Yok canım, ne sorunum olacak mutlu kasabalarla değil mi ama? Kafayı mı yedim ben? Siz onu film, dizi yapımcılarına, senaristlere, böyle kurgular yapan yazarlara söyleyin. Bilinçaltımıza işlemiş artık, sürekli sırıtan komşular, düzenli bahçeler, huzurlu aileler temalı yapımlar görünce otomatikman "birazdan işler boka saracak kesin" deyiveriyoruz. Burada da işler sarpa saracak ve ben bu sarpa sarışları sanırım SPOILER vermeden anlatamayacağım. O yüzden, belki de uzun bir süre sonra SPOILER'lı inceleme yazma gerekliliği hissediyorum. Hadi bakalım başlayalım...
Kitabın kapağı çok tatlı, böyle pambık şeker havasında pembe bir renk, üstünde fırınımsı bir karaltıya kekimsi bir karışım süren sarışın bir hanımefendi. Puantiyeli bir elbise falan... Ama o da ne? Güzelim kadına arkadan kurma kolu takmışlar! Abi fikir çok iyi. Kitabı anlatmaya kalksan baştan sona, böylesi bir resim kullanırsın, ki cuk da oturur ama kitap okunmadan böylesi bir resimle karşılaşınca diyorsun ki "aha spoiler!"... Nitekim de öyle oldu. Kitabın bir kısmında öyle kimyasal mimyasal, işte aman efenim şebeke suyuna mı karışıyor yoksa falan filan, neler oluyor, deliriyor muyum falan derken bunların hiçbirisi olmuyor, kitap sizi şaşırtmıyor, dönüp dolaşıp android ev kadınlarına bağlanıyor. Arka kapakta yazan yazı da işin tuzu biberi zaten. Kabak gibi... "Hiç boş durmaz Stepfordlı kadınlar. Ömür boyu ROBOT gibi çalışırlar." Robotu ben büyük harflerle yazdım. Ama bağırıyor yani işler robota bağlayacak diye. Nitekim kitabın çoğunluğu da "feminist distopya" bana kalırsa. Kitabı bilimkurgu yapan tek unsur, iri memeli, güzel totolu, şekli şemali düzgün, sokakta hanfendi, mutfakta aşçı, yatakta or... işte ondan yapan androidler içermesi.
Kurguya girecek olursak, kasabaya yeni bir aile taşınır ve olaylar gelişir.