Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 7 dk.
Sayfa Sayısı:
110
Basım Tarihi:
1963
İlk Yayın Tarihi:
1959
Yayınevi:
Ataç Kitabevi
Orijinal Adı:
Rhinocéros
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2023 195. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2023 14:26
Şehrin ortasına fırlatılmış bir gerçekliğin içine doğmuş iseniz, bir sincap görmek bile sizi şaşırtıp mutlu edebilir ya da korkutabilir. Beton yığınları arasında kaldırım taşları arasından çıkmış asfaltı zorlayan ağaçlar, tel örgülere sarılmış sarmaşıklar, bahçede güller, saksıda domates, biber, fesleğen dışında doğal yaşamı hatırlatan hiçbir şeyle karşılaşmayız. Kedi köpek ise artık bizden biridir. Onlarda şehirlidir ve doğanın diğer tüm rasyonalitesine yabancıyızdır. Ve gerçeklik ise kafamızın içindeki bir kurgudur çoğu zaman. Konformist bir tavırla herşeyi yerli yerine yerleştirip decam ederiz hayata. Görme engelli bir insanın etrafındakileri görmeden yerlerini bilip otımatik davranması gibidir ‘rutin’ yaşam. Bu ileri doğru çizgisel zamanda yaşarken meydana gelen sıçramalar trajikomik bir hal alır bizim için. Komedi, hüzün, şaşkınlık, bir arada yaşanabilir bu ani değişikler sırasında. Şehirde bir gergedan görmek ise oldukça büyük bir sıçramadır. Görünen hal görülmesi mümkün olmayan hali zorlarsa kelimeler kifayetsiz kalır. Bazen görmek bile gerçekliği ortaya koymaya yetmez. Üstelik bu gergadan bir şehir efsanesine dönüşürse olay çığırından çıkar. Kitap bir absürt komedi elbette ama şehir hayatını, bireyin sıkışmışlığını, gerçekliği sorgulayan bir komedi. Kurguladığımız ve işte böyle olmalı dediğimiz tüm ‘iyi’, ‘düzgün’, ‘uyumlu’ insan profili içinde sıkışan bir çıkış arayan şehir insanının profilidir ortaya serilen. Şehir, insanı boğmaya başlamış, betona sıkıştırıp doğasından koparmış ve bunu normatif bir doku şeklinde dayatmıştır. Bir çıkış arayan insan aşka, arkadaş ilişkilerine, iş yaşamına, aile hayatına sığınır. Ama köşeye sıkışmış birey için bunlar kifayetsiz geçici çözümlerdir. Gerçek çözüm özüne dönmek doğayla kucaklaşmak kapital toplumun prangalarından
Edebiyat-Tiyatro
GergedanEugene Ionesco · Yapı Kredi Yayınları · 2023248 okunma
Puan vermedi
Okuması çok keyifli, sahne geçişleri baş döndürücü ve yazarın kelime seçimlerinin muazzam olduğu eser. Absürd detaylar özellikle yazarın bulunduğu çağ ve çağın siyasal fikir akımları göz önünde bulundurulduğunda sadece keyifli birer analojik imge haline geliyor. Özellikle “… olayın şu yanları kötü veya zararlı ama…” şeklindeki her cümlemizdeki bariz tehlike bu eserde müthiş bir biçimde yansıtılıyor.
GergedanEugene Ionesco · Yapı Kredi Yayınları · 2023248 okunma
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2023 102. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2023 00:00
Sunuş yazısında şöyle yazıyor Ayberk Erkay: ‘Gergedan, gerçekle mecazın birbirini feshedişiyle meydana gelen metamorfoz anında, bir insanlık durumuna tanık oluşumuzdur. Ionesco’nun yerinden edilmiş sesleri ve sözcükleriyle.’ Sakin bir pazar günü,sakin bir kasaba. Herkes kendi halindeyken bir gergedan geçer sokaktan. Evet evet, iri cüssesiyle rüzgar gibi geçmiştir ve orada bulunan herkes görmüştür onu. Sonra bir başkası, sonra bir diğeri.. Ve artık gördüklerini inkar edenler dahi gördüklerine dönüşmüştür. Sahi siz ergedanlaştıramadıklarımızdan mısınız? . Uzun zamandır tiyatro okumuyordum, beni alıp götürmeyecek diye düşündüğümden belki de. Gergedan ise beni olduğum yere sabitledi, şöyle bir etrafıma bakmamı ve eleştirdiklerinin her dönemin-her mekanın bir gerçeği olduğunu gösterdi. Yok saymayı, ‘eşyanın tabiatı gereği mutluluğun dahi bencil olduğunu’, inkarın en kolay kaçış ama devinimin er geç bu kaçışa mani olacağını da. Basitliğinde barındırdığı gücüyle çok sevdim Gergedan’ı. . Ayberk Erkay çevirisi, Davut Yücel kapak tasarımıyla ~
GergedanEugene Ionesco · Yapı Kredi Yayınları · 2023248 okunma
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2024 12:58
İki arkadaş Jean ve Berenger bir pazar sabahı buluşurlar. Jean temiz pak düzenli biri iken Berenger boş vermiş akşamdan kalma berduş bir haldedir konuşurken hızla gelip kaybolan bir gergedan sahneden geçer. Tiyatro eseri böyle başlıyor. Olaylara seyirci kalmak, olayları umursamamak, önemsememek, doğal ortamında kopamayan insan bencilliği, toplumun geneline uymayınca kendini sorgulama gibi bir çok atıf var eserde. Her bir cümle günlük yaşam içinde karşılaştığımız bir çok olguya denk geliyor. Bu yüzden her birinin altında başka anlamlar arıyorum okurken. Yaşamın içinde karşılaştığımız tüm sorunlara dokunuyor. Bunu irdelemek okuyucuya ya da izleyiciye kalıyor. Düşünmeden, sorgulamadan devam edilirse bir absürt komedi. Her kelimeyi sorgularsan içinden çıkamayacağın metaforlarla dolu bir okuma. Çok tiyatro eseri okumadığım için objektif bir yorum yapmakta zorlanıyorum. Genel olarak akıcı olmakla birlikte düşünmeye zorlayan bir eser. Tabi ki düşünmek isteyene. Gergedan Eugene Ionesco
Edebiyat-Tiyatro
GergedanEugene Ionesco · Yapı Kredi Yayınları · 2023248 okunma
Gergedanlaşmanın Anlamı: Ionesco’da Faşizm ve İdeoloji
7/10
·184 syf.·
Beğendi
·
2025 51. kitabı
Eugène Ionesco’nun Gergedan adlı oyunu, sıklıkla bir totalitarizm eleştirisi olarak değerlendirilir. Ancak bu nitelendirme, oyunun politik doğasını tam olarak karşılamaz. Çünkü Gergedan, totalitarizmi klasik anlamda, yukarıdan aşağıya yayılan merkezi bir baskı mekanizması olarak değil, sivil toplumun içinden, bireysel ilişkiler ve gündelik hayat aracılığıyla yaygınlaşan bir bulaşıcılık biçiminde gösterir. Devlet oyunda neredeyse hiç görünmez; baskı aygıtları, polis ya da propaganda organları yoktur. Dönüşüm doğrudan halkın içinden gelir ve bireyler arasındaki ilişkiler üzerinden gerçekleşir. Bu tercih, oyunun sezgisel gücünü arttırsa da, aynı zamanda onun politik açmazını da belirler: Faşizm burada tarihsel olarak anlaşılabilir bir fenomen olmaktan çıkıp, neredeyse ontolojik bir yazgı hâline gelir. Gergedanlaşmanın oyunda hiçbir açıklayıcı art alanı yoktur. Olan biteni anlamaya çalışan karakterler başarısız olur; akıl yürütmeler yetersiz kalır, mantıkçılık alaya alınır. Bu durum, faşizmin nedensiz, hatta irrasyonel bir bulaş gibi gösterilmesine yol açar. Oysa Marksist gelenek faşizmi tarihsel-toplumsal koşullara bağlı olarak açıklar. Kriz anlarında sermaye sınıfının devrimci tehdit karşısında proletaryaya yönelttiği bir karşı hamle olarak kavranır. Dolayısıyla açıklanabilir, toplumsal mücadelelerle bağlantılı ve politik olarak değiştirilebilir bir süreçtir. Oysa Ionesco’nun anlatısında faşizm bir tür zihinsel salgın, bireysel zaaflardan beslenen bir afet gibi sunulur. Bu da onu politik olmaktan çok metafizik hale getirir. Oyunda dikkat çekici bir başka unsur ise, gergedanlaşmanın bireysel duygulara bağlanmasıdır. Jean’ın hırsı, Dudard’ın kıskançlığı, patronun çıkarcılığı gibi duygular, dönüşümün önünü açan motivasyonlar olarak işlenir. Bu duygular, insana içkin ve
GergedanEugene Ionesco · Yapı Kredi Yayınları · 2023248 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2024 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2024 20:21
Muhteşem bir absürt tiyatro örneği. Samuel Beckett'ın Godot'u Beklerken'den sonra, bir daha absürt okuyamam, diyordum ama Ionesco'nun metaforları, eleştiri gücü, diyaloglardaki karakter sorgulatmaları ile oyuna bayıldım. Herkesin her şeyi çok bildiği, en iyi bildiği bir zamanda ve mekanda bir kişinin değişmesiyle herkesin o büyük sancılı krizi yaşayıp değiştiği ve diğerlerinin de onları takip ettiği bir süreç anlatılıyor. Etiketlenmemek, ötekileşmemek, yalnız kalmamak için insanın özünü değiştirmeye teslimini muhteşem bir metaforla anlatıyor yazar. Konfor alanını terk edip yaşadığı sancıya rağmen kendi benliğini koruyan tek karakter ise, ironik bir şekilde, oyunda en fazla eleştirilen ve sorumsuz gibi görünen karakter oluyor. Fikirlerin bu kadar çabuk değiştiği, influenced olma vakasının dalga dalga yayıldığı çağımızda şiddetle okunmasını tavsiye ediyorum.
İnceleme
GergedanEugene Ionesco · Yapı Kredi Yayınları · 2023248 okunma
10/10
·184 syf.··
2025 10. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2025 18:21
Yaşadığımız zamanla örtüşen, bugünlerle anlam bulan bir oyun okudum. Okumaktan öte yaşadım, yaşıyorum. Eugene Ionesco sanki aramızda gezinerek kaleme almış. Olaylar sakin bir pazar sabahı başlıyor. Kentten bir anda büyük bir gürültü yükseliyor, giderek şiddetlenen gürültünün kaynağının şehirde gezinen gergedanlar olduğu tespit ediliyor. Tuhaf olan, gezinen gergedanların hiçbiri kente dışarıdan gelmiyor. Gergedanlar şehrin içinden çıkıyor, kentte oturan insanlar, halk gergedanlaşıyor. Başlangıçta toplumda ufak bir kriz yaşanıyor. Gergedanlarla karşılaşan insanlar panikliyor. Nereden geliyor bu gergedanlar? Cinsleri ne? Neden buraya geliyorlar? tarzında sorular soruyorlar. Sonra alışmaları ve zihniyetlerine uyum sağlamaları fazla vakit almıyor. Gergedanlara hak bile veriyorlar. Onları anlamaya başlıyorlar. Nihayetinde kentin tamamı bir kişi, -Berenger- hariç gergedana dönüşüyor. “İnsan bu her şeye alışıyor sokakta gergedanların sürü halinde koşturmasına şaşıran bile kalmadı görünce kenara çekiliyor gergedanlar geçince hiçbir şey olmamış gibi gezmeye işlerini yapmaya devam ediyorlar. en akıllıcası da bu.” sözlerine karşı Berenger’in “Ben alışamadım alışamam da! Bedeli çileymiş meğer aslını korumak istemenin. Ehh öyle olsun! Ben de kendimi savunurum. Herkese karşı tek başıma da olsam savunurum. Savunacağım kendimi duydunuz mu, herkese karşı savunacağım! Ben son insanım, sonuna kadar insan kalacağım! Teslim olmuyorum!” sözleri daima zihnimde yankılanacak
GergedanEugene Ionesco · Yapı Kredi Yayınları · 2023248 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2023 249. kitabı
Gergedan / Yalnız Adam - Eugene Ionesco Absürt tiyatro denince ilk akla gelen isimler onlar: Beckett ve Ionesco Kel Şarkıcı’dan sonra eserlerinin peşine düştüm. Mantıksızlıklar evrenine okurunu çekip önce güldüren sonra da düşündüren bu isimle varoluşçu edebiyat metinleri üzerinde sorgulamalarda buldum kendimi. Oyunları eğlenceli, kolay da okunuyor; ama tek romanı Yalnız Adam inceliğine rağmen günler süren bir okumayla bitti. Cümleler çok derin, çoğu birkaç kez okutuyor kendini, sonra da iç dünya mı dışa karışıyor yoksa tersi mi diye uzun uzun düşündürüyor. Beyaz ve Siyah isimli resimli bir denemesi de var. O da beyin yakıcı türde:) Sindire sindire okuyorum onu da. Gergedan’da güçlü bir eleştiri var, belki biraz da uyarı. Görmezden gelmeye devam ettiklerimiz gün olur bir gergedan gibi bizi de un ufak edebilir, ne dersiniz? Evet, benliği korumanın, her koşulda, önemi var eserde. Kel Şarkıcı’dan daha çok etkiledi beni Gergedan. İnsanlar arasındaki iletişimsizlik, dilin yapabilecekleri ve davranışlardaki sıradanlık gibi konulara ilgili bir okur olup bu temaları varoluşsal bir metinle harmanlayarak okumayı tercih ediyorsanız bu eserler tam size göre. Yalnız Adam’ ı canım @kitapsemasiile #heray1yapıkrediokuyoruz etkinliğimiz için canım Ezgi ile birlikte okuduk. #alıntılarım #gergedan “Bedeli çileymiş meğer, aslını korumak istemenin! Eeeh! Öyle olsun! Ben de kendimi savunurum! Herkese karşı, tek başıma da olsam savunurum!” “Benim vazifem cahillikle savaşmak! Nerede karşıma çıkarsa çıksın! … İster sarayda ister bir köy evinde !” #alıntılarım #yalnızadam “Oysa ne de kolay olurdu bunalımın, umutsuzluğun ve paniğin milyarlarca insana eşit dağıtılması.” “Aydınlar köpürmüştü. Öğrenciler de öyle, çünkü ya hiç çalışmak istemiyorlardı, ya da iş yoktu, ya da zor
GergedanEugene Ionesco · Yapı Kredi Yayınları · 2023248 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2023 3. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2023 00:00
Bir absürd tiyatro eseri olmanın çok ötesinde olan bir yirminci yüzyıl oyunu. Asırlar boyu vahşeti ve kıyımı "öteki" dünyada görmüş, tanımlamış ve yaşatmış olan "medeni" insan, geride kalan yüzyılın ilk yarısında bugüne kadar yaşanmamış büyüklükte bir kıyımın sorumlusu olmuştur. Bu sebepten ötürü, hep sözde uzaklarda bir yerlerde olan gayri medeni dünyanın varlığı iki Dünya Savaşı'yla beraber medeni dünyada da görünürlük kazanmıştır. Böylece var olan dünyayı algılama biçimleri artık mevcut dünyayı tanımlama konusunda yeterli olmayacaktı ve bu yüzden Samuel Beckett ve Eugène Ionesco gibi bazı oyun yazarları absürd olan dünyanın temsilini edebiyata yansıtmıştır. Bu yüzden, bu eser hep sanki uzaklarda olan ama çoğunlukla aramızda düşünmediğimiz gergedanların bir temsilini sunmuştur okura ve seyirciye. Ayrıca, eser izole olan bireyin bir topluluğa ait olma ihtiyacını ve böylece toplumsal alandaki varlığını kabul ettirmek için kendi benliğine sırt çevirmesini görmek açısından da çok çarpıcıdır. Bir karakter dışında herkes "sağduyulu" davranacaktır ve sağduyu kavramının irdelenmesi de böylece okur için şart olacaktır. Fırsatı olanlar için iyi seyirler, benim gibi okuyacaklar içinse iyi okumalar dilerim...
Edebiyat
GergedanEugene Ionesco · Yapı Kredi Yayınları · 2023248 okunma
Puan vermedi·184 syf.·
2025 319. kitabı
Gergedan, fikirlerin yaygın ruh hallerine ne kadar çabuk dönüşebileceğini ve ardından, kaçınılmaz olarak bir toplumsal kargaşaya yol açacağını etkileyici şekilde gösteren, toplumsal histeri ve konformizme ilişkin acayip bir hikâye. "Eugène Ionesco'dan acımasız bir konformizm ve totalitarizm eleştirisi. Küçük bir taşra kentinde sakin bir pazar günü iki arkadaş, Bérenger ile Jean bir kafenin bahçesinde oturup laflamaya başlarlar. Birden, gittikçe artan bir gürültü duyulur: Hızla gelip gözden kaybolan bir gergedanın çıkardığı sestir bu. Sonra bir başka gergedan aynı hızla geçip gider. Mahallenin sakinlerinden bir ev hanımı, yaşlı bir beyefendi, bir mantıkçı,kafenin sahibi ve garson kız büyük bir şaşkınlık içinde olup biteni anlamaya çabalar, birtakım sorulara cevap bulmaya çalışırlar. Kısa süre içinde kentte gergedanların sayısının arttığı görülür, ancak bunlar kente dışarıdan gelmiş gergedanlar değildir, halk gergedanlaşmaktadır… Ionesco akıldışı olanı, kendi dışında hiçbir gerekçeye ihtiyaç duymayan özerk bir güç olarak ciddiye alan nadir yazarlardandı. Ancak yalnızca, aklın en sonunda her zaman bir şekilde üstün geleceği yollu aldatıcı bir güven duygusuna kendilerini kaptırmayanların, aklın can "düşmanlarına karşı başarılı bir şekilde direnme şansı vardır. Gergedan, fikirlerin yaygın ruh hallerine ne kadar çabuk dönüşebileceğini ve ardından, kaçınılmaz olarak bir toplumsal kargaşaya yol açacağını etkileyici şekilde gösteren, toplumsal histeri ve konformizme ilişkin acayip bir hikâye. – Eugène Ionesco'dan acımasız bir konformizm ve totalitarizm eleştirisi. Gergedan, oyun yazarı Eugène Ionesco'nun 1959'da yazdığı bir oyundur. Oyun, Martin Esslin'in savaş sonrası avangart draması "Absürd Tiyatro" hakkındaki makalesinde yer aldı, ancak bilim adamları da bu etiketi
Dünya klasikleri hikaye öykü edebiyat
GergedanEugene Ionesco · Yapı Kredi Yayınları · 2023248 okunma

Yazar Hakkında

Eugene IonescoYazar · 21 kitap
Eugène Ionesco (Rumence: Eugen Ionescu, d. 26 Kasım 1909 – ö. 28 Mart 1994), uyumsuz tiyatronun önde gelen yazarlarından biridir. Sıradan durumların ötesinde bireyin var oluşundaki anlamsızlığı kendine özgü bir dille anlatmaktadır. Yaşam öyküsü Resmi internet sitesine göre 1912, başka kaynaklara göre 1909 yılında Romanya'da doğan Ionesco'nun babası Rumen, annesi Fransız'dır. Çocukluğu Fransa'da geçen Ionesco anne ve babasının boşanmasının ardından 1925 yılında Romanya'ya döner. 1928 – 1933 yılları arasında Bükreş Üniversitesi'nde Fransız Edebiyatı okuyarak öğretmenlik sertifikası alan Ionesco, burada Emil Cioran ve Mircea Eliade ile tanışır. 1936 yılında Rodica Burileanu ile evlenerek sıradışı çocuk öykülerini ithaf ettiği bir kız babası olur. 1938 yılında doktora çalışmasını tamamlamak için ailesiyle birlikte Fransa'ya döner.II. Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle Marsilya'ya taşınan aile, Fransa'nın özgürlüğe kavuşmasından sonra 1944 yılında Paris'e yerleşir. 1967 yılında İsrail'e gider ve daha sonra öz yaşam öyküsünde yahudi kökenli olduğunu açıklar. 1970 yılında Fransa Akademisi üyeliğine seçilen Ionesco, (accession speech, Fransızca) birçok ödüle de layık görülmüştür. Bunlardan bazıları: Tours Festivali Film Ödülü, 1959; Prix Italia,1963; Society of Authors Theatre Prize, 1966; Grand Prix National for theatre, 1969; Monaco Grand Prix, 1969; Austrian State Prize for European Literature, 1970; Kudüs Ödülü, 1973; bunun yanında New York Üniversitesi ve Leuven (Belçika), Warwick (İngiltere), Tel Aviv (İsrail) üniversiteleri tarafından fahri doktora derecesine lâyık görülmüştür. 84 yaşında ölen Ionesco, Paris'teki Montparnasse Mezarlığı'na gömülmüştür. Genellikle Fransızca yazmasına rağmen Romanya'nın en çok gurur duyduğu isimlerden biridir. Rumenlerin bu konudaki temel kırgınlığının, gerçek adı olan Eugen Ionescu yerine isminin Fransızca söylenişi olan Eugène Ionesco olarak tanınması olduğu bilinir.