İhtilali Nasıl Yaptık

·
Okunma
·
Beğeni
·
613
Gösterim
Adı:
İhtilali Nasıl Yaptık
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038250
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınları
Baskılar:
İhtilali Nasıl Yaptık
İhtilali Nasıl Yaptık
İhtilali Nasıl Yaptık
İhtilal komitesinden Miralay Şehabülcenab,

- Merkez Bankası'nı zaptetmeyelim, deyince Ferik Ebülfeddal,
- Niçin? diye sordu.
Miralay Şehabülcenab da,
- İşe yaramayan dairelerin zaptı ile boşuna kuvvet harcamayalım, dedi.

Bu teklif kabul edilince, işe yaramayan dairelerden Maliye Nezareti, Belediye, Nüfus ve İstatistik Umum Müdürlüklerinin zaptından vazgeçildi. Hiçbir işe yaramayan resmi daireler sayılırken, işe yarayanın olmadığı anlaşılınca Miralay Ebülhicap,

- İşe yaramıyor diye resmi daireler zapt edilmeyecekse, bu takdirde ihtilalden de vazgeçmek icap eder, deyince kaymakam Behlul,

- Arkadaşlar, unutmayınız ki, işe yarar bir resmi daire bulunmadığı için biz bu ihtilali yapıyoruz, dedi.
Böylece niçin ihtilal yapacağımız da anlaşılmış oldu.
(Tanıtım Yazısı'ndan)
Aziz Nesin 'in İhtilali Nasıl Yaptık eseri 18 hikâyeden oluşan 1977 yılında Tekin Yayınları tarafından basılmış beşinci baskısı elimdeki eser. Her hikayede bir sürü yerinde eleştiri mevcut okunması gereken , ders çıkarılması gereken güzel bir kitap. En komik olan hikaye "Bıçaksız Erkek Olmaz " hikayesidir. En beğendiğim ise "Buyurun Cenaze Namazına " ve " İhtilali Nasıl Yaptık " hikayeleridir. Tavsiye ederim Size de.
Aslına bakarsanız, bugün iktidarda
olmak bizim hakkımızdır,
iktidarın hakiki sahibi bizleriz.
Şu anda iktidarda bulunmuyorsak bu,
bizim küçük bir şanssızlığımızdır.
Tamamıyla da şanssızlık denilemez,
bizim de küçük bir kusurumuz olmadı değil.

Biz ihtilali yapmış ve iktidarı ele geçirmiştik; fakat ne yazık ki ihtilali yaptığımızı
ve iktidarı ele geçirdiğimizi
kimseye duyuramadık.
Kimsenin haberi olmadan ve millete duyurulmadan bir ihtilal hiçbir işe yaramıyor.
Düşününüz, bizim için ne feci bir durumdu:
Bir gece içinde ihtilali yapıp hükümeti tamamıyla, evet tamamıyla ele geçiriyoruz, fakat iktidarı aldığımızı
millete duyuramıyoruz.

Emin olunuz, biz herşeyi inceden inceye hesaplamıştık, en küçük ve uzak bir ihtimali bile gözden uzak tutmamıştık.
Tarihteki ihtilallerin hiçbirisi, bizimki
kadar dikkatle hesaplanmamış
ve yanlışsız yapılmamıştır.
Yalnız bitek şeyi unutmuşuz:
Takvime bakmayı...

Takvime bakmış olsaydık, temmuz
ortalarının Övreke’de az da olsa yağışlı geçtiğini görecektik. Her nasıl olmuşsa,
ihtilal telaşı yüzünden komitedeki arkadaşların hiçbiri radyodan hava raporunu dinlemeyi de akıl edememiş.
Meteoroloji Müdürlüğüne telefon edip hava durumunu sormayı da düşünemedik.

Bizim Övreke’de genellikle temmuzun ortalarında birazcık yağmur serpelemesinin ne demek olduğunu bilir misiniz:
Bütün hayat durur...
Bikaç damla yağmur düşer düşmez radyolar çalışmaz, telefonlarda konuşulmaz,
havagazı, elektrik ve sular kesilir,
vapur, tiren, uçak, otobüs, otomobil,
yani hiçbir taşıt işlemez.
Oysa biz, ihtilal için tam da temmuz
ayını uygun bulmuştuk.

Çünkü Övreke’de temmuz ayı çok sıcak olduğundan, başkentimiz Matrakopolis hemen hemen bomboş kalır;
yalnız günlük geçim derdine düşmüş
olan yoksullar bulunur.
Nazırlar ve bütün hükümet erkânı ve Övreke’nin tanınmış kişileri, sıcağa dayanamayan muhterem aileleriyle birlikte, havalanmak için ya yayla şehirlerine yada
kıyı kasabalarına giderler.
Temmuz ayında Övreke’nin başkenti Matrakopolis’in hükümet dairelerinde,
resmî dairelerin kapılarındaki sandalyelerde uyuklayan odacılardan başka kimsecikler kalmaz; yani hükümet bomboştur.
Bu durumda ihtilal yapmak, hükümet dairelerindeki odaların kapılarını açıp içeri girmekten başka bişey değildir ki,
bunu da can sıkıntısından,
“Hadi bu gece ihtilal yapalım arkadaşlar !” diye aklına getiren herkes yapabilir.

Gördüğünüz gibi herşeyi inceden inceye hesapladığımız halde, nasıl olup da Övreke’de temmuzda yağmur çiselediğini unutmuş
olduğumuza hâlâ şaşmaktayım.
Ne budalalık Allahım!
Siz şu insanlardaki kabiliyete bakın ki ,köpekleri bile gavatlığa alıştırıyorlar.
Aziz Nesin
Sayfa 63 - Tekin yayınevi
Ben, Miralay Ebülhicap ve Mülazımıevvel İbnibevval ile birlikte Radyoevi’ni zaptedecektik.
Birinci Ferik Hüseyin El Matraki Paşa
da üç arkadaşla birlikte Hüsn-ü Lezzet Lokantasını zaptedeceklerdi.
Kaymakam Mahmed Merdibani de
dört arkadaşla birlikte postaneyi ve yatılı
kız lisesinin yatakhanesini zaptedeceklerdi.
Stadyum ile salhanenin zaptı Hayyam Paşa ekibine verilmişti.

Kısacası, bir ihtilalde zapt edilmesi gerekli en önemli yerler için aramızda ödev bölümü yapmıştık. Hatta dördüncü sınıf askerî
muamele memuru Kör Hamidullah Bey de (şimdi emeklidir) cezaevini zaptedecek ve şayet ihtilal muvaffak olmazsa, cezaevinde
en iyi yerleri kendi eliyle bizim için ayıracaktı.
Yani ihtilal inceden inceye hesap edilmişti.

Saat tam sıfır sıfırda harekete geçecek ve bütün devlet dairelerini işgal edecektik.
İhtilal komitesinden Miralay Şehabülcenab,
– Merkez Bankasını zaptetmeyelim,
deyince Ferik Ebülfeddal,
– Niçin ? diye sordu.
Miralay Şehabülcenab da,
– İşe yaramayan dairelerin zaptı ile
boşuna kuvvet harcamayalım, dedi.
Bu teklif kabul edilince, işe yaramayan dairelerden
Maliye Nezareti, Belediye, Nüfus ve İstatistik Umum Müdürlüklerinin zaptından vazgeçildi. Hiçbir işe yaramayan resmî daireler sayılırken, işe yarayanın olmadığı anlaşılınca Miralay Ebülhicap,
– İşe yaramıyor diye resmî daireler zapt edilmeyecekse, bu takdirde ihtilalden de vazgeçmek icap eder, deyince
Kaymakam Behlûl,
– Arkadaşlar, unutmayınız ki, işe yarar bir resmî daire bulunmadığı için biz
bu ihtilali yapıyoruz, dedi.
Böylece niçin ihtilal yapacağımız da anlaşılmış oldu.
Dünyanın heryerinde hayvanları korumak için cemiyetler vardır. Sizler de sanatçıları korumak için bir cemiyet kurunuz. Büyük Sahra ortasında bile konser verilecek bir piyano bulunabilirdi.
Aziz Nesin
Sayfa 104 - Nesin Yayınevi
Herifin eline saçtan odun sobası ver , sana Jet motoru yapsın ki , fabrika ayırdedemez.
Aziz Nesin
Sayfa 10 - Tekin yayınevi 1977
-Arkadaş, memlekette kanun yok diyen mi var... Memlekettir, elbet kanunu bulunacak... Velakin bu kanun sana bana mı? Nuri Ustanın üstüne kanun çıkarmadılar ya...
Aziz Nesin
Sayfa 7 - Nesin Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İhtilali Nasıl Yaptık
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038250
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınları
Baskılar:
İhtilali Nasıl Yaptık
İhtilali Nasıl Yaptık
İhtilali Nasıl Yaptık
İhtilal komitesinden Miralay Şehabülcenab,

- Merkez Bankası'nı zaptetmeyelim, deyince Ferik Ebülfeddal,
- Niçin? diye sordu.
Miralay Şehabülcenab da,
- İşe yaramayan dairelerin zaptı ile boşuna kuvvet harcamayalım, dedi.

Bu teklif kabul edilince, işe yaramayan dairelerden Maliye Nezareti, Belediye, Nüfus ve İstatistik Umum Müdürlüklerinin zaptından vazgeçildi. Hiçbir işe yaramayan resmi daireler sayılırken, işe yarayanın olmadığı anlaşılınca Miralay Ebülhicap,

- İşe yaramıyor diye resmi daireler zapt edilmeyecekse, bu takdirde ihtilalden de vazgeçmek icap eder, deyince kaymakam Behlul,

- Arkadaşlar, unutmayınız ki, işe yarar bir resmi daire bulunmadığı için biz bu ihtilali yapıyoruz, dedi.
Böylece niçin ihtilal yapacağımız da anlaşılmış oldu.
(Tanıtım Yazısı'ndan)

Kitabı okuyanlar 49 okur

  • Muhtesim Yiğit
  • RecepT
  • Mrtl Akğln
  • Burcu
  • Kitap Kurdu
  • arzu
  • Barış AKDEMİR
  • Erdinç Gümüş
  • Repentless
  • Erol Muzaffer

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.9 (3)
9
%14.3 (1)
8
%14.3 (1)
7
%14.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%14.3 (1)
2
%0
1
%0