Kumpas

Ira Levin
Yazar:
Ira Levin
Çevirmen:
Seçkin Selvi
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
159
Basım Tarihi:
1973
Yayınevi:
Sander Yayınları
Orijinal Adı:
The Stepford Wives
ISBN:
Yok
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

3/10
·159 syf.··
2018 35. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2018 15:13
3 puanı da kendi okuma azmime ve asla yarım bırakmama prensibime veriyorum. Belki yazıldığı dönem çok ses getiren farklı bir konusu olan romandır. Ancak yıllar içinde etkisini kaybetmiş yavan bir eser..Kadın hakları gibi dönemin orijinal bir konusunu böyle laçkalaştırmak için para mı verdiler sana be adam.. Sahaftan kitap alırken daha dikkatli olunmalı.. Eğer bir gün başka bir 1k kullanıcısı bu kitabı görür merak edip uygulamada ararsa kendisine rahatlıkla "koy o kitabı yerine" diyebilirim :)
1000Kitap
KumpasIra Levin · Sander Yayınları · 19732,691 okunma
10/10
·144 syf.··
2024 13. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2024 13:42
STEPFORD KADINLARI - IRA LEVIN - Kapağından da anlayacağınız üzere Stepford Kadınları durmadan çalışır. Hiç durmadan hem de. Kocaları için çalışır, çocukları için çalışır, sürekli yemek yapar, evi temizler, yerleri siler-cilalar, kocalarına hizmet eder, kocalarına güzel gözükmek için bakımlı olurlar, giyinirler kuşanırlar. Asla kendilerine ayıracak birazcık vakitleri yoktur. Arkadaşlarıyla buluşacak vakitleri yoktur. Oturup bir kahve içecek kadar bile vakitleri yoktur. Çünkü işleri başlarından aşkındır. Ev temizliği! Ev temizliği! Ev temizliği! Stepford’a taşınan kadınlar normalken dört ay sonra işte tam da yukarıda yazdığım gibi oluyorlar. Bunun asla normal olmadığını düşünen Joanna da Stepford’a yeni taşınan kadınlardan biri ve ileride kendinin de aynı bu şekilde olacağından aşırı korkuyor. Kadınlar kulübü kurmaya çalışıyor, kadınların evden dışarı çıkmalarını, kendilerine vakit ayırmalarını sağlamaya çalışıyor ama bütün kadınlar o kadar meşgul ki! Asla ama asla bu kulüp için vakitleri yok. Fakat bu Stepford Kadınları’nın kocaları her akşam erkekler kulübünde toplanıyor. İstedikleri gibi takılıyorlar. Sinir oldum okurken yahu! Annemin Stepfordlu olup olmadığını bir araştırmak lazım bu arada. Çünkü aynı belirtiler annemde de var. Bu kadınlara ne olmuş huuuuu? Bir kendinize gelin diye yapıştırasım geldi ağızlarına valla elimi kitabın içine sokup. Joanna da garibim o kadınların içinde kafayı yemek üzere. Kocası da değişti buraya taşınınca. Çok güzeldi kitap ya! Bayıldım gerçekten! Sonunun havada kalmış olması da çok hoşuma gitti. Sadece daha farklı bir son bekliyordum ve benim beklediğim sonun çıkmaması biraz canımı sıkmadı değil. İthaki’nin bilim kurgu klasiklerini zaten çok seviyorum. Bunu da çok sevdim. Mutlaka her kadının (özellikle) okuması gerektiğini
Stepford KadınlarıIra Levin · İthaki Yayınları · 20222,691 okunma
9/10
·144 syf.·
Beğendi
·
2023 78. kitabı
Kısa olmasına üzüldüğüm kitaplardan birini okudum ve bu beni gerçekten üzdü. Anlatımı, kurgusu, konuyu incelemesi bakımından kitabı çok beğendim. Yer yer Stephen King okuduğumu bile düşündüm. Bu kadar kısacık bir kitapta işlenen ırkçılık, cinsiyet, eşitlik, statü gibi temaları yerli yerinde buldum. Kitapta asıl beğenmediğim kısım bilimkurgu klasikleri içerisinde yer almasıydı. Çünkü kitabın ne yazık ki belirli bir bilimkurgu özelliği yok, suç kitabın da değil aslında, alınmış olduğu kategoriyle ilgili ne yazık ki. Kitabın içeriğinin kategoriyle pek uyuşmaması yapmış olduğum olumsuz eleştirilerinden biri. Neyse hikayemize geçelim. Stepford kasabasına yeni taşınan Joanna Eberhart ve ailesi suni bir cennetin içinde kendilerini bulurlar. Bu suni cennette her türlü imkan ve hizmet kendilerine sunulmuştur. Sadece erkeklerin katılmış olduğu bir kulübün varlığı Joanna'yı günden güne tedirgin etmektedir. Başlarda birkaç gün kulüp faaliyetine katılan eşi, günden güne bu kulübe daha fazla gider olmuştur ve evin yolunu unutmaya başlamıştır. Kasabadaki tek anormallik bu da değildir. Ne yazık ki yolunda gitmeyen başka şeyler de vardır; kadınlar. Birçok kadın kasabaya gelmesinin üzerinden birkaç ay geçtikten sonra kendini deli gibi temizliğe vermektedir. Birçok erkeğin hayalini kurduğu köle ve itaatkar kadına dönüşmüşlerdir; Yemek yapan, çocuk bakan, temizlik yapan, ütü yapan ve daha nicesi içinde kendi benliğini kaybeden bir sürü kadın. Joanna bu bilinmez girdabı içinde bir çıkmaza düşmektedir. Ne yazık ki bu gizemi çözebilecek sadece O'dur. Kitabın sonu ne yazık ki sisli bir şekilde bitti. Burası da ne yazık ki okura düşüyor. Dediğim gibi kısa olmasına çok üzüldüğüm bir kitap oldu. Yazarın anlatımını çok beğendim, bu yüzden diğer kitaplarını da listeme alıyorum.
Stepford KadınlarıIra Levin · İthaki Yayınları · 20222,691 okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 23:56
Çok çok iyiydi, normalde distopik romanlar bana pek hitap etmez ama bu romanı fazlasıyla beğendiğimi söyleyebilirim. Yazar, kusursuz gibi gördüğümüz hayatların arkasındaki rahatsız edici gerçeklere oldukça başarıyla değinmiş. Dili o kadar sade ve akıcı ki gerilimin yükseldiği yerleri bir çırpıda okuyorsunuz. Toplumsal cinsiyet rollerine dönük eleştirilerin net bir şekilde verilmesi hoşuma gitti. Eser, pek hacimli değil ama etkisi bunun tam tersi yönde oldu bende. Fakat Joanna karakterinin romanın sonunda beni hayal kırıklığına uğratmasını beklemiyordum, benim için sürpriz oldu. Kesinlikle tavsiye edeceğim bir eser.
1000Kitap
Stepford KadınlarıIra Levin · İthaki Yayınları · 20222,691 okunma
Mutlu Mesut Kasabalardan Her Daim Kıllanmışımdır
8/10
·144 syf.·
2024 9. kitabı
Yok canım, ne sorunum olacak mutlu kasabalarla değil mi ama? Kafayı mı yedim ben? Siz onu film, dizi yapımcılarına, senaristlere, böyle kurgular yapan yazarlara söyleyin. Bilinçaltımıza işlemiş artık, sürekli sırıtan komşular, düzenli bahçeler, huzurlu aileler temalı yapımlar görünce otomatikman "birazdan işler boka saracak kesin" deyiveriyoruz. Burada da işler sarpa saracak ve ben bu sarpa sarışları sanırım SPOILER vermeden anlatamayacağım. O yüzden, belki de uzun bir süre sonra SPOILER'lı inceleme yazma gerekliliği hissediyorum. Hadi bakalım başlayalım... Kitabın kapağı çok tatlı, böyle pambık şeker havasında pembe bir renk, üstünde fırınımsı bir karaltıya kekimsi bir karışım süren sarışın bir hanımefendi. Puantiyeli bir elbise falan... Ama o da ne? Güzelim kadına arkadan kurma kolu takmışlar! Abi fikir çok iyi. Kitabı anlatmaya kalksan baştan sona, böylesi bir resim kullanırsın, ki cuk da oturur ama kitap okunmadan böylesi bir resimle karşılaşınca diyorsun ki "aha spoiler!"... Nitekim de öyle oldu. Kitabın bir kısmında öyle kimyasal mimyasal, işte aman efenim şebeke suyuna mı karışıyor yoksa falan filan, neler oluyor, deliriyor muyum falan derken bunların hiçbirisi olmuyor, kitap sizi şaşırtmıyor, dönüp dolaşıp android ev kadınlarına bağlanıyor. Arka kapakta yazan yazı da işin tuzu biberi zaten. Kabak gibi... "Hiç boş durmaz Stepfordlı kadınlar. Ömür boyu ROBOT gibi çalışırlar." Robotu ben büyük harflerle yazdım. Ama bağırıyor yani işler robota bağlayacak diye. Nitekim kitabın çoğunluğu da "feminist distopya" bana kalırsa. Kitabı bilimkurgu yapan tek unsur, iri memeli, güzel totolu, şekli şemali düzgün, sokakta hanfendi, mutfakta aşçı, yatakta or... işte ondan yapan androidler içermesi. Kurguya girecek olursak, kasabaya yeni bir aile taşınır ve olaylar gelişir.
Feminist Distopya
Stepford KadınlarıIra Levin · İthaki Yayınları · 20222,691 okunma
9/10
·144 syf.··
2022 141. kitabı
Stepford kasabasındaki erkeklerin liderlerinin birinin soyadı Coba (Stalin'in lakabı) diğerinin de adı Ike (Eisenhower'ın lakabı). Hemen hemen 120 sayfa tutan ve tam da Amerika'da feminist hak arayışının zirve yaptığı bir dönemde yayımlanan Stepford Kadınları, okurların dikkat etmezse gözden kaçıracağı Coba-Ike detayıyla bir yandan Soğuk Savaş'ın -her ne kadar yumuşama dönemine girilse de- iki büyük gücü olan ABD ve SSCB'nin kendi uydu uluslarını yaratma projesine derin bir alegori düzüyor hem de açıktan bir anlatımla erkeklerin mutlak gücü (absolute power) bilimle birleştirdiğinde kaçınılmaz biçimde kadınları hayal ettikleri odalıklara dönüştüreceğine dair zorlayıcı kehanetini anlatıyor. Vahşetin Çocukları'nda eski Nazilerin yeni yeni Adolf Hitler çocukları yaratmaya çalıştıkları son derece gerilimli ve sert bir atmosferi konu alan Ira Levin, Rosemary'nin Bebeği'nde de yine bir kadın üzerinden satanik bir topluluğun yeni bir doğum yoluyla kendi doğaüstü robotunu yaratma gerilimini işliyordu. Türkçeye çevrilen üç romanının üçünde de kadınları ve toplumları her türlü hizmeti görecek -ve elbette saf seks odaklı cariyeler haline getirecek- üst anlayışı irdelemesi bir gerilim yazarı için güçlü bir ısrar şüphesiz. Levin, bunu sade ve inandırıcı mizansenlerle işliyor. Bu kitap yazılmadan 7 sene önce ABD'nin uzak hedeflerinin bekçisi olarak gördüğü ve NATO'ya Asya sınırı jandarmalığı yapsın diye aldırdığı Türkiye'yi Kıbrıs olaylarında NATO silahlarını kullanmaya kalkmasın diye ünlü Johnson mektubuyla uyarması dünyanın "erkekleri"nden biri olan ABD'nin Türkiye'yi istediği gibi kullanabileceği cariyesi gibi şekillendirmesinin bir örneğiyse, bir başka egemen "erkek" SSCB'nin Prag'a tanklarla girerek Çekoslovakya'yı odalığı gibi görmesi benzer bir örnekse Stepford kasabasındaki
Stepford KadınlarıIra Levin · İthaki Yayınları · 20222,691 okunma
6/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 77. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2025 21:47
1970’lerin Amerikasında geçen bu kısa ama çarpıcı roman feminist hareketin yükseliş dönemine eleştirel bir ayna tutuyor. Küçük sakin bir kasabada yaşayan kadınların tuhaf şekilde “kusursuz ev hanımlarına” dönüşmesini konu alan Stepford Kadınları distopik bir atmosferle toplumsal cinsiyet rollerini sorgulatıyor. Konu ilgi çekici ve fikri güçlü olsa da, karakter gelişimi biraz yüzeysel kalmış. Gerilim dozu düşük, sonu tahmin edilebilir ve bazı kısımlar fazla aceleye getirilmiş hissettirdi. Yine de kısa sürede okunabilen, düşündürücü bir klasik. Toplumsal eleştiriyi seviyorsanız ve kara mizah tadında distopik hikâyelere açıksanız göz atılabilir ama beklentiyi çok yüksek tutmamakta fayda var.
Alıntı
Stepford KadınlarıIra Levin · İthaki Yayınları · 20222,691 okunma
Kasabaların kişiliği oraya yerleşenlerin kişiliğine göre biçimlenir
9/10
·144 syf.·
2023 211. kitabı
"""Stepford'da hayat yoktur""" """Hiç boş durmaz bu Stepfordlı kadınlar""" """Zamanın unuttuğu bir kasaba""" """Böyle bir şeye ayıracak zamanım yok. Evde yapılacak öyle çok iş var ki""" Sanki hepimiz bu kasabada yaşıyoruz :))) Bütün güzel insanlar, Connecticut'ın cennet gibi Stepford köyünde yaşıyor; bu köy, başarılı, memnun kocalar ve onların güzel, saygılı eşleriyle dolu bir yerdir.Joanna, kocası Walter ve çocukları için güzel Stepford'a taşınmak iyi gibi görünür. Ailesi ile birlikte yeni gelen Joanna Eberhart için her şey gerçek olamayacak kadar mükemmeldir!!! tatlı, yardımsever insanlarla dolu, neşeli, arkadaş canlısı yüzler!!! Zira kasabanın cennet gibi görünümünün arkasında korkunç gerçekler yatıyor; öyle sarsıcı ki, onunla karşılaşan hiç kimse bir daha aynı olmayacaktır :((( Zira kasaba yerleşenleri etkiler, yerleşenler kasabayı etkiler döngüsü vardır hayatta da. Zaten kasabanın kusursuz yüzeyinin hemen altında kirli ve yanlış bir şeyler olduğunu görmek yeterli mi? Bu sorunun acı cevabı Joanna'nın Stepford'un iğrenç mükemmelliği tarafından yutulmaktan kendini kurtarabilecek mi??? Manidar robot!!! kavramı da başka güzeldi... Hem psikolojik gerilimin bir başyapıtı hem de her ne pahasına olursa olsun gençlik ve güzellik arayışına değer veren, medyanın yönlendirdiği bir toplum üzerine acımasız bir gerçeklik vurgusu olan Stepford Kadınları , son kısmıyla o kadar korkutucu oldu ki benim için alışkanlıklarımı gözden geçirdim, çok acımasızdı. Çok severek okudum, bence çok etkileyici vurguları vardı, iyi ki okudum, iki tane filmi de varmış çok mutlu oldum zira buara hep filmi olan kitapları okuyorum :))) okuduktan sonra izlemek çok güzel oluyor* sıra filmini de izlemek*
Edebiyat
Stepford KadınlarıIra Levin · İthaki Yayınları · 20222,691 okunma
10/10
·144 syf.··
2024 44. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2024 22:11
Bilim kurgu okumayı değil, izlemeyi seviyorum aslında. Ama kitap ilgimi çekti, okumak istedim. İyi ki de okumuşum. Gerçekten çok güzeldi. Bir kasaba... Mükemmel güzellikte ve fizikte ev kadınları... Bu kadınlar sadece evi sil, süpür, parlat la meşguller üstelik. O kadabaya taşınan kadınlar da 4 ay içinde o muhteşem kadınlara dönüşüyorlar. Bu işte bir bit yeniği olduğunu düşünen bir kadın ise kasabalı kadınlardan biri gibi olmadan gerçeği ortaya çıkarmaya karar verir... Bilim kurgu seviyorsanız, tavsiye ederim. Kitapla ve sevgiyle...
Stepford KadınlarıIra Levin · İthaki Yayınları · 20222,691 okunma
Stepford Kadınları
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
Hiç boş durmaz Stepford’lu kadınlar. Ömür boyu robot gibi çalışırlar! Herkese Merhaba <3 Bugün Bilim kurgu klasiklerinden “Stepford Kadınları” ile geldim. Konusundan kısaca bahsetmem gerekirse; Joanna, eşi ve çocuklarıyla Stepford adında bir kasabaya taşınır. Huzurlu, sakin ve çok güzel bir kasabadır. Başlarda herşey güzel giderken sonraları kasabadaki kadınların tuhaflığı Joanna’nın dikkatini çeker. Stepford kadınları tüm gün sil, cilala, parlat kafasında ev temizliği yapan, iki dirhem bir çekirdek giyinip ben bilmem kocam bilir kafasında olan tiplerden oluşmaktadır. Kasabada kadınların dahil olduğu hiçbir aktivite yoktur. Sadece erkeklerin akşamları toplandığı erkekler kulübü açıktır. Kadınlar kulübü yıllar önce katılımın azlığı sebebiyle kapatılmıştır. Joanna, kimle iletişim kurmaya çalışsa “evde çok işim var ev işi bitmez bilirsin” gibi laflarla karşı karşıya kalır. Bu kadınların bir kahve içecek vakitleri bile yoktur. Daha sonra ev hanımı modu henüz açılmamış Charmaine ve Bobbie’yle tanışır. Charmaine’le tenis partneri olurlar fakat bir gün Charmaine’de diğer kadınlar gibi robotlaşır. Bobbie bu değişime anlam veremez ve korkmaya başlar. Bir şeylerin ters gittiğine emindir. Joanna’ya bu kasabada bazı tuhaflıklar olduğundan bahseder. Joanna ilk başlarda bunu önemsemesede Bobbie’nin de robotlaştığını görünce bazı açıklamalar aramaya başlar. Acaba Joanna bu gizemi çözüp kendini kurtarabilecek midir? Okuyucuyu sıkmayan, yormayan, gizemi ve merakı bir an olsun azalmayan güzel tam tadında bir eser. Bilim kurguya başlama niteliğinde bir kitap olduğunu da ekleyebilirim. Tüm okurlara tavsiye ederim. <3 OKUYUN OKUTUN Kitapla Kalın Sevgiler <3
Edebiyat
Stepford KadınlarıIra Levin · İthaki Yayınları · 20222,691 okunma

Yazar Hakkında

Ira LevinYazar · 6 kitap
Ira Levin Amerikalı yazardı. Levin, Horace Mann Okulu ve New York Üniversitesi'nden mezun oldu; burada felsefe ve İngiliz dili alanlarında eğitim gördü.Üniversiteden sonra eğitim filmleri ve televizyon için senaryolar yazdı. Levin'in ilk sahnelenen oyunu, Mac Hyman'ın romanından uyarlanan ve Andy Griffith'in kariyerini başlatan, Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri'ne askere alınan bir taşralı hakkında bir komedi olan " No Time for Sergeants " (Çavuşlar İçin Vakit Yok) oldu. Oyun 1958'de filme çekildi ve Griffith'in uzun süredir rol arkadaşı ve dostu olan Don Knotts da filmde rol aldı. " No Time for Sergeants" genellikle "Gomer Pyle, USMC" nin (Amer Pyle, ABD Deniz Piyadeleri) öncüsü olarak kabul edilir. Levin'in ilk romanı " A Kiss Before Dying" (Ölmeden Önce Bir Öpücük ) büyük beğeni topladı ve ona 1954 Edgar Ödülü'nü En İyi İlk Roman dalında kazandırdı. ilk olarak 1956'da ve tekrar 1991'de "Ölmeden Önce Bir Öpücük" iki kez filme uyarlandı. Levin'in en bilinen oyunu, Broadway'de en uzun süre sahnelenen komedi-gerilim oyunu rekorunu elinde tutan ve Levin'e ikinci Edgar Ödülü'nü kazandıran "Ölüm Tuzağı"dır. 1982'de Christopher Reeve ve Michael Caine'in başrollerini paylaştığı bir filme dönüştürüldü. Levin'in en bilinen romanı, Manhattan'ın Yukarı Batı Yakası'nda geçen, modern zaman satanizmi ve okültizmi konu alan bir korku öyküsü olan "Rosemary'nin Bebeği" dir . Mia Farrow ve John Cassavetes'in başrollerini paylaştığı bir filme uyarlandı. Ruth Gordon, performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar'ını kazandı. Filmin senaryosunu yazan ve yöneten Roman Polanski, En İyi Senaryo dalında aday gösterildi. Levin'in diğer romanları da filme uyarlandı, bunlar arasında 1978'de " Brezilya'dan Çocuklar" ; 1975'te ve 2004'te "Stepford Eşleri " yer alıyor. Ira Levin, 1993'te Sliver adlı eseriyle tanındı. Stephen King, Ira Levin'i "gerilim romanlarının İsviçreli saat ustası, bizim yaptıklarımızı eczanelerdeki ucuz saatçiler gibi gösteriyor" diye tanımladı. Chuck Palahniuk ise Levin'in yazılarını "kültürlerin her zaman kullandığı türden halk efsanelerinin zekice, güncellenmiş bir versiyonu" olarak nitelendirdi. Ira Levin, 12 Kasım 2007'de Manhattan'daki evinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Ölümünde yetmiş sekiz yaşındaydı.