Adı:
Karıma Mektuplar
Baskı tarihi:
Aralık 2000
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055249083
Çeviri:
Gül Kutluğ
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kafe Kültür Yayıncılık
Onu yeniden tanıtmaya gerek yok. O, Marquis de Sade, 1776 yılında özgürlüğünün son saatlerini sürmektedir hala ve 35 yaşındadır. Mahpusluğun ne demek olduğunu kısa tutukluluğu ile tatmış olsa da, 1772 yılında patlayan yeni bir fuhuş olayını hiç ummadığı kadar pahalıya ödeyecektir. Öyle ki İtalya`ya kaçan markinin gıyabında idam kararı çıkartılır. 1775 yılında, "küçük kızlar" davası, mevcut hapis cezasına on üç yıl daha eklenmesine sebep olur. 13 Şubat 1777`de Paris`te tutuklanarak, Vincennes Şatosu`na götürülse de kralın özel izniyle hayatta kalmayı başarır; 1790`da buradan çıkarken akıl hastalarının arasında geçireceği on üç yıllık esaretten henüz habersizdir.

Gamsız, zevk düşkünü bu soylu gencin hayatı, sürgünlerle geçen bir yaşama dönüşür. Her şeyden elini eteğini çektiği bu uzun süreçte yazmaya başlayacak ve mektup yazmada ustalaşacaktır. Bu "özgürlük aşığı", artık, tek ve en sadık sırdaşı, karısı Renée-Pélagie`ye yolladığı mektuplarda, bu ustalığından örnekler sergiler. Mektupları aracılığıyla, karısına yalvardığı zamanlar olduğu kadar, ona hakaretler de yağdırır; tüm kötülüklerin kaynağı olarak gördüğü annesine karşı duyduğu nefreti dile getirir, ihtiyaçlarının karşılanmasını isterken kaprisler yapar; yaşadığı şaşkınlıkları, bitmez tükenmez öfkeyi, tutkuyla hep onunla paylaşır.
Siz düşünebiliyor musunuz, Sade gibi bir adam karısından hapishaneye getirmesi için temiz çamaşır istiyor?
Ben düşünemiyordum.
Bunu okuyana kadar.
Demek ki sadist olmak duyguları tamamen öldürmüyor demiştim.
O yaptığı kaçamaklar, sex ve uyuşturucu partileri, oğlancılık oyunları...
Bunları yapan bir insan olduğunu bilmesem şu kitabı okuduğumda Sade'ı karısını çok seven, asla bırakmak istemeyen, zamanın devrim olayları sonuncunda hasbelkader zindana atılmış bir adam sanırdım.
Sonraki araştırmalarım sonucu şunu öğrendim ki;Renee Pelagie de Sade'ın annesi kralın yakın tanıdığıymış ve bu vesile ile kayınvalide bizim yaramaz çocuğu birçok kez zindandan çıkarıp, giyotinden kurtarmış.
Yazdığı birkaç demet mektup adama hayatı tekrar kazandırmış.
Eee edebiyatçıların işi budur. Ağzı iyi laf yapar; ya giyotine gidersin, ya şöhrete.
"Neyse ki" Sade iki yolda da yürümüş. -Sadece birinde öldükten sonra.-
Sade'ın ölümü sex partisinde geçirdiği kalp krizi sonucu vuku buluyor. Eğer öyle olmasaydı ne olurdu bilemiyorum. Ama eşi ve ona yazdığı mektuplar olmasa giyotine gideceği kesin.
İşte bu kitap o mektupların bir derlemesi.
İyi okumacalar.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karıma Mektuplar
Baskı tarihi:
Aralık 2000
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055249083
Çeviri:
Gül Kutluğ
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kafe Kültür Yayıncılık
Onu yeniden tanıtmaya gerek yok. O, Marquis de Sade, 1776 yılında özgürlüğünün son saatlerini sürmektedir hala ve 35 yaşındadır. Mahpusluğun ne demek olduğunu kısa tutukluluğu ile tatmış olsa da, 1772 yılında patlayan yeni bir fuhuş olayını hiç ummadığı kadar pahalıya ödeyecektir. Öyle ki İtalya`ya kaçan markinin gıyabında idam kararı çıkartılır. 1775 yılında, "küçük kızlar" davası, mevcut hapis cezasına on üç yıl daha eklenmesine sebep olur. 13 Şubat 1777`de Paris`te tutuklanarak, Vincennes Şatosu`na götürülse de kralın özel izniyle hayatta kalmayı başarır; 1790`da buradan çıkarken akıl hastalarının arasında geçireceği on üç yıllık esaretten henüz habersizdir.

Gamsız, zevk düşkünü bu soylu gencin hayatı, sürgünlerle geçen bir yaşama dönüşür. Her şeyden elini eteğini çektiği bu uzun süreçte yazmaya başlayacak ve mektup yazmada ustalaşacaktır. Bu "özgürlük aşığı", artık, tek ve en sadık sırdaşı, karısı Renée-Pélagie`ye yolladığı mektuplarda, bu ustalığından örnekler sergiler. Mektupları aracılığıyla, karısına yalvardığı zamanlar olduğu kadar, ona hakaretler de yağdırır; tüm kötülüklerin kaynağı olarak gördüğü annesine karşı duyduğu nefreti dile getirir, ihtiyaçlarının karşılanmasını isterken kaprisler yapar; yaşadığı şaşkınlıkları, bitmez tükenmez öfkeyi, tutkuyla hep onunla paylaşır.

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Richard Wagner
  • Mahir Amca
  • AtillaKağan
  • Nazım
  • Kereviz
  • Çağrı Önal
  • Devrim Buhar
  • Ugur Ucr

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0