Lamiel

Stendhal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

4/10
·208 syf.··
2020 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2020 21:24
Lamiel, Stendhal'in ölümünden yaklaşık kırk yıl sonra (1889) yayımlanmıştır. Kimdir Lamiel, ya da nedir? İtalya'ya ilk gidişinde frengi kapan yine orada aşık olduğu kadını ancak yıllar sonra ziyaret eden, kız kardeşinin ölümüyle büyük yalnızlıklara boğulan ve mutluluğu mantıklı bir arayışın ucunda ışık gibi kovalayan Beyle'in ( Stendhal'in ) durmadan üreten beyninin en son icadı,yalnızlığının cenazesinde yalnızca üç kişinin bulunmasının bir açıklaması mı? Lamiel, günümüz modern toplumunda insanın özüne tam bir yabancılaşma belirtisi olan bir parçalanmayı da az çok temsil eder.
LamielStendhal · Bordo Siyah Yayınları · 2000190 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2018 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2018 15:48
Stendhal kırmızı ve siyah romanındaki gibi yine roman kahramanları aracılığıyla bir çok konuyu eleştirmiş. O dönem Fransa’sının batıl inançlarını, saçma yasaklarını v.b ince bir alayla yerin dibine batırmış adeta. Kızıl ile Kara’da erkek Kahramanla yaptığını bu kez kadın bir kahramanla, Lamiel ile gerçekleştirmiş. Az önce ufak bir araştırma sonucunda öğrendim ne yazık ki kitabı bitiremeden hayatına veda etmiştir. Çok daha iyi bir yapıt olacaktı halbuki. Doktor Sansfin adlı karakter kalp krizinden 25 yaşında ölen bir delikanlı için : “işte içi boşalmış güzel bir vücut; neden benim ruhum onun içine giremiyor.” gibi müthiş bir cümle sarf etmiş. Bu arada Doktor doğuştan kambur ve herkes onunla dalga geçiyor.
LamielStendhal · Bordo Siyah Yayınları · 2000190 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2021 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2021 17:00
Kitabın tamamı Lamiel’den oluşurken finalin kont Nerwinde ile olmasına nedense çok sinirlendim. O kıza ne oldu şimdi? Tüm aradığı soruların cevaplarını bulabildi mi? Mutlu oldu mu? Aşk ne demek anladı mı? Bunların hiçbirini tamam edemeden bir anda bitti gitti. Sanki devam kitabı çıkacakmış gibi. Ne zamandır klasik okumuyorum onun bocalaması mı bilemedim ama hoşnutsuzluk içinde ayrılıyorum bu kitaptan.
1000Kitap
LamielStendhal · Bordo Siyah Yayınları · 2000190 okunma
5/10
·208 syf.··
2018 88. kitabı
Yazılması yarım kalan bir roman serisi, tıpkı "Kuyucaklı Yusuf" gibi. Taşralı kızın Şato hayatı, "Aşk:Tatlı ve vefalı bir dostluktur ki insana yaşamını sevdiği kimseyle geçirirken sonsuz bir mutluluk duyumsatır. Bunun için" evlenme" olması gerekir."
LamielStendhal · Bordo Siyah Yayınları · 2000190 okunma
Bu kitaptan çok fazla alıntı yaptım
7/10
·221 syf.··
2025 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2025 23:01
Stendhal'ın tamamlanmamış eseri Lamiel'i sıkılmadan okudum. Başlarda doktor Sansfin karakterinin yoğun anlatıldığı hikâye daha sonrasında Lamiel karakterine kayıyor. Doktor Sansfin kamburu olan ve bir takım kişilerin alay ettiği biri. Kendi hastalığına çare bulma umuduyla doktor olan Sansfin hastalığına çare bulamaz ancak doktorluğu sayesinde hayatına birçok kadını dahil etmeyi başarır. Peki şimdi sırada taşralı evlatlık kız Lamiel mi vardır? Lamiel düşes'e kitap okuma görevine kabul edildiğinde hayatının anlam arayışı da başlar. Aşk'ı hissetmeyi çok ister. Nedir herkesin hoşuna giden aşk? Lamiel hoşlanmadığı kişilerle bile aşk yaşama girişiminde bulunur. Lamiel'in hafif bir kadın gibi davranması kendisini evlatlık alan manevi teyzesini ve ondan hoşlanan papazı endişelendirir. Lamiel umarım sonrasında aradığı aşkı bulmuştur. Umarım doktor Sansfin de mutluluğu bulmuştur. Gerçi doktorun avcı olması da canımı sıktı ama neyse...
LamielStendhal · Karbon Kitaplar · 2020190 okunma
7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2021 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2021 00:13
Stendal'ın okuduğum ikinci kitabı ve bu kitabında da karakterleri üzerinden bol bol sınıfsal eleştirilerde bulunmuş. Kitap Lamiel adında evlatlık alınmış bir genç kızın çağındakilerden farklı düşüncelerini ve farklı arayışlara girmesini anlatıyor.. Ama benim en sevdiğim karakter doktor Sansfin oldu. Sansfin kamburu olan genç bir adam. Engelini iyileştirmek adına doktor olmuş fakat bir çare bulamamış. Ruhu diğer insanların zorbalığı yüzünden de yara almış, çabuk sinirlenen ama çok zeki bir adam. Kitabın sonunda keşke bu karaktere de bir kitap yazsaymış dedim.
Edebiyat
LamielStendhal · Milli Eğitim Basımevi · 1990190 okunma
7/10
·221 syf.··
2025 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2025 02:44
Stendhal ile yeni yeni kitap okumaya başladığım zamanlar Kırmızı ve Siyah ile tanışmıştım. O dönem en sevdiğim kitap olmuştu. Sonrasında Parma Manastırı ile devam etmiştim. Şimdi sıra
LamielStendhal · Karbon Kitaplar · 2020190 okunma
7/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2021 842. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2021 10:59
Cumhuriyet’in seri olarak 2000 yıllarında çıkardığı mükemmel eserler var. Gerçekten bunlar mükemmel ve bunları sahaflar 20 liradan aşağı satmazken Cuma günleri Metrobüs durağına da epey yakınca
Lamiel 1Stendhal · Cumhuriyet Kitapları · 2001190 okunma
8/10
·188 syf.·
2026 5. kitabı
Tamamlanmamış bir romanı okumak daima beni sinirlendirmiştir. Hele de konu sarpa sarınca sonucun ne olduğu ile ilgili herhangi bir nokta da mevcut değilse insan oturduğu yere apışıp kalıyor. Stendhalın yarım kalan tek eseri de diyebiliriz. Eserini bitiremeden ölen yazarın eserdeki konusu köylü bir kişinin dönemin burjuvası ile karşılaştırmalarını içermekte. Toplumsal tabakanın keskin bir ayrılışla sınırlarının çizilmesi ve devrim sonrası eserin de kaleme alındığını varsayarsak özellikle 1789 devriminden sonraki fransasını yansıtmış diyebiliriz. Din argümanlarının basitçe kullanıldığı ve cumhuriyetçi kralcı ayırımının toplumdaki terennümlerini de içeren eser, genç bir kızın başından geçen hikayelerin toplamı niteliğinde. Toplumun ve burjuvazinin birbiriyle ne şekilde mücadele ettiğinin kah müstehcen kah da mizahi bir dille esere aktarımı yapılmış. Kim bilir bu eser nasıl bitecekti sorusunu aklımı kurcalarken, aslında sonun da dinle bir bağlamı olacağını sezmedim değil. Zaman öldürmek için okunması gereken akıcı bir eser. Yarım kaldığı için de geri kalanlarla ilgili yorum yapmak düşüyor bize. Akıcı ve sade bir dil kullanan yazar, olayların akışını da basit bir şekilde okura sunmakta. Hovarda ve ne istediğini bilmeyen bir kızın aşk konusundaki maceraları basit bir tanım olsa da bu da eser için yapılacak yorumlardan biridir.
LamielStendhal · Karbon Kitaplar · 2020190 okunma
8/10
·256 syf.··
2008 34. kitabı
·
226 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2008 00:00
Stendhal'in bu tamamlanmamış son romanı, 19. yüzyıl Fransız burjuva toplumunun ikiyüzlülüğünü, yozlaşmış ahlakını ve paranın her şeyi satın alan gücünü kıyasıya eleştirir. Kadın karakter Lamiel üzerinden, sistemin dayattığı sahte "kadınlık" rollerine ve soyluların çürümüş dünyasına karşı isyanı işler. Lamiel'in özgürlük arayışı, aslında dönemin restorasyon Fransasındaki gerici atmosfere yönelik bir protestodur. Stendhal'in sınıfsal çelişkileri keskin bir gözlemle yansıttığı, erken dönem gerçekçiliğinin önemli bir örneğidir.
1000Kitap
LamielStendhal · Milli Eğitim Basımevi · 1990190 okunma

Yazar Hakkında

StendhalYazar · 30 kitap
Daha çok mahlası Stendhal ile bilinen Fransız Realist yazar. Marie-Henri Beyle (23 Ocak 1783, Grenoble – 23 Mart 1842, Paris), daha çok mahlası Stendhal ile bilinen Fransız Realist yazar. Marie-Henri Beyle, Grenoble'da 23 Ocak 1783 tarihinde burjuva bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası avukat Cherubin Beyle, annesi Hanriette Gagnon'dur. Çok sevdiği annesi 1790 yılında, Stendhal henüz yedi yaşındayken öldü. Stendhal, disiplinli ve muhafazakar kimseler olan teyzesinin babasının etkisi altında büyüdü. 1796'da Grenoble'da bir okula girdiyse de, 30 Ekim 1799'da askeri okulun giriş sınavına katılmak için Paris'teki, kuzeninin de çalışıyor olduğu Savaş Bakanlığı'na gitti. Ertesi yıl ağır süvari birliğinde teğmen olarak İtalya'ya gitti. Bu seyahati sırasında Dimenico Cimarosa ve Gioachino Rossini'nin müziğini ve Vittorio Alfieri'nin eserlerini tanıması için bir fırsat oldu. 1801'de ise Napolyon Bonapart'ın ordusunda görev alarak İtalya seferine çıktı. Bu sefer sırasında bir komutanın asistanı olarak Brescia'da üç ay kaldı ve bu sırada soylu ailelerin evlerinde bulundu; ki bu sürenin onun hayatında ne kadar önemli bir yer tuttuğu, sonradan yayınlanan günlüklerinden anlaşılmaktadır. Yine bu zamanlarda yerel dergilerin yazarlarıyla tanışıp Romantik edebiyatı öğrendi. 1802'de bu bölgeden ayrılarak Almanya, Avusturya ve Rusya'da bazı askeri görevlerde bulundu, ama asla savaşa katılmadı. Aynı yıl, hayatı boyunca aşık olduğu onlarca kadından ilki olan Madame Rebuffel'in peşinden Marsilya'ya gitti. Orada ticarete atıldıysa da başarısız oldu. Bu ve bunu takip eden olayların ve yılların, Kırmızı ve Siyah romanının baş karakteri Julien Sorel'in karakterinin detaylarının çizilmesine büyük katkı sağladığı düşünülmektedir. 1812'de Napolyon ile birlikte Rus seferine katıldı ve Moskova'nın baştan sonra yanışına şahit oldu. Napolyon'un büyük ordusundan sağ kalmayı başaran az sayıdaki askerden olan Stendhal, notlarının önemli bir kısmını, ordu Rusya'dan geri çekilirken kaybetti. Ayrıca o zamana kadar yüzlerce takma isim kullanan yazar, Stendhal ismini bu sıralarda seçmiştir. 1814'te Napolyon'un düşüşünden sonra Milano'ya yerleşmiş ve burada da Angéla Pietragrua'ya aşık olmuştur. Ertesi yıl Parma'yı ziyaret etmiş ve bu seyahati, üçüncü romanı olan Parma Manastırı'na ilham kaynağı olmuştur. 1817'de ise İtalya'daki izlenimlerini anlatan ve İtalya'ya olan hayranlığının simgesine dönüşen Roma, Napoli ve Floransa kitabını yazmıştır. 1818'de Napolyon'un Hayatı'nı yazmaya başlamıştır. Bu sırada da mutsuz bir aşk yaşayacağı Mathilde Dembowski ile tanışmıştır. 1821'de ise yasadışı bir İtalyan örgütüne üye olduğu suçlamasıyla Milano'dan uzaklaştırılmıştır. Stendhal bunun üzerine Batı Avrupa'yı dolaşmaya başlamıştır. Bu yolculuklar sırasındaki tecrübeleri, düşünceleri ve hisler, sonradan yazacağı romanların ana şeklini oluşturmuştur. 1827'de ilk roman Armance'ı, üç yıl sonra da Kırmızı ve Siyah'ı yazmıştır. 1831'de ise Trieste'ye giderek bir süre konsolosluk yapmıştır. 1839'da Parma Manastırı'nı yazmayı bitirdikten sonra, gençliğinde yaptığı İtalya seyahatlerinden birinde kaptığı frengi hastalığı etkilerini göstermeye başlamıştır. 1841'de geçici bir felce uğramış, daha sonradan da birçok benzer sıkıntılar yaşamıştır. Ve Paris sokaklarında yürürken bayılıp kaldırım kenarına yığılmasından birkaç saat sonra, 1842 yılının 22 Mart'ı 23 Mart'a bağlayan gecesinde vefat etmiştir. Mezarı Montmarte Mezarlığı'ndadır.