Gürültülü Yalnızlık

8,0/10  (3 Oy) · 
7 okunma  · 
1 beğeni  · 
555 gösterim
İstemeden edindiği tuhaf eğitim sonucu, Talmud, Hegel, Kant ve Lao-Tzu'dan alıntılar yapabilen, değişen zaman ve modernleşmeye ayak uyduramayan bir işçinin, ölüm, felsefe ve bira içeren öyküsü.

Kitabın kahramanı Hanta, patronunun söylediği gibi, bira fıçısı budalanın teki olabilir ama o farklı bir budala: İstemeden edindiği o tuhaf eğitimi, bir polis devletinde otuz beş yıldır yaptığı işten kaynaklanıyor. Atık kâğıtları ve kitapları hamur haline getiriyor Hanta. Hidrolik presinin kocaman çenelerinden sayısız kitap kurtardı ama. Şimdi düşüncelerinin hangisi kendine ait, hangisi o kitaplardan geliyor, bilemiyor. Hanta, yazılı söz'ün hem yok edicisi, hem de sürdürücüsü.
(Tanıtım Bülteni'nden Alıntı)
  • Baskı Tarihi:
    2005
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    9789758616312
  • Çeviri:
    Elif Gökteke
  • Yayınevi:
    Tavanarası Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ruby 
28 Tem 19:33 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Modernleşmeye ayak uyduramayan bir işçinin,ölüm, felsefe ve bira içeren öyküsü.
... çünkü göklerin insanca bir yanı olmadığını biliyordu ve düşünen bir insanın daha fazla insan olmadığını.

Kitaptan 20 Alıntı

kilometrelerce okunacak şeyle yüklü tavanlığın altında sarhoş, sırtüstü uzanmış yatarken bazı şeyleri, son derece nahoş bazı şeyleri düşünmeye korkarım, örneğin, ceketinin ters çevrilmiş kolunda bir gelincik yakalayan ve tavukları yaraladı diye adil bir şekilde öldürmeyip de hayvanın kafasına bir çivi çakarak serbest bırakan şu korucuyu düşünmemeye çalışırım. hayvan avluda ölene kadar uluyarak koşmuş... bir yıl sonra korucunun oğlu bir beton karma makinasını onarmaya çalışırken elektrik çarpmasından ölmüş. dün birdenbire kurşun harcamak konusunda cimri davranan ormancının, rastgeldiği bütün kirpileri sivri bir kazığa geçirerek öldürdüğünü hatırladım, ta ki günün birinde karaciğer kanserine yakalanana kadar; adam üç ayda öldü, karnında bir tümör ve beyninde dehşetle. kitapların bana karşı komplo kurduğunu işittiğimi sandığım zaman, bu tür düşünceler paniğe sürüklüyor beni, öyle dengemi bozuyor ki bu durum, pencerenin yanında bir sandalyede uyumayı tercih ediyorum, önce beni sivrisinek gibi ezip sonra da, tıpkı kafesli bir asansör gibi, yeri delerek mahzene kadar giden kitapların görüntüsünden dehşete düşüyorum. insanın yazgısından kaçamadığını görüyorum: mahzende iş üstündeyken kafama kitaplar, şişeler, hokkalar, zımbalar yağar tavandaki açıklıktan, evimde de her akşam kitaplar düşüp öldürecek gibi olur beni, ya da en iyisinden ağır yaralanmaktan kıl payı kurtulurum. tuvaletin ve odamın tavanına astığım o damokles'in kılıcı yüzünden çıkıp bira almak zorunda kalırım, o berbat sona karşı tek kalkanımdır bira.

Gürültülü Yalnızlık, Bohumil Hrabal (Sayfa 23)Gürültülü Yalnızlık, Bohumil Hrabal (Sayfa 23)
Fırat özbey 
07 Eyl 22:14 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Felakete gözümü kırpmadan soğukkanlılıkla bakacak, duygularımı bastıracak gücü çoktan bulmuştum kendimde, işte o zaman yıkımdaki güzelliği kavramaya başladım.

Gürültülü Yalnızlık, Bohumil Hrabal (Tavanarası)Gürültülü Yalnızlık, Bohumil Hrabal (Tavanarası)

otuz beş yıldır atık kağıt işinde çalışıyorum, bütün love story'im bu benim. otuz beş yıldır kitapları ve atık kağıtları presliyorum, otuz beş yıldır, ağır ağır, harflerin kirine pasına bulanıyorum, öyle ki ansiklopedilere benziyorum artık.

Gürültülü Yalnızlık, Bohumil Hrabal (Sayfa 9)Gürültülü Yalnızlık, Bohumil Hrabal (Sayfa 9)
tabula rasa 
15 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

... kendi kendime kalabilirim çünkü yalnız değilim, sadece tek başımayım, dü­şüncelerle dolu bir yalnızlığın içinde yaşarım; ilksizlik sonsuzluğun Don Kişot’uyum biraz, ilksizlik ve sonsuzluğun benim gibilere karşı bir zaafı var galiba.

Gürültülü Yalnızlık, Bohumil HrabalGürültülü Yalnızlık, Bohumil Hrabal

otuz beş yıldır litrelerce bira içiyorum, sevdiğimden değil -ayyaşlardan nefret ederim- düşünmeye yardımı olsun diye, metinlerin içine daha iyi girebilmek için içiyorum, çünkü eğlenmek, zaman öldürmek ya da daha kolay uykuya dalmak için okumam ben; on beş kuşaktır okuma yazma bilen bir ülkede yaşayan ben, okumak sonsuz bir uykuya dalmamı engellesin, korkudan tir tir titretsin beni diye okuyorum, çünkü hegel gibi, yüce gönüllü birinin ille de asilzade olması ya da bir suçlunun ille de cani olması gerekmediğini düşünüyorum.

Gürültülü Yalnızlık, Bohumil Hrabal (Sayfa 10)Gürültülü Yalnızlık, Bohumil Hrabal (Sayfa 10)
Fırat özbey 
07 Eyl 22:32 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

...O dönemde, mekanik presimde kitapları preslerken, hurda demir tıkırtıları arasında yirmi atmosfer basıncıyla un ufak ederken insan kemiklerinin çatırdadığını duyardım, sanki presimde ezilen klasiklerin kafatasları ve kemiklerini öğütüyor gibi olurdum, sanki Talmud’daki şu cümle söz konusuydu: “Zeytine benzeriz biz, en iyi tarafımızı ancak ezilince veririz.”

Gürültülü Yalnızlık, Bohumil Hrabal (Tavanarası)Gürültülü Yalnızlık, Bohumil Hrabal (Tavanarası)

aklımda sadece sandburg'un şu dizeleri vardı: insandan geriye bir kutu kibrit yapmaya yetecek kadar fosfor ve bir idamlığım çivisini dövecek kadar demir kalır sadece.

Gürültülü Yalnızlık, Bohumil Hrabal (Sayfa 19)Gürültülü Yalnızlık, Bohumil Hrabal (Sayfa 19)
2 /