Kaştanka

Anton Çehov
Çevirmen:
Kiraz Doğan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·56 syf.·
2022 3. kitabı
Marangozun Köpeği Kaştanka'yı, Sadık Hidayet'in Aylak Köpek adlı öyküsüyle karşılaştırmalı olarak okudum. Hidayet,  Çehov tarzından çok etkilendiği  ve özellikle konu bakımından ortak özellikler taşıdığı için tercih ettiğim bir öykü oldu. Kaştanka, sarhoş bir marangozun köpeğidir, sahibi kendi ruh haline göre köpeğe davranış sergiler,  bazen sever bazen tekmeler;  aynı şekilde sahibinin oğlu da köpeğe oyun arkadaşı gibi davranır. Marangozun sarhoş olduğu bir gün Kaştanka sahibini gözden yitirir ve kokusu başka kokularla karıştığı için onu kaybeder. Köpeği sevecen bir yabancı bulur onu sahiplenir ve çok iyi besler, asıl amacı ise onu sirkte kullanmaktır. Köpeğin gözünden iki sahibi ile ilgili duygular,ı yaşantıları, özlemleri,geçmişle kurduğu bağları verilir. Hikayenin sonu Çehov'un tüm öykülerinde gördüğümüz sürprizli son ya da sıfır sondan, sürprizli olanıdır. Aylak Köpek ile karşılaştırdığımızda ise sonların farklı olduğunu ,alt metinlerin ise tamamen kültür ve inanış farkıyla  şekillendiğini görürüz. Çocuk hikayesi olarak geçen bu sevimli öykü bir çay içimlik güzel bir okuma sunuyor. Çehov'u seviyorum. Mutlu bir hafta diliyorum, esen kalın.
KaştankaAnton Çehov · Bordo Siyah Yayınları · 2013592 okunma
7/10
·62 syf.··
2021 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 02:07
Çehov öykücülüğünü bilmeyen yoktur. Durum öykücülüğünün babası sayılan Çehov, bu defa kaybolmuş bi köpek olan Kaştanka'nın yaşadığı maceraları yine onun gözüyle hikaye ediyor. Oldukça akıcı bir anlatıma sahip olan öyküde yalın ve açık bir dil kullanılmış. Okumaya yeni başlayanlar için seviye gayet uygun ama belli bir birikime sahip olanlar icin basit gelebilir.
KaştankaAnton Çehov · Bordo Siyah Yayınları · 2013592 okunma
Eğitim Şart mı?
9/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2022 79. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2022 08:06
Çehov bize bir köpeğin üzerinden kendi hayatımızı anlatıyor. Kaştanka sarhoş bir mobilyacının köpeğidir, başına bir iş geliyor ve sokakta kalıyor onu bulan bir sirk eğitmeni ile yalancı bir dünyanın içine giriyor. Aslında bizim özlem duyduğumuz dünyaların ve onların gerçekliği ile ilgili eleştiri ile karşı karşıya kalıyoruz. Hem sürükleyici, hem de yaralayıcı bir kitap tavsiye ederim. Bize kendi hayatımızı anlatıyor
1000Kitap
KaştankaAnton Çehov · Bordo Siyah Yayınları · 2013592 okunma
7/10
·56 syf.··
2020 48. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2020 18:33
La Fontaine ve Ezop masalları tadında bir Çehov öyküsü. Önsözde belirtilen çok güzel bir söz var. "İyi bir yazar, insanların dikkatinden kaçan ya da farkına varmadığı küçük, ama önemli ayrıntıları yakalayabildiği ölçüde iyi bir yazardır." Çehov da sahibini kaybetmiş bir köpeğin başına gelenleri ve onun duygularını dış dünyaya tasvir ederek anlatıyor.
Edebiyat
KaştankaAnton Çehov · Bordo Siyah Yayınları · 2013592 okunma
8/10
·56 syf.··
2017 52. kitabı
Kaştanka isimli bir köpeğin izlenimlerinin anlatıldığı, masal tadındaki bu kısacık Anton Çehov hikayesini, artık faal olmayan Bordo Siyah Yayınları, kitabın önsözünden de anlaşılacağı üzere 2004 senesinde kitap olarak yayınlamışlar ve çook da iyi yapmışlar. Çoban köpeği ile fino kırması, tilki suratlı, kestane renkli küçük köpek Kaştanka'nın, insanların anlamsız davranışlarını gözlemlediği bu kısa hikayeyi seveceksiniz...
KaştankaAnton Çehov · Bordo Siyah Yayınları · 2013592 okunma
6/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
Küçük bir köpeğin başından geçen olayları anlatan çok kısa bir hikaye. Anton Çehov yazmış, vardır bir mesajı deyip okudum. Bugün için de geçerli olan mesajı da aldım. Umarım siz de alabilirsiniz...
KaştankaAnton Çehov · Bordo Siyah Yayınları · 2013592 okunma
10/10
·62 syf.··
Beğendi
·
2017 73. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2017 12:37
Edebiyat paralamadan edebiyat yapan yazar Çehov. Rusya'nın yoğun değişim süreci, sefalet ve yoksulluk Rus yazarların yetiştiği bereketli bir dönem bir taraftan da. Çhov da bunlardan biri. Üslubunda ne bir mübalağa, ne bir süsleme ne de zorlama olmadığı gibi akıcı ve yalındır. Yaşadığı dönem itibari ile o ve çağdaşları kısıtlanan özgürlükleri sebebi ile yöneticileri, yoksulluğu, halka ve yaşama dair sair sıkıntıları hayvanlar ve ya Aytmatov'un da yaptığı gibi simgeler üzerinden eleştirirler. Çehov da gerçekçi bir yazardı ve hayatın gerçeklerini romana ve hikayeye bu şekilde yansıtırdı. Kaştanka da bunlardan biri.Kendi başından geçmiş bir olay üzerinden bir sirk, bir köpek, birkaç sirk hayvanı ve insan üzerinden kurguladığı bu kısa hikaye de bu türe önemli bir örnektir.
KaştankaAnton Çehov · Bordo Siyah Yayınları · 2013592 okunma
Kaştanka
Puan vermedi·56 syf.··
2022 6. kitabı
Hiç Çehov okumadıysanız bu kitapla bir başlangıç yapın derim anlatımı kolay ve keyifli hem de resimli. Benim de ilk Çehov maceram Kaştanka ile başladı. Kitapta hayvanlara verilen isimler ve özellikleri bir takım insani huyları ve bunun verdiği rahatsızlıkları anlatıyor. Ayrıca çizimlerle desteklenmesi de okuyucuyu ekstra kendine çekiyor. Çocukça bir anlatım tarzı vardır.
İnsan ve Duygular
KaştankaAnton Çehov · Bordo Siyah Yayınları · 2013592 okunma
8/10
·56 syf.·
2023 291. kitabı
Kaştanka, çoban köpeği ile fino kırması bir köpek. Bir gün, marangoz olan sahibini yolda kaybeder ve kendisi de kaybolur. Tesadüf eseri, sirk eğitmeni bir adam tarafından bulunur. Bundan sonraki yaşantısı sirk hayvanı eğitmeni olan adam, bir kaz, bir kedi ve bir domuz ile birlikte geçer. Eski ve yeni yaşantısı arasında bir karşılaştırma yapan Kaştanka'nın başından birtakım olaylar geçer. Eğlenceli bir kitap olduğu kadar sevgi, bağlılık gibi sıcak duygular da içeriyor.
KaştankaAnton Çehov · Bordo Siyah Yayınları · 2013592 okunma
9/10
·56 syf.··
2017 5. kitabı
Tatlı Kaştanka'nın gözünden Çehov'un dönemi anlatışına ve dönemin Kaştanka'yı nasıl değiştirdiğine tanıklık ediyoruz. Soğuğa rağmen Kaştanka sevgisi ısıtıyor.
KaştankaAnton Çehov · Bordo Siyah Yayınları · 2013592 okunma

Yazar Hakkında

Anton ÇehovYazar · 155 kitap
Anton Pavloviç Çehov (29 Ocak 1860, Taganrog Rusya - 15 Temmuz 1904, Badenweiler, Almanya), Rus tiyatro yazarı ve modern kısa öykülerin kurucularındandır. Rusya'nın güneyinde Azak Denizi kıyılarındaki Taganrog'da bakkal bir babanın oğlu olarak Dünya'ya geldi. Dört çocuklu bir ailenin ortanca çocuğudur. Babası, ticaretten çok dini konulara eğilimleri olan sert ve otoriter bir adamdı. Babasının baskısıyla kilise korosunda ilahi söyleyen Çehov, ticarette başarı sağlayamayan babasının yerine dükkân işleriyle de ilgilendiğinden lise eğitimi uzadıkça uzadı. Çehov, bir süre Yunanlı çocukların devam ettiği yerel bir okulda okudu. Daha sonra on yıl boyunca lisede Yunan ve Latin klasikleriyle temel bir eğitim gördü. Düş gücüne fazlasıyla olanak tanıyan bu eğitim Çehov'un yaşamı boyunca klasiklerden hoşnut olamamasına yol açacaktı. "Edebiyat Öğretmeni" adlı hikâyesi üniversite yıllarına aittir. 1876'da babasının iflas etmesi üzerine ailesi Moskova'ya göçtüğünde, kendisi bir ağabeyi ile birlikte Tagangrog'da kalarak liseye devam etti. Üç yıl boyunca, henüz çok genç olmasına karşın kendi hayatını kendi kazandı. Zor koşullar altında geçen çocukluk yılları, hikâyelerinde çocuklara geniş yer vermesine ve hep hüzünlü, incinmiş çocukları anlatmasına neden oldu. 1879'da liseyi bitirdi ve Moskova'ya giderek tıp fakültesine girdi; 1884'te doktor oldu. Tıp öğrenimi sırasında ailenin geçimine katkıda bulunmak için çeşitli dergilerde yazılar yazdı. Bu dönemde yazdığı yazılarını "Melbourne'ün Masalları" adlı kitapta toplayarak üniversiteyi bitirdiği yıl ilk kitabını yayınladı. Çehov, üniversiteyi bitirir bitirmez hekimliğe başladı. "Cerrahlık", "Cansız Ceset", "Kaçak" adlı hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hekimlik çok vaktini aldığından yazmasına engel olmaya başlayınca hekimlikten vazgeçip yazarlığa yöneldi. Yazarlığına hekimliğinin izleri görülür. Pek çok kimse onun Çarlık Rusyası'nı anlatışını, bir doktorun hastalığı teşhis edişine benzetir. 1887'de "Alacakaranlıkta" adlı öykü kitabıyla Rus Akademisi tarafından verilen Puşkin ödülü nü kazandı. Aynı yıl ilk büyük tiyatro oyunu "İvanov", Moskova'daki Korsch Tiyatrosunda sergilendi. Ünlü öyküsü "6. Koğuş" 1892'da yayınlandı. Aynı yıl kolera salgını olan bölgelerde doktor olarak aktif rol oynadı. Merkez Rusya'da bir Melikhov adını verdiği bir malikane satın alarak taşındı ve yaşamında "Melihova dönemi" denilen yeni bir dönem başladı. Bu dönemde yaratıcılığının zirvesine ulaştı. Sürekli kendisini ziyaret gelen dostlarını malikanede ağırladı. 1894 yılının bir bölümünü yurtdışında geçirdi. Bu arada vereme yakalandı, tedavi için Kırım'a geçti. 1895'te "Martı" oyununun ilk versiyonunu yazdı. "Sakhalin Adası"nı yayınladı. Tolstoy ile tanıştı. Oyunun St. Petersburg'daki ilk gösterimi başarısızlıkla sonuçlandı. 1897'de Köylüler adlı uzun öyküsünü yayınlattı. 1898'de Sanat tiyatrosunu Stanslavski ile birlikte kuran Nemiroviç-Dantçenko Martı'yı sahnelemek için Çehov'dan izin istedi, bu arada Çehov, ilerde evleneceği aktris Olga Knipper'le tanıştı. Martı oyunu büyük başarı elde etti. Çehov'un babası öldü. 1899'da Vanya Dayı'nın ilk gösterimi yapıldı, Toplu Yapıtlarının ilk cildi yayımlandı. 1901'de Üç Kızkardeş sahnelendi; Çehov, Kafkasya seyahatinden sonra bir ev yaptırdığı Yalta'ya döndü ve Olga Knipper ile evlendi. 1904'te "Vişne Bahçesi" Moskova'da sahnelendi. Sağlığı bozulan Çehov, eşi ile birlikte Almanya'ya gitti ve Badenwiller'da öldü. Çehov'un bütün yapıtları ölümünden 40 yıl sonra 20 cilt halinde yayımlandı. Bu yayının 8. cildinde Çehov'un sayısı birkaç bine ulaşan mektupları yer alır. Çehov'un tiyatro sevgisi çocukluk yaşlarında izleyici olarak başladı. Vodvil olarak adlandırdığı birer perdelik oyunlarıyla, dörder perdelik oyunlarından ilk ikisi olan İvanov ve Orman Cini'ni 1887-1890 yıllarında yazdı. En ünlü eseri [Çalıkuşu] idi. Vodvilleri taşra tiyatrosunda büyük başarı kazandı. Bir Moskova tiyatrosunda sahnelenen İvanov da çok büyük başarı sağladı. Orman Cini'nin aynı başarıyı sağlamaması üzerine Çehov oyun yazmaya uzun süre ara verdi. Martı'yla yeniden oyun yazmaya başlaması ikinci başarısızlığı beraberinde getirdi. Bunun üzerine Çehov tiyatroyla ilgisini kesmeye karar verdi. Bir mektubunda şöyle diyordu: "700 yıl yaşasam bir piyes yazmam. Nesine isterseniz bahse girerim." Bunları yazarken tiyatro sevgisini hesaba katmamıştır. Bu sırada Vanya Dayı büyük övgülere layık görülüyordu. Martı'nın ikinci sahnelenişinde kazandığı büyük başarı da Üç Kız Kardeş ve Vişne Bahçesi'ni yazmasını sağladı