Mektupların Romanı

Mihail Şişkin
Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 53 dk.
Sayfa Sayısı:
384
Basım Tarihi:
Mart 2017
Yayınevi:
Jaguar Kitap
ISBN:
9786056663789
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·384 syf.··
Beğendi
·
2023 44. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2023 10:44
1961 Moskova doğumlu Mihail Şişkin, Rusya’nın en büyük üç edebiyat ödülünü de kazanan ilk yazar. Eserleri yirmi dokuz dile çevrildi ve farklı ülkelerden pek çok değerli ödüle layık görüldü. Ülkesinde Rus edebiyat geleneğinin yaşayan vârisi olarak görülen Şişkin, mevcut Rus yönetimine muhalif tavrı nedeniyle 1994’te ülkesinden ayrıldı ve halen İsviçre’de yaşamaktadır. Yazar "Mektupların Romanı" kitabında ismine oldukça uygun şekilde; aşk, kader, savaşın vahşeti karşısında insanın çaresizliği, sözcüklerin hayatlarımızda kapladığı yer, yazmanın beyhudeliği ve aynı zamanda kıymeti, batılın aldatıcılığı, ruhun tene zarar veren hastalıkları, varoluşun geniş aynasında boşluğa düşme halleri, tesadüflerin kaçınılmaz rolünü öyle güzel işlemiş ki, insanın yeniden mektupların yazıldığı zamanlara dönesi geliyor.
Mektupların RomanıMihail Şişkin · Jaguar Kitap · 2017127 okunma
Bazen senin nerede bittiğin, benim nerede başladım iyice anlaşılmaz oluyor.
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2023 78. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2023 15:54
Vovka cepheden yazıyor mektupları, insanlığın ceset biriktirdiği yerden, Saşenka’sı ise ev olmayan evlerin içinden, hayat olmayı başaramamış hayatın aktığı yerden..Biri diğerinin cevabı olmayan mektuplar bunlar. Ki sahibine ulaşabileni de yok zaten. Ama yazıyorlar. “Eğer bakıştan değilse, dokunuştan; varlıktan değilse, hiç olmazsa yokluktan bir onay” almak için, varlıklarını sürdürebilmek için yazıyorlar ve insanı kendisinden kurtarmak gerektiği için en çok da. Mektuplar pencerenin ardındaki yıldızlı payı paydaya bölünce şu koca evrenden elimizde ne kalır diye soruyor. Mektuplar Demokritos'un vücudu en fazla ruha kadar bölen kılıcıyla ilgili, ve ruhlarımız arasında her daim bulunan boşluklara eğilip bakıyor. Boşluklara, ve bu dünyanın ahengini bozan insanlığa, evrenin kara deliklerine. Kırılgan çocukluğumuzu çekip çıkarıyor kara delikten mektuplar, onulmaz yaralarımızı. Önünde buluştuğumuz anıt yıkıldığında buluşma orada kalıyor mu, keza gölgesinde sarılıp uyuduğumuz ağaç kesildiğinde sarılma da orada duruyor mu onu bilmek istiyoruz. Sevilen nerede bitiyor, seven nerde başlıyor mesela? Dünyanın astarını çekip çıkarsak, onun çarpık bacaklarının hakikatine erer miyiz? Hayat denen bu mahlukatın niye bu kadar eğri büğrü yürüdüğünü anlar mıyız o zaman? Misal, “Ya herkes bu planlanmış kötülükler, entrikalar olmaksızın ölseydi; öylece, kendiliğinden, yaşayacaklarını yaşadıktan sonra, o zaman, Hamlet falan da olmaz mıydı yani?” Bir de, “Nasıl mutlu olabilirim Saşenka'm?” Sorular..Saşenka’yla Vovka’nın soruları; seninle bizim sorularımız; bu dünyanın ahengine dair içinde çırpınıp durduğumuz sorular. Cevapları bulmaya değilse de, soruları anlamaya yaklaşıyoruz. Çünkü zaman çıkmış yerinden ve Shakespeare’in yerine takamadığını takacak maharet yok hiçbirimizde. Kurgusuz bir
Edebiyat
Mektupların RomanıMihail Şişkin · Jaguar Kitap · 2017127 okunma
Mektupların romanı-Mihail ŞİŞKİN
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2024 21:11
Mekanın alışılmış görüntüsü, yaşamın ve rollerin tanıdık ,sıradan ve kolay olması nedeniyle insanlar genellikle yaşamdaki güzel şeylerin farkına varmadan yaşar giderler ne zaman ki! bu bilinçsiz hal biter ?ya kaybedince yada ikisinden biri uzaklaşıp gidince.. ne durumda olursa olsun insan ,güzel anılar mutlu anlar ve yeniden o anları yaşama istediği ve en önemlisi "Aşk" ,ne Yaşar sa yaşasın insanı ayakta tutar! Sabır verir.yaşamın bence edebi bir yönü de var sözcüklere döktüğümüz ,insanın içine bakan kendi kendine anlattığı kendi olduğu gerçeklerle uyuşmayan biraz hayalci biraz duygusal yönü ,ama insan da bir yere kadar, bazı şeylere gücü yetmez hayatını istediği yöne doğru döndüremez .bir yazgı var en zor olanı da bence ölüm var.. vovka ve şaşenka belki dostoyevskinin romanındaki makar ve varvara gibi birbirine dayanan birbirine güç veren iki sevgiliyi andır sa da bence aralarında daha derin bir şey var . İkisinin de Varoluş mücadelesi içinde birbirlerine kazandırdığı şeyler var . Sevgi ve aşktan öte bir şey sanki vovka ve şaşenka bu hayattaki en güzel şey birbirlerine kavuşmak olmuş belki ama savaşın iğrençliği ve vahşiliği arasında kelimelere dökülen mektuplar insanı derinden etkiliyor. çok şey anlatıyor mektuplar
Edebiyat
Mektupların RomanıMihail Şişkin · Jaguar Kitap · 2017127 okunma
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2019 11:59
Mektupların Romanı, sözcüklerin anlamını aştığı ve bazen yetersiz kaldığı satırlardan oluşan Şişkin' in Dostoyevski'yi ve Tolstoy'u izlediği Rus edebiyatı ekolünün yansıması olan ,kimi anlarda varoluşçuluga kiminde ise nihilizme göz kırpan bir kitap.Tüm insanı duygulara yer veren Şişkin,mutluluk ile huzursuzluk arasında mekik dokuyan Vovka ile Şaşenka aracılığı ile anlamın ve anlamsızlığın hayli ince bir çizgi ile birbirinden ayrıldığı topraklara sürüyor okuru "demişler .Gerçekten de öyle . Vovka Çin' in kuzey cephelerinden yazıyor . Şaşenka farklı bir zamandan-mekandan kendi savaşını anlatıyor. Hayal gücünün, her biri kurgu harikasi mektupları okumaktan çok zevk aldım.
Mektupların RomanıMihail Şişkin · Jaguar Kitap · 2017127 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2024 53. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2024 00:00
Şu ana kadar onlarca kitap okudum. Sevdim, sevmedim, üzüldüm, hayran kaldım, eğlendim, kitaba sarıldığım da oldu pek çok şey yaşandı yani. Sadece bir tanesinde karakteri kitaptan çıkarmak istedim, çıkarıp sarılmak.. Martin Eden’dı o. Şimdi artık Vovka da var. Mihail Şişkin’in Vladimir’i yani Vovka’sı. Mektupların Romanı iki aşığın mektuplarından oluşuyor. Vovka cepheden yazıyor, Saşenka ise kendi hayatından; ikisi de mektuplarının ulaşacağını umarak cevap bile alamadan yazmaya devam ediyor. Beni kitaba hayran bırakan da bu mektupların gidişatı ve zamanın farklılaşması oldu. Hayat devam ediyor Saşenka için ve yazdıkça açılan iç hesaplaşmalarını okuyoruz. Vovka ise hayatın kıyısında onun iç hesaplaşması bambaşka. Çok basit aslında: savaştan dönmek ve yaşamak. Sadece yaşamak… Geçmişe dönüşlerle, başlarından geçenlerle, gördükleri ve hissettikleriyle aslında iki farklı kurgu okuyoruz. Barış Bıçakçı’nın “kalem bir kazı aletidir.” cümlesini hatırlattı bu kitap bana. Kendini yazdıkça deşersin, deştikçe de ulaşacağın tek şey kendi iskeletin olur. Her insanın bir sonu var. Tek gerçek de bu. Şişkin’i okumanızı tavsiye etmiyorum; okumanız için ısrar ediyorum. Mürekkep Lekesi de olur Mektupların Romanı da. Bi tanışın, çok büyük yazar. “Seni bir türlü her kitabın yalandan ibaret olduğuna ikna edemezdim. Her şeyden önce, bir başının ve sonunun olması onun yalan olduğunun kanıtı. Son noktayı koyup da “SON” yazmak, ardından da ölmemek hiç dürüstçe değil.” (s.186)
Edebiyat
Mektupların RomanıMihail Şişkin · Jaguar Kitap · 2017127 okunma
Mektupların Romanı
Puan vermedi·384 syf.··
2024 105. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2024 13:55
Şişkin'in bir kadını böylesine gerçekçi yazabilmesine hayran kalmamak elde değil gerçekten. Romanda Rusların farkını ortaya koyan, tarzı ile fazlasıyla ilgimi çeken, okunası bir kitap...
Mektupların RomanıMihail Şişkin · Jaguar Kitap · 2017127 okunma
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2021 69. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2021 07:31
Mektup, bence insaevladının en güzel icatlarından biriydi. Gereken saygıyı görmüyor diye çok üzülüyorum. Düşünsenize kendi el yazınızla, nakış gibi işleyerek, kağıda dokunarak, kah gözyaşınız damlayarak kah kokunuz sinerek, buruşturarak, duygularınızı düşüncelerinizi gönderiyorsunuz. Teknoloji çağında hala bu kadar duygu geçişi sağlayan başka bir iletişim aracı bence yok. Mail yerini alabilir mi ya da video ya da ses kaydı, elbet onların da başka değeri var ama mektup çok başka... Ruslar edebiyatta sadece geçmiş zamanlar ve klasikleri ile sahip oldukları yere gelmediklerini çağdaş yazarları ile biz okurlara ispat ediyorlar. Bol ödüllü yazarımız, zoru başararak, hem kadın hem erkek karakterlerinin ağzından mektupların izinde muazzam bir kurgu vadediyor. İnsan hayret etmeden duramıyor, nasıl olur da bunlar gerçek olmaz diye. Öyle gerçekçi ki, hisler, yaşanılanlar... Henüz yılın ortasına bile gelmedik ama sanırım, bu yıl okuduğum en en etkileyici kurgu oldu. Böyle yazar yavaş yavaş etrafınızda bir koza örüyor gibi, bir süre çırpınıp sonra sakince teslim oluyorsunuz. Kitabı bitirince uzun uzun içinizi dökmüş, ferahlamış da birçok farkındalık kazanmış gibi hissedeceksiniz. Kelimelerin yetmeyeceği duyguları yine kelimelere mahkum anlatan bu kitaba bir şans vermenizi tavsiye ederim. Keyifli okumalar .. .. .. #readingismycardio #aslihanneokudu #okudumbitti #2021okumalarım #okuryorumu #kitaptavsiyesi #mektuplarınromanı #jaguarkitap #jaguaryayınevi #mikhailşişkin
Mektupların RomanıMihail Şişkin · Jaguar Kitap · 2017127 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 4. kitabı
Beğenerek okuduğum bir kitap oldu. Tüm duyguların anlatıldığı,apaçık,sansürsüz bir şekilde karşılıklı yer alan nir mektup roman. Kitabı okurken bazı bilgilere de sahip olmak gerekiyor savaş tarihi biraz da biyoloji. Bunlara rağmen kitap akıp gidiyor.
Mektupların RomanıMihail Şişkin · Jaguar Kitap · 2017127 okunma
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2021 14:03
Uzun zamandır bu kadar güzel bir roman okumuyordum. Beni aldı götürdü onların yaşamına. Gerçekten de bir yaşam anlatılıyor. Dolu dolu bir yaşam. Acısıyla tatlısıyla. Bir yanda da bir savaşın sıkışmışlığında bir adam. Öyle ya da böyle buluşurlar elbet. Bu yazarı ilk defa okudum. Tamamen öylesine alınmış bir kitaptı. Hiç beklemezdim bu kadar iyi bir kurguyu. Dostoyevski'nin modern versiyonu. Ama aklıma daha çok Magda Szabo geldi. O da dolu dolu yaşamlar anlatıyor. Bu iki yazar kütüphane sayesinde tanıdığım ve hayran olduğum yazarlar arasına girdi.
Mektupların RomanıMihail Şişkin · Jaguar Kitap · 2017127 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2024 19. kitabı
Rus edebiyatının güçlü güzel kökleri malum ama peki ya bugün filiz veren dalları ne alemde? Mihail Şişkin tam olarak bu soruya cevap veren bir kitap yazmış. Rus edebiyatının geçmiş görkemini çağdaş romancılıkta dipdiri yaşatıyorum dercesine çok başarılı bir roman ortaya koymuş. Adından anlaşılacağı üzere Vladimir ve Saşenka isimli iki sevgilinin mektuplarından oluşuyor. Vladimir Çin’de savaşta, cepheden yazıyor. Mektuplar çok güzel sevgi ifadeleri ve anılarla başlıyor ama her mektupta iki sevgili de birbirlerine daha çok açılarak geçmiş hayatlarından, yaşadıkları zorluklardan, kendilerinde iz bırakanlardan bahsediyorlar. Vladimir bunlara ek olarak savaşın seyrini ve yıkıcılığını da yazıyor tabii. Bu noktada Şişkin,uzun süre maruz kaldıklarımızın kaçınılmaz olarak normalimiz olduğuyla hala bizi ürpertebilenlerin dengesini çok iyi kurmuş ve yansıtmış.Mektupların seyri bir noktadan sonra Saşenka etkisiyle değişiyor ve biz geçen zamanı esas onunla beraber anlıyoruz. Vladimir savaşırken onun hayatı da tek düze gitmiyor ve onunla beraber ölüm, yaşlanma, kadın-erkek ilişkileri, arkadaşlık, insana zor gelen sorumluluklar gibi pek çok basamağı inip inip çıkıyoruz. Mektupların kitabı adım adım dönüştürüp ulaştırdığı sonu beğendim. İlla net çizgilerle çizilmiş sonları sevenleri mutlu etmez belki ama bence kitabı başarılı kılan böylesi olmuş. Mihail Şişkin, tanıştığımıza gerçekten çok memnun oldum.Onu okumaya devam edeceğim kesin.
Mektupların RomanıMihail Şişkin · Jaguar Kitap · 2017127 okunma

Yazar Hakkında

Mihail ŞişkinYazar · 2 kitap
1961’de Moskova’da doğdu. Moskova Devlet Pedagoji Üniversitesi Roman ve Alman Dilleri Fakültesini bitirdikten sonra sokak temizlikçiliği, yol işçiliği, muhabirlik, öğretmenlik ve çevirmenlik yaptı. Rusya’nın en büyük üç edebiyat ödülünü de kazanan ilk yazar olan Şişkin’in eserleri yirmi dokuz dile çevrildi ve farklı ülkelerden pek çok değerli ödüle layık görüldü. Ülkesinde Rus edebiyat geleneğinin yaşayan vârisi olarak görülen Şişkin, mevcut Rus yönetimine muhalif tavrı nedeniyle 1994’te ülkesinden ayrıldı ve halen İsviçre’de yaşamaktadır.