Kardelen projesiyle elinden tutulan kız çocuklarının yaşadığı ortamı , yaşam mücadelesini , azimlerini anlatan mükemmel bir kitap. Kendi olanaklarımızın farkına varmamızı sağlayan ender kitaplardan. Unuttuğumuz Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşanan zorluklar sonucu okuyamayan ama bursla sihirli değnek misali hayatları değişen kız çocuklarına sevgi dolu baktırıyor , gözleri dolu dolu okutuyor. İyi ki Prof. Dr. Türkan Saylan bu projeye öncülük etmiş , iyi ki Ayşe Kulin bu hikayeleri bize aktarmış.
Geliri Kardelenlere bağışlanan bu kitabı herkes okumalı.
Ayşe Kulin - Kardelenler: Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları Kitabı
Türkiye’nin doğu ve güneydoğu bölgelerindeki zorlu koşullarda yaşayan kız çocuklarının eğitim mücadelesini konu almakta.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Turkcell iş birliğiyle hayata geçirilen “Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları” projesi kapsamında burs alan kız öğrencilerin hikâyelerini anlatıyor. Kitap, hem bu kızların azim dolu yaşam öykülerini hem de projenin gelişim sürecini okuyucuya aktarmakta.
Ayşe Kulin, Anadolu’nun uzak köşelerinde yaşayan bu kızlarla birebir görüşerek onların duygularını, hayallerini ve karşılaştıkları zorlukları kitapta aktarmakta...
Kitapta burs alan kızların kişisel hikâyeleri, kimi zaman hüzünlü, kimi zaman umut verici anekdotlarla yer alıyor.
Projenin mimarı Prof. Dr. Türkân Saylan hocanın vizyonu ve ÇYDD’nin kuruluşu ve Faaliyetleri detaylı bir şekilde ele alınmakta. Saylan’ın, lepralı hastaların çocuklarından başlayarak binlerce kız çocuğuna eğitim fırsatı sunma çabası, ilk aşamada sayıları onlarca olan burs alan çoçukların Süreç içerisinde on binlere ulaşması Çağdaş Türkiyenin Çağdaş kızlarının imkân sunulduğunda yapabildikleri başarıları anlatılıyor.
Kitap, kız çocuklarının eğitimine yönelik önyargıları ve engelleri gözler önüne sererek okuyucuları bu konuda duyarlı olmaya çağırıyor. Ayrıca, ÇYDD ve Turkcell gibi kurumların toplumsal sorumluluk projelerinin önemini vurguluyor.
Ayşe Kulin ’in Kardelenler : Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları, hem ilham verici hem de düşündürücü bir eser. Kitap, Türkiye’nin zorlu coğrafyalarında yaşayan kız çocuklarının eğitimle hayallerine ulaşma çabasını yürekten bir şekilde anlatıyor. Kulin’in kaleminden dökülen bu hikâyeler, kardelen çiçekleri gibi zorlu koşullara meydan okuyarak açan genç kızların umutlarını ve azimlerini gözler önüne
Türkan Saylan'ın Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği aracılığıyla 17 kızı eğitmek amacıyla başlattığı süreç, Türkcell'in katkısıyla 5 bin kızı kucaklamış. Yine Ayşe Kulin'in kaleme aldığı Türkan adlı kitabında Türkan Saylan'ın hayatını okumuştum ve çok etkilenmiştim. Doğu ve Güneydoğudaki "kız kısmı okumaz", "ne gerek var okutmaya", "töre ne der", "evlenince parayı kocasına verecek bana ne katkısı var" vs vs gibi kalıpların arasından kazandıkları burs sayesinde kendilerini kurtarabilen kızlardan bazılarının röportajları yer alıyor kitapta. Kızların ağzından yaşadıkları zor hayatı, hayallerini, beklentilerini okumak etkileyiciydi.
Kitabın içeriğine bakmadan, Ayşe Kulin'in olduğu için alıp okumaya başlamıştım. Sonra okudukça anladım ki sosyal sorumluluğun bir parçasıymış.
ÇAĞDAŞ YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ 1990'dan bu yana yürüttüğü kampanyaya TURKCELL'in de 2000 yılında katılmasıyla başlayan, doğunun incileri, kardelenleri olan kız çocuklarına hayat ışığı olma, yeniden başlama ve deneme şansı veren ve onları ÇAĞDAŞ TÜRKİYE'NİN ÇAĞDAŞ KIZLARI yapan bir projeden bahsediyor.
Kız çocukların ve ailelerin isimleri gizli tutularak, o dönemin zorlu şartları, kültürel yapısı ve en çok da kız çocuklarının yeri, kadınların yeri vurgulanıyor. Kadınlar her zaman bu coğrafyanın ezileni, kırılanı, hor görüleni olmuştur. Oysa analarımız kadar kıymetlisi, bizi seveni de yoktur. Ve maalesef sesini bile duymadığımız, yaşayıp yaşamıyor mu bilmediğimiz, hayatı ne denli zor ne şartlarda haberimizin olmadığı binlerce kadınımız var.
Bu kitabı, kız çocuklarının o masum dünyasını görebilme şansı verdiği için, bizi Türkiye'nin bir gerçeği ile karşılaştırdığı için ve en önemlisi gelirinin tamamı kızlarımıza gideceği için, alın ve aldırın. Herkese keyifli okumalar. Kitapla kalın. 🩷
Ayşe Kulin; Güneydoğu'daki umudun gerçek adı genç kızlarımızın okuyarak meslek sahibi olarak geleceklerini kurtarma çabalarını anlatıyor. Kızlarımız geleceğe taşıyacak daha çok projeler gerekiyor.
Kitapta kız çocuklarının ne kadar zorluklarla eğitimleri için verdiği mücadeleyi bu denli güzel anlatılması ve aktarılması yazarın bu hisleri okuyuca muazzam bir şekilde hissettirmesi harikaydı. Ayşe Kulin
Türkiye'deki her 100 kız çocuğundan 15'i erken yaşta evlendiriliyor. Bu durum memleketin sayısız sorunundan yalnızca biri ancak en önemlilerinden birisi.
"Allah'sız, kitapsız, islam düşmanı(!)" diyerek malum zihniyetin iftiralar attıkları merhum Türkan Saylan Hoca'nın önderliğinde ÇYDD bünyesinde 110 binden fazla kız çocuğu okutulmuştur ve hala devam etmektedir. ÇYDD halen de 8 bin öğrenciye burs vermektedir.
"Kardelen"lerin her birinin acıklı ve aynı zamanda umut dolu hikayesini okumakta bilhassa öğretmen adaylarının okumasında fayda var.
Her birinin hayata bakış acısının aynı şekillendiğini ve daha çocuk yasta tatsız gerçeklerle yüzleştiklerini, gelecekteki evlilik- çocuk planlaması gibi kararlarının yasadıklarıyla şimdiden verildiğini görebiliyoruz. Farkındalıkları koşulları nedeniyle erken gelişen, erken mücadeleye başlayan çocuklar onlar. Bu proje onlara sadece eğitim hakkı vermemiş, aynı zamanda hayattan tat alınabileceğini de göstermiş, çocuk olduklarını tekrar hatırlamışlar. Hepsi benzer şeyler yasadığından ortak amaçları hep aynı: ilerde memleketine dönüp orada faydalı olmak, örnek olmak. Hiçbirinin kaçıp gitme niyeti de yok, bu feneri elden ele taşımak istiyorlar. İşte tam da bu yüzden bu tarz projeler cok değerli.bazı şeylere kulak aşinalığımız var ama onların gerçeklini ancak bu şekilde hikayelerden dinleyebiliyoruz. Edebi olarak cok beklentimi karşıladı diyemem çünkü kitaptan ziyade köşe yazıları derlemesi gibiydi ama kitabın en önemli amaçlarından biri olan ‘’empati kazandırma’’ öylesine işlevseldi ki, onları tanıdık ve anladık, hepsinin de yolu acık olsun
Ne söylenebilir ki? Bizim ülkemiz özellikle doğusunda ama yine de genelinde kardelenlere alışık. Bazıları bembeyaz ağır kar örtüsünü yırtıp güneşe yüzünü gösterebiliyor. Bazıları ise hala kar altında açmayı çiçeklenme yi bekliyorlar. Daha çok örgütlenme daha çok ve geniş projelere İhtiyacımız olduğu bir gerçek ancak 20 yıl öncesini anlatan bu kitabı okurken sivil toplum örgütlerinin gelişme gösterdiğini de farkettim,şimdilerde onların uyguladığı programa benzer daha çok programın da yürütülüyor olduğunu biliyorum. Devamını diliyorum. Bütün kardelenlerin güneşle buluşması özgürce nefes almasını diliyorum.
Geçen ay Ayşe Kulin’den okumadığım son üç kitap kaldı demiştim ve her ay bir kitap okuyarak külliyatı tamamlayacağımı da eklemiştim. Bu ay da geriye kalan iki kitaptan biri olan Kardelenler’i @okuyan_hemdemler_kulubu #birharfbirkitap etkinliğinde okuyarak okumadığım kitap sayısını bire indirmiş bulunuyorum. Son kalan kitabı da mayıs ayı içerisinde okumayı düşünüyorum.
Türkan Saylan’ın da kurucuları arasında yer aldığı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Doğu ve Güneydoğu‘da yaşayan maddi imkansızlıklar ve aile baskısı yüzünden okuyamayan 17 kıza burs vererek bir proje başlatmışlardır. Bu projeye Turkcell’in de destek vermesi üzerine 5 bin kızın okullu olması sağlanmıştır. Projenin daha çok ses getirmesi, bağışların çoğalması adına Ayşe Kulin’den projenin ve bursu kazanan kızların hikayelerini anlatması için bir kitap yazması istenmiştir. Bu güzel isteği geri çevirmeyen Kulin kitabın gelirini de Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları projesine bağışlamıştır.
Bursu kazanan kızların hikayeleri öyle etkileyici ki...
Yağmur, kar demeden daha güneş bile doğmadan onlar okul yollarına düşüyorlar.
Tüm zorlukların üstesinden gelebilirler yeter ki okuma hayalleri ellerinden alınmasın.
Kiminin ailesi izin vermiyor ‘Kızların okumasına gerek yok ev işi öğrensinler.’ diye... Kiminin ise ailesi okutmak istiyor ama o kadar fazla çocukları var ki, hepsini okutmaya maddi imkanları izin vermiyor.
İşte tüm bu sorunlarla karşı karşıya kalan kızlara bu proje sahip çıkıyor...
Okuyan meslek sahibi olan kızların da hepsi memleketlerinde hizmet verip öğrendiklerini etraflarına aktarmak istiyorlar, biraz olsun gelişebilmek adına...
#alıntı
Mavi gözler sakin ve sular gibi berrak olur. Belki de bu yüzden, derinliklerinde saklanan acıyı hemen fark ediyor, etkileniyordunuz henüz ilk gençliğini yaşayan
Kaleme aldığı biyografik eserleri ve romanlarıyla çok okunan yazarlardan biri olmuş ve birçok ödül kazanmıştır. Üslubundaki akıcılık ve yalınlıkla büyük övgü alan yazarın öykü ve kitapları senaryolaştırılıp beyazperdeye aktarıldı. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat bölümünü bitirdi. Çeşitli gazete ve dergilerde editör ve muhabir olarak çalıştı. Uzun yıllar televizyon, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı, sanat yönetmeni ve senarist olarak görev yaptı.
Öykülerden oluşan ilk kitabı Güneşe Dön Yüzünü 1984 yılında yayımlandı. Bu kitaptaki Gülizar adlı öyküyü, Kırık Bebek adıyla senaryolaştırdı ve bu filmi 1986 yılında Kültür Bakanlığı Ödülü'nü kazandı. Kulin, 1986'da sahne yapımcılığını ve sanat yönetmenliğini üstlendiği Ayaşlı ve Kiracıları adlı dizideki çalışmasıyla Tiyatro Yazarları Derneği'nin En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü'nü kazandı, 1996 yılında Münir Nureddin Selçuk'un yaşam öyküsünün anlatıldığı Bir Tatlı Huzur adlı kitabı yayınlandı. Aynı yıl, Foto Sabah Resimleri adlı öyküsü Haldun Taner Öykü Ödülü'nü, bir yıl sonra aynı kitabı Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı.
1997'de yayınlanan ve Aylin Devrimel'in hayatını konu alan Adı: Aylin adlı kitabı ile, İstanbul İletişim Fakültesi tarafından yılın yazarı seçildi. Bu kitap yazarın çok geniş kitleler tarafından tanınmasını sağladı. 1998 yılında Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 1999'da İletişim Fakültesi tarafından yılın romanı seçilmiş olan Sevdalinka ve 2000'de yine bir biyografik roman olan ve Füreya Koral'ın hayatını aktardığı Füreya yayınlandı.
Ayşe Kulin, 2001 yılında yayımlanan Köprü isimli romanı ile Türkiye'nin doğu illerinde yaşanan dramın kökenleri ve cumhuriyet tarihi içindeki nedenlerini ele aldı. Bu romanı, 2006 ve 2008 yılları arasında Star TV'de aynı isimle dizi olarak yayınlandı. Yine 2002 yılında yayınlanan Nefes Nefese isimli romanı ile İkinci Dünya Savaşı sırasında yüzlerce Yahudi'yi soykırımdan kurtaran Türk diplomatlarının kahramanlıklarını bir aşk öyküsü ile birlikte işliyor. Nefes Nefese romanı toplamda 34 ülkede yayınlandı. Ayrıca Ayşe Kulin bu romanıyla İtalya'da verilen Premio Roma Ödülleri'nde finale kalan beş yazardan biri oldu. Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 2007 yılında Star TV'de aynı adla dizi olarak yayınlandı.
2004 yılında yazdığı Gece Sesleri romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2008 ve 2009 yılları arasında Show TV'de yayınlandı. Yine 2009 yılında yazdığı Tek ve Tek Başına Türkan adlı Biyografik romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2010 ve 2011 yılında arasında Kanal D'de yayınlandı.
2007 yılının Kasım ayında UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi oldu. 2008 yılında yazdığı Veda romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2012 yılında Kanal D'de yayınlandı.
İtalyancaya çevrilen Nefes Nefese adlı romanı, 2016'da İtalya'nın en prestijli roman ödüllerinden Premio Roma'da en iyi yabancı roman dalında ödüle layık görüldü.