirilmiş/ ‘normalleştirilmiş’ şiddeti deşiyor. Her insanın içinde boyutu farklılıklar gösterse de var olan şiddet eğiliminin sonuçlarına odaklanıyor. Tanık olduğumuz suçlar karşısında ne yapmalıyız? Siz olsanız sırtınızı döner miydiniz? İnadına savaşır mıydınız? İşte yol burada çatallaşıyor. Murakami, hem Kenci hem Frank’i eritiyor bir kapta, ayrışacaklar mı? Bunu bilemiyoruz son kelimeye kadar.. . Ryu Murakami yeraltı edebiyatının sağlam kalemlerinden. Kendisiyle tanışma kitabım ise Gecenin Dibi oldu. Umarım daha nice kitapları dilimize kazandırılır ve biz de yazdığı sayfalar arasında soluklarımızı tutup kaybolmaya devam edebiliriz! . Çeviride,her çevirisini gözüm kapalı edinebileceğim Hüseyin Can Erkin, yaratıcı kapak
Edebiyat
Gecenin DibiRyu Murakami · Ot Kitap · 2017370 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2023 23. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2023 17:46
Muhteşem keyif alarak okudum. Yazarın dili akıcılığı çok güzeldi. Okuduktan hemen sonra yazarın yıllar önce almak istediğim “ emanet dolabı bebekleri “ kitabını da bulup satın aldım. Yazarın kitapları artık basılmıyor. Bu sebeple ikinci elde de fiyatlar düşük değildi. ( bu üzücü). Kitabın ana konusuna gelirsen ana karakterimiz Kenji ülkeye gelen turistlere Japonya’nın gece hayatını gezdirerek rehberlik yapmakta. Yolu bir gün gizemli bir Amerikalı ile kesişiyor. Olay örgüsü de böylelikle başlıyor.
Gecenin DibiRyu Murakami · Ot Kitap · 2017370 okunma
İn the miso soup
7/10
·216 syf.··
2021 9. kitabı
Japon edebiyatına merak saldığım şu son yıllarda bu kitabı alabilmek için aylarca stok kovaladım. Öyle ki her gün yenilenmiş mi diye kontrol ediyordum. Haliyle kendi kendimi yüksek bir beklentiye sokmuş olabilirim diye düşünüyorum çünkü okuduktan sonra benim için biraz hayal kırıklığı oldu. Yeraltı edebiyatına her zaman ilgim olmuştur, dil kullanımı ve kendilerini ifade ediş şekilleri bana çok etkileyici geliyor. Bu kitap da gerek konusu gerek anlatımı ile etkileyici başladı. Bence büyük de bir potansiyeli vardı ama bunu devam ettirmek konusunda çok da başarılı olamamış. Öncelikle sıkıntının büyük bir kısmı kurgunun sönüklüğü. Sanki yazar konuya ana hatlarıyla karar vermiş ama sonunu nasıl getireceğini bilememiş, en sonda da aman koyver gitsin demiş gibi bir hissiyat oluştu bende. SPOİLER Kenci kitabın yarısı boyunca Frank'in çelişkili konuşmalarından dolayı ondan şüpheleniyor evet zaten Frank da aşırı şüphe uyandırıcı davranıyor, kendisini saklama gereği bile duymuyor. Sonunda da cidden katil kendisi çıkıyor. Yazarın bu tercihi bana çok sıkıcı geldi. Zaten Frank'in bi açık açık ben katilim demediği kalmıştı. Keşke biraz daha okuyucuyu "ya acaba mı?" Diye düşündürecek, muallakta birakacak şekilde yazsaydı da cidden katil çıkınca biraz şaşırsaydık. Tabii bu bir polisiye romanı değil o yüzden okuyucuyu şaşırtmak gibi bir gaye benimsemiyor ama ne olurdu yine de biraz merak duygusu uyandirsaydi? Bir de Kenci'nin soğukkanlılığı bana çok ilginç geldi. Japonlara özgü bir karakteristik ozellik mi yoksa şokta olduğu için mi böyle davrandı pek emin değilim gerçi ama kitabın sonunda bi arkadaş olmadığı kaldı Frank'le. SPOİLER SONU Sanki bu kitap banana fish tarzında bir animeye uyarlansa çok daha güzel olabilirdi. Ayrıca keşke orjinal adı olan "in the miso
Edebiyat
Gecenin DibiRyu Murakami · Ot Kitap · 2017370 okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2020 22:53
Ryu Murakami içimizde sineklerin kanatlarını koparan çocuğun ölüp ölmediğini soruyor? Olağan durgun bir diller korku romanı yazmış bir yandan germiş, öteki yandan sakinleştirmiş. İçi boşalmış insanlara, marka tutkunu içi boşalmış insanlara, geceleri ortaya çıkıp varını yoğunu iki kuruş kazanmak uğruna harcayan insanlara değinmiş. Durgun ama heyecanlı bir üslûpla dile getirmiş. Tıpkı anime izler gibi okudum. Ryu Murakami'nin asıl sorusuna gelecek olursak; kimse içindeki çocuğu öldüremez. İçimizdeki çocuk ise çok yaramazdır. Yaramaz çocuklar ise neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmeden hareket eder ve çevresine zarar verir. Yani kimsenin içindeki yaramaz çocuk bırakmamış olabilir sinek kanatlarını koparmayı... Keyifle okudum. Keyifli okumalar
Edebiyat
Gecenin DibiRyu Murakami · Ot Kitap · 2017370 okunma
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2020 66. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2020 20:16
Bu kitap, Japonya'nın bilmediğimiz yüzünü yani gece hayatını ve cinselliğin çeşitli çekici ve heyecan uyandırıcı unsurlar ile pazarlandığı arka sokaklarını konu alıyor. Yeraltı edebiyatının kendine özgü dilini bu defa bir Japon yazardan deneyimliyoruz. Bu kitapta olaylardan ziyade benim ilgimi çeken Japonya'ya ve bir turistin ya da yabancının gözündeki Japonya imajına dair sorgulamalara ve eleştirilere oldukça keskin bir dille yer verilmesi. Yazar, en azından benim Japonya'nın belki de hiç bilmediğim ve farkında olmadığım bir yönünü ele alıyor. Bunu yaparken de bu konularda (ahlaki yozlaşma, cinselliğin pazarlanması vb.) oldukça eleştirilen Amerika ile karşılaştırmalı bir anlatım sunuyor. Kimi yerde insan diyor ki aslında insanın olduğu her yerde benzer şeyler söz konusu. Din, dil, ırk, coğrafya fark etmeksizin. İnsanın olduğu her yerde içimizdeki yaradılıştan gelen o ilkel duyguları pazarlamak ve allayıp pullayıp görücüye çıkarmak mümkün. Ne olursa olsun. Oldukça ilginç bir okumaydı. Konuya ilgi duyanlara kesinlikle öneriyorum.
Edebiyat
Gecenin DibiRyu Murakami · Ot Kitap · 2017370 okunma
8/10
·216 syf.··
2018 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2018 09:37
Kitabın ilk kısımları biraz sıkıcı gelse de sonrasında konu kolayca insanı etkiliyor ve heyecan artıyor. Japonya'daki özellikle gece hayatını merak edenlere, gerilim romanı sevenlere tavsiye olunur.
Gecenin DibiRyu Murakami · Ot Kitap · 2017370 okunma
4/10
·216 syf.··
2021 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2021 18:53
Gecenin Dibi çook fazla aradığım ve bulup satın alınca da büyük heyecanla okuduğum bir kitap oldu. Bu kadar arayınca beklentim de çok yükseldi. Başlamadan önce kitabı çok seveceğimi düşündüm çünkü genel olarak Japon Edebiyatı'nı ve yeraltı edebiyatını seviyorum ama maalesef kitap beklentimi karşılamadı. Öncelikli olarak kitabın arka kapağında gerilim yüklü olduğu yazıyor ama bir gıdım bile gerilemedim. Kurgu çok güzel yerlere gidebilecekken inanılmaz derecede tekdüze bir anlatım var. Heyecan, merak unsuru yok. Ayrıca kitapta çok fazla editör hatası var ki tahmin edebileceğiniz gibi bu da okuma zevkini bayağı bir etkiliyor. Sonuç olarak beklentilerimin çokça altında kalan bir kitap oldu.
Gecenin DibiRyu Murakami · Ot Kitap · 2017370 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2021 10. kitabı
Bu kitapta bol bol merak var dehşet var ama edebi bakımdan iddalı olan kitaplardan değil sadece sade bir şekilde olay anlatan bir kitap Japonların animelerin de de olduğu gibi fantazisi keyifli....
Gecenin DibiRyu Murakami · Ot Kitap · 2017370 okunma

Yazar Hakkında

Ryu MurakamiYazar · 4 kitap
Ryu Murakami, 1952’de Nagasaki’de dünyaya geldi. Musaşino Sanat Okulu’nda öğrenciyken yazar olmayı aklına koydu ve okuldan ayrıldı. İlk romanı "Şeffaf Mavi"yle edebiyat çevrelerinin ilgisini çekmeyi başardı. "Şeffaf Mavi", Akutagava Edebiyat Ödülü’nü kazandı, tüm dünyada iki milyonun üzerinde sattı ve sinemaya uyarlandı. Ryu Murakami, romanlarında gerçekçi ve kara bir üslup benimsedi. Maddiyata dayalı değerler altında ezilen ve hiçlikte sürüklenen savruk, yitik karakterleri anlattı. Senaryosunu yazdığı Audition ve Tokyo Decadence gibi filmler kült oldu. Emanet Dolabı Bebekleri, Gecenin Dibi ve Şeffaf Mavi gibi kitapların yazarıdır. Kitapları Türkçeye Hüseyin Can Erkin tarafından çevrilmiştir.