La Place

Annie Ernaux
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“Mutluluk elini kolunu sallaya sallaya yürüyen bir tanrıdır.”
9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2023 24. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mart 2023 20:33
"Hakiki" edebiyat okuyordum, "ruhumu" ve kelimelere sığmayan hayatımı yansıttığına inandığım cümleleri, dizeleri bir deftere kaydediyordum. Mesela: "Mutluluk elini kolunu sallaya sallaya yürüyen bir tanrıdır..." (Henri de RegnierHenri de Regnier ) Ernaux’nun babasının ölümünün ardından kaleme aldığı kitap bu. 71 sayfalık bir kitapla işçi sınıfı çocuklarının pedagojisi nasıl anlatılır, böyle. Bir babanın hikayesiyle toplumsal belleğin karekökü nasıl alınır, böyle. Sıradan denebilecek birkaç olay, ama hepsi 0,2 kalem ucuyla, her yazarın elinden gelmeyecek bir incelikle yazılmış. Kulakta asılı kalmış birkaç cümle aralara serpiştirilmiş, italik fonttaki eğimle sizi anlatılan zamanın gündelik hayatına doğru kaydırıyor. Duygulardan bahsederken ketum mu ketum, ama dokunaklı olmak için özel bir şey söylemesine gerek de yok. Yokluklar ve mecburiyetlerle dolu bir hayatı sanata yaslanarak anlatacak değilim diye bir cümle kurmuş. Hakikaten, öyle yalın, süssüz..Ama sanat dediğimiz şey zaten nedir ki? Cümlelerini ağzınızda beklete beklete okuduğunuz bir kitap? Birinin fotoğrafına bakarken hemen herkesin baktığı şeyin geçmiş mutsuzluklar ve beslenen umut olduğunu yazması? “Proust ya da Mauriac’ı okurken, babamın da çocukluğunun geçtiği zamanlardan bahsettiklerine inanamıyordum. Babamınki Ortaçağ’a aitti.” Ancak filmlerde, mesela Potemkin Zırhlısı’nda yer alabilecek birkaç sahneyle babasının yoksul, sömürülmüş, budanmış çocukluğunu anlatırken böyle söyleme gereği duyuyor Ernaux. “Her şey sınıfsaldır” demenin bir başka yolunu buluyor da denebilir. Oysa biz kendi çocuğumuzdan, kendi babalarımızın çocukluğundan bunlara benzer onlarca sahne döküyoruz hemen kağıdın üstüne. Ernaux’un kendi coğrafyasından bir yazarla kuramadığı benzerliği, bambaşka kültürlerde büyümüş olan benim onunla kurmak çok enteresan
Babamın YeriAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20223,887 okunma
9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2022 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2022 20:36
Annie Ernaux 2022 Nobel ödülünü almasa sanırım varlığından bihaber olacaktım. Nobel ödülü okumalarıma eskiden yön vermezdi, şimdi ise sanki daha çok merak uyandırıyor. Nobel alma sebebi olarak ise kişisel hafızanın köklerini, mesafelerini ve kolektif kısıtlamalarını keşfetmedeki cesareti gösteriliyor. Yazar Fransa, Normandiya'nın küçük bir kasabasında işçi kökenli bir bakkalın kızı olarak dünyaya geliyor. "Öykü 20. yüzyıldan birkaç ay önce, Caux bölgesinde, denize yirmi beş kilometre uzaktaki bir köyde başlıyor. toprağı olmayanlar, bölgedeki büyük çiftliklerde kendilerini kiralarlardı. Büyükbabam da bir çiftlikte arabacı olarak çalışıyordu." diyerek başladığı hikayesinde babasının ölümüyle, babasının geçmişini yazarak baş etmeye çalışan bir yazarı görüyoruz. İçine doğduğu sınıfı kabul etmeyen, bunu değiştirmek için çabalayan baba, önce 'herkes bir üniforma altında aynı gözüküyor' diyerek asker olur, sonra işçi ve sınıf atlamanın nişanesi olarak kendi işinin patronu bir esnaf olur, ilk önce çok yorulmadan güzel paralar kazanırken 2.dünya savaşının başlamasıyla veresiye satımlar başlar ve aile ucu ucuna geçinen mütevazi bir hayat sürmeye zorlanır, kızlarının kendileri gibi olmaması için onu iş yüküne, sorumluluğa boğmadan okuturlar. İşte burada bana çarpan kısımlar başlıyor, Annie Ernaux'un okuyup, kendini geliştirerek atladığı sınıf, girdiği yeni sosyal çevre, modern olma çabası, kendi deyimiyle burjuva olması, geldiği yeri beğenmemesi, babasını hor görmesi ve bunları da büyük bir cesaretle anlatması beni çok etkiledi. Kitap kısacık olmasına rağmen beni oldukça derinden etkiledi. Açık ve anlaşılır bir dille yazılmış olması okuru sıkmayacak ve yazarın açık sözlü tavrı okurla yazar arasındaki samimiyeti artıracak bir eser. Gözlem yeteneğine bayıldığım bu yazar beni
Babamın YeriAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20223,887 okunma
Fransız edebiyatından bir sınıf hikayesi
Puan vermedi·72 syf.··
Beğendi
·
2024 36. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2024 23:21
2022 de Nobel ödülü alınca hayatımıza fazlaca giren bir yazar Annie Ernaux. Yalın bir dili var. Ağdalı cümleleri yok. Okuması kolay ve keyifli. Babasını kaybetmiş ve duygusal yarası henüz kabuk bağlamamış insanların okumamasını öneririm. Bir edebiyat öğretmeninin ağzından dinliyoruz babasını. Onu hem bir baba olarak , hem toplumun gözünde bir işçi olarak, hem annesinin gözünden bir koca olarak ayrı ayrı değerlendirdiği bir metin. Okuması keyifli ancak geçmişe dönük pişmanlıkları çok azdırabilecek etkiye sahip. İnsanlar hem geçmişte yaşadıkları için pişmanlık duyabilir hem de kaybettikleri kişilerle yaşayamadıkları için. Hangisi daha acıdır bilmiyorum ama empati duygusu yüksek biri olarak kendimi çok geç kalmış hissedip hemen babamı arama ihtiyacı duydum okurken. Toplumsal baskının da güzel işlendiğini söyleyebilirim. Herkese keyifli okumalar....
Edebiyat
Babamın YeriAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20223,887 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2024 20. kitabı
• Ernaux’nun babası, kızı öğretmenlik sınavlarını verdikten iki ay sonra ölür. Yazar bu ölümün ardından, yetersiz eğitim görmüş, çocukluğundan beri değeri ancak kas gücüyle ölçülmüş babasının işçilikten küçük esnaflığa geçişini, onun toplumsal konumunu ve kendisiyle ilişkisini eşeler. Satırlara dökülenlerse dramatik hatıralar değil, bir portre üzerinden anlatılan bir “sınıf” hikâyesidir. • Babamın Yeri, bir adamın hem toplumun hem de kızının gözündeki “yer”ini irdeleyen, son derece kişisel bir konuyu sakınmadan, alabildiğine yalın bir üslupla evrensele dönüştürerek aktaran bir metin. • 2. dünya savaşı sonrası fransa, Sınıfsal farklılıklar, ekonomik sıkıntılar , aileyi derinden etkileyen dönemsel değişiklikler ve hayat mücadeleleri anlatılıyor. Yine yazarın yalın ve sürükleyici diliyle yazılmış şahane bir eser. • Herkese keyifli okumalar diliyorum ..! • ⁠Kitaplarla kalınız..!
Roman
Babamın YeriAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20223,887 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2025 1. kitabı
Annie Ernaux'a ait okuduğum ilk kitaptı. Anlatımı oldukça yalın ve duygusuz, sayfa sayısı da az olmasına rağmen bazı duyguları bu kadar yoğun hissettirebilmesini sevdim. Ailesinin ve kendisinin geçmişiyle, babasının öldüğü zaman arasında kıyaslamalar yapması, dönemin koşullarını, ailesini, yetiştirilme tarzını eleştirmesi de oldukça gerçekçi ve günceldi.
Babamın YeriAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20223,887 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2024 4. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2024 01:22
Fransa’nın kırsalında sınıf, intiba, aşağı olma duygusu, sende olmayana ulaşma arzusu ve içinde bulunduğu sosyal çevrelerde toplumdaki yerlerini sorgulayan bir kadının 1983 yılının Paris’inden kaleme döktüğü kitap, bugün 2024 senesinin Türkiye’sinden içimi ezip geçiyor.
Babamın YeriAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20223,887 okunma
Puan vermedi·72 syf.·
2023 44. kitabı
Annie Ernaux’un “Bir Kadın” kitabını bitirdiğimde “Babamın Yeri” adlı kitabının bazı boşlukları sanki bir puzzle gibi tamamlandı. Bana göre bu iki kitap arka arkaya okunmalı. Bir Kadın’da bir yerde babasından bahsedecekken “..babamın hayatından bir başka kitap da bahsetmiştim.” gibi bir ifade kullanıyor. İkisinin de birbirinden rol çalmasına izin vermeden bir kitabı sadece annesine ya da diğerini babasına adamış.Önce hangisinden başlayayım derseniz? Bence “Babamın Yeri” ile başlayın. Kitapta babasını yazar nesnel bir açı ile sanki bir yabancıyı anlatır gibi anlatıyor. Babasının ölümü ile başlayan roman; geçmişe yolculuklarla devam ediyor. Bu yolculukta babasıyla ilgili bütün olayları ve detayları soğukkanlılıkla anlatıyor. Adeta bir sosyolog edasıyla sosyolojiden, kültürel sebeplerden ve toplumsal olaylardan bahseder gibi. Ya da bütün bunları babasının hayatına harmanlayarak... Nobel Ödülünü de bu anlatım tarzı ile almış diye biliyorum. Yazarın anlatımı, bana başlarda biraz duygudan yoksun gibi gelse de annesine ait romanı da okuyunca da tarzını daha çarpıcı bulduğumu söyleyebilirim. Yakın bir zamanda Türkçeye çevrilen bütün kitaplarını okumak istiyorum. Son olarak nedense bana Stefan Zweig’i de anımsattığını belirtmek istiyorum. Tarzları bambaşka; yalnız ikisi de insanı hikayesine bir anda alıveriyor. Okurken kitabın nasıl bitiverdiğini anlayamıyorsunuz.
Edebiyat
Babamın YeriAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20223,887 okunma
7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2024 77. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2024 21:33
Eğer babanız ölmüşse onun ardından yazmak çok zordur. Ben babamı 14 yıl önce kaybettim, bu her ne kadar uzun bir zamanmış gibi görünse de değil aslında. Ne kadar zaman geçtiğinin de bir önemi yok çünkü sevilen birinin kaybının acısı öyle pek kolay bahşedilecek türden bir acı değil. Yas kalıcı bir şey bence, belki zamanla hafifliyor. O hafiflemeyi de zamanın rüzgarının onun üzerini usul usul örtmesi sağlıyor. Zaman onu içimizde bir yere gömüyor, görmüyoruz ama her daim orada olduğunu biliyoruz. Ben yazabilir miydim babam hakkında diye düşündüm, yapamam sanıyorum, zira hala fotoğrafına bile bakamıyorum. Bu yüzden Annie Ernaux çok acılı bir yazma süreci yaşamış olmalı diye düşünüyorum. Çok acılı, cesurca ve çok saygı duyulası bir süreç. Babasını onurlandırmaktan, onu sonsuza kadar yaşatmaktan, bambaşka ülkelerde yaşayan insanların onun bir zamanlar var olduğunun farkına varmalarını sağlamaktan daha güzel bir saygı duruşu olabilir mi? Bu kısacık, hüzünlü kitabı bu yüzden daha da çok sevdim.
Edebiyat
Babamın YeriAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20223,887 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2025 31. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2025 16:40
Sahilde bir kaç saat içinde okudum bitti . Yazarın bir çok kitabını okudum. Kendi hayatı ile ilgili konuları evrensel bir dille yazıyor . Bu kitap da görünürde yazarın baba kız ilişkisini anlatıyor olsa da aslında derinde yazarın sınıf atlama süreçlerini de anlatıyor.
Babamın YeriAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20223,887 okunma
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2023 14:28
2022 yılı Nobel Edebiyat Ödülü alan yazar Annie Ernaux, Babamın Yeri adlı bu kitabıyla kendisine bir his danışmanlığı yapmış olmalı bana göre, babasının kendisinde bıraktığı izlerle ilgili…Benim bu kitabı edinme hikayem de kitapçıda ilk gördüğümde Nobel Edebiyat Ödülü almak konusunda adaletli davranılmadı mı yine acaba? gibi öznel bir sorudan ibaretti. Nitekim arka kapak yazısının da büyük oranda dikkatimi çekmesi sebebiyle kitabı edindim. “Ernaux’nun babası, kızı öğretmenlik sınavlarını verdikten iki ay sonra ölür. Yazar bu ölümün ardından, yetersiz eğitim görmüş, çocukluğundan beri değeri ancak kas gücüyle ölçülmüş babasının işçilikten küçük esnaflığa geçişini, onun toplumsal konumunu ve kendisiyle ilişkisini eşeler. Satırlara dökülenlerse dramatik hatıralar değil, bir portre üzerinden anlatılan bir “sınıf” hikayesidir.” Fransız toplumunun anlatılan döneme ait sorunlarını, babasının anıları üzerinden okuyucuya geçirmesi oldukça başarılı bir yoldu. Yazar 67 yaşında ölen babasının yasıyla mücadele yöntemi olarak babasıyla olan anılarını kaleme almıştır aslında. Hem otobiyografik anlamda hem de bir novella niteliğinde olan bu kitabın duygusal anlamda beni etkileyen tarafı bir baba ölümünün üzerine yazılmış olmasıdır. Yazarın babasıyla ve ailesiyle ilgili açık ve net olması, yazım dilinin de akıcı ve anlaşılır olması sıkıntısız bir okuma sağladı. Empati kurma haline büründüm, ben olsam ne yazabilirdim diye düşündüm. Galiba yazar bana göre daha soğukkanlı kalmış derdim. Gerçekçiliği ve okuyucuyu boğmayacak uzunlukta olması güzeldi. Bir kahve molasında bu kitapla keyifli bir okuma sağlayabilirsiniz. Annie ErnauxAnnie Ernaux
Babamın YeriAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20223,887 okunma

Yazar Hakkında

Annie ErnauxYazar · 15 kitap
Annie Ernaux doğum adıyla Annie Duchesne (d. 1 Eylül 1940), Fransız yazar ve edebiyat profesörü. Çoğunlukla otobiyografik özellikler taşıyan eserlere imza attı. Ernaux, "kişisel hafızanın köklerini, mesafelerini ve kolektif kısıtlamalarını keşfetmedeki cesaretinden" dolayı 2022 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Lillebonne’da, işçi sınıfı bir ailede doğdu. Çocukluğunu Yvetot, Normandiya’da geçirdi. Mazbut bir sosyal çevrede büyüdü, edebiyat öğrenimi gördü ve uzun yıllar boyunca edebiyat öğretmenliği yaptı. Kişisel deneyimle toplumsal tarihi birleştiren unsurları daha ilk romanı "Armoires vides"le (Boş Dolaplar) ortaya koydu. Sınıf atlama, evlilik, kadın özgürlüğü, cinsellik, kürtaj, hastalık, yaşlılık ve ölüm gibi meseleleri kendi deneyimleri üzerinden aktarırken, arka planda daima toplumsal yaşam ve onu oluşturan kültürel, siyasî, tarihî olaylara yer vererek, "toplumsal bellek" yazını olarak nitelenebilecek eserlere imza attı Başta Renaudot Ödülü olmak üzere birçok ödüle değer görüldü. Hâlâ Cergy’de yaşamaktadır. Ernaux edebiyat kariyerine 1974 yılında otobiyografik bir roman olan Les Armoires vides (Boş Dolaplar) ile başladı. 1984'te, babasıyla ilişkisine ve Fransa'da küçük bir kasabadaki deneyimlerine ve sonraki taşınma sürecine odaklanan otobiyografik çalışmalarından biri sayılan La Place (Bir Adamın Yeri) romanı ile Renaudot Ödülü'nü kazandı. 6 Ekim 2022'de, 2022 Nobel Edebiyat Ödülü'nü "kişisel hafızanın köklerini, yabancılaşmalarını ve kolektif kısıtlamalarını ortaya çıkarmadaki cesareti ve klinik keskinliği nedeniyle" alacağı açıklandı. Ernaux, edebiyat ödülünü alan 16. Fransız yazar ve ilk Fransız kadındır. Türkçede yayımlanan eserleri - Seneler, Roman, Can Yayınları, 2021 - Babamın Yeri, Roman, Can Yayınları, 2022 - Boş Dolaplar, Roman, Can Yayınları, 2022 - Yalın Tutku, Roman, Can Yayınları, 2022