Heyecan yok,
Gizem yok,
Edebi sanat yok,
Sayfalar dolsun diye yapılmış alakasız tasvirler çok,
Basit ve devşirme dedektiflik numaraları ile abartılmış bir cinayet çözümü…
Başlangıç okuması olabilir
Türk polisiye romanı olarak okuduğum en iyi romandı Hiç sıkılmadan 240 sayfayı bir oturuşta okudum bu kitaptan sonra Celil oker in başka kitapları da alırım Size de tavsiye ederim
Kitabın kahramanı dedektif Remzi Ünal'ın maceraları için okuyorum. Polisiye yönünden biraz zayıf, aslında polisiye ciddiyetinden uzak ama okuması keyifli bir seri. Diğerlerini de sıraya koydum.
Bu kitapta açıkçası sonunu tam anlayamadım, bazı kişilerin alakasını kuramadım ama iki günde okuyup bitirdim, güzel zaman geçirdim.
İlk kez bir Celil Oker romanı okudum(dinledim). Çok akıcı, anlaşılır, kolay takip edilebilen bir olay örgüsüne sahip. Yorucu İstanbul trafiğinde dinlememe rağmen hiçbir şeyi kaçırmadım. Diğer romanlarını da dinlemeyi düşünüyorum. Polisiye roman sevenlere tavsiye ederim.
Dedektif Remzi Ünal serisinin ikinci kitabı olan Kramponlu Ceset, Celil Oker'in okuduğum üçüncü kitabı. Kitap üçüncü lig bir futbol takımına sahip bir tekstil patronunun küme düşme maçı öncesi gündeme gelen şike iddasini araştırması için dedektif Remzi Ünal'i işe almasını konu alıyor. Fakat tabiki olaylar şike iddasindan farklı yerler taşıyor. Arka arkaya gelen cinayetler, tekstil dünyası kapışmaları ve entrikalarla olayları karmaşık bir hale getiriyor. Ve tabiki zeki dedektifimiz parçaları birleştirerek olaylari çözüme ulaştırıyor.
Kitabın sonu biraz Pairot tarzı olsada bana biraz yavan geldi. (Tüm herkesi toplayıp açıklama yapmak) Başladığım yerle bitirdiğim yer arasında olayların akışını kafamda canlandırırken biraz zorlama olmamış mı diye sormadım değil. Yine de yazarın içten ve akıcı üslubunu es gecemem. Kitabı merakla ve keyifle okuttu çünkü.
Bu arada Mayıs başında yazarımız sonsuz yolculuğuna çıktı. Allah rahmet etsin. Yani artık Dedektif Remzi Ünal'ın yeni maceraları olmayacak. Seri, beni yormadan günlük hayattan uzaklaştırabildiği ve yerli polisiyeye ilgi duymami sağladığı için değerli. Bu yüzden var olan seriyi yavaş yavaş ve keyifle okumaya çalışacağım. Teşekkürler Celil Oker.
Kimi zaman her şey göründüğü gibidir…
Polisiye edebiyatımızın seçkin kalemi Celil Oker , Kramponlu Ceset ile okuyucusunu yine doyumsuz bir maceraya sürüklüyor.
Dedektif Remzi Ünal, bir tekstil firmasının defilesine iş görüşmek için çağırılır. Firma sahibinin bir futbol takımı vardır ve hafta sonu oynayacakları maçta bazı oyuncuların maçı satacağına dair bir ihbar almıştır. Dedektiften istediği de bu durumun doğruluğunu araştırmasıdır.
Kendine özgü yöntemleriyle işe koyulan Remzi Ünal ilk olarak futbolcularından soruşturmaya başlar. Ardından spor muhabirlerine yanaşır ki onlar bir şeyler duymuşlar mıdır? Tam güvenini kazandığı bir muhabirden istediği bilgileri almak üzeriyken bir el silah sesi ortalığı çınlatır. Ve artık soruşturma içinden çıkılmaz bir hale gelmiştir.
4 oldu galiba okuduğum Celil Oker kitabı. En iyisi buydu. Telesekretere mesaj olayını çözemedim gitti. Son kitabında ortaya çıkıyor ama bütün kitaplar ve olaylar bir ayda olmuş oluyor. Okumaya devam çözeriz.
Remzi Ünal'ı seriye uygun olarak okuyorum. Bu ikinci kitabı. Remzi Ünal kaldığı yerden devam ediyor. Roman futbol dünyası üzerinden bir muammanın çözümüne doğru uzanmakta. Aslında futbol arka planda verilmiş. Konu oturaklı olmuş. Bir çırpıda bitiyor. Karakter çizimleri bence askıda kalmış. Polisiye kurgusu ise başarılı.
Genelde yabancı polisiye okuduğum için yerli polisiyenin böyle güzel örneklerine raslayınca bizim yazarlara azıcık haksızlık ettiğimi düşünüyorum.
İlk kez Celil Oker okudum. Bir radyo tiyatrosu kadar canlı ve akıcı yazıyor. Hikayesi için Aşırı yetenekli, etkileyici, kusursuz bir dedektif seçmemesi de çok yerinde olmuş. Remzi Ünal birazcık konik, biraz yetenekli, işini iyi yapmaya çalışan bir dedektif. Kitabın diğer karakterleri de, olaylar da günlük hayattan kopuk değil.
Kitap Remzi Ünal'ın bir şike meselesini araştırması için tutulmasıyla başladı. Sonra cinayetler ve kayıp bir insanın da dahil olduğu bir maceraya evrildi.
"maçta şike olacak mı olmayacak mı? Şikenin arkasında kim var? Futbolcuyu kim öldürdü?" Gibi soruların cevabını bulduk da küme düşen takımı da öğrenebilseydik iyi olurdu.
Karizmatik dedektifimiz remzi ünal yine is basinda. Seri son derece sürükleyici devam ediyor. Olaylar biraz klişe de olsa okumaktan kendimi alamiyorum.
1952 yılında Kayseri'de doğan yazar, ortaokulu Talas Amerikan Ortaokulu'nda tamamladı. Ardından Tarsus Amerikan Koleji'ni bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne devam eden Oker 1979 senesindeki mezuniyetinin ardından çevirmenlik, gazetecilik ve ansiklopedi yazarlığı yaptı. Bu işlerin ardından 1983'te reklam yazarlığına başladı. Markom ve Merkez Ajans isimli şirketlerde çalıştı.
Uzun süre reklamcılıkla ilgilendikten sonra 1998 yılında Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1999 yılının Nisan ayında ilk romanı Çıplak Ceset'i yayınladı. Aynı senenin Ekim ayında ise Kramponlu Ceset çıktı. Oğlak Yayınları tarafından basılan bu eseri ile Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Birinciliği'ni kazandı. Her iki romanın kahramanı olan eski pilot, yeni dedektif Remzi Ünal'ın maceralarını anlattığı beş roman daha yazdı. Oker'in son Remzi Ünal macerası 2010 yılında Turkuvaz Kitap tarafından basılan Yenik ve Yalnız'dır. Oker ayrıca, 2004 yılında Murathan Mungan, Pınar Kür, Faruk Ulay ve Elif Şafak ile birlikte Beşpeşe isimli bir roman yazdı. Beşpeşe yazarların birbirlerinin ardından, birinin bıraktığı yerden diğerinin devam ederek oluşturdukları bir romandır.
Bilgi Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık teknikleri dersi verdi. Sevtap Oker'le evliydi. Yazarın Ali ve Can isimli iki oğlu vardır.