Kafa (İdamdan Sonra Ölümden Önce)Erdal Demirkıran

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.757
Gösterim
Adı:
Kafa
Alt başlık:
İdamdan Sonra Ölümden Önce
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756197592
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kashna Kitap Ağacı
Baskılar:
Kafa
Kafa
Anneniz, babanız, eşiniz, çocuklarınız yani sevdikleriniz söz konusu olduğunda gözünüzü hiç kırpmadan canınızı verebilirsiniz! Peki, bahse konu olan insanlık ise acaba neler yapabilirsiniz? İşte bu kitap, Kennbora'da bütün insanlık için verdiği özgürlük mücadelesi sırasında yakalanıp kafası kesilerek idam edilen siyahi köle Glorius'un, başı vurulduktan sonraki yaşantısını anlatmaktadır. Hazin ama kafası gövdesinden ayrıldığı için herkesin öldüğünü sandığı bu genç adam, kimse bilmese de hâlâ hayattaydı ve 97 saniye daha yaşayacaktı! Uzun lafın kısası; bu kitapta kral-köle, zengin-fakir, aşk-ihanet, var-yok, dost-düşman gibi birbirine zıt birçok kavramın 'Dünyanın En Akıllı İnsanı'nın süzgecinde ne hâle geldiğini göreceksiniz. Ha, bir de 97 saniyeyi 184 sayfada hem de romancılık tarihinde ilk defa baştan sona 'düşünme dilinde' anlatabilme ustalığı gösteren ama kitap boyunca önsöz dışında ortalarda hiç görünmeyen Demirkıran'a hayret edeceksiniz! Şaşırmaya hazır olun vesselam.
(Tanıtım Bülteninden)
Siyahi köle Glorius, Kennbora şehrinde idama mahkum edilir. Kral Kloster ise diktatörlüğü ile halkı yönetmektedir. Köleliğe ve haksızlığa karşı çıkan Glorius bu diktatörün verdiği idam kararı ile cellatlar tarafından idam edilir...

Glorius, babasının kaybı ile amcası tarafından haksızlıklara karşı gelmesi yönünde yetiştirilmiştir. İdam edildikten sonra ölüp ölmediğini anlamaya çalışırken, kendisi ve Tanrı ile konuşmaya başlar. Bir an inandığını sonrasında ise haksız yere idam edildiği için inanmadığını söylese de; o an yaşadığı dönemlerde duasının kabul olmadığını kendinin mazlum olduğunu ve halkın böyle zalim bir kral karşısında sessiz kalışını ve onları kurtarmak için krala karşı çıkışlarını anlatmaya çalışır...

Sevdiği kadın olan Bella'ya olan özlemini söylese de, annesini karşısında gördükçe tek seveninin annesi olduğuna karar verir...

Kral Kloster'in bir sözü ise aklındadır." Kim beni öldürürse, kral odur." Bu sözü ne kadar da çok yerine getirmek istediğini, halkı bu kölelikten kurtarmayı başaramadığı için hayıflanıp durur...

İdamdan sonra ölmeden önce bu kadar şeyi kaç günde veya saatte düşündüğünü, cennet ve cehennemin ne olduğunu, bütün dinlerin kendine göre bir yaratıcı yarattığını da düşünmekten geri kalmaz...

Glorius, tam her şey bitti artık ölüyorum dediğinde ise, hiç beklemediği bir şey olur ve....kazandığını düşünür...

Erdal Demirkıran'ın ilginç bir romanı daha... Başladığınız an; nasıl bittiğini anlamayacağınız, merak ile bitireceğiz bir eser...
Roman türünde bir kitap olmasına rağmen hiçbir derinliği,kurgusu olmayan sürekli aynı şeyleri tekrar eden sanki yazılmak için yazılmış bir kitap.Hatta sadece arka kapakta yazılanlardan ibaret her şey hiçbir şekilde en ufak ilerleme yok,toplasan 10 sayfalık bir olay var ortada.Erdal Demirkıran Kişisel Gelişim kitapları yazan biri, bu yönde devam etmesi ve Edebiyat'a hiç bulaşmaması kısaca ''Herkesin kendi işini yapması'' çok daha iyi olur bence.Zülfü Livanelinin de dediği gibi ''Edebiyat bir laf ebeliği değil, insan ruhunun derinliklerine ulaşma sanatıdır'' ve bu kitap 10 sayfalık bir olayı uzatarak laf ebeliğinden öteye gidememiştir.
Son olarak arka kapakta yazılı olan ''Düşünce dilinde yazılan ilk kitap'' ibaresi'de safsatadan başka bir şey değil..
''Bilinç Akışı'' yöntemiyle yazılan birçok kitap var, ilk kitap denilerek diğerlerinin göz ardı edilmesi ciddi bir saygısızlıktır.
Kitabı 1 günde bitirdim. Başladığınızda bir bakıyorsunuz bitmiş. Her zaman ki Erdal Demirkiran kitapları gibi yani. Ben yazarın 4 kitabını okudum şu zamana kadar (hepsini okuyacağım) fakat bu değişik bir tarz olmuş. Yadirgadim mi bilemiyorum açıkçası.. Konusu bakımından ele alacak olursak güzel bi kitap gerçekten. İçinde gizliden gizliye bize aktarılan, ders almamız gereken çok şey var.
Öncelikle arkadaşlar Demirkıran kafasını bol bol yaşayacağımı sandığım orjinal bi senaryo gibi geldi. O hevesle okudum okudum okudum.. 30 oldu 45 oldu bi gelişme olmadı. Meğer kitap sonuna kadar öyleymiş. Zorr güç bitirdim. Demirkıran okuyanlar bilir manyak gibi hayalgücü metabolizması çalıştırır bu değerli yazar. Lakin öbür romanlarındaki gibi yine hayal kırıklığı yaşadım.. Shakspare şemsiyeciye not göndermiş ya "Dostum siz sadece şemsiye yapın".. Buradan Demirkıran'a sesleniyorum "dostum siz sadece gelişim kitabı yazın"
.
Ha ayrıca sonlara doğru Tanrı'nın varlığını sorguladığı ve bu konuşmalara sayfalarrr ayırması canımı sıktı. Yazarın amacı her ne kadar önce sorgulatıp sonunda "evet şüphesiz bir Yaratıcı var" tezine ulaştırsa da bu tez sorgulama kısımları kadar aleni değil. Üzgünüm.. Buralar özellikle epey hayal kırıklığı oldu bende. Velhasıl toplasan 5 sayfa edecek Demirkıran fikri için 200 sayfa hebele hübele yok düştüm yok kalktım yok yüzüm toz oldu gözüme yağmur değdi okumak isteyen buyursun. Benden bu kadar. Hadi eyvallah
İdamdan sonra ölümden önce geçen anı günlerce sürmüşcesine anlatmış Glorius. Aslında bu kitap sorgulamadığımız ince detaylara cesurca girmiş. Masum bebekler için kendini feda etmenin mutlu sonucunu anlatıyor. Film gibi her yönüyle yine Erdal Demirkıran farkı görülüyor. Ölümsüz olanın uğruna ömründen vazgeçilme yürekliliğinin muhteşem hikayesi.
Erdal Demirkıran beğendiğim yazarlardan biri kitapta idam edilen bir zencinin idamdan sonra 60 saniye hayatta kalışını ve bu sırada geçmişinden bahsetmesini ve neden idam edildiğini anlatıyor. İyi bir kitap
Tüm ödülleri hak ediyor bu kitap; bekleyin, göreceksiniz.
90 saniyeyi bir kitaba sığdıran harika kurgu.İlginç bir tarz ve güzel bir akıcılık var.okunmasi kolay.Hikayesi de bir o kadar şaşırtıcı.okunmasini tavsiye ederim.
Kitap Kennbora'da bütün insanlık için verdiği özgürlük mücadelesi sırasında yakalanıp kafası kesilerek idam edilen siyahi köle Glorius'u anlatıyor.

Glorius kafası kesildikten sonra 97 saniye daha yaşıyor. Bu saniyelerle sayılı zamana o kadar çok şey sığdırıyor ki şaşkınlık, umut, öfke, pişmanlık, sevdiği kadın.. Onca duygu karmaşası içinde bu noktaya nasıl geldiğini düşünmeye, yaşamını bile sorgulamaya başlıyor hatta bulunduğu duruma alışmaya böyle yaşamaya razı bile oluyor.

Kitapta her şeyi bilerek ilerliyorsunuz ölüm kesin, sonuç belli ama yine de insan bir umuda sarılıyor ve yoğun, sürükleyici anlatıma siz kendinizi kaptırmışken sürpriz bir sonla karşılaşıyorsunuz.

Daha önce okuduğum kitaptaki satırlar geliyor aklıma " İnsan içinde bulunduğu umutsuz koşullarda bazen bir zinciri bir saç teliyle koparabileceğini sanır." .
Erdal Demirkıran'ın "Sadece Başbakan Okusun" vs. kitaplarının kurgusunun iyi olmasına rağmen bu kitabını sadece yazmak için yazmış olmasına şaşırdım doğrusu. Kafası koparılan bir adamın sürekli aynı şeyleri tekrar etmesinden oluşan basit bir kurgu olmuş. Eğer okumayı düşünüyorsanız kendinize boyama kitabı alın daha iyi vakit geçirirsiniz.
Kitabın adı: Kafa
Yazar: Erdal Demirkıran
Sayfa:161
Yayinevi:Kashna

Siyahi köle Glorius, Kennbora şehrinde idama mahkum edilir. Kral Kloster ise diktatörlüğü ile halkı yönetmektedir. Köleliğe ve haksızlığa karşı çıkan Glorius bu diktatörün verdiği idam kararı ile cellatlar tarafından idam edilir...
Glorius, babasının kaybı ile amcası tarafından haksızlıklara karşı gelmesi yönünde yetiştirilmiştir. İdam edildikten sonra ölüp ölmediğini anlamaya çalışırken, kendisi ve Tanrı ile konuşmaya başlar.
Glorius, tam her şey bitti artık ölüyorum dediğinde ise, hiç beklemediği bir şey olur ve....kazandığını düşünür...

Erdal Demirkıran'ın ilginç bir romanı dün gece başladım kitaba bu sabah bitti
Erdal hocamı severek takip ederim ama bir kullanıcının da dediği gibi sadece kişisel gelişim üzerine yazsa daha iyi olur. Açıkçası 100. Sayfaya da göz gezdirerek geldim diyebilirim.
BÜYÜK DÜŞÜNMEK İÇİN
KİMSENİN KEYFİNİ BEKLEMEYİN,
KALKIN VE BÜYÜK DÜŞÜNÜN!
HİÇ MERAK ETMEYİN, SİZİ ÖLDÜREMEZLER
HATTA
ÖLDÜRSELER DE ÖLDÜREMEZLER.
Erdal Demirkıran
Sayfa 9 - Önsöz
İnsan asla vazgecmemelidir haklı davasından, onurlu mücadelesinden ve pes edenler bilmelidir ki bunun sebebi ancak ve ancak bencilliktir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kafa
Alt başlık:
İdamdan Sonra Ölümden Önce
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756197592
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kashna Kitap Ağacı
Baskılar:
Kafa
Kafa
Anneniz, babanız, eşiniz, çocuklarınız yani sevdikleriniz söz konusu olduğunda gözünüzü hiç kırpmadan canınızı verebilirsiniz! Peki, bahse konu olan insanlık ise acaba neler yapabilirsiniz? İşte bu kitap, Kennbora'da bütün insanlık için verdiği özgürlük mücadelesi sırasında yakalanıp kafası kesilerek idam edilen siyahi köle Glorius'un, başı vurulduktan sonraki yaşantısını anlatmaktadır. Hazin ama kafası gövdesinden ayrıldığı için herkesin öldüğünü sandığı bu genç adam, kimse bilmese de hâlâ hayattaydı ve 97 saniye daha yaşayacaktı! Uzun lafın kısası; bu kitapta kral-köle, zengin-fakir, aşk-ihanet, var-yok, dost-düşman gibi birbirine zıt birçok kavramın 'Dünyanın En Akıllı İnsanı'nın süzgecinde ne hâle geldiğini göreceksiniz. Ha, bir de 97 saniyeyi 184 sayfada hem de romancılık tarihinde ilk defa baştan sona 'düşünme dilinde' anlatabilme ustalığı gösteren ama kitap boyunca önsöz dışında ortalarda hiç görünmeyen Demirkıran'a hayret edeceksiniz! Şaşırmaya hazır olun vesselam.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0