Masallar

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
Keşke bazen dibe kadar battığımız bazen de kendimizi paralayıp düze çıkmaya çalıştığımız günlerimiz masalların sonu gibi güzel bitseydi. Belki o zaman hayata karşı eşit olabilirdik. Ama hayata karşı sadece hayallerde eşitiz: O büyük renkli boşlukta… Tolstoy’un bir iki sayfalık masalları da ister istemez o renkli boşluğa itiyor bizi. Rüşvete izin vermeyen devlet adamları, güçsüzü ezmeyen insanlar, açın, fakirin halinden anlayanlar, hatasının farkında olanlar, kibrinde boğulmayanlar, başkasının karısına kocasına göz dikmeyenler, hırsızda hiç mi hata yok canım sözünü unutmayanlar, başkalarının sözüne kendi sözünden daha çok takılmayanlar, mevkiine uygun davrananlar, hak adalet kelimelerinin tam karşılığını akıllarına kazıyan yargıçlar… İyileri, gerçek iyileri düşünmek gerçekten çok renkli bir boşluk değil mi sizce? Diyebilirsiniz hayatta hiç mi iyi şeyler yok. Ben söylemiyorum bunları, Tolstoy söyletiyor bana. Var ama olan şeylere artık iyi mi kötü mü diye bakılmıyor, bana faydası ne ki bunun diye bakılıyor. İşte bu yüzden bu masallar o güzel insanların güzel atlara binip gitmeden önceki hallerine, o güzel zamanlara, belki de sadece masallarda olan o zamanlara renkli bir yolculuk yaptırıyor. Ne diyordu yazar “İnsanın olduğu yerde sadece masallarda güzel şeyler oluyor. Gerçek hayat iyi insanlar için tam bir cehennem; güzel şeylerin olacağına inanıp eksiliyorlar. Kötü insanlar ise fırsatını buldukça egemenliklerini güçlendiriyorlar. Şimdiye kadar hiçbir yerde söylemedim. İyi insanlar eksilseler de bir gün mutlaka kazanacaklar.” Ya da ben demiş olabilirim bunu. Bir sözü birden fazla insanın söylemesi lazım gelirmiş… En az 3 4 kitap daha masallarla iç içe olacağım. O büyük renkli boşlukta. Bu yazı da birazcık kalsın burada. Sevgiyle…
MasallarLev Tolstoy · İmge Kitabevi · 2013188 okunma
Puan vermedi·100 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2023 15:01
Kitaplıkta Tolstoy'un Masallarını görünce tarih kitaplarına bir mola vermek istedim. İyi de oldu. Bazıları daha önce de duyduğum meşhur hikayelerdi,bazılarını ilk kez okudum. Ama bir tebessüm, sanki ben yaşamışım gibi doğal bir sadelik ve akan bir dil... Güzel gerçekçi masallar :)
1K
MasallarLev Tolstoy · İmge Kitabevi · 2013188 okunma
Büyüklere Masallar...
9/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2019 132. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2019 13:59
Tolstoy, tartışmasız büyük bir yazar. Hatta gelmiş geçmiş en büyüklerden biri. Haliyle, onun anlattığı ve değindiği her konu ve mesele de büyük bir önem kazanıyor. Konu ve meseleleri kendine has bir şekilde ele alışı onu büyük bir yazar, düşünür, eylem adamı ve sanatçı yapıyor. Masallar, Tolstoy'un, ülkesindeki cahil ve eğitimsiz çocukların okuyacağı kitaplar olmadığını görünce, onlar için kaleme aldığı bir kitaptır. Masalları her ne kadar çocuklar için yazmış olduğunu söylesek bile, kesinlikle büyüklerin önemli dersler çıkarması gerekmektedir. Tolstoy, masallar aracılığıyla hem büyüklere hem de insanlığa önemli mesajlar vermektedir. Masallar; adalet, sevgi, saygı, bilgelik, hak ve hukuk, arkadaşlık, güven, dostluk ve dürüstlük gibi çok önemli kavramlardan alınması gereken dersleri, sade ve anlaşılır bir anlatımla bize aktardığından okunmaya değer olarak ele alınmalıdır...
MasallarLev Tolstoy · Şule Yayınları · 2009188 okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.