Adı:
Maşenka
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
141
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750510434
Kitabın türü:
Çeviri:
Esra Birkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
"Pansiyon hem Ruslara özgüydü hem de berbat bir yerdi.
Berbattı, çünkü bütün gün ve neredeyse bütün gece Stadtbahn
trenlerinin sesi duyulurdu, bu da sanki bütün bina hafifçe
sallanıyormuş duygusunu uyandırırdı insanda. Eldivenleri
koymak için bir çıkıntısı olan bulanık bir aynanın asıldığı ve
meşeden bir konsolun, insanların geçerken kaçınılmaz olarak
çarpacağı şekilde yerleştirildiği hol, çıplak ve sıkışık bir koridora
açılıyordu. Koridorun her iki yanında da kapılarına siyah kocaman numaralar yapıştırılmış üçer oda bulunuyordu."
-Maşenka-

"Nabokov, her zaman benim en sevdiğim yazarlardan biri oldu ve her zaman da öyle kalacak. İnsanlar ancak üç-dört topu havada çevirebilirken, o bunu on tane topla yapabiliyor."
-Jeffrey Eugenides-
141 syf.
Bizler, ben, sen, o, herkes..
Bazen hiç istemediğimiz halde bulunduğumuz yerden ayrılmak zorunda kalırız. Ya da kendi gerçeklerimizden kaçarız, bencilce davranırız ve geride bıraktıklarımızı önemsemeyiz..

Hiç bilmediğimiz, hiç tanımadığımız yollar çıkarır hayat karşımıza. Bir şekilde uyum sağlamaya çalışırız ve sağlarız da. Ne kadar olur orasını bilmiyorum tabi. En azından yaşamak zorunda olduğumuzu biliriz. Bu kaybolmuşlukla başkalarının hayatına dokunur onları da kaybederiz.

Bilmediğimiz insanlarla aynı yerde yaşamak zorunda kalırız. Hepimiz birbirimizden o kadar farklıyızdır ki.
Bilinmeyiz, anlaşılmayız, anlatmayız...

Heh işte bir de aramızda muhakkak biri olur ki o da umutlarıyla yaşar. Her gün bıkmadan usanmadan amacına ulaşmaya çalışır. Bu süreçte ölmekten korkar.. Çünkü tek bir hayalini de gerçekleştirmeden ölmek istemez. Özgür olmak ister! Yaşamak ister... Ama bazen sadece istediğiyle de kalır. Her şey mutlu sonla bitmeyebilir di mi?

İçimizde biri olur, koşulsuz sevginin nasıl olduğunu gösterir bizlere. Sevilmeyeceğini bildiği halde sever. İçi nasılsa dışı da öyle siyahlara bürünür. Bekler, sadece bekler. Ama neden? Kaybedecek bir şeyin yokken neden sadece beklersin ki?

Onca farklılığın arasında bile geçmişten hatıralar bulabiliriz. Geçmişin ne zaman ve nerede peşimizden geleceği belli olmaz. İstediğin kadar uzağa kaçsan bile bir gün hiç beklemediğin bir an gelip seni bulabilir. İşin garip tarafı da sen her şeyin aynı olacağını sanırsın. Ah ne büyük yanılgı. Bir insan yaptığı hatalardan ve kendi büyük benciliğinden sonra karşı tarafın onca yıl geçmesine rağmen aynı olmasını nasıl bekleyebilir ki? Az önce dedim ya size “ah ne büyük yanılgı,” diye.. İşte hayat bazen eyleme geçmeden önce yanıldığımızı bizlere gösterir.

Karakterlerden bahsetmek yerine böyle ufak bir yazı yazmak istedim. Eğer olur da kitap elinize geçerse incelememi neden böyle kapalı yazdığımı anlarsınız. Yazarı zaten seviyordum ve yazmış olduğu ilk kitabı okuyunca da bu değişmedi. Yer yer betimlemelerinin çok fazla olması beni rahatsız etti ama genel olarak hoştu. Bir de bazı kitaplarda her sayfada bir kişinin farklı isimlerle yazılmasından hoşlanmıyorum. Yani bazen anlaşılamayabiliyor ve akışı bozduğunu düşünüyorum. Ama genel olarak güzel bir hikaye ve güzel bir kurguydu. Her kitap mutlu son ile bitmek zorunda değil. Bazen gerçeklerle yüzleşmek daha iyi gelebiliyor. Hele de benim gibi hayal dünyası çok geniş olan insanlar için...
141 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Nabokov bu kitabında da beni şaşırttı. "Karanlığın Kahkahası" nda böyle bir dil, böyle samimi bir anlatım, bu kadar uzun ama yorucu olmayan cümlelerle yazan yazarla neden daha önce tanışmadım diye içten içe kendime kızıyordum.Belki de en iyi eseri bu dedim kendi kendime. Çünkü muhteşem bir kalemle karşı karşıyaydım. Bunu hissedebiliyordum. Ve hislerim beni yanıltmadı, tam istediğim bir dille, kelime haznesiyle, yorumlama kabiliyetiyle, betimlemelerle karşı karşıyaydım. Bugün bu kitabı bitirdiğimde bu sefer daha fazla bir heyecanla, hayranlıkla, umutla yazarın dilinin büyülü dünyasında buldum kendime. Konu itibariyle, belki mutsuz sonun öğretici yanıyla, karakterlerin kendi yazı dünyalarıyla ve aşk dünyaları ile sürgünlüğün o buruk, acımsı, ekşimsi tadıyla kitap sizi en derin ve tezat hislerle alıp kucaklıyor. Soru soruyorsunuz kendinize ve yazara. O döneme dair aşkların, sosyal hayatın, insan ilişkilerinin, vefanın ve de boş vermişliğin zincirlerinden kurtulmaya çalışacaksınız ama kurtulamayacaksınız. Eğer bu gün dünyanın en büyük yazarlarının isimlerini sorsalar; benim şuan en güçlü kalem olduğuna inandığım ve sihirli dünyanın sihirli kalemin sahibi olduğununu kabul ettiğim Vladimir Nabokov bunlardan biri olacaktır. Tüm eserlerini okumayı da boynumun borcu bilirim. Muhteşem. !
141 syf.
·1 günde·8/10
Dün gece yolda okuyup bitirdiğim ve bir müddet sonra yalın tasvirlerinin, sıradan kurgusunun girdabına kapıldığım ve melankoliyi varoluş haykırışıyla gördüğüm Ganin' in içsel dünyasına ayrıca bir yolculuk ettim. Bir şehirden, bir melankoliğin dünyasına yolculuk. Nabokov, her karakterinde kendini başka başka suretlerle anlatıyor bize. Keyifli okumalar.
141 syf.
·10 günde·7/10
Nabokovun okuduğum ilk kitabi.
Müthiş betimlemeleri var. Gereğinden fazla olsa da ben begendim.
Konu olarak baktığımızda guzeldi bence.. Durgun fakat etkileyici bir havasi var. Çok zor okusam da severim böyle kitaplari. Konu bakimindan kısır oldugunu göz önünde bulundurmak gerekir.
Yaşa­mımda olması gereken ne varsa şiirime kattım ben; şimdiy­se her şeye yeniden başlamak için çok geç. Şu anda aklım­da olan tek şey, her şeyin sonradan farkına varıp pişman ol­maktansa, yaradılıştan ateşli, hayat dolu bir insan olmanın daha iyi olduğu.
Vladimir Nabokov
Sayfa 58 - İletişim
Gün, önceki günler gibi yavan bir boşlukla, boşluğu bi­le büyüleyici kılabilen o hülyalı beklentilerden uzak, tembel tembel geçip gitti.
Vladimir Nabokov
Sayfa 30 - İletişim
“Ah gençlik işte.O kız zamanla bunun da üstesinden gelir. Başa gelen her şey, kişiyi en iyisine götürmek için bir adımdır.”
Ne istediğini bilmemek;

"Insanın uyandığı anda kirpikleri birbirine sonsuza dek yapışmış gibi gözlerini açamamasının verdiği rahatsızlığa ve can sıkkınlığına benzer, berbat ve acı veren bir durumdu bu."
Vladimir Nabokov
Sayfa 31 - Iletişim Yayınları 1. Baskı 2012
"Bir yazarın biyografisinin en güzel
tarafı, onun maceralarının değil, üslubunun öyküsü olmasıdır."
Vladimir Nabokov
Sayfa 11 - İletişim
Geçmiş gönül serüvenini hatırlamışken, hatırlamışken geçmiş bir aşkı.
Vladimir Nabokov
Iletişim Yayınları 1. Baskı 2012

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Maşenka
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
141
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750510434
Kitabın türü:
Çeviri:
Esra Birkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
"Pansiyon hem Ruslara özgüydü hem de berbat bir yerdi.
Berbattı, çünkü bütün gün ve neredeyse bütün gece Stadtbahn
trenlerinin sesi duyulurdu, bu da sanki bütün bina hafifçe
sallanıyormuş duygusunu uyandırırdı insanda. Eldivenleri
koymak için bir çıkıntısı olan bulanık bir aynanın asıldığı ve
meşeden bir konsolun, insanların geçerken kaçınılmaz olarak
çarpacağı şekilde yerleştirildiği hol, çıplak ve sıkışık bir koridora
açılıyordu. Koridorun her iki yanında da kapılarına siyah kocaman numaralar yapıştırılmış üçer oda bulunuyordu."
-Maşenka-

"Nabokov, her zaman benim en sevdiğim yazarlardan biri oldu ve her zaman da öyle kalacak. İnsanlar ancak üç-dört topu havada çevirebilirken, o bunu on tane topla yapabiliyor."
-Jeffrey Eugenides-

Kitabı okuyanlar 36 okur

  • Harun Bora Tunç
  • Abdullah Bozkurt
  • Elif Serbest
  • Fatih DOĞANCI
  • Halil Erdoğan
  • uğur kiraz
  • Recep Keskin
  • Sercan Bedir
  • Esra Bulguroğlu
  • Ali Çolak

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (7)
9
%14.3 (3)
8
%19 (4)
7
%23.8 (5)
6
%4.8 (1)
5
%4.8 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0