Kayda Geçsin

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.116
Gösterim
Adı:
Kayda Geçsin
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752899933
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Kayda Geçsin
Kayda Geçsin
Ece Temelkuran "inatla" kayda geçsin diye tarihe not düşüyor!..

"Umut pek güven duyduğum bir sözcük değil, ben inadı tercih ederim. Umudum yok olsa bile inadım var. İnsanın, yine de, her şeye rağmen iyi olabileceğine, bu ülkenin içinde, dövüldükçe içinin çok derinine kaçmış bir iyilik tohumu olduğuna dair bir inatçı imanım var.

Benim de, benim gibilerin de bu ülkeye dahil olduğunu söylemek, sonra yeniden söylemek için sağlam tutmaya çalıştığım bir inadım var. Biz varız. Yani biz de varız..."

Ece Temelkuran, kayıtları çok titiz tutulması gereken zamanlardan bildiriyor bu kitapta. Son iki yıllık tarihine o titizlikle bakıyor. Artık yazamaz hale getirilmenin, kaçınılmaz bir keskinleşmenin tarihine yani.
Ece temelkuran'la beni tanıştıran kitap. Konusunu bilmeden başladığım ve okurken bazı arkadaşlarımla konuşurken "bir batılı bir doğulunun sıkıntısını derdini nasıl anlatır" gibi tepkiler verenlere sonunda zorla okuttugum ve severek birebir yaşayarak okuduğum kitap. Ece Temelkuran da bence kesinlikle yaşayarak yazmış. Belki hemşerim olmasından dolayı belki tarzlarımızın yakın olması bilmiyorum ama ben keyifle okuyorum.herkesin keyifle okuyacağına inanıyorum :)
Müthiş . Kesinlikle faydalı bir kitap.
Bir bölümü şöyle,
Bu yazıyı siz okumayın. Ona okutun. Ona ... Canı sıkılmayana. Ne olup bittiğinden haberi olmayana ... "Ama ahi adamlar yapıyor be!" diyene okutun. "Ahi sen de paranoya yapıyorsun be!" diyene okutun. Siz, "Ne olacak bu işlerin sonu?" derken sizin kederinize, endişenize karşı gülene okutun. "Ahi onlar da hükumete karşı gelmeselerdi," diyene okutun. Umursamayana okutun bu yazıyı. Yoksa biz kendi aramızda konuşmuşuz ne yazar! Sorun onlara ... 2005'te terör suçu gerekçesiyle tutuklanan in­san sayısı 273 iken ne oldu da bu sayı 2010'da 12.897'ye çıku. Bu ülkede aniden hudayınabit gibi terörist mi yetişmeye başladı? Sorun onlara ... Dünyada terör gerekçesiyle tutuklu bulunan insan sayısı toplam 35.1 17. Türkiye'de aynı gerekçeyle tutuklu olan insan sayısı 12.897! Yani bu memleket dünyadaki toplam "teröristin" üçte birini banndıracak kadar mı çıldırmış? Sorun onlara ... Bunda hiç mi bir çapanoğlu olamaz? Eğer bir ülke tutuklu gazeteci sayısında dünya lideri olmuşsa, Rusya ve Çin'i bile geçmişse, sorun bakalım, korku sırasının onlara da gel­meyeceğinden nasıl bu kadar emin oluyorlar?
Gözaltında azami sürat Sorun onlara... Tutuklu gazetecilerin dünkü duruşması sü­rerken aynı anda neden onlarca avukatı birden gözaltına aldılar? Tutuklu gazetecilerin davasına giren avukatlar duruşmanın yan­sında çıkıp arama yapılan evlere gitmek zorunda kaldılar. Onlar oraya giderken İzmit'te 17 Öğrenci Kolektifi ve Halkevi tutukla­ması oldu. Aynı esnada İzmir Belediyesi'ne baskın düzenlenip gö­zaltılar yapıldı. Yani yakalanan adama sahip çıkacak kadar sayıda adam kalmayacak dışanda. Sorun onlara ... Nedir bu öfke? Mem­leketin yarısını içeri alıp, diğer yarısıyla ne yapacaklar sorun! Tutuklu gazetecilerin duruşması için dün sabah yola çıkarken, sizin de iyi bildiğiniz bir gazeteci arkadaşıma, "Gelmiyor musun?" diye sordum. Hiç duraklamadan şöyle dedi: "Ben gelmiyorum arkadaş. Korkuyorum." İnsanlann endişesini dile getirmek için gittiği yerde fotoğraf­lanmaktan korktuğu bir ülkede nasıl yaşamayı düşünüyorlar so­run. Herkesin saklandığı, herkesin kaçtığı, yıldınldığı bir ülkede kiminle konuşacaklarmış, sorun. Nasıl güleceklermiş? Kiminle yiyip içeceklermiş. Hapse atılan meslektaşlannın koltuklannda rahat oturabilecekler miymiş? "Van'da çocuklar soğuktan ölüyor" deyince bile insanlann üzerine yüründüğü bir ülkede, sorun ba­kalım biliyorlar mı, kimi seveceklermiş? Aynaya nasıl bakacak­larmış? Sorun onlara, on yıl sonra çocuklarına, "Ben hapse atılan gaze­tecilerin yerine oturdum, gazetecilik yaptım" nasıl diyeceklermiş? Radikal gazetesine sorun. Ahmet Şık, haberleriyle o gazeteyi ga­zete yaptı. Aksini düşünen varsa, yüzüm burada, gelsin söylesin. Nerede meslektaşları? Radikal isminin üzerine oturanlar neredey­di dün duruşma esnasında! Milliyet'in genel yayın yönetmeni ne­redeydi? Niye o kadar az insan vardı? Korkuyorlardı. Benim de ödüm kopuyor, doğruya doğru.
Keyfiniz yerinde mi? Şimdi sorun onlara, biz bu kadar korkmuşken nasıl keyfini çıkaracaklar "güçhi" tarafta olmanın? Ağzını kapaup, kollarını, ayaklarını bağlayıp dövdüğün adamla övünür müsün? Var mı bu delikanlılıkta? Çağlayan Adliyesi önünden ayrılıyordum dün. Elime bir basın bildirisi tutuşturuldu. Onur Yaser Can. Mimar, ressam, dalgıçmış. 1982 doğumluymuş. ODTÜ mezunuymuş. Esrar satın alınırken yakalanıp gözaltına alınmış, Öyle fena işkence etmişler ki psiko­lojisi bozulmuş. Sonunda adaletsizliğe dayanamayıp kendini öl­dürmüş. öylece yani. Sanki hiçbir şey olmamış gibi. Sorun onlara! Bir gün dandik bir sebepten gözaltına düşüp iş­kence ile kafayı yedirtilip sonra da intihara bırakılmaktan hiç mi korkmuyorlar? Sorun onlara, bu kadar korkuyla yaşanır mı? Bu kadar korku varken hiçbir şey yokmuş gibi yapılır mı? Ben de korkuyorum. Ama hiçbir şey yokmuş gibi yapmak da gücüme gidiyor. Sorun onlara hiç mi güçlerine gitmiyor. Sizin gibi bir insanın hiç yoktan korku uydurduğuna nasıl kendilerini bu kadar iyi inandırabiliyorlar? Sorun onlara.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.905 Oy)19.821 beğeni45.345 okunma3.494 alıntı191.825 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.899 Oy)9.171 beğeni30.049 okunma922 alıntı146.051 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.087 Oy)13.893 beğeni35.971 okunma3.783 alıntı152.973 gösterim
  • Olasılıksız
    8.6/10 (6.354 Oy)7.087 beğeni20.766 okunma786 alıntı116.837 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.744 Oy)8.358 beğeni23.856 okunma944 alıntı95.173 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (8.212 Oy)9.200 beğeni27.436 okunma2.920 alıntı121.055 gösterim
  • Aşk
    7.7/10 (5.038 Oy)5.707 beğeni18.969 okunma974 alıntı95.555 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.876 Oy)9.412 beğeni26.462 okunma1.791 alıntı135.166 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.258 Oy)6.612 beğeni17.572 okunma2.932 alıntı89.973 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.1/10 (9.974 Oy)11.756 beğeni29.489 okunma1.681 alıntı154.415 gösterim
Ece Temelkuranın ilk okuduğum kitabıydı.Yazılarında tek taraflı olması beni rahatsız etmişti. Okuyucunun kitaba göreceli bakıp kendi yorumlarını katmak yerine tek bir görüşü savunması okuyucuyu kısıtlamış.
Söz uçar,yazı kalır.Bence kitabın yazıldığı dönem doğru bir dönem kayda geçilmeli bazı şeyler.Tarihe ışık tutacak kayıtlar.Zaman geçtikçe değerinin anlaşılması umuduyla okudum.
“umut pek güven duyduğum bir sözcük değil ben inadı tercih ederim.umudum yok olsa bile inadım var.İnsanın yine de herşeye rağmen iyi olabileceğine,bu ülkenin içinde,dövüldükçe içinin çok derinine kaçmış bir iyilik tohumu olduğuna dair bir inatçı imanım var.
Benim de benim gibilerinde bu ülkeye dahil olduğunu söylemek sonra yeniden söylemek için sağlam tutmaya çalıştığım bir inadım var.Biz varız yani bizde varız” peki ya siz de var mısınız?
Romanlarına hayran olduğum kadının ne yazık ki siyasi görüşlerimiz uyuşmadığı için bu kitabını epey zorlanarak okudum. 2011 yılına ait gündemle ilgili yazmış olduğu gazete yazılarının derlendiği bir kitaptır.
Kürtler, her gün 24 saat Kürt meselesiyle yatıp kalkıyor ama Rize'de ki bir genç kendi yaşındaki Kürt gençlerinin neye öfkelendiğini, çocukların panzerlere niye taş attığını bilmiyor. İslamcılar, yılların mağduriyet alışkanlığıyla Atatürkçü bir kadını hakikaten korkutabildiklerine inanmıyor. Atatürkçü kadın, bir müslümanın kendini mağdur hissettiğine ikna olmuyor. Aleviler, dededen toruna fısıltıyla geçen Dersim acısını sessizce saklarken, Nevşehir'de bir adam Dersim'in Tunceli olduğunu bilmiyor...
Bugüne kadar Türkiye, aynaya baktığını sanırken, duvarda asılı, 1923'te çizilmiş bir tabloya bakıyordu.
Toprağın altına girdiysen ya çürüyüp ceset olacaksın, ya da tohum. Ben tohum olmaya çalışıyorum.
Ece Temelkuran
Sayfa 77 - Everest Yayınları
Silahların, sözcüklerin yerini çok hızlı alabildiği bu toprakta, insanların şimdi konuşması gerekiyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kayda Geçsin
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752899933
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Kayda Geçsin
Kayda Geçsin
Ece Temelkuran "inatla" kayda geçsin diye tarihe not düşüyor!..

"Umut pek güven duyduğum bir sözcük değil, ben inadı tercih ederim. Umudum yok olsa bile inadım var. İnsanın, yine de, her şeye rağmen iyi olabileceğine, bu ülkenin içinde, dövüldükçe içinin çok derinine kaçmış bir iyilik tohumu olduğuna dair bir inatçı imanım var.

Benim de, benim gibilerin de bu ülkeye dahil olduğunu söylemek, sonra yeniden söylemek için sağlam tutmaya çalıştığım bir inadım var. Biz varız. Yani biz de varız..."

Ece Temelkuran, kayıtları çok titiz tutulması gereken zamanlardan bildiriyor bu kitapta. Son iki yıllık tarihine o titizlikle bakıyor. Artık yazamaz hale getirilmenin, kaçınılmaz bir keskinleşmenin tarihine yani.

Kitabı okuyanlar 101 okur

  • reda gülşen

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0