·
Okunma
·
Beğeni
·
7,9bin
Gösterim
Adı:
Kızıla Boyalı Saçlar
Baskı tarihi:
Mayıs 2001
Sayfa sayısı:
478
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756827165
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Βαμμένα κόκκινα μαλλιά
Çeviri:
Kosta Sarıoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Om Yayınevi
Baskılar:
Kızıla Boyalı Saçlar
Kızıla Boyalı Saçlar
Kızıla Boyalı Saçlar
Kostas Mourselas'ın 'Kızıla Boyalı Saçlar' adlı yapıtı okura meydan okuyan, okuru uyaran, kızdıran bir roman. Erotik, duygusal, bayağı, çirkin, dehşet verici...yalın anlatımı olan, mizah dolu, alaycı, sert eleştirilerle dolu bir kitap. Asıl olarak da, egemen sisteme ve o sistemi bir nedenle içselleştirenlere karşı müthiş bir eleştiri.
456 syf.
·7/10 puan
Romanın ana teması; insanın sefilliklere, küçük çıkar çatışmalarına, egemen sisteme karşı bağımsızlığı ve özgürlüğü. Anlatım tarzına göre, Kostas, kendi hatıralarını, yaşamını, arkadaş grubunun özellikle de dostu Luis'in yaşadıklarını aktarıyor.Dili akıcı, sürükleyici. Zaman zaman ileri-geri zaman atlamalı üslubu ile dikkati diri tutmayı başarmış. Alaycı, esprili, bayağı, iğrenç, çılgın veya erotik anlatım tarzları denemiş. Tavsiye ediyorum.
456 syf.
bazı bölümleri defalarca okuduğumu ve her bölümün farklı bir kitabı çağrıştırdığını itiraf edeyim öncelikle. özgürlük üzerine adıyla içine kapandığımız kafesi keşfetme duygusu uyandırıyor. luis'in seçtiği "yaşama" biçimi kaçak göçek, sorumsuzca ve pratikte uygulanmaz olabilir ama o yaşatması gerekenin hayat değil de kendi olduğunu vurgular her devinimiyle. kendimiz için seçtiğimiz yaşam adacığı gerçekten bize mi ait yoksa tapusu başka ellerdeyken ruhumuzu kiraya mı verdik. "...Ormana gittim çünkü bilerek yaşamak istedim.. yaşamın yalnızca asıl gerçeklerine yönelmek ve öğretmiş olduğu şeyleri öğrenip öğrenemediğini görmek için ve bir de ölüm kapımı çaldığında , aslında hiç yaşamamış olduğumu düşünmemek için gittim ormana.. " der Henry David Thoreau. Ormana çıkan kestirme yollardan biri bu kitap. Yazarın cinselliğe teşne anlatımına gelince sadece bu yönüyle ele almak saçma olur. bunu da arayışın bir parçası ve aracı olarak kabul etmek gerekir
478 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Sahafta bulup okuduğum enteresan bir kitaptı doğrusu. Yunanlı yazar Kostas Mourselas'ın eseri oldukça yalın, akıcı ve sürükleyiciliği su götürmez. Ancak bel altı tabirlerin fazlaca olduğu uyarısını da yapayım.

Louis adlı karakter üzerinden bir grup Yunanlı gencin verdiği hayat mücadelesi, kiminin düzene başkaldırısı, kimininse düzene ayak uydurması, yanlış evliliklerin yapılması, yanlış hayatların seçilmesi anlatılırken, bazı sahneler absürd gelse de, bizim ülkemizde de bunların yaşandığını düşündürtüyor.
456 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Sanırım on beş sene oldu okuyalı. Hala romanın etkisini hissedebiliyorum. Bu açıdan benim için ender kitaplardandır.

Sadece bir insanın ilişki sürecini masaya yatırdığımızda ideal olan nedir?

Artık bir ızdıraba dönen evliliğin içinde bunalmak mı?
Yoksa zaptedilemeyen bir özgürlük mü.

Kitap; güven duygusunu, teslimiyeti, zorunlu ve hapsedilmiş hayatı, zaafları ve ikili ilişkileri masaya yatırıyor.

Aklımda kalan ve beni en çok etkileyen şey ise anlatıcının kafasında yarattığı engeller nedeni ile kendi sefil evliliğinde (kendisi bu şekilde tanımlıyor. )hapis olması ve tam tersi karakteri olan luis'in yaşadığı ben olma duygusu.
456 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kızıla Boyalı Saçlar anlatımın doruğa çıktığı nefis bir roman.Bu kitabı anlamayanlara üzülüyorum.
456 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
Tam anlamıyla carpe diem tarzı özgürlüğüne düşkün, hafif serseri mi desem ne ise işte Luis ve anlatıcının yaşadıklarını anlatıldığı hızla okunan sade anlatımlı roman.
456 syf.
·Beğendi·9/10 puan
nerde gördüğümü hatırlamıyorum, ahmet necdet sezer'in kitaplığında olduğunu ve bu kitabı çok beğendiğini okumuştum.edinip okuduğumda ise aslında yunanlıların da bizden farklı olmadığını anlamıştım.kural tanımazlık, prensipsizlik, oportünistliğin tillahı ve illa ki luis !! öyle bir karakter ki anlatılmaz, okunur :))
456 syf.
·47 günde·Puan vermedi
Aslında okumak istemiyorum bu kitabı ama tuhaf bir şekilde kendine çekiyor. Luis acaba daha neler yapacak? Bu çocuğun sonunu gerçekten çok merak ediyorum.
456 syf.
·Beğendi·3/10 puan
KİTABIN BENDEKİ ETKİSİ
Gençliğin ruhunu anlatması için Yer altı edebiyatının, bel alti dilini kullanması rahatsız edici idi. Bu tür kitaplar: Kitabı okurken ki etkisi ile bitirdikten sonra ki etkisi farklı olduğunu bildiğimden 3 kez bırakıp tekrar başlayarak ısrarla okumayı sürdürdüm. Büyümenin sancılarını birlikte göğüsleyen bir grup gencin başlarından geçen olayları neşeli bir belaltı dili ile okuyoruz. İlerleyen sayfalarda her şeyin o kadar neşeli olmadığını değişen dünyaya koşut olarak insanların nasıl bir dönüşüme uğradığını fark ediyoruz…kitap bittikten sonra bıraktığı etkiler yüzleşmeler, sorgulamalar, özgürlük sorumluluk, ertelenen hayaller vs.vs.
Ergen erkek çocukların yaşadıkları olgunlaşma süreçleri böyle geçiyor sanırım. Kim bilir belki de birlikte olduğu kadın sayısı arttıkça erkekliği kendine ve etrafına ispat etmiş oluyorlar.
Dünyaya gelmesine aracılık ettiğimiz çocuklarımız ve onlara hazırlamak zorunda olduğumuz gelecek en büyük mazeretimiz gibi görünür. Bu mazeretin arkasına gizlenip bugüne ve yarına koyduğumuz ipotekleri ve ev kredileriyle cebelleşip hayallerimizin peşinde mücadele derdini unutuyoruz
DİL-YAZIM
Dili erkek egemen . sanırım özellikle kullanılmış . sistemin eleştirisini sistemin diliyle yazmış.
Kitabımızda kadın sorunu alenen görünmüyor. Ancak kadın sorunu ciddi anlamda anlatılıyor. Okurken kadın isimleri bile fark etmiyor. Kimin karısı onun sevgilisi kim kimle diye okuyorsun.. tıpkı kitabın girişinde kadın isimlerinin tanıtımı gibi.
Ergen erkeklerin olgunlaşma sürecinde kullanılan kadınlar al bunu götür düzelim kullan at gibi bir rahatsız edici kışkırtıcı erotik bir dil.
Dil dediğim gibi erotik, bayağı, riyakar, ahlak erozyonu, hızlı, hareketli aksiyonlu, kirlenen bir dünya kışkırtıcı bir roman .Bunların yanı sıra yalın alaycı sert bir dile sahip
Edebiyat en büyük bir mafya tezimizi bir kez daha destekliyor...Kullanılan bir dil sonuçta okuyucular için beyinlerde algılarda bir kayıt yaratmakta ve toplumun ahlak erozyonuna destek vermesi açısından ciddi eleştiriyi hak ediyor. Ahlak insanoğlu tarafından asırlar boyu süzülerek kadim ahlaka dönüşürken bir yandan da edebiyat mafyası ile dil ahlak erozyonu yaratılmaktadır. Edebiyat mafyasının önemini bu kitapta daha iyi anlıyoruz.
Kitapta bir anlatıcı var. Anlatıcının kahramanı bu kadar övgü ile anlatması : anlatıcının megaloman noktasına getireceğinden bir anlatıcı tercih edilmiş.
KIZIL SAÇLI KADINLAR
Savaşın bir kazananı vardır. Kazanan talan eder. En büyük talanda kadınlarda yapılır. Savaşta tecavüz meşrulaştırılıp savaşın ganimeti hak olarak gösterilir. Savaşın sonunda hamile kadınlar travmalı kadınlar . savaşın olduğu ülkeler bu kadınları sahiplenmez tamamen dışlarlar. Tarihte örnekleri çoktur. İzmirli kadınlar için bile gavur tohumu falan denir Anadolu’da.
Kadın tarih boyunca erkek egemen toplumun günahıdır, günahkarıdır.
Romanda kadına verilen değer tıpkı savaş ganimeti gibi erkek tarafından kullanılan atılan ve günahkardır.
Bildiğimiz gibi, Ortaçağda kızıl saç hayvani cinsel arzunun ve ahlaki yozlaşmanın sembolü olarak görülür. Tarih boyunca kızıl saç nefret edilen bir şey olmuştur.
Antik mısırlılar kızıl saçlı hayvan ve insanları kötülük tanrısı Seth ile ilişkilendirir.
Kızıl saçlara karşı duyulan bu güvensizliğin Hz. İsa’ya ihanet eden Yahuda’nın kızıl saçlı olmasına kadar uzanır. Kızıl Yahudiler, Fransa’da kızıl saçlı kadınlar saldırgan ya da yalancı denir. Fransa’da cadılar Hz. Meryem’e La Rousse (kızıl) diyerek hakaret edilir.
Önyargının nedeni toplumda kızıl saçların toplumda azınlıkta kalmasının bir sonucu olduğundandır. Alışagelmişin dışında olmaları nedeniyle şüpheli kötü tehlikeli kabul edilmişlerdir.
LOUIS
Louis özgürlüğün ve teslim olmamanın somutlaştığı biridir. Ne düzenli bir işi ne eğitimi vardır. İdealize edilmiş kahraman tiplemesi hiç değildir. Louis biraz dürüst biraz ahlaksız diyerek Louis’i okuyucuya karşı uyarır.
Louis insanlığın dile gelen vicdanının sesidir. Eski dostlar Louis’in süründüğünü öldüğünü pes ettiğini aylıklı bir işte çalıştığını gelip yardım dilendiğini görmek için yanıp tutuşurlar. Böylece kendilerini aklayacak ve vicdanlarını susturacaklardır. Mülkiyetin her türünü reddetmiştir. Para aile evlilik babalığından gönüllü vazgeçmiştir. Özgür kalabilmek için iktidarın ve toplumun her türlü dayatmasını reddetmiştir. Pek çok bedel ödedikten sonra da ortadan kaybolmuştur.
MONOPULUS
Kararsız, tedirgin,korkaklığı yüzünden yaşamın kıyısında kalan aydın tiplemesidir. Kendi yaşamını biçimlendirme yetisinden yoksun insanlar hep başkalarının belirlediği hayatı sürdürürler. Farkındalıkları ve suçluluk duyguları bile gereken itici gücü sağlamaya yetmez. Hiçbir zaman kendi isteklerini gerçekleştirecek cesareti bulamazlar. Hep okeye 4. Kişi lazım modundadırlar.
ZORBA/LOUIS
Her nedense Yunanlı yazar Kazancacis’in zorba’sı ile Louis karşılaştırarak okudum .
Farklı kuşaklara sahip ancak aynı toprağın iki insanını iki kahramanını , yine aynı kültüre sahip iki yunanlı yazar tarafından yazılmasının yanı sıra aşağıda belirttiğim pek çok ortak özellikleri beni bu karşılaştırmayı yapmama neden oldu.
Kadın+santur+o işten diğer işe girip çıkan+paraya pula kıymet vermeyen+ özgürlüğüne fazlasıyla düşkün+hikayedeki anlatıcının kahramanı övmesi+ modern zamanın İsa’sı peygamberi+zerdüstvari yaşam biçimi+ akıldan çok duygusal oluşlu , duygu yoğunluklu+erkek anlatıcının kadınlara bakışı+ erkeğin güç yaşam enerjisi+erkeklerin kadın toprağına saçtığı tohum vs. vs
478 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yalın bir anlatımı olduğu herkesin okuyabileceği bir kitap. Mizah dolu ve alaycı anlatımı olan kutap, egemen olan sisteme karşı eleştiri dolu. Kitabın her olayında farklı kişiler ve mekanlar var. Bunlar serseriler, fahişeler, genelevler, mahalleler, gecekondular, erkek delisi kadınlar, üçkağıtçılar.. Beğendiğim bir kitap oldu ama daha iyi eleştiri kitapları da okumuştum dedirtiyor.
456 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Okumaya bıkmayacağım,
İlk okuduğumda Lise 2. Sınıfa gidiyordum,
En son 3 ay önce 4. Kez okudum,
Ve en çok hediye ettiğim kitaptır.
1. El bulma şansınız çok yok, temiz 2.el bulup okunması gereken bir kitaptır

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kızıla Boyalı Saçlar
Baskı tarihi:
Mayıs 2001
Sayfa sayısı:
478
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756827165
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Βαμμένα κόκκινα μαλλιά
Çeviri:
Kosta Sarıoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Om Yayınevi
Baskılar:
Kızıla Boyalı Saçlar
Kızıla Boyalı Saçlar
Kızıla Boyalı Saçlar
Kostas Mourselas'ın 'Kızıla Boyalı Saçlar' adlı yapıtı okura meydan okuyan, okuru uyaran, kızdıran bir roman. Erotik, duygusal, bayağı, çirkin, dehşet verici...yalın anlatımı olan, mizah dolu, alaycı, sert eleştirilerle dolu bir kitap. Asıl olarak da, egemen sisteme ve o sistemi bir nedenle içselleştirenlere karşı müthiş bir eleştiri.

Kitabı okuyanlar 621 okur

  • Şaziye...
  • Berrin K
  • İdris Ersin
  • Karakedi
  • Sabit av.
  • Ali tırman
  • Çiğdem Kızılay
  • Arzu Tekpınar
  • Alobar
  • Ceren Okyay

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%7.5 (12)
9
%5.7 (9)
8
%8.2 (13)
7
%7.5 (12)
6
%1.9 (3)
5
%1.3 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0.6 (1)