Adı:
Jar
Baskı tarihi:
9 Nisan 2019
Sayfa sayısı:
287
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750519291
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
Jar
Jar
Yaşlanmak ıslah etmemişti iki meçhul adamı. Arkanya’daki iki ayrı meyhanenin bahçesinde oturmuş nefret dolu bakışlarla birbirlerine bakıyorlardı günlerdir. Aralarına sımsıkı bir ip gerilmiş gibi ölüm kokan gözlerle zamanı kolluyorlardı. Upuzun bir caddenin ikiye böldüğü tozlu yoldan gelip geçen insanların bakışlarına aldırdıkları yoktu. Masanın üzerine koydukları sabırsız ellerini habire tıkırdatıyor, ayakları bir anda ileriye atılmak için sandalyelerin altında aralıksız sallanıp duruyordu. Vakit yaklaşıyordu. Çok yakında, yüreklerindeki cerahati söküp atamamış iki yaşlı adam, ağır ağır yerlerinden doğrulup epeydir iki ayrı yakasında bekledikleri yolun tam ortasında buluşacak ve büyük ihtimalle biri ölecekti.

Birbirinden nefret eden iki yaşlı adamın etrafında dönen cayırtılı hikâyeler… Yatağını arayan, su gibi kıvrıla kıvrıla akan hayatlar… Kemal Varol’un neşeli gevezeleri, öfkelileri, biçareleri, mesel içinde mesel olan habaset teferruatları, figüranları, şehrin sineması… Taşranın dermansızlığı, taşranın keçi inadı… Harareti ve hengâmesi… Renkleri…

Jar, masalsı, büyülü ve yalın bir roman… Bir Arkanya romanı… Kemal Varol’un ilk romanı.
245 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Dergilerdeki yazılarını okuyor, dilini çok beğeniyor olmama rağmen Kemal Varol'un daha önce kitabını okumamıştım. Jar, bu anlamda tanışma kitabım oldu ve okumakta neden bu kadar geç kaldım diye söylenip durdum her sayfasında. Zaman içinde mutlaka diğer kitaplarını da okumam gerektiğini düşündürdü bana.

Kitapta 1980 darbesinden üç yıl sonra Arkanya adlı bir kasaba anlatılıyor. Kasabaya kimsenin tanımadığı iki yaşlı adam geliyor. Birbiriyle ya da başkalarıyla hiç konuşmayan bu yaşlı adamlar karşılıklı meyhanelerde sabahtan akşama kadar oturup birbirlerine öfkeyle bakıyorlar. Çevredekiler onların derdinin ne olduğunu anlamaya çalışırken iki adamla beraber onların da hayatları kitaba konu ediliyor.

Kemal Varol'un hayali kasabası Arkanya'da geçen olayların konu edildiği bu kitapta benim için en ilgi çekici yan hiç bayan karakterin olmamasıydı. Tamamen erkek karakterler üzerinden anlatılan olaylarda dönemin siyasi havasına dair ufak ayrıntıları, yaşananların insanlar üzerinde bıraktığı etkileri de okuyorsunuz.

Dil bakımından kesinlikle çok güzel bir kitaptı. Özellikle kadınların saçları üzerinden yaptığı tespitlere bayıldım. Ayrıca kitap boyunca merak unsurunu gerçekten güzel kullanmış yazar. İki yaşlı adamın derdini ha öğrendim ha öğreneceğim derken sayfaların nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Beni tatmin etmeyen tek yanı sonu oldu, o da sanırım pek hayal ettiğim gibi bitmediği için.

Kesinlikle okunmasını tavsiye edeceğim bir kitap. Keyifli okumalar...
287 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Jar yani Kürtçe anlamıyla zehir. Peki var mısınız bu zehrin ne olduğunu beraber öğrenmeye. O halde buyrun. Yıl 1983 yani 80 darbesinden hemen sonraki yıllar. Kemal Varol bizi, kitaplarında en çok kullandığı bölgeye götürüyor yani Arkanya'ya. Belki hayali belki de yazarın kendince isimlendirdiği bir yer olan Arkanya'ya bir gün iki yaşlı adam gelir ve kendilerini gibi küs olan iki kardeşin karşılıklı meyhanelerine kurulurlar, öldüresiye kin dolu bakışlarla. Peki ama neydi bu iki yaşlı adamın birbirine olan kinini ortaya çıkaran sebep. Aynı kadını seven çırak usta mı, mirası paylaşamayan abi kardeş mi, aralarında büyük bir sır olan baba oğul mu yoksa aynı hayvanın sevgisiyle yaralanmış olan iki yabancı mı, ya da hepsi beraber dönemin koşullarında bir yere çıkamayan kasabalının uydurduğu bir hikaye mi... Bilinmez, bilinmekte istemez. Tek bilinen var oda hikayenin kaynağı olan zehir yani Jar. Bitirdiğiniz de, sahi bunların derdi neydi diyip etkisini üzerinizden uzun zaman atamayacağınız, nefret duygusunun insan üzerindeki etkisini ve bunun ne derece korkunç bir boyuta varacağını gösteren eşsiz bir eser. Mutlaka okunacaklar arasına ekleyin ;)
.
.
"Zaten zaman denilen şey bir masalın farklı biçimlerde tekrar etmesinden başka neymiş ki. İki insan bir masalın iki ucundan tutup zamanı çekiştirirmiş boyuna. Kendilerinde kalan parçaya da hatıra dermiş. (Sayfa:90)"
245 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"Bu bina tam bir sanat harikası!" dedi Rıfkı amca.
Sami sırtını çevirip her tarafı dökülen gar binasına baktı. Bunca yıldır Binadaydı ama harika bir tarafını görmemişti.
"Sahiden mi ?" diye sordu.
"Sahiden ya," dedi Rıfkı Amca, "kalmadı böyle garlar."
"Ben niye göremiyorum harikalığını peki?"
"Göremezsin tabi!" "Neden?"
"İnsan kendi hikayesini bilemez de ondan. O yüzden hep başkalarının hikâyesini anlatır."
245 syf.
·Puan vermedi
Seksen darbesi sonrası, bir kasabaya sıkışmış sıkkın umutsuz insanlar, onların öfkelerinin simgeleştiği kimliği belirsiz iki adam. Farklı bir okuma, türk yazarları takip edenler için iyi alternatif
Bazı yaralar vardır ki, kapanmış olsalar bile, dokununca sızlarlar.

"Turgenyev"
Kemal Varol
Sayfa 121 - İletişim Yayınları
Kusur benim imzamdır. Bir adım olduğu sürece
bir kusurum da olacak ve olmalı.

"İhsan Oktay Anar"
Kemal Varol
Sayfa 63 - İletişim Yayınları
Tanımıyorlar mı sanki bizi! Biz etkisiz elemanız Samiciğim. Yanmışlarız biz! Sıfıra sıfır, elde var yine sıfır!
Kemal Varol
Sayfa 239 - İletişim Yayınları
İnsan kendi hikayesini bilemez de ondan. O yüzden hep başkalarının hikayesini anlatır.
Kemal Varol
Sayfa 208 - İletişim Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Jar
Baskı tarihi:
9 Nisan 2019
Sayfa sayısı:
287
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750519291
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
Jar
Jar
Yaşlanmak ıslah etmemişti iki meçhul adamı. Arkanya’daki iki ayrı meyhanenin bahçesinde oturmuş nefret dolu bakışlarla birbirlerine bakıyorlardı günlerdir. Aralarına sımsıkı bir ip gerilmiş gibi ölüm kokan gözlerle zamanı kolluyorlardı. Upuzun bir caddenin ikiye böldüğü tozlu yoldan gelip geçen insanların bakışlarına aldırdıkları yoktu. Masanın üzerine koydukları sabırsız ellerini habire tıkırdatıyor, ayakları bir anda ileriye atılmak için sandalyelerin altında aralıksız sallanıp duruyordu. Vakit yaklaşıyordu. Çok yakında, yüreklerindeki cerahati söküp atamamış iki yaşlı adam, ağır ağır yerlerinden doğrulup epeydir iki ayrı yakasında bekledikleri yolun tam ortasında buluşacak ve büyük ihtimalle biri ölecekti.

Birbirinden nefret eden iki yaşlı adamın etrafında dönen cayırtılı hikâyeler… Yatağını arayan, su gibi kıvrıla kıvrıla akan hayatlar… Kemal Varol’un neşeli gevezeleri, öfkelileri, biçareleri, mesel içinde mesel olan habaset teferruatları, figüranları, şehrin sineması… Taşranın dermansızlığı, taşranın keçi inadı… Harareti ve hengâmesi… Renkleri…

Jar, masalsı, büyülü ve yalın bir roman… Bir Arkanya romanı… Kemal Varol’un ilk romanı.

Kitabı okuyanlar 78 okur

  • Taner Atk
  • Esma Siyahtaş
  • mehmet yıldırım
  • Idil Beril ERTUNÇ
  • Selahattin YAŞAR
  • barış
  • Nihan Şahin
  • Güvercin Curnatası
  • Erdal
  • BURCU SEYİS

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%6.3 (1)
8
%6.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0