“..Kürt edebiyatının en önemli köşe taşlarından biridir Şivane Kurd yani Kürt Çoban… ilk Kürtçe roman olması nedeniyle de tarihsel bir “ilk” olma özelliğiyle de karşımıza çıkmaktadır.. 1935’te yayımlanan kitabımız, Kürt edebiyatında sözlü gelenekten yazılı geleneğe geçişinde en somut örneğidir aslında … yazarımız Ereb Şemo, Kürtçenin, bir roman dili olarak ne kadar zengin ve derin bir dil olduğunu da otobiyografik eseriyle kanıtlamış olmaktadır ..
Kitap, yazarımızın kendi yaşam öyküsünden de derin izler taşır .. bir çoban olarak çocukluktan ta ki toplumsal dönüşümlere dek uzanan bu kitap; Şemo’nun elbette ki Sovyet döneminde yaşamış bir yazar olmasından ötürü de okuyucuya sınıfsal bir perspektiften bakış açısı sunar .. ez cümle sevgili yazarımız, yoksul bir çobanın feodaliteye ve ağalık sistemine karşı uyanışı ve dönemin sosyolojisini bize yalın ve içten bir kalemle işleyerek aktarmıştır ..
Okuyucu kitaba başlamadan evla şunu bilmelidir ki; Kürt çoban bir halkın kendi sesini yazılı şekilde kağıda döktüğü bir semboldür .. elinizde tutacağınız bu roman size yalnızca bir hikaye anlatmıyor.. aynı zamanda kadim ve zengin tarihi ile Kürtlerin geleneklerini, folklorunu, yaşamlarını, günlük rutinlerini ve hatta cenazelerini, düğün alaylarını da kayıt altına alıyor…
kitap, kızıl orduda komutanlık yapan bir çobanın dünyanın en büyük devrimi olan ekim devrimine katılması ve orda verdiği mücadeleyi değil o dönemin sosyolojik olaylarına da (göçler,kıyımlar,kıtlık,savaş ve isyanlar) hiç kimselerin değinmediği unsurlara değinip ayyuka çıkarıyor..
Ereb Şemo’yu tanımanın başlangıcı bu kitap olabilirdi tabi ben acele edip dımdım kalesi’nden başlamasaydım…”