Tarihi hikayeler istiyorsanız doğru bir kitap Efsane kahraman Cengiz Han, onun adamı, Otsukarcı gerek yaşantıları gerek verdikleri dersler hep tanıdık hep bizden hep içimizden kanımızdan genlerimizden okudukça okunası geliyor akıcı ve heyecan verici göğüs kabartıcı eşlik eden şarkım ise tabiki Kaya Kuzucu/Türklüğüm Ebedidir
Yine mükemmel, destansı bir kitap. Seviyorum bu tarz eserleri. Beni alıp o diyarlara, o olaylara götürüyor. Okunmasını tavsiye ederim. Yazarın diğer eserlerinide okucam nasip olursa.
Abdullah Ziya KozanoğluKızıl Tuğ
Güzel bir tarihi roman. Otsukarcı adındaki bir Türk cengaverin hayat hikayesini anlatıyor. Zamanında Cengiz Han'ın hayatını kurtaran Otsukarcı, Hasan Sabbah'a elçi olarak gönderilir. Burada oğlu Halit'e ikizi kadar benzediğinden onun yerine bir yarışa girer. Bu arada da Hasan Sabbah'ın kızı Sabiha'ya aşık olur. Oradan bir şekilde kurtulduktan sonra türlü badireler atlatır. Celaleddin Harzemşah ile tanışır. Sonra tekrar Cengiz Han'ın yanına gider ve Çin savaşına katılır. Bir şekilde oradan da kurtulur ama Cengiz Han ile arası bozulmuştur. Celaleddin Harzemşah ile bir okur ve Cengiz Han kuvvetleri ile savaşa girmeye başlar. Acaba kim kazanacaktır. Sabiha ile beraber olabilecek midir? Keyifle okunan bir roman.
Tarihi roman okumak isteyenlere tavsiye edebileceğim, akıcı, sürükleyici, macera dolu bir kitap. Cengiz Han ve dönemi güzel bir kurguyla anlatılmış.
İyi Okumalar
Kızıl TuğAbdullah Ziya Kozanoğlu · Bilge Kültür Sanat · 2004157 okunma
Abdullah Ziya Kozanaoğlu’ndan 6 adet kitap okudum en çok hoşuma giden bu oldu. Cumhuriyet sonrası dönemde Türkiye’de Türk milliyetçiliğini ve ulusalcılığı güçlendirmek için Türk kahramanlarını ve kahramanlıklarını anlatan bir çok kitap yazmış yazar. Oldukça etkili bir dili var ve akıcı. Kitap okumaktan ziyade bir sanki bir film izliyorsunuz. Kitabın masalsı yanı en çok hoşuma giden tarafı oldu.
Kızıl TuğAbdullah Ziya Kozanoğlu · Bilge Kültür Sanat · 2004157 okunma
Lise yıllarımda okusam etkisinde kalacağım çok güzel bir eserdi ama şimdi biraz abartı gibi geliyor özellikle Hasan Sabbah ile ilgili okuduğum diğer kitaplarla karşılaştırdığım zaman her ne kadar birebir tarihi bir romandan çok tarihsel kurgulu bir roman olsa da özellikle Hasan Sabbah kısmının bu kadar abartılmasını beklemiyordum. Kitapta Hasan Sabbah'ın Türk soyundan geldiği iddia edilmiş ama diğer okuduğum romanlar da Türk olmaktan çok İranı kontrolünde bulunduran Türk ordusunu dağıtmak için kurulan bir örgüt olduğu teorisi daha akla yakın (bkz:Fedailerin Kalesi Alamut, Vladimir Bartol). (Zaten bizim insanımız da genel olararak ünlü kişileri bi Türk yapma adeti var gibi). Bir diğer dikkatimi çeken konu kitapta Nizamülmülk'ten bahsedilmemiş olması, Hasan Sabbah'tan bahsedip Nizamülmülk'ten bahsetmemesi ayrıca dikkatimi çekti. Genel olarak tarihi değil de tarihsel kurgu bir roman yönünden beklentimi karşıladı diyebilirim dediğim gibi lise çağında okumuş olsam uzun süre etkisinde kalacağım bir eserdi.
Ortaokul yıllarındaydım, bugün ki gibi çocukların uzun kış gecelerinde farklı alternatifleri yoktu. Artvin'de basit bir telden oluşan antenimiz de çok kanal çekmiyordu. Olanlarda ilgimi çekmiyordu Halk Kütüphanesinden Rahmetli Kozanoğlu'nun kitaplarını alır alır okurdum.
Ne büyük keyifti benim için. Adeta onlar ile savaşır hücum ve ricat ederdim.
Kızıl TuğAbdullah Ziya Kozanoğlu · Bilge Kültür Sanat · 2004157 okunma
1199 yılı dolaylarında başlıyor bu romanımız. Son Abdullah Ziya romanımı okumamın (2 Şubat 2019 - Türk Korsanları) üzerinden 9 aydan fazla zaman geçmişti. Bende vakit bu vakittir deyip, kitabı da yakalayınca bırakmak istemedim. Ay sonu sınavlarımı da hesaba katarsak çalışmaya başlamadan evvel okunabilecek en iyi son eser diyebilirim aslında.
Kitabı kısaca özetlersek Cengiz Han döneminde geçiyor. Onun ve yanındaki yiğitlerin bir arkadaşının göreve giderken Hasan Sabbah’a uğraması, onu öldürmeleri, kızına aşık olmaları, birbirleriyle çarpışmaları, Cengiz Han’ın oğlunun vefatı derken dolu dolu bir kitap görüyoruz.
Kitapta mantığa uymayan, hatalı bir yer bulunuyor. Bunu 1-2 cümlede açıklayacağım. Hasan Sabbah, 1050-1124 yılları arasında yaşarken; Cengiz Han, 1162-1257 yılları arasında yaşamıştır. Diyeceklerim bu kadar.
Beğeneceğinize inandığım bir kitap. İyi okumalar dilerim..
Kızıl TuğAbdullah Ziya Kozanoğlu · Bilge Kültür Sanat · 2004157 okunma
Bu kitap soyadımın geldiği yer olduğu için ayrıca hayatımda yeri çok farklı. Kitap Otsukarcı adındaki hayali akıncının akınları ve yaşadıklarını anlatıyor.
Tarihi hikayeler istiyorsanız doğru yerdesiniz. Efsane bir kahraman Cengiz Han, onun adamı, Otsukarcı. Aslında biz bu karakteri Cüneyt Arkın'ın canlandırdığı bir filmde görmüş oldukça sevmiştik. Kitapta film gibi akıyor öyle güzel, öyle okunası.
Kozanoğlu tarihi romancılığın ustalarından.
Abdullah Ziya Kozanoğlu, Abdullah Ziya Bey (d. 16 Ocak 1906, İstanbul - ö. 1966 İstanbul), Türk mimar, müteahhit, romancı, çizgi-roman yazarı.
Tarihi serüven romanı ve piyes türündeki popüler eserleri ile tanınmış milliyetçi bir yazardır. Romandan sonra çizgi roman ve sinema kahramanı olarak ilgi gören Malkoçoğlu, Gültekin, Seyit Ali Reis kurgu-karakterlerin yaratıcısıdır. 1942-1950 arasında Beşiktaş Jimnastik Kulübü başkanlığını yapmış bir spor adamıdır. İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi ve Ankara Hukuk Fakültesi gibi yapıların inşaatını üstlenmiş bir mimar ve müteahhittir.
Manken ve oyuncu Yasemin Kozanoğlu’nun dedesidir.
16 Ocak 1906’da İstanbul’un Beşiktaş semtinde dünyaya geldi. Babası Abdulah Osman Bey, annesi Seyyide Hanım’dır. İlk öğrenimini Nişantaşı İttihat ve Terakki Mektebi’nde gördü. Ortaöğrenimine Gaziosmanpaşa Mektebi’nde başladı; 1922’de Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun oldu. Yükseköğrenimine İstanbul Teknik Üniversitesi Yüksek Mühendislik Bölümü’nde başladıktan sonra beşinci sınıfta okuldan ayrılmak zorunda kalınca Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’ne girdi; 1929’da Akademiden mezun oldu.
1929’da Adana Belediye Fen İşleri müdürü olarak atanan Kozanoğlu, 1932’de Milli Eğitim Bakanlığı’nda mimar olarak görevlendirildi. O yıl memuriyetten ayrılarak İstanbul’a döndü ve meslek yaşamına serbest mimarlık, müteahhitlik yaparak devam etti. İnşaat işlerini üstlendiği yapılar arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fen Fakültesi, İstanbul Operası birinci kısım inşaatı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Etibank, Tayyare Fabrikası, Ankara yeraltı suları, Malatya Tütün Fabrikası, Sağmalcılar Cezaevi bulunur.
Öğrencilik yıllarında gazetelerde çizerlik yapan ve roman tefrika etmeye başlayan Kozanoğlu’nun 1925 yılında Resimli Mecmua’da tefrika edilen “Kızıl Tuğ” adlı romanı, 1927’de kitap olarak yayımlandı. Türk edebiyatının ilk tarihsel serüven romanı kabul edilen bu eserin devamı 1959’da çizgi roman olarak Suat Yalaz’ın çizimleri ile yayımlanmıştır. Yazı yaşamına tarihi serüven romanları ile devam etti. Romanlarında Abdulllah yerine “Aptullah” ismini kullandı. Eserlerinin çizgiromana ve sinemaya uyarlanması için uygun altyapıyı hazırlamakla uğraştı. Pek çok uyarlamayı kendisi yaptı; bu yüzden Türkiye’deki ilk ciddi çizgi roman yazarlarından birisi kabul edilir
1942-1950 yılları arasında Beşiktaş Jimnastik Kulübü başkanlığında bulundu.
Tiyatroya her zaman ilgi duyan yazar; İstanbul Taksim’de bir apartmaın üst katını tiyatro salonuna dönüştürerek Arena Tiyatrosu’nun kurulmasını sağladı
Muhittin Hanım ile evliliğinden 3 çocuk sahibi olan Kozanoğlu, 23 Mart 1966’da İstanbul’da hayatını kaybetti. Cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilmiştir.