Adı:
Maşenka
Baskı tarihi:
Temmuz 2019
Sayfa sayısı:
141
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750510434
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Машенька
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Baskılar:
Maşenka
Maşenka
"Pansiyon hem Ruslara özgüydü hem de berbat bir yerdi.
Berbattı, çünkü bütün gün ve neredeyse bütün gece Stadtbahn
trenlerinin sesi duyulurdu, bu da sanki bütün bina hafifçe
sallanıyormuş duygusunu uyandırırdı insanda. Eldivenleri
koymak için bir çıkıntısı olan bulanık bir aynanın asıldığı ve
meşeden bir konsolun, insanların geçerken kaçınılmaz olarak
çarpacağı şekilde yerleştirildiği hol, çıplak ve sıkışık bir koridora
açılıyordu. Koridorun her iki yanında da kapılarına siyah kocaman numaralar yapıştırılmış üçer oda bulunuyordu."
-Maşenka-

"Nabokov, her zaman benim en sevdiğim yazarlardan biri oldu ve her zaman da öyle kalacak. İnsanlar ancak üç-dört topu havada çevirebilirken, o bunu on tane topla yapabiliyor."
-Jeffrey Eugenides-
141 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Nabokov'un ilk romanı olan Maşenka hem karakterleri, hem de betimlemeri ile iyi ki okudum dediğim, çok sevdiğim kitaplardan bir tanesi.
Durağan ilerlemesine rağmen bir kere kendinizi Nabokov'un satırlarını kaptirdiğiniz zaman satirlarin katman katman açıldığını fark ediyorsunuz.
Bir Rus pansiyonu içinde hem birbirinden farklı karakterlerin hayatlarına, hayallerine dokunuyoruz hem de ana karakter Ganin'in hayatına daha yakından bakma fırsatımız oluyor.
Nabokov ile tanismayanlar için harika bir tanışma kitabı olacaktir.
141 syf.
Bizler, ben, sen, o, herkes..
Bazen hiç istemediğimiz halde bulunduğumuz yerden ayrılmak zorunda kalırız. Ya da kendi gerçeklerimizden kaçarız, bencilce davranırız ve geride bıraktıklarımızı önemsemeyiz..

Hiç bilmediğimiz, hiç tanımadığımız yollar çıkarır hayat karşımıza. Bir şekilde uyum sağlamaya çalışırız ve sağlarız da. Ne kadar olur orasını bilmiyorum tabi. En azından yaşamak zorunda olduğumuzu biliriz. Bu kaybolmuşlukla başkalarının hayatına dokunur onları da kaybederiz.

Bilmediğimiz insanlarla aynı yerde yaşamak zorunda kalırız. Hepimiz birbirimizden o kadar farklıyızdır ki.
Bilinmeyiz, anlaşılmayız, anlatmayız...

Heh işte bir de aramızda muhakkak biri olur ki o da umutlarıyla yaşar. Her gün bıkmadan usanmadan amacına ulaşmaya çalışır. Bu süreçte ölmekten korkar.. Çünkü tek bir hayalini de gerçekleştirmeden ölmek istemez. Özgür olmak ister! Yaşamak ister... Ama bazen sadece istediğiyle de kalır. Her şey mutlu sonla bitmeyebilir di mi?

İçimizde biri olur, koşulsuz sevginin nasıl olduğunu gösterir bizlere. Sevilmeyeceğini bildiği halde sever. İçi nasılsa dışı da öyle siyahlara bürünür. Bekler, sadece bekler. Ama neden? Kaybedecek bir şeyin yokken neden sadece beklersin ki?

Onca farklılığın arasında bile geçmişten hatıralar bulabiliriz. Geçmişin ne zaman ve nerede peşimizden geleceği belli olmaz. İstediğin kadar uzağa kaçsan bile bir gün hiç beklemediğin bir an gelip seni bulabilir. İşin garip tarafı da sen her şeyin aynı olacağını sanırsın. Ah ne büyük yanılgı. Bir insan yaptığı hatalardan ve kendi büyük benciliğinden sonra karşı tarafın onca yıl geçmesine rağmen aynı olmasını nasıl bekleyebilir ki? Az önce dedim ya size “ah ne büyük yanılgı,” diye.. İşte hayat bazen eyleme geçmeden önce yanıldığımızı bizlere gösterir.

Karakterlerden bahsetmek yerine böyle ufak bir yazı yazmak istedim. Eğer olur da kitap elinize geçerse incelememi neden böyle kapalı yazdığımı anlarsınız. Yazarı zaten seviyordum ve yazmış olduğu ilk kitabı okuyunca da bu değişmedi. Yer yer betimlemelerinin çok fazla olması beni rahatsız etti ama genel olarak hoştu. Bir de bazı kitaplarda her sayfada bir kişinin farklı isimlerle yazılmasından hoşlanmıyorum. Yani bazen anlaşılamayabiliyor ve akışı bozduğunu düşünüyorum. Ama genel olarak güzel bir hikaye ve güzel bir kurguydu. Her kitap mutlu son ile bitmek zorunda değil. Bazen gerçeklerle yüzleşmek daha iyi gelebiliyor. Hele de benim gibi hayal dünyası çok geniş olan insanlar için...
141 syf.
·7/10 puan
Vladimir Nabokov’un sonsuz bekleyişler barındıran bu eseri, ilk romanıdır ve eşine adanmıştır. Rus Edebiyatı’na çokça gönderme yapan kitap, Nabokov’un da referans kitabıymış. Dönüp dolaşıp kendini bu kitapta bulurmuş.
Fazlaca betimleme olmasına rağmen ben çok beğendim, tavsiye edilir.
141 syf.
·3 günde·8/10 puan
... fakat belki de gerçek mutluluklarının gerçekten bittiğinin farkına varmışlardı.

Nabokov 'un ilk romanı' Maşenka'yı geceye emanet ettiğim şu dakikalarda, bir insan neden büyük bir yazar olur tekrar anladım. Bu öylesine bir dil öylesine eşsiz bir uslüp ki okuyucuya nereden nereye nasıl bu kadar güzel söyletilir!
Maşenka Gann'in dört günlük mü yoksa ömürlük mü sevdiği, heyhat buna kim cevap verebilir..
Bir asansörün için derin derin nefes almaya çalışırken Alfyorov sistematik bir şekilde hiç susmadan konuşurken, Rusya özlemiyle Berlin in kokuşmuş bir pansiyonunda amaçsız eski bir subay olarak yaşamak ne kadar zor?
Hele bir çekmecede saklanmış olan Maşenka..
Gann'in ilk aşkı ve yan pansiyonerin şimdiki karısı nasıl olur da aynı Maşenka olur...
Ve bir trenle gelecek olan aşk sahiden gelir mi...
Öylesine özel öylesine derin bir roman ki...
Hadi hemen alın ve okuyun
Vladimir Nabokov
141 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Nabokov bu kitabında da beni şaşırttı. "Karanlığın Kahkahası" nda böyle bir dil, böyle samimi bir anlatım, bu kadar uzun ama yorucu olmayan cümlelerle yazan yazarla neden daha önce tanışmadım diye içten içe kendime kızıyordum.Belki de en iyi eseri bu dedim kendi kendime. Çünkü muhteşem bir kalemle karşı karşıyaydım. Bunu hissedebiliyordum. Ve hislerim beni yanıltmadı, tam istediğim bir dille, kelime haznesiyle, yorumlama kabiliyetiyle, betimlemelerle karşı karşıyaydım. Bugün bu kitabı bitirdiğimde bu sefer daha fazla bir heyecanla, hayranlıkla, umutla yazarın dilinin büyülü dünyasında buldum kendime. Konu itibariyle, belki mutsuz sonun öğretici yanıyla, karakterlerin kendi yazı dünyalarıyla ve aşk dünyaları ile sürgünlüğün o buruk, acımsı, ekşimsi tadıyla kitap sizi en derin ve tezat hislerle alıp kucaklıyor. Soru soruyorsunuz kendinize ve yazara. O döneme dair aşkların, sosyal hayatın, insan ilişkilerinin, vefanın ve de boş vermişliğin zincirlerinden kurtulmaya çalışacaksınız ama kurtulamayacaksınız. Eğer bu gün dünyanın en büyük yazarlarının isimlerini sorsalar; benim şuan en güçlü kalem olduğuna inandığım ve sihirli dünyanın sihirli kalemin sahibi olduğununu kabul ettiğim Vladimir Nabokov bunlardan biri olacaktır. Tüm eserlerini okumayı da boynumun borcu bilirim. Muhteşem. !
141 syf.
·10 günde·7/10 puan
Nabokovun okuduğum ilk kitabi.
Müthiş betimlemeleri var. Gereğinden fazla olsa da ben begendim.
Konu olarak baktığımızda guzeldi bence.. Durgun fakat etkileyici bir havasi var. Çok zor okusam da severim böyle kitaplari. Konu bakimindan kısır oldugunu göz önünde bulundurmak gerekir.
Bir hata yapmaktan, belleğin ışıltılı labirentinde kaybolmaktan korkarak, arada bir unutulmuş birkaç parça şeyi almak için geri dönerek, ama asla hızlı gitmeyerek, geçmiş yaşamını dikkatle, özenle diriltiyordu.
Vladimir Nabokov
Sayfa 47 - İletişim Yayınları
"Yaşamımda olması gereken ne varsa şiirime kattım ben; şimdiyse her şeye yeniden başlamak için çok geç. Şu anda aklımda olan tek şey, her şeyin sonradan farkına varıp pişman olmaktansa, yaradılıştan ateşli, hayat dolu bir insan olmanın daha iyi olduğu."
Vladimir Nabokov
Sayfa 58 - İletişim Yayınları
Evet, her şey nasıl da bitiyor, değil mi, nasıl değişiyor. Yeni baştan yaşamak ister miydin her şeyi? Sanırım, bugün biraz fazla bunalımlıyım.
Vladimir Nabokov
Sayfa 114 - İletişim Yayınları
Anılarını gerçekmişçesine yeniden yaşıyordu. Onun için zaman, kat kat açılan anılarda bir gezintiydi.
Vladimir Nabokov
Sayfa 73 - İletişim Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Maşenka
Baskı tarihi:
Temmuz 2019
Sayfa sayısı:
141
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750510434
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Машенька
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Baskılar:
Maşenka
Maşenka
"Pansiyon hem Ruslara özgüydü hem de berbat bir yerdi.
Berbattı, çünkü bütün gün ve neredeyse bütün gece Stadtbahn
trenlerinin sesi duyulurdu, bu da sanki bütün bina hafifçe
sallanıyormuş duygusunu uyandırırdı insanda. Eldivenleri
koymak için bir çıkıntısı olan bulanık bir aynanın asıldığı ve
meşeden bir konsolun, insanların geçerken kaçınılmaz olarak
çarpacağı şekilde yerleştirildiği hol, çıplak ve sıkışık bir koridora
açılıyordu. Koridorun her iki yanında da kapılarına siyah kocaman numaralar yapıştırılmış üçer oda bulunuyordu."
-Maşenka-

"Nabokov, her zaman benim en sevdiğim yazarlardan biri oldu ve her zaman da öyle kalacak. İnsanlar ancak üç-dört topu havada çevirebilirken, o bunu on tane topla yapabiliyor."
-Jeffrey Eugenides-

Kitabı okuyanlar 89 okur

  • Seval Yılmaz
  • Ozan
  • Elif Tuğçe balaban
  • Ece
  • Ziyadkhan Abdullayev
  • Eda Yaroğlu
  • M'oníris
  • Nuchnib
  • Zümrüt Liz
  • yana

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.3 (10)
9
%13.2 (5)
8
%31.6 (12)
7
%23.7 (9)
6
%2.6 (1)
5
%2.6 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0