Dergilerdeki yazılarını okuyor, dilini çok beğeniyor olmama rağmen Kemal Varol'un daha önce kitabını okumamıştım. Jar, bu anlamda tanışma kitabım oldu ve okumakta neden bu kadar geç kaldım diye söylenip durdum her sayfasında. Zaman içinde mutlaka diğer kitaplarını da okumam gerektiğini düşündürdü bana.
Kitapta 1980 darbesinden üç yıl sonra Arkanya adlı bir kasaba anlatılıyor. Kasabaya kimsenin tanımadığı iki yaşlı adam geliyor. Birbiriyle ya da başkalarıyla hiç konuşmayan bu yaşlı adamlar karşılıklı meyhanelerde sabahtan akşama kadar oturup birbirlerine öfkeyle bakıyorlar. Çevredekiler onların derdinin ne olduğunu anlamaya çalışırken iki adamla beraber onların da hayatları kitaba konu ediliyor.
Kemal Varol'un hayali kasabası Arkanya'da geçen olayların konu edildiği bu kitapta benim için en ilgi çekici yan hiç bayan karakterin olmamasıydı. Tamamen erkek karakterler üzerinden anlatılan olaylarda dönemin siyasi havasına dair ufak ayrıntıları, yaşananların insanlar üzerinde bıraktığı etkileri de okuyorsunuz.
Dil bakımından kesinlikle çok güzel bir kitaptı. Özellikle kadınların saçları üzerinden yaptığı tespitlere bayıldım. Ayrıca kitap boyunca merak unsurunu gerçekten güzel kullanmış yazar. İki yaşlı adamın derdini ha öğrendim ha öğreneceğim derken sayfaların nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Beni tatmin etmeyen tek yanı sonu oldu, o da sanırım pek hayal ettiğim gibi bitmediği için.
Kesinlikle okunmasını tavsiye edeceğim bir kitap. Keyifli okumalar...
Kemal Varol edebiyat dünyasına ilk olarak şiirleriyle adım atmış.Jar onun ilk romanı.Daha öncesinde Haw romanını okumuştum.Ters olmuş biraz.️Haw'daki karakterlere rastlamam güzel bir sürpriz oldu.Elektro Cemil,Riki gibi...Olay Doğu'da Makam Dağı'nın eteklerinde, Arkanya adlı bir kasabada geçiyor.Arkanya, Ergani'nin tarihteki isimlerinden biriymiş.Kemal Varol Arkanya'yı tam olarak Ergani gibi düşünmemiş.Daha çok masalsı, hayali bir kasaba olarak kurgulamış.1980 darbesi sonrası birbirine küs ve rakip olan iki kardeşin işlettiği iki farklı meyhaneye iki yaşlı adam gelir oturur.Gün boyu birbirlerine kin ve nefretle bakar, akşam ezanından sonra aynı anda kalkıp farklı yönlere giderler.Herkes Rahatsız Kâmil ve İçli Halil'in hikâyesini merak eder.Öyle bir an gelir ki bu iki yaşlı adamın hikâyesi ile onları izleyenlerin hikâyesi birbirine karışır.Kemal Varol Jar'da sözlü halk edebiyatı anlatılarından faydalanmış.Bu anlamda Elektro Cemil modern bir dengbej âdeta.Kemal Varol, evinde hikâyelerle büyümüş.Büyülü gerçekçiliği, kitaplardan çok ailesinden öğrenmiş.Jar' da erkek karakterler çoğunlukta.Kadınlar ise birer imge olarak kullanılmış.Esemleri çıkarıp Mekapları giyen gençler ise bize çok şey söylüyor.Jar, Kürtçe'de zavallı, yoksul anlamındaymış.Kitapta ise zehir anlamında kullanılmış.Kemal Varol'u mutlaka okuyun derim.
"İnsanın derdi,kalbinden önce insanın saçına vururmuş.Yürüyüp gittiği köy yollarında bir gecede saçları beyazlayan nice dert sahibi dinlemiş İçli Halil.Erkekler için kolaymış.Uzar uzamaz saçlarını kesermiş erkekler.Kadınlar saçlarıyla beraber dertlerini de uzatırlarmış.Babaları o saçları çekip onarı döverken de, anneleri sarı taraklarla onları tararken de, bir erkeğin kocaman elleri onları okşarken de nerede kırıldıklarını, hangi ellerde yıprandıklarını,
Merhaba dostlar
Hikâye Anadolu'nun sapa bir yerindeki Arkanya isimli hayali bir kasabada geçiyor. Bir caddenin iki yakasında karşılıklı duran, yıllar önce birbirine küsüp düşman olmuş iki kardeşe ait iki meyhane vardır. Günün birinde iki yaşlı adam çıkagelir, meyhanelerin bahçesindeki karşılıklı iki masaya oturur, akşama kadar nefret dolu gözlerle bakışır, akşam olunca da zıt yönlere doğru uzaklaşırlar. Aynı şey her gün yinelenince herkesin merakı uyanır. Bu adamların kim olduğu, aralarında neler yaşandığı konusunda çeşitli hikâyeler anlatılır.
Kardeşlik, insanlık, yalnızlık, dostluk, düşmanlık gibi duyguların yanısıra politik dokundurmalar da içeren bir roman. Gerçekçi karakterleri, roman içinde roman, daha doğrusu roman içinde masal diyebileceğim tarzıyla çok severek okudum. Kafamda kırk tilkinin dolaştığı, okuma hızımın düştüğü, odaklanma becerimin sıfırın altına indiği şu günlerde iyi geldi.
Okuyan kadinlar kulubu #birharfbirkitap etkinliğinde bu ay "j" harfiyle başlayan kitaplar okuyoruz.
Sevgiyle kalın
"Bu bina tam bir sanat harikası!" dedi Rıfkı amca.
Sami sırtını çevirip her tarafı dökülen gar binasına baktı. Bunca yıldır Binadaydı ama harika bir tarafını görmemişti.
"Sahiden mi ?" diye sordu.
"Sahiden ya," dedi Rıfkı Amca, "kalmadı böyle garlar."
"Ben niye göremiyorum harikalığını peki?"
"Göremezsin tabi!" "Neden?"
"İnsan kendi hikayesini bilemez de ondan. O yüzden hep başkalarının hikâyesini anlatır."
Jar çekişmenin, kardeş kavgasının, yarali yüreklerdeki izini işliyor. Kemal hocamın değerli kalemini cok başarılı buluyorum. Edebiyatımızın ustalarının izlerini taşıyor eserlerinde.
Seksen darbesi sonrası, bir kasabaya sıkışmış sıkkın umutsuz insanlar, onların öfkelerinin simgeleştiği kimliği belirsiz iki adam. Farklı bir okuma, türk yazarları takip edenler için iyi alternatif
Arkanya isimli kasabada geçen hikaye 80 ihtilali sonrası atmosferle beraber iki kardeşin gizemli hikayesi üzerinden döner. Rahatsız Kamil & içli Halil; birbirlerine düşman iki kişidir ve tüm kasabalı hikayenin gerçeğini merak eder. Bunun üzerine söylentiler çıkmaya başlar, ben onların hikayelerini biliyorum diye masallar anlatılır. Hikayelerin hepsi de çok güzeldi her dinlediğime inanasım geldi. Kurgu sadece bu iki kardeşin üzerine değil ayrıca hayri abi ve kardeşinin de hikayesini anlatıyor hepsi içiçe. Çok severek okudum kitabın sonunda kafamdaki boşlukların dolacağını hissetsem de öyle olmadı, bir sürü soruyla bitirdim şimdi kitabı iyi mi
Kemal Varol'dan okuduğum 4.kitap oldu. Kalemine bayıldım. Bu yazıyı okuyorsanız ve daha önce okumadıysanız kesinlikle tanışmanız gereken yazarlardan.
"Jar" yazarımızın ilk romanı. Jar adı ilginç gelince araştırdım :Kürtçe bir sözcük olduğunu öğrendim, yazarımız Diyarbakırlı olunca Doğu kültürüne ve özellikle diline çok hakim. Jar sözcüğünün Türkçe karşılığı "bir insanın dibe vurmuşluk halini" ve “yanmışlığı”nı ifade ediyormuş … Zaten Kemal Varol da Jar romanını nefretten, düşmanlıktan muzdarip insanlara dair kurguyla oluşturmuş .
Jar romanında da olay diğer kitaplarda da geçen hayali Arkanya kasabasında, 80 darbesi sonrası geçiyor. Kemal Varol romanlarında teknik olarak metinlerarasılık tekniğini bolca kullanıyor bu satır arası bilgiyi de sıkıştırayım buraya:)Arkanya Diyarbakır’a uzanan demiryolu hattında konuşlanmış bir kasaba olarak aktarılmış.
Romanın iki tuhaf kahramanı var, seslerini duymadığımız ama sürekli hakkında kasabalıların konuştuğu Rahatsız Kâmil ve İçli Halil... Birbirlerine karşı içinde barındırdıkları dinmez kinleri, hiç konuşmadan sürekli patlamaya hazır bakışlarla birlikte Arkanya'da gelmişlerdir. Eserde küs olan sadece Rahatsız Kamil'le İçli Halil değildir. Arkanya'da bulunan iki meyhaneyi işleten kardeşler de ölümüne küstür ve birbirine kin doludur. Kazablanka ve Duble meyhaneleri küs iki kardeşe aittir. Rahatsız Kamil’in oturduğu Kazablanka meyhanesinin sahibi Hayri Abi, İçli Halil’in yerleştiği Duble Meyhanesi de küs olan kardeşine aittir. Eserde nereden geldikleri, nerede kaldıkları meçhul ama ileryen bölümlerde Rahatsız Kamil'le ilgili bazı detaylara vakıf olsak da muamma bir türlü çözülmez ve kasaba sakinlerini meraka boğar.
Bu merakı farkında olan, Hayri Abi'nin demiryolcu arkadaşı Sami'den sonraki canciğer diğer arkadaşı Elektro Cemil
Jar Kürtçe anlamı Zehir demek. Roman 1980 darbesi sonrası doğuda uzak, sessiz bir kasaba olan Arkanyada geçiyor. İki insanın birbirine duyduğu nefreti, kini, kızgınlığı anlatıyor. Peki ama bu iki insanın birbirlerine duydukları kinin nedeni nedir? İşte oda kitapta mevcut. Kemal Varol detaylari o kadar güzel anlatıyor ki sanki bir sinema filmini okuyormusum hissine kapılıyorum her seferinde. O yüzden çok seviyorum kitaplarını ve bunuda tavsiye ediyorum pek tabi ki JarKemal Varol
Jar yani Kürtçe anlamıyla zehir. Peki var mısınız bu zehrin ne olduğunu beraber öğrenmeye. O halde buyrun. Yıl 1983 yani 80 darbesinden hemen sonraki yıllar. Kemal Varol bizi, kitaplarında en çok kullandığı bölgeye götürüyor yani Arkanya'ya. Belki hayali belki de yazarın kendince isimlendirdiği bir yer olan Arkanya'ya bir gün iki yaşlı adam gelir ve kendilerini gibi küs olan iki kardeşin karşılıklı meyhanelerine kurulurlar, öldüresiye kin dolu bakışlarla. Peki ama neydi bu iki yaşlı adamın birbirine olan kinini ortaya çıkaran sebep. Aynı kadını seven çırak usta mı, mirası paylaşamayan abi kardeş mi, aralarında büyük bir sır olan baba oğul mu yoksa aynı hayvanın sevgisiyle yaralanmış olan iki yabancı mı, ya da hepsi beraber dönemin koşullarında bir yere çıkamayan kasabalının uydurduğu bir hikaye mi... Bilinmez, bilinmekte istemez. Tek bilinen var oda hikayenin kaynağı olan zehir yani Jar. Bitirdiğiniz de, sahi bunların derdi neydi diyip etkisini üzerinizden uzun zaman atamayacağınız, nefret duygusunun insan üzerindeki etkisini ve bunun ne derece korkunç bir boyuta varacağını gösteren eşsiz bir eser. Mutlaka okunacaklar arasına ekleyin ;)
.
.
"Zaten zaman denilen şey bir masalın farklı biçimlerde tekrar etmesinden başka neymiş ki. İki insan bir masalın iki ucundan tutup zamanı çekiştirirmiş boyuna. Kendilerinde kalan parçaya da hatıra dermiş. (Sayfa:90)"
1977 yılında doğdu. Edebiyata şiirle başladı. Yas Yüzükleri (2001), Kin Divanı (2005), Temmuzun On Sekizi (2007) adlı şiir kitapları Bakiye adıyla toplu şiirler olarak kitaplaştı. Jar (2011), Haw (2014), Ucunda Ölüm Var (2016), Âşıklar Bayramı (2019) adlı dört romanı ve Sahiden Hikâye (2017) adlı bir hikâye kitabı yayımlandı. ABD ve Fransa’da da yayımlanan Haw romanıyla Cevdet Kudret 2014 Roman Ödülü ile Pen Amerika 2017 Çeviri Ödülü’ne, Sahiden Hikâye adlı ilk hikâye kitabıyla 2018 Sait Faik Hikâye Armağanı’na değer görüldü. Âşıklar Bayramı romanı, Dünya Kitap tarafından 2019 Yılın Telif Kitabı seçildi.