Kaştanka

Anton Çehov
Çevirmen:
Ahmet Ekeş
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2021 38. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2021 17:01
aşırı akıcıydı, betimlemeleri fazlasıyla iyiydi ve kurgusu hoştu. hayvanlarla bir arada yaşayan biri olarak okurken yumuş yumuş oldum. konusu kaybolan köpeği, bir hayvan terbiyecisinin sahiplenmesi ve oradaki kedi,kaz ve domuzla kaştanka'nın arkadaşlık kurması. sonu tahmin edilebilir olsa da güzel bitmesi beni daha çok iyi hissettirdi. iyi okumalar
KaştankaAnton Çehov · Mavi Çatı Yayınları · 0592 okunma
7/10
·48 syf.··
2026 32. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 08:50
Bizlere küçücük bir köpeğin dünyasından çok büyük bir hikaye sunuyor. Gerçekten evimiz dediğimiz yer, karnımızın doyduğu yer midir yoksa ruhumuzun aşina olduğu yer mi?
1000Kitap
KaştankaAnton Çehov · Gənclik Nəşriyyatı · 1969592 okunma
Puan vermedi·56 syf.·
2022 3. kitabı
Marangozun Köpeği Kaştanka'yı, Sadık Hidayet'in Aylak Köpek adlı öyküsüyle karşılaştırmalı olarak okudum. Hidayet,  Çehov tarzından çok etkilendiği  ve özellikle konu bakımından ortak özellikler taşıdığı için tercih ettiğim bir öykü oldu. Kaştanka, sarhoş bir marangozun köpeğidir, sahibi kendi ruh haline göre köpeğe davranış sergiler,  bazen sever bazen tekmeler;  aynı şekilde sahibinin oğlu da köpeğe oyun arkadaşı gibi davranır. Marangozun sarhoş olduğu bir gün Kaştanka sahibini gözden yitirir ve kokusu başka kokularla karıştığı için onu kaybeder. Köpeği sevecen bir yabancı bulur onu sahiplenir ve çok iyi besler, asıl amacı ise onu sirkte kullanmaktır. Köpeğin gözünden iki sahibi ile ilgili duygular,ı yaşantıları, özlemleri,geçmişle kurduğu bağları verilir. Hikayenin sonu Çehov'un tüm öykülerinde gördüğümüz sürprizli son ya da sıfır sondan, sürprizli olanıdır. Aylak Köpek ile karşılaştırdığımızda ise sonların farklı olduğunu ,alt metinlerin ise tamamen kültür ve inanış farkıyla  şekillendiğini görürüz. Çocuk hikayesi olarak geçen bu sevimli öykü bir çay içimlik güzel bir okuma sunuyor. Çehov'u seviyorum. Mutlu bir hafta diliyorum, esen kalın.
KaştankaAnton Çehov · Bordo Siyah Yayınları · 2013592 okunma
7/10
·62 syf.··
2021 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 02:07
Çehov öykücülüğünü bilmeyen yoktur. Durum öykücülüğünün babası sayılan Çehov, bu defa kaybolmuş bi köpek olan Kaştanka'nın yaşadığı maceraları yine onun gözüyle hikaye ediyor. Oldukça akıcı bir anlatıma sahip olan öyküde yalın ve açık bir dil kullanılmış. Okumaya yeni başlayanlar için seviye gayet uygun ama belli bir birikime sahip olanlar icin basit gelebilir.
KaştankaAnton Çehov · Bordo Siyah Yayınları · 2013592 okunma
Yarım kitap
5/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2020 23:56
Kitabın konusu güzel fakat bitişi eksik kalmış. Garip bir kitaptı. Yorumlamakta zorlandım. O dönem yazarları yazdıklarını birden bitiriyorlar o modaya uymuş.
Edebiyat
Marangozun Köpeği KaştankaAnton Çehov · Arkadaş Yayıncılık · 2017592 okunma
Puan vermedi·32 syf.··
Beğendi
·
2021 44. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2021 20:00
Çok tatlı bir hikayeydi. Kaştanka'yı çok sevdim. Ayrıca, daha iyi ilgi ve daha güzel yemekleri olan bir hayat ile tanışmasına rağmen, sahibine olan sadakatinden hâlâ vazgeçmeyişi çok güzeldi. Bu kitap, taşra hayatındaki bir adamın, geçimi için sirkte birlikte gösteri yaptığı her bir hayvanı, bir insanmış gibi benimsemesini ve zorluklarını anlatan, minik bir köpeğin çok tatlı macerasıydı.
KaştankaAnton Çehov · Gendaş Kültür Yayınları · 1998592 okunma
7/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2021 470. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2021 10:47
Çehov’a ait eserler arasında belki de yazara başlamak için en uygun kitaplardan biridir bu eser. Çünkü çok kolay bir anlatım diline sahiptir. Marangoz Luka’nın köpeği Kaştanka’nın hikayesini yine onun gözlerinden okuyoruz. Kedi, kaz ve domuzsa bizim tatlı köpeğin çıktığı maceradaki ilk arkadaşlarıdır. Aslında hayvanlara verilen isimler ve hayvanın özellikleri bize birtakım insan huyları ve bunun verdiği rahatsızlıklar üzerine anlatılmış desek yeridir. Çizimlerle desteklenmesi ve çocukça anlatım tarzını özellikle vurgulamak istiyorum. Çocuklarımıza, şimdilik yeğenlerimize içindeki tatlı resimler gösterilebilir. Beraber yorumlanarak güzel bir oyun, eğlence yapılabilir. Güzel bir kitaptı. İyi okumalar dilerim..
Marangozun Köpeği KaştankaAnton Çehov · Can Yayınları · 2016592 okunma
Eğitim Şart mı?
9/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2022 79. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2022 08:06
Çehov bize bir köpeğin üzerinden kendi hayatımızı anlatıyor. Kaştanka sarhoş bir mobilyacının köpeğidir, başına bir iş geliyor ve sokakta kalıyor onu bulan bir sirk eğitmeni ile yalancı bir dünyanın içine giriyor. Aslında bizim özlem duyduğumuz dünyaların ve onların gerçekliği ile ilgili eleştiri ile karşı karşıya kalıyoruz. Hem sürükleyici, hem de yaralayıcı bir kitap tavsiye ederim. Bize kendi hayatımızı anlatıyor
1000Kitap
KaştankaAnton Çehov · Bordo Siyah Yayınları · 2013592 okunma
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2025 114. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2025 22:57
Yüzü, bir tilkiye benzeyen sevimli köpek Kastanka, bir kış günü sahibi ile birlikte yaptığı bir gezi sırasında kaybolur ve dönüş yolunu bir türlü bulamaz.
1000Kitap
KaştankaAnton Çehov · Mavi Çatı Yayınları · 0592 okunma
7/10
·56 syf.··
2020 48. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2020 18:33
La Fontaine ve Ezop masalları tadında bir Çehov öyküsü. Önsözde belirtilen çok güzel bir söz var. "İyi bir yazar, insanların dikkatinden kaçan ya da farkına varmadığı küçük, ama önemli ayrıntıları yakalayabildiği ölçüde iyi bir yazardır." Çehov da sahibini kaybetmiş bir köpeğin başına gelenleri ve onun duygularını dış dünyaya tasvir ederek anlatıyor.
Edebiyat
KaştankaAnton Çehov · Bordo Siyah Yayınları · 2013592 okunma

Yazar Hakkında

Anton ÇehovYazar · 155 kitap
Anton Pavloviç Çehov (29 Ocak 1860, Taganrog Rusya - 15 Temmuz 1904, Badenweiler, Almanya), Rus tiyatro yazarı ve modern kısa öykülerin kurucularındandır. Rusya'nın güneyinde Azak Denizi kıyılarındaki Taganrog'da bakkal bir babanın oğlu olarak Dünya'ya geldi. Dört çocuklu bir ailenin ortanca çocuğudur. Babası, ticaretten çok dini konulara eğilimleri olan sert ve otoriter bir adamdı. Babasının baskısıyla kilise korosunda ilahi söyleyen Çehov, ticarette başarı sağlayamayan babasının yerine dükkân işleriyle de ilgilendiğinden lise eğitimi uzadıkça uzadı. Çehov, bir süre Yunanlı çocukların devam ettiği yerel bir okulda okudu. Daha sonra on yıl boyunca lisede Yunan ve Latin klasikleriyle temel bir eğitim gördü. Düş gücüne fazlasıyla olanak tanıyan bu eğitim Çehov'un yaşamı boyunca klasiklerden hoşnut olamamasına yol açacaktı. "Edebiyat Öğretmeni" adlı hikâyesi üniversite yıllarına aittir. 1876'da babasının iflas etmesi üzerine ailesi Moskova'ya göçtüğünde, kendisi bir ağabeyi ile birlikte Tagangrog'da kalarak liseye devam etti. Üç yıl boyunca, henüz çok genç olmasına karşın kendi hayatını kendi kazandı. Zor koşullar altında geçen çocukluk yılları, hikâyelerinde çocuklara geniş yer vermesine ve hep hüzünlü, incinmiş çocukları anlatmasına neden oldu. 1879'da liseyi bitirdi ve Moskova'ya giderek tıp fakültesine girdi; 1884'te doktor oldu. Tıp öğrenimi sırasında ailenin geçimine katkıda bulunmak için çeşitli dergilerde yazılar yazdı. Bu dönemde yazdığı yazılarını "Melbourne'ün Masalları" adlı kitapta toplayarak üniversiteyi bitirdiği yıl ilk kitabını yayınladı. Çehov, üniversiteyi bitirir bitirmez hekimliğe başladı. "Cerrahlık", "Cansız Ceset", "Kaçak" adlı hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hekimlik çok vaktini aldığından yazmasına engel olmaya başlayınca hekimlikten vazgeçip yazarlığa yöneldi. Yazarlığına hekimliğinin izleri görülür. Pek çok kimse onun Çarlık Rusyası'nı anlatışını, bir doktorun hastalığı teşhis edişine benzetir. 1887'de "Alacakaranlıkta" adlı öykü kitabıyla Rus Akademisi tarafından verilen Puşkin ödülü nü kazandı. Aynı yıl ilk büyük tiyatro oyunu "İvanov", Moskova'daki Korsch Tiyatrosunda sergilendi. Ünlü öyküsü "6. Koğuş" 1892'da yayınlandı. Aynı yıl kolera salgını olan bölgelerde doktor olarak aktif rol oynadı. Merkez Rusya'da bir Melikhov adını verdiği bir malikane satın alarak taşındı ve yaşamında "Melihova dönemi" denilen yeni bir dönem başladı. Bu dönemde yaratıcılığının zirvesine ulaştı. Sürekli kendisini ziyaret gelen dostlarını malikanede ağırladı. 1894 yılının bir bölümünü yurtdışında geçirdi. Bu arada vereme yakalandı, tedavi için Kırım'a geçti. 1895'te "Martı" oyununun ilk versiyonunu yazdı. "Sakhalin Adası"nı yayınladı. Tolstoy ile tanıştı. Oyunun St. Petersburg'daki ilk gösterimi başarısızlıkla sonuçlandı. 1897'de Köylüler adlı uzun öyküsünü yayınlattı. 1898'de Sanat tiyatrosunu Stanslavski ile birlikte kuran Nemiroviç-Dantçenko Martı'yı sahnelemek için Çehov'dan izin istedi, bu arada Çehov, ilerde evleneceği aktris Olga Knipper'le tanıştı. Martı oyunu büyük başarı elde etti. Çehov'un babası öldü. 1899'da Vanya Dayı'nın ilk gösterimi yapıldı, Toplu Yapıtlarının ilk cildi yayımlandı. 1901'de Üç Kızkardeş sahnelendi; Çehov, Kafkasya seyahatinden sonra bir ev yaptırdığı Yalta'ya döndü ve Olga Knipper ile evlendi. 1904'te "Vişne Bahçesi" Moskova'da sahnelendi. Sağlığı bozulan Çehov, eşi ile birlikte Almanya'ya gitti ve Badenwiller'da öldü. Çehov'un bütün yapıtları ölümünden 40 yıl sonra 20 cilt halinde yayımlandı. Bu yayının 8. cildinde Çehov'un sayısı birkaç bine ulaşan mektupları yer alır. Çehov'un tiyatro sevgisi çocukluk yaşlarında izleyici olarak başladı. Vodvil olarak adlandırdığı birer perdelik oyunlarıyla, dörder perdelik oyunlarından ilk ikisi olan İvanov ve Orman Cini'ni 1887-1890 yıllarında yazdı. En ünlü eseri [Çalıkuşu] idi. Vodvilleri taşra tiyatrosunda büyük başarı kazandı. Bir Moskova tiyatrosunda sahnelenen İvanov da çok büyük başarı sağladı. Orman Cini'nin aynı başarıyı sağlamaması üzerine Çehov oyun yazmaya uzun süre ara verdi. Martı'yla yeniden oyun yazmaya başlaması ikinci başarısızlığı beraberinde getirdi. Bunun üzerine Çehov tiyatroyla ilgisini kesmeye karar verdi. Bir mektubunda şöyle diyordu: "700 yıl yaşasam bir piyes yazmam. Nesine isterseniz bahse girerim." Bunları yazarken tiyatro sevgisini hesaba katmamıştır. Bu sırada Vanya Dayı büyük övgülere layık görülüyordu. Martı'nın ikinci sahnelenişinde kazandığı büyük başarı da Üç Kız Kardeş ve Vişne Bahçesi'ni yazmasını sağladı