Kârhanede Romantizm (Futbol Yazıları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
494
Gösterim
Adı:
Kârhanede Romantizm
Alt başlık:
Futbol Yazıları
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
254
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750504136
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Bir gün Gençlerbirliği maçına yolunuz düşerse, sürekli bağıran, kırmızı-siyah el örmesi atkısıyla "huşu" içinde takımını seyreden adama dikkat edin. O iflah olmaz romantik, nasıl bir "kârhane"de olduğuna hiç aldırmadan, yağmur demez, çamur demez gider biricik Gençler'inin maçlarına. Yetmez, arkadaşlarını da götürür. O da yetmez, etrafındakileri futbola kazandırır. Bununla da kalmaz: Yazar! Renkler, formalar, futbolcular, sevinçler, taraftarlar... velhasıl futbolu sevmek üzerine... O kadar ki bazen terim yaratır ("oligarşi"), bazen kültür dokur ("çocukları maça götürmek"), bazen de zapta geçirir (takım tutma biçimleri). Tam da "sahalarımızda görmek istediğimiz" yazılardır bunlar. Okuyana sıcaklık ve heves verir. Zaten memleket entelektüellerinin futbol yazmaya "girişmelerinin" müsebbibi de –bazen pişmanlık duymasına rağmen– odur. Entelektüel hayatı boyunca yazdığı, derlediği, çevirdiği, editörlüğünü yaptığı onca kitaba, makaleye, derlemeye inat, futbol üzerine çiziktirmekten "ayrıca" hoşlanır.
Kârhane'de Romantizm yaklaşık 10 yıllık bir dönemde Tanıl Bora'nın futbol kültürümüze yaptığı katkıların bir derlemesi. Oyunun saf haline vurgu yapan, "oyunla oynayan", romantik, bir o kadar da realist, naif nostaljinin tuzağına düşmeyen, hakiki denemeler bunlar. Eduardo Galeano'vari bir "futbol dilencisi"nin içdökümü...
Oysa futboldan nefret etmek için onlarca sebep sayılabilir bu aralar. Toplumsal ve kültürel hayattan çaldığı rol, giderek vandallaşan enstantaneleri, endüstrisi, "derin" ilişkileri, maçoluğa ve ayrımcılığa meyli en sıkı futbolseverlere bile "illallah" dedirtiyor. Ama "ibadet biçimleri", "tefsirler", hatta "futbol uleması" saçmalıyor diye "imandan" vazgeçilmez ki! İşte bunu hatırlamak için okumak lazım bu kitabı. Huzur için. İman tazelemek için... Futbol dinine yeniden inanmak için...
BAĞIŞ ERTEN
Yazardan oldukça güzel bir eser. Futbolla ilgili olarak daha önceden gazetelere ve çeşitli dergilere yazdığı yazıları birleştirmiş ve ortaya oldukça güzel bir eser çıkarmış. Uzun zamandır maç izlediğinden olaya daha romantik yaklaşan yazar, ülkemizde ve dünyada futbol anlayışı, ülkemizdeki futbol kulüplerinin isim ve renk geçmişleri, bayrak oyuncuları, geçmişten günümüze futbol izleme alışkanlıklarındaki değişimler, çeşitli ünlü isimlerin anıları gibi pek çok konuda faydalı ve güzel bilgiler veriyor. Yazarın kendisi Gençlerbirliği taraftarı ve Beşiktaş sempatizanı olduğundan bu tür örnekler haliyle daha fazla. Keyifle okunan bir kitap olmuş.
Tanıl Bora, 2006 yılına geldiğimizde çoğu Radikal Futbol'da çıkan belli bir periyottaki yazılarını derlemiş ve çok da iyi yapmıştı.

'Bütün bu futboldaki rezilliklere rağmen futbolu sevebilme, onu romantize edebilme inadını anlatıyor Kậrhanede Romantizm adı.' demişti bir röportajında.

Ha, bir de Tanıl diye topçu adı olmaz!
"Futbol sporu varoluşunu, emekçi halka borçludur. Futbolun, mülksüz ve hakları elinden alınmış insanlar arasında doğmasının temel bir nedeni var: Ucuz, neredeyse bedava oluşu. Bu oyunu yoksullar buldular ve ona karakterini verdiler..."

Arjantin takımının unutulmaz teknik direktörü Cesar Luis Menotti'
Medyanın dört büyük kulübü esas alan, diğer kulüplere ise figüranmış gibi muamele eden bakış tarzı, 'büyük' denen kulüplerin taraftarlarının kendilerine her şeyi hak görmelerini, diğer takımlara ve taraftarlara karşı küçümseyici tutumlara girmelerini teşvik etmektedir.
"Fener'in sarısı 'kanarya sarısı' tabir olunan limonî ve soğuk bir ton olmasına mukabil Galatasaray sarısı, derununda daha çok gizli kırmızı barındıran ve bal kıvamına az bir şey kalmış tatlı bir sarı fraksiyonuna tekabül etmektedir." Doğrudur. Ben de mesela Malatyaspor'un sarı-kırmızısını birbirine geçip turuncuya çalmış gibi düşünürüm (kayısıdan ötürü değil vallahi!); Göz-Göz'ünküleri ise şıngır şıngır, cart sarı, ciyak kırmızı...
"Yetkililer", en azından "kötüleri" engellemeye verdikleri enerjinin bir kısmını, "iyileri" teşvik etmeye ayırmalı! Asayiş baskısı altında tribünlerin tadını kaçırmayan bir çözüm bulmanın, ancak tribün halkının katılımıyla olabileceğini görmeliler.
"Hayatta, ahlâkla ve yükümlülüklerle ilgili ne öğrendiysem, futbola borçluyum."
Gençliğinde uzun müddet kalecilik yapan Albert Camus
Tribünlerde gerginliği artıran ve takımı desteklemekten ziyade güç gösterisi yapan, takımlarını sevmekten ziyade kendilerini seven fanatik çekirdek grupların ortamı ajite ettiği doğrudur. Fakat bu çekirdek grupları "terörist grup" söylemi içinde kriminalize etmek yanıltıcıdır, sorunu çözmez; üstelik tribünlerin bu kez asayişçi bakış açısıyla "terörize" edilmesine yol açar.
'60'lı senelerde Millî Lig serpilir, Anadolu takımları birbirlerinin ardı sıra sökün etmekteyken, devrin futbol aristokratları, bu nevzuhur takımların bir vilayetin sonuna '...spor' ilavesiyle oluşan tekdüze isimlerini, onların yapaylığına, manasızlığına, görgüsüzlüğüne, bir yozlaşmayı temsil edişlerine delil gösteriyorlardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kârhanede Romantizm
Alt başlık:
Futbol Yazıları
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
254
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750504136
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Bir gün Gençlerbirliği maçına yolunuz düşerse, sürekli bağıran, kırmızı-siyah el örmesi atkısıyla "huşu" içinde takımını seyreden adama dikkat edin. O iflah olmaz romantik, nasıl bir "kârhane"de olduğuna hiç aldırmadan, yağmur demez, çamur demez gider biricik Gençler'inin maçlarına. Yetmez, arkadaşlarını da götürür. O da yetmez, etrafındakileri futbola kazandırır. Bununla da kalmaz: Yazar! Renkler, formalar, futbolcular, sevinçler, taraftarlar... velhasıl futbolu sevmek üzerine... O kadar ki bazen terim yaratır ("oligarşi"), bazen kültür dokur ("çocukları maça götürmek"), bazen de zapta geçirir (takım tutma biçimleri). Tam da "sahalarımızda görmek istediğimiz" yazılardır bunlar. Okuyana sıcaklık ve heves verir. Zaten memleket entelektüellerinin futbol yazmaya "girişmelerinin" müsebbibi de –bazen pişmanlık duymasına rağmen– odur. Entelektüel hayatı boyunca yazdığı, derlediği, çevirdiği, editörlüğünü yaptığı onca kitaba, makaleye, derlemeye inat, futbol üzerine çiziktirmekten "ayrıca" hoşlanır.
Kârhane'de Romantizm yaklaşık 10 yıllık bir dönemde Tanıl Bora'nın futbol kültürümüze yaptığı katkıların bir derlemesi. Oyunun saf haline vurgu yapan, "oyunla oynayan", romantik, bir o kadar da realist, naif nostaljinin tuzağına düşmeyen, hakiki denemeler bunlar. Eduardo Galeano'vari bir "futbol dilencisi"nin içdökümü...
Oysa futboldan nefret etmek için onlarca sebep sayılabilir bu aralar. Toplumsal ve kültürel hayattan çaldığı rol, giderek vandallaşan enstantaneleri, endüstrisi, "derin" ilişkileri, maçoluğa ve ayrımcılığa meyli en sıkı futbolseverlere bile "illallah" dedirtiyor. Ama "ibadet biçimleri", "tefsirler", hatta "futbol uleması" saçmalıyor diye "imandan" vazgeçilmez ki! İşte bunu hatırlamak için okumak lazım bu kitabı. Huzur için. İman tazelemek için... Futbol dinine yeniden inanmak için...
BAĞIŞ ERTEN

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Emre başatlı
  • Bilge Günay
  • Burak Deniz
  • Serdar Poirot
  • Ylçn Antky
  • Mehmet Y.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%75 (3)
7
%25 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0