Kutu Adam

Kobo Abe
Yazar:
Kobo Abe
Çevirmen:
Ahmet Gürcan
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 39 dk.
Sayfa Sayısı:
164
Basım Tarihi:
Nisan 1993
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Orijinal Adı:
Hako Otoko
Orijinal Dil:
Japonca
Orijinal Ülke:
Japonya
ISBN:
9789751403742
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

~~~KoboAbeKülliyatı~~~
8/10
·164 syf.··
2022 252. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2022 07:11
~~~“İşte kutu-adamın hikâyesi. Şu anda bu yazıyı kendi kutumun içinde yazmaya başladım. Kafama kadar oturtulmuş ve kalçalarıma kadar uzanan karton 1kutu içindeyim. Yani, şimdi, kutu-adam, benim.”~~~ Yine ürkütücü 1durum içine giren 1adam ve yine Kobo Abe çılgınlığı... Yaratıcı fantezileri ve doğalcı düzyazıyı birleştirerek Kafka ve Beckett'in çalışmalarını anımsatan anlatılar yaratan yazar diye geçmektedir Kobo Abe... İsimsiz kahraman, kafasına taktığı büyük 1karton kutuda yaşamak için kimliğinden ve normal 1hayatın süslerinden vazgeçiyor. İlk başta, toplumu terk etmeye ve Tokyo sokaklarında kutularda yaşamaya karar veren isimsiz karakter, iğrenerek, kendini hayatlarının sıradanlığı ve röntgenciliği içinde bulur ve genç 1hemşireyi gözetlemeye takıntılı hale geldikçe, kimliği Kobo Abe'nin ürkütücü, kafa karıştırıcı ve baştan çıkarıcı huzursuzluğu içinde kaybolur. Tokyo sokaklarında dolaşıp kulübesinin iç duvarlarına çılgınca karalamalar yaparken, dışarıdaki dünyayı gördüğü ya da belki de hayal ettiği gibi tasvir eder; onu vurmaya kararlı gizemli 1tüfekçi, baştan çıkarıcı 1genç hemşire ve kendisi kutucu olmak isteyen 1doktor halleriyle... ~~~Kutu-adama ait kalabalığın hayatından yararlanmak istiyorsa, bu kaçınılmaz, 1deneyim olur. 1kere şehre alıştı mı, nerede olursa olsun, zaman onu merkez alarak etrafında toplu daireler çizmeye başlayacaktır.~~~ Genel tarzı içinde oluşturduğu Kutu Adam yine boşlukta ya da kaybolmuşluk içinde ya da arayış durumunda olan kişi formatindadir yazdıkları. Yazar genel üslubu çerçevesinde yine dolaşıyor, yine arıyor yine hayaller kuruyor, yine olası durumları düşünüyor, tüm bu haller yazarda en sevdiğim kısımlardır, herkesin tarzı olmadığı bu arayış beni hep derinden etkiler, okurken çokça zorlasa da bitince zihnimi herdaim uzunca 1sure
Külliyat Okumalarım
Kutu AdamKobo Abe · Remzi Kitabevi · 1993265 okunma
Kutu Sığınağı
Puan vermedi·164 syf.··
2019 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2019 18:37
Temel odağını görmek ve görülmek üzerine alan bir roman. Kurgusunun genel özelliği de muğlaklık üzerinde ilerlemesi. Hikâyenin kontrast ayarı yüksek, derin bir fluluk hâkim. Bu anlatımın da yoğun oluşuyla birlikte okuyucuyu zorluyor. Olaylar belirgin bir düzleme oturmuyor. Tam bir şeyleri kafanızda bir yerlere oturttuğunuzu sandığınızda işler tekrardan karışıyor, kartlar yeniden karılıyor, olay ve karakterler farklı noktalara evriliyor. Bu yüzden kurguya en hâkim olduğunuz, olayları en iyi kavradığınız nokta, yeni bir karmaşanın, anlamlandırma sorunsalının başlangıcı demek. O anlamlı kurgu bütünlüğü hiçbir zaman da sağlanamıyor. Sonlara doğru iyice dağılıp küçük parçalara ayrılan hikayeciklerle kurgu tamamlanıyor. Kobo Abe’nin burada başka bir derdi, başka bir önceliğinin olduğunu düşünüyorum. Kurguya bakarsak bazen adeta bir akıl-ruh hastasının penceresinden etrafı gözlemliyoruz bazen de genel bakış açısından duruma bakıyoruz. Hikâye net değil, belki sadece Kobo Abe’de net, belki de onda da net değil ve biz de, onun zihninin flu karmaşasına şahitlik ettik. Kopukluk gördüğüm bu yoğun anlatımda, Abe’nin en büyük amacı (ya da amaçlarından biri) görme ve görülme üzerine bizi düşündürmek, dikkatimizi o yöne çekmek. Kitabın en etkili kısımları da bu minval üzere yapılan felsefenin, akıl yürütmelerin olduğu yerler. Bu yüzden öylesine bir kitap deyip alelade bir esermiş tavrı gösterip geçemiyorsunuz. Etkisi ve özgün bir yanı var. Abe, izleme-izlenilme, gözleme-gözlenilme, dikizleme-dikizlenilme, teşhircilik-çıplaklık mevzularını daha fazla önemseyip üzerinde durduğu için kurgu bütünlüğünü kaybetmeyi göze alıyor. Sonlardaki küçük hikâyecikler, bu önemsenen mevzuları öne çıkarıp üzerine düşündürürken (ve hatta görme-görülme düşünce zincirini bütünlerken) kurguyu daha da
Edebiyat
Kutu AdamKobo Abe · Remzi Kitabevi · 1993265 okunma
8/10
·164 syf.··
2022 28. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2022 23:40
okurken zorlandım ama bu zorlanmadan da keyif aldım. kurgu kopuk kopuk oluşturulmuş ve bu kopuklukların bağlantısını kurmakta zorlandım ayrıca bir sanrıdan mı söz ediliyor yoksa hakikatten mi ikileminde kaldım hep. tam evet şimdi anladım dediğim noktada her şey tekrardan birbirine girdi. yine de anlayabildiğim kadarıyla kutu-adam üzerinden güzellik, çirkinlik, görmek, görülmek, çıplaklık gibi konular analiz edilmeye çalışılmış. ilginç ve alışılmadık bir kitaptı benim için.
Kutu AdamKobo Abe · Remzi Kitabevi · 1993265 okunma
Bakılmadan Bakmak = Yargılanmadan Yargılamak
2/10
·164 syf.··
2025 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2025 18:56
Uzaktan izlemenin ne konforlu bir eylem olduğunun farkında mısınız? Herhangi bir şeyi ya da bir kişiyi... Televizyonu, videoları, sosyal medyayı, tiyatroları, sinemaları, insanları, hayvanları, kavgaları, savaşları... Öylece izlemek ve içinden istediğin tepkiyi koymak ama başka hiçbir eyleme geçmemek... "Ah iyi ki de orada değilim, orada olsam ne yapardım kim bilir?" diyebilmenin verdiği o gizil hazzı herkes bilir. Hadi hadi, inkâr etmesin kimse! Hele de baktığına bakılmadığını bildiğinde daha bir keyiflenir insan. Saklanır, dilediği gibi davranır, başkalarının onu yargılama ihtimalini sıfıra indirmiş olur. Aynı zamanda bakılana karşı pasif bir tahakküm kurar. Yargılanmaz, yargılar. Hiçbir şey yapmamış olur, en azından bir ötekinin gözünde. Rahattır, hesap vermesi gerekmez. Ötekinin kendisine tuttuğu aynadan nasıl da korkar insan! Kendisine bakılmazken bakarak yani bir kutuya gizlenip açtığı delikten ötekini dikizleyerek hem kendinden ödün vermez hem de ötekine nüfuz ederek bir sosyal gerilimden kurtulur. Kutu adam olur ve "ötekilerin gözündeki ben"lerden azat olur böylece. Ama bunlar kitabın bana ilham verdiği düşünceler sadece. Eğer kitabın anlatmak istedikleri bunlarsa bence berbat aktarılmıştı. Darmadağın bir anlatım hakim kitaba. Yazar kendi bilinçdışını olduğu gibi kusmuştu sanki. Bu denli ilgi çekici bir "bakılmadan bakmak" meselesi varken işleniş, yazarın ellerinde ancak bu kadar katledilebilirdi sanırım. Kitap hiç tavsiyem değil.
Japon Edebiyatı
Kutu AdamKobo Abe · Remzi Kitabevi · 1993265 okunma
10/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2017 4. kitabı
Japonya'nın Beckett'ı, Kafka'sı olan Abe Kobo'nun iki kitabı Türkçeye çevrilmiş, birini bulmak çok zor. Özgün Adıyla Hako Otoko (Kutu Adam) Bir adam kutu içinde yaşamaya başladığı zaman görülemez, görülemediği müddetçe görenin kim olduğunu anlayamamaya başlar. Ellis'in Glamorama'daki düşünce biçimi geçerlidir: "Ne kadar iyi görülürsen o kadar iyi görürsün." Kutu adam için önemsiz şeyler. Zaten görüş açısı küçük. Kutu dışındaki halinden daha az gördüğü için düşünecek daha çok şey var. Kutu bir başka dünyaya açılan kapı olsa, o zaman görülen dünyaya bakıldığında bir bulantı yaşanacak. Var. Öyleyse geçen zaman duygusunun kaybı kayıp mıdır, değildir. Serserilerle karıştırılmak kayıp mıdır, evet, çünkü serseriler kutu adamları döver. Kutu adam dövüşemez, kolunu kaldırıp vücudunu sağa veya sola çevirerek darbe indirmeye çalışır. Bir kutu içinde yaşamak, fenomenlerden kurtulup saf bilince ulaşmanın yanından yer. Evreni reddetmektir, evren içindeki evreni kabullenip dışarıyla iletişimi en alt düzeye indirmektir. Evreni kabul etmektir çünkü kutu uzayda bir alan kaplar. Adam için aynı şey geçerli değildir. Bunların hepsi için lazım olanlar: - Boş bir karton kutu - Kenarları 50 cm. civarında, kare şeklinde yarı saydam bir plastik - İki metre demir tel - Su geçirmez yapışkan bant - çakı şeklinde açılıp kapanan bir bıçak - Ve, özel açık hava teçhizatı için üç büyük parça kullanılmış bez, bir çift kauçuk bot. Okumayanlar için, kesinlikle tavsiye edeceğim, bir başka bakış açısı sağlayan değerli bir eser.
Siyaset
Kutu AdamKobo Abe · Remzi Kitabevi · 1993265 okunma
Tüm Dünya'dan Saklanmak İstiyorum
Puan vermedi·164 syf.··
2025 30. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 07:20
Kobo Abe’yi Kumların Kadını ile tanımış ve çok sevmiştim. O kasvetli ama aynı zamanda büyüleyici atmosfer uzun süre zihnimde yer etmişti. Kutu Adam ise en az onun kadar etkileyici, sıradışı kurgusuyla daha ilk sayfalarda insanı içine çekiyor. Tokyo’nun kalabalığı içinde, sessiz bir kutunun içinde yaşayan bir adamın günlüğü bu, kafasında taşıdığı, tüm bedenini saran bir kutunun içinde yaşayan bir adamın. Sıradışı, öyle değil mi? Evet, tam da bu noktada fanteziyle gerçek birbirine karışıyor. Düşünün; kimliği yok, yaşına, geçmişine, hatta varlığına dair hiçbir iz yok. Ne evi, ne işi, ne düzenli bir geliri… Fiziksel olarak orada ama tanımlarda yok. Serseriler ve dilenciler bile bir şekilde toplumun bir parçasıyken, o tamamen tanımsız. Peki kariyerinin ortasındayken bir adam neden böyle bir yaşamı seçer? Belki de görünmemeyi, zararsız bir varoluş sürdürmeyi ister. Belki bilinmekten, etiketlenmekten, “kim” olduğunun sürekli hatırlatılmasından kaçmak ister. Görülmemek bazen bir özgürlük biçimidir, değil mi? Kobo Abe’nin anlatımı labirent gibi, sade ama katmanlı, dingin ama sürekli diken üstünde. Kutu Adam sadece bir hikâye değil, zihinsel bir deneyim gibi. Olay örgüsüyle insanı hem içine çekiyor hem de sürekli geri itiyor. Sürekli geri dönüşler yaşadığım grift bir kurgunun içinde zihnim sürekli uyanıktı, her sayfada bir başka geçide açılan bir kapı araladım. Yoruldum mu? Kesinlikle evet. Ama Kobo Abe için buna değerdi. Çünkü bu kitap, insanın kendi kutusuna, kendi sessizliğine, kendi görünmezliğine bakmasını sağlıyor. Ve belki de o görünmezlikte, herkesin aradığı huzurun bir parçası saklı.
Kutu AdamKobo Abe · Remzi Kitabevi · 1993265 okunma
9/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2019 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2019 20:27
Yazarın okuduğum ikinci kitabı Kutu Adam. Kutuda yaşayan bir adamın başından geçenleri, günlüğünü okuyoruz. Üstüne düşünülmesi gereken bir çok konudan bahsediyor görmek ve görülmek üzerine. Kurgusunda bazı anlarda karakterlerden hangisinin gerçek olduğu bile belirsiz hale geliyor. Hatta günlüğü yazan kişi mi anlatıyor okuyan mı o noktada bile şüpheye düşüyorsunuz. Başlarda bu durum kopukluk oluşturuyor gibi geldi. Ama biraz ilerleyince konuyu destekleyen bir anlatım olduğunu farkettim. Sonrasında kitap keyifli bir hale geldi. Bilinçli yapılan bu tarz anlatımları çok beğeniyorum. Bu kitabı da severek okudum.
Kutu AdamKobo Abe · Remzi Kitabevi · 1993265 okunma
Puan vermedi
Geldiğim yere kadar nasıl dayandım aklım almıyor. Kısacık kitap... cümleler büyüdü büyüdü, ruhumda ağırlık oluşturdu kaç gündür. Elveda psikopat kutu adam, ne halin varsa gör!
Kutu AdamKobo Abe · Remzi Kitabevi · 1993265 okunma
Puan vermedi·164 syf.·
Beğendi
·
2022 40. kitabı
Kitap hakkında her zamanki gibi site içi-dışı kısa bir araştırma yaptım. Okuyanlar ne hissetmiş, ben neredeyim ve bunun neresindeyim? Aklıma şu an nerede okuduğumu hatırlamadığım bu söz (beddua) geldi: “Kara kara kitaplara düşesin.” Bayağı güldüm. Yuvarlak görüşlerin haricinde (bireyin toplum içindeki bunalımı) genel kanı kitabın zor olduğu yönünde. Zor kitap tanımlaması epey su götürür. Başka bir zaman belki genişçe yazarız. Şimdi girmeyelim. Birçok kitap bu sıfatla anılıyor ama Kutu Adam’ın farkı okuyucuyu gerçekten savurması. Bunu da olağan karşılamak gerekiyor çünkü kitap zerrece anlaşılır olma kaygısı güdülmeden yazılmış ve olabildiğince girift. Tek alametifarikası –bana kalırsa- okuyucu tarafından çözülmeyi bekleyen yazınsal yapısı. Bu nedenle sofistike bir bakış açısına muhtaç. Benim kitabı okumayı düşünen arkadaşlara naçizane 3 tane ön bilgi şeklinde alımlanabilecek tavsiyem var. 1. Başlangıçtan itibaren kitabı psikolojik okumadan geçirin. Yazar Freud sever olduğunu gösteriyor. Bu nedenle salt Freud kişilik kuramının katmanlarıyla yola çıksanız bile önünüz epey açılacaktır. Pek önemli değil ama yine bir Freud sever ressam Rene Magritte’nin düşüncelerine göz atarsanız veya hatırlarsanız fena olmaz. 2. Kitabın her tarafı örümcek ağı gibi dışavurumsal betimleme yüklü. Elbette dışavurumcu yazar denilince birçok kişinin aklına ilk Kafka geliyor. Kitapta Kafka etkisi Kafka’yı aşma çabası ve Kafka ironisi şeklini almış. Kafka eserlerine bolca gönderme var. Benim ekleyeceğim; dışavurum- izlenimcilik, natüralizm karşıtlığı. Kutu adam, Jack London’un insansı özellikler gösteren kahraman köpeği Buck’un (Vahşetin Çağrısı) her bakımdan antitezini yansıtıyor. Sokak köpeği yaşantısını seçen, yine sokak köpeği özellikleri gösteren, köpeksi insanlar, kutu adamlar. Sokağın bir
Kutu AdamKobo Abe · Remzi Kitabevi · 1993265 okunma
Puan vermedi·164 syf.··
Beğendi
·
2020 745. kitabı
* Japon edebiyatın en marjinal, en iyilerinden biri olan, eserleriyle Beckett, Kafka'ya yakın olan Kobo Abe 'nin "Kumların Kadını" kitabı sonrası okuduğum ikinci kitabı. ** Modern dünyanın kasvetli havası, sistemi, yönergelerine karşı bir kutu içinde yaşayan kahramanımız "Diyojenvari" bir üslup ve karakterle mücadeleye girişiyor. Kutu adam tektir, yalnızdır. *** İçinde yaşadığı topluma karşı bir yabancılaşma içerisinde olan kutu adam görünmek istemeyen bir imge ve metaforlar bütünüdür. Kutuya açtığı iki delikle dış dünyayla iletişim kuran kahramanımız bize John Berger'in "Görme Biçimleri" kitabını hatırlatır. Berger'e göre "görmek yaşadığımız dünyayı anlamdırmak ve etkin kullanmanın yoludur." **** Ralp Ellison'un "Görünmeyen Adam" romanında siyahi bir gencin, kimliksiz, isimsiz var olma çabasında mücadeleyi görürüz. Görünmeyen adam kitabında olduğ gibi kimliksiz bir birey görürüz. Farklı olarak kimliksiz olma, kendini soyutlama bir tercihtir. ***** Kobo Abe'nin kışkırtıcı,gerilim dolu, modern dünyaya bayrak çeken, görmek ve görülmek üzerine enfes eser. Dili , kurgusu ağır olmakla birlikte okunması gereken eserlerden...
Kutu AdamKobo Abe · Remzi Kitabevi · 1993265 okunma

Yazar Hakkında

Kobo AbeYazar · 6 kitap
İlk şiirlerini 1947,ilk romanını ise 1948 yılında yayımlattı. Türkçeye çevrilen iki eserinden birisi olan Kumların Kadını adlı romanı ile uluslararası ün kazandı. Bu romanı Japonya'nın saygın edebiyat ödüllerinden Yomiuru Ödülü'nü, romanın uyarlandığı sinema filmi Cannes Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'nü aldı. Ayrıca üç romanı daha sinemaya uyarlandı. On dört romanı, sekiz öykü denemesi, on yedi oyunu ve bir şiir derlemesi vardır. Modern toplumdaki bireyin bunalımını konu edinen yazarın eserleri Beckett, Kafka ve Sartre ile kıyaslanmıştır.